Çevresel gürültüye ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı hareket eden ilgililer hakkında Çevre Kanunu’nda düzenlenen idari para cezalarının uygulanması gerekirken daha az tutarları ihtiva eden Kabahatler Kanunu’nda düzenlenen idari para cezalarının uygulanması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği iddia edilmektedir.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde,
“Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır.” hükmü,
“Denetim, bilgi verme ve bildirim yükümlülüğü” başlıklı 12’nci maddesinin birinci fıkrasında,
“Bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki, Bakanlıkça, il özel idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına, DenizcilikMüsteşarlığına, Sahil Güvenlik Komutanlığına, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre belirlenen denetleme görevlilerine devredilir. Denetimler, Bakanlığın belirlediği denetim usûl ve esasları çerçevesinde yapılır.” hükmü,
“Gürültü” başlıklı 14’üncü maddesinde,
“Kişilerin huzur ve sükununu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır.
Ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlardan kaynaklanan gürültü ve titreşimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara indirilmesi için faaliyet sahipleri tarafından gerekli tedbirler alınır.” hükmü,
“İdari nitelikteki cezalar” başlıklı 20’nci maddesinde,
“İdarî nitelikteki cezalar şunlardır:
…
h) Bu Kanunun 14 üncü maddesine göre çıkarılan yönetmelikle belirlenen önlemleri almayan veya standartlara aykırı şekilde gürültü ve titreşime neden olanlara, konutlar için 400 Türk Lirası (2018 yılı için uygulanacak ceza 964,00 TL), ulaşım araçları için 1.200 Türk Lirası (2018 yılı için uygulanacak ceza 2.910 TL), işyerleri ve atölyeler için 4.000 Türk Lirası (2018 yılı için uygulanacak ceza 9.719,00 TL) , fabrika, şantiye ve eğlence gürültüsü için 12.000 Türk Lirası (2018 yılı için uygulanacak ceza 29.173,00 TL) idarî para cezası verilir.
…” hükmü,
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Gürültü” başlıklı 36’ncı maddesinde,
“Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli Türk Lirası (2018 yılı için uygulanacak ceza 124,00 TL) idarî para cezası verilir.
Bu fiilin bir ticarî işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar (2018 yılı için uygulanacak ceza 2.661,00 – 13.344,00) idarî para cezası verilir.
Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.”
hükmü yer almaktadır.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 14’üncü maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde,
“Bu Yönetmeliğin amacı, çevresel gürültüye maruz kalınması sonucu kişilerin huzur ve sükûnunun, beden ve ruh sağlığının bozulmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak ve kademeli olarak uygulamaya konulmak üzere, değerlendirme yöntemleri kullanılarak çevresel gürültüye maruz kalma seviyelerinin, hazırlanacak gürültü haritaları, akustik rapor ve çevresel gürültü seviyesi değerlendirme raporu ile belirlenmesi, çevresel gürültü ve etkileri hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi, gürültü haritaları, akustik rapor ve çevresel gürültü seviyesi değerlendirme raporu sonuçları esas alınarak, özellikle çevresel gürültüye maruz kalma seviyelerinin insan sağlığı üzerinde zararlı etkilere sebep olabileceği ve çevresel gürültü kalitesini korumanın gerekli olduğu yerlerde, gürültüyü önleme ve azaltmaya yönelik eylem planlarının hazırlanması ve bu planların uygulanması ile ilgili usul ve esasları belirlemektir.” hükmü,
“İdari yaptırımlar” başlıklı 41’inci maddesinde,
“Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlar hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve Çevre Kanununun 20 nci maddesinde öngörülen idari yaptırımlar uygulanır.”
hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlerden “gürültü yapma veya gürültüye neden olma” fiillerinin gerek 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında gerekse de 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında kabahat sayıldığı ve idari yaptırıma tabi tutulduğu, ancak Çevre Kanunu’nda yer alan idari para cezalarının Kabahatlar Kanunun’da yer alan idari para cezalarına kıyasla daha yüksek tutarları ihtiva ettiği anlaşılmaktadır.
... Büyükşehir Belediyesi’nin gürültü fiiline ilişkin idari para cezası uygulama hususunda Kabahatler Kanunu’ndan gelen genel yetkisi ile Çevre Kanunu’ndan yetki devri ile gelen (Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 29.06.2006 tarihli Genelgesi) özel yetkisi bulunmaktadır.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde, kanunların açık hükümlerini ve takdir yetkisini kullanarak keyfiliğe yer vermeyecek şekilde ilk olarak Kabahatlar Kanunu hükümlerine göre kademeli olarak idari para cezası uygulandığı, fiilin devam etmesi durumunda en son aşamada Çevre Kanunu hükümlerine göre idari para cezası düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, idari para cezalarının asıl işlevi gelir sağlamak değil, toplumun huzur ve sükununu sağlamaktır. Konunun kişiselleştirilme olasılığına karşı Kabahatler Kanunu kapsamındaki idari para cezalarının da Encümen kararı ile verildiği, düzenlenen idari para cezaları incelendiğinde aynı fiile aynı cezanın uygulandığı, eşitlik ve adalet ilkeleri ile hareket edilerek toplumun huzur ve sükununun sağlanmaya çalışıldığı anlaşılmış olup, bu hususta ilgililerin kasıt, kusur ve ihmallerinin bulunduğundan söz edilemez.
Bu nedenlerle, …TL ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına,
(Üyeler … ile …’in, “Gürültü yapma veya gürültüye neden olma fiilleri hem 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hem de 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında kabahat sayılmış ve ve idari yaptırıma tabi tutulmuştur.
Ayrıca Çevre Kanunu’nun 14’üncü maddesine dayanılarak düzenlenen ve 04.06.2010 tarihli ve 27601 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’nde Çevre Kanunu’nun belirlediği çerçeve hükümlerin içeriği doldurulmuştur.
İlama konu hususa ilişkin olarak 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 14’üncü ve 20’nci maddesinin (h) bendinde değişiklik gerçekleştiren 5491 sayılı Kanun 26.04.2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlük tarihi ise 01.06.2005’tir. Bu iki ayrı düzenlemenin amacı, özü ve ruhu birlikte ele alındığında, Çevre Kanunu ve ikincil mevzuatında yer alan gürültü ile ilgili düzenlemeler, Kabahatler Kanunu’nda yer alan düzenlemelere göre özel kanun niteliği taşımaktadır.
Çevre Kanunu uyarınca verilecek cezalar, Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince teknik uzman ve araçlar ile ölçülebilecek gürültü seviyesinin, ilgili sınır değerleri aşması halinde denetim yetkisinin devredildiği belediyenin ceza vermekle mükellef birimi olan Encümen tarafından karar verilebilecek iken, Kabahatler Kanunu uyarınca verilecek cezalar ise daha ziyade ses seviyesinin sınır değerleri aşıp aşmamasına ilişkin teknik araçlarla denetim gerektirmeyen gürültülere ilişkin olup zabıta tarafından verilebilecek niteliktedir.
Ayrıca 2872 sayılı Kanun’un “Gürültü” başlıklı 14’üncü maddesinde, ilgili Yönetmelikte belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulmasının yasak olduğu,
“İdari nitelikteki cezalar” başlıklı 20’nci maddesinde, standartlara aykırı şekilde gürültü ve titreşime neden olanlara gürültünün kaynağı nazara alınarak belirtilen idari para cezalarının verileceği ifade edilmiştir.
Yönetmeliğin “İşletme, tesis ve işyerleri için çevresel gürültü kriterleri” başlıklı 22’nci maddesi ile “Eğlence yerlerine ilişkin esaslar” başlıklı 24’üncü maddesinde, işletmelerin faaliyetlerinden kaynaklı çevresel gürültü seviyesinin üst sınır değerleri belirtilmiştir.
Dolayısıyla işletmelerin faaliyetleri nedeniyle Yönetmelik’te belirtilen çevresel gürültü seviyesinin üst sınır değerlerini aşması halinde 2872 sayılı Kanun’un 20’nci maddesindeki cezaların uygulanması gerekmektedir.
Nitekim yapılan incelemede, söz konusu hususa ilişkin Encümen kararlarında da çevre denetim ekibinin “Yapılan denetim sonucu işletmenin (…) faaliyetinden kaynaklı ölçülen çevresel gürültü seviyesinin 04.06.2010 tarih ve 27601 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin üst sınır değerlerini geçtiği Çevresel Denetim Tutanağı ile tespit edilmiştir.” şeklindeki tespitine yer verildiği görülmüştür.
Bu nedenle, 2872 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan Yönetmelik’te belirlenen önlemleri almayan ve ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlarından standartlara aykırı şekilde gürültü ve titreşime neden olan ilgililere 2872 sayılı Kanun’da belirtilen cezaları uygulanması gerekmektedir.
Söz konusu hükümlere aykırı olarak Encümen tarafından 2872 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik kapsamında yer verilen ihlallere yönelik olarak 5326 sayılı Kanunu’nda hükmedilen ve 2872 sayılı Kanun’da belirtilen cezalara nazaran daha düşük tutarları ihtiva eden idari para cezalarının uygulanması nedeniyle ortaya çıkan … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine karar verilmesi gerekir.” şeklindeki görüşlerine karşın),
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca işbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.