… Belediyesi İktisadi İşletmesine ait Kırma-Eleme Tesisinin “ÇED Gerekli Değildir” kararı alınmadan kurulduğu ve faaliyete başlatıldığının … Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce tespit edilmesi neticesinde Belediyeye 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20’nci maddesinin (e) bendi gereğince idari para cezası uygulandığı, söz konusu idari para cezası belediye bütçesinden ödendiği halde ceza tutarının sorumlularına rücu edilmediği anlaşılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun,
“Çevresel etki değerlendirilmesi” başlıklı 10 uncu maddesinde,
“Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler.
Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez.”
“İdari nitelikteki cezalar” başlıklı 20’nci maddesinde,
“İdarî nitelikteki cezalar şunlardır:
…
e) Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecine başlamadan veya bu süreci tamamlamadan inşaata başlayan ya da faaliyete geçenlere yapılan proje bedelinin yüzde ikisi oranında idarî para cezası verilir. Cezaya konu olan durumlarda yatırımcı faaliyet alanını eski hale getirmekle yükümlüdür.
…”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri ile gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmelere Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü getirilmiş, “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı” veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı” alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilmesi, proje için yatırıma başlanması ve ihale edilmesi yasaklanmıştır. Bu hükümlere rağmen … Belediyesi İktisadi İşletmesi’ne ait Kırma-Eleme Tesisinin “ÇED Gerekli Değildir Kararı” alınmadan kurulduğu ve faaliyete başlatıldığı, bu durumun … Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce tespit edilerek Belediyeye idari para cezası uygulandığı ve bu idari para cezasının da belediye bütçesinden kanun yoluna başvurulmadan ¾ oranında ödendiği anlaşılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde,
“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.
Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.
…”
hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat çerçevesinde, devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen devlet malını korumak zorundadırlar. Ayrıca devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından ödenmesi hükme bağlanmıştır. Belediye bütçesinden ödenen idari para cezasının bu hüküm gereğince illiyet bağı kurularak tespit edilecek sorumlu memura rücu edilmesi esastır.
Diğer taraftan yapılan savunmadan, sorumluların söz konusu tesisle ilgili 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “Çevresel etki değerlendirilmesi” başlıklı 10’uncu maddesine göre “ÇED Gerekli Değildir Kararı” başvurusunun tesis kurulmadan önce yapılması gerektiğini halde hem vatandaşların rahatsızlıkları hem de tedarikçileri mağdur etmeme gerekçeleriyle ivedilikle tesisin taşınıp imar ve ruhsat işlemleri tamamlandıktan sonra “ÇED Gerekli Değildir Kararı” başvurusu yapıldığı, sonuçta, tesis için “ÇED gerekli değildir” raporunun alınarak tesisle ilgili bu eksikliğin giderildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, … Belediyesi İktisadi İşletmesine ait Kırma-Eleme Tesisinin “ÇED Gerekli Değildir Kararı” alınmadan kurulması sonucu 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20’nci maddesinin (e) bendi gereğince Belediyeye kesilen idari para cezasının belediye bütçesinden ödendiği halde ceza tutarının sorumlularına rücu edilmemesi hususuna ilişkin olarak, tesis için gerekli olan ÇED gerekli değildir raporunun geç de olsa alındığı, gecikmenin ise vatandaşların rahatsızlıkları gidermek amacı ile ivedilikle tesisin taşınması ihtiyacından kaynaklandığı, sonuç olarak kamu yararı gözetildiği ve kamu zararı oluşmadığı anlaşıldığından … TL ödeme ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına,
İşbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesi uyarınca Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile,
Azınlık Görüşü:
Üyeler … ve …’ın karşı oy gerekçesi:
“Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde belirtildiği üzere, kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi kamu zararı oluşturacaktır. Dolayısıyla her ne kadar ÇED gerekli değildir raporu geç olsa da alınmış ve gecikme, vatandaşların rahatsızlıklarını gidermek amacı ile ivedilikle tesisin taşınması ihtiyacından kaynaklamış ise de bu işlem mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemiş ve Belediye, idari para cezası gibi ek mali külfete katlanmak zorunda kalmıştır. Sonuç olarak ortaya çıkan kamu zararının sorumlularının tespit edilerek bu kişilere rücu edilmesi gerekmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38 inci maddesinde,
“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.
…
b) Belediyeyi Devlet dairelerinde ve törenlerde, davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek veya vekil tayin etmek.
…
c) Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek.
…”
hükümleri yer almaktadır.
Üst Yönetici (…) … rücu işlemlerini başlatmakla görevli olup rücu işlemlerinin başlatılmaması sonucu ortaya çıkan kamu zararından tek başına sorumlu tutulması gerekir.”