… Valiliği’nce … Mahallesinde bulunan … m2’lik sulu mutlak tarım arazisinin kullanımı için Tarım ve Orman Bakanlığından gereken iznin alınmayarak arazinin doğal durumunun bozulmasına neden olunduğu gerekçesiyle … Belediyesi’ne 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 21’inci maddesinin (a) bendine göre idari para cezası uygulandığı, söz konusu idari para cezası belediye bütçesinden ödendiği halde ceza tutarının sorumlularına rücu edilmediği anlaşılmıştır.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun,
“Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı” başlıklı 13 üncü maddesinde,
“Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla,
a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,
e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,
f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,
g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
…”
“Tarım dışı amaçlı arazi kullanımlarına ilişkin cezalar ve yükümlülükler” başlıklı 21’inci maddesinde,
“Tarım dışı arazi kullanımlarında toprak koruma projelerine uyulması zorunludur.
Tarım dışı arazi kullanımına izinsiz başlanılması veya hazırlanan toprak koruma projelerine uyulmaması halinde, aşağıdaki işlemler gerçekleştirilir ve yaptırımlar uygulanır:
a) Arazi kullanımı için izinsiz işe başlanılmış ve çalışmalar devam ediyorsa, valilik işi tamamen durdurur, yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izin verilmez. Kullanılan arazi tarım dışı amaçlı kullanıma uygun yerlerden ise kullanılan alanın her metre karesi için bir Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu Kanunda öngörülen tedbirlerle birlikte gerekli izinlerin alınması şartıyla işin tamamlanmasına veya iş bitmiş ise kullanımına izin verilir.
Arazi kullanım plânlarında, tarımsal amaçlı kullanım için ayrılmış arazilerde, izinsiz yapılan bütün yapılar yıkılır ve temizlenir. Arazinin yeniden eski haline gelmesi için yapılan masraflar sorumlulardan tahsil edilir. Ayrıca, zarar verilen tarım arazilerinin, her metre karesi için iki Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.
…”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri ile, tarım dışı arazi kullanımına başlanılmadan önce Tarım ve Orman Bakanlığından izin alınması gerektiği, izinsiz yapılan bütün yapıların yıkılıp temizleneceği, arazinin yeniden eski haline gelmesi için yapılan masrafların sorumlulardan tahsil edileceği ve zarar verilen tarım arazilerinin her metre karesi için idari para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu hükümlere rağmen Belediye tarafından … Mahallesi’nde bulunan … ada .., .., .., .. ve .. parsel numaralı taşınmazlardaki … m2’lik sulu mutlak tarım arazisinin kullanımı için Tarım ve Orman Bakanlığından gereken iznin alınmadığı, arazinin doğal durumunun bozulmasına neden olunduğu, bu durumun … Valiliği tarafından tespit edilerek Belediyeye idari para cezası uygulandığı ve bu idari para cezasının da belediye bütçesinden ödendiği anlaşılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12 nci maddesinde,
“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.
Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.
…”
hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat çerçevesinde, devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak zorundadırlar. Ayrıca devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından ödenmesi hükme bağlanmıştır. Belediye bütçesinden ödenen idari para cezasının bu hüküm gereğince illiyet bağı kurularak tespit edilecek sorumlulara rücu edilmesi esastır.
Yapılan savunmada sorumluların söz konusu arazi ile ilgili 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun “Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı” başlıklı 13’üncü maddesine göre izin alınması gerektiğini bildiği, ancak bakanlıklarca kamu yararı kararının çıkmayacağına kanaat getirildiği ve bu yüzden izin alınmadan arazi üzerinde değişiklik yapıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar sorumlular savunmalarında söz konusu arazi üzerinde kurulan rant tesisleri sayesinde belediyenin gelir sağladığını ve dolayısıyla kamu kaynağında artış olduğunu öne sürseler de Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde belirtildiği üzere, kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi kamu zararı oluşturacaktır. Dolayısıyla her ne kadar arazi üzerine kurulan tesislerden Belediye gelir elde etmiş ise de bu işlem mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmediği için Belediye idari para cezası gibi ek mali külfete katlanmak zorunda kalmıştır. Sonuç olarak ortaya çıkan kamu zararının sorumlularının tespit edilerek bu kişilere rücu edilmesi gerekmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38 inci maddesinde,
“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.
…
Belediyeyi Devlet dairelerinde ve törenlerde, davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek veya vekil tayin etmek.
…
Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek.
…”
hükümleri yer almaktadır.
Üst Yönetici (…) … rücu işlemlerini başlatmakla görevli olup rücu işlemlerinin başlatılmaması sonucu ortaya çıkan kamu zararından tek başına sorumludur.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 21’inci maddesinin (a) bendine göre Belediyeye kesilen idari para cezası belediye bütçesinden ödendiği halde, ceza tutarının sorumlularına rücu edilmemesi sonucu sebebiyet verilen … TL kamu zararının, Üst Yönetici (…) …’na münferiden 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle birlikte ödettirilmesine,
İşbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesi uyarınca Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile,
Azınlık Görüşü:
…’in karşı oy gerekçesi:
“Her ne kadar idari para cezası Belediye bütçesinden karşılanmışsa da ilgili tutar Genel Bütçeye yatırılmış olup sonuçta kamuya ait bir kaynak kamunun bir bütçesinden başka bir bütçesine aktarılmış olmaktadır. Bu nedenle kamu zararının doğmadığı düşünülmektedir.”
Üye …’ın karşı oy gerekçesi:
Kamu zararına sebebiyet veren kişilerin tespit edilmemiş ve rücu işlemlerine başlanmamış olması asıl yargılama konusu olup kamu zararına sebebiyet verenlerin tespit edilebilmesi için konunun Bakanlığına yazılması gerekir.