Döner Sermaye Katkı Payı
…......... Başkanlığı 1. hukuk müşavirliği kadrosunda görev yapmakta olup uzman statüsü bulunmayan ….........’ın, …......... Kurumu Başkanlar Kurulunca alınan ve alanında doktora derecesinin bulunduğu gerekçesine dayanan Karar uyarınca, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “diğer uzman personel” olarak değerlendirilerek kendisine % 250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesi nedeniyle konu edilen …......... TL tutarındaki kamu zararı hususunda,
Söz konusu ödemenin, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 30 uncu maddesi ile ............Kurumunda görevli personele yapılacak döner sermaye ödemeleri için kadro unvanları itibarıyla azami sınırların belirlenmiş olması, söz konusu azami sınırları geçmemek üzere dağıtılabilecek oranların nasıl tespit edileceği ve ödemelerin ne şekilde yapılacağı hususlarının ise Adli Tıp Kurumu Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenerek …......... Kurumu Başkanlar Kuruluna, Kanun ile belirlenen azami tavan dahilinde dağıtılabilecek toplam ödeme tutarını belirleme yetkisinin verilmiş olması,
Adli Tıp Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi görev grupları” başlıklı 5 inci maddesinde hukuk müşavirliği ile uzmanlık görevlerine ayrı kadrolar şeklinde yer verilmesi ve “Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinde de, söz konusu kadrolar için öngörülen koşulların birbirinden tamamen farklılık arz etmesi, ayrıca, …......... Kurumunda uzman unvanına haiz personelin, Sağlık Hizmetleri veya Teknik Hizmetler Sınıfı kadrolarında görev yapması ve 1. hukuk müşavirliği kadrosunun da dahil olduğu Genel İdare Hizmetleri Sınıfında uzman unvanına haiz personel bulunmaması,
Sorumluların savunmalarında her ne kadar 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “diğer uzman personel” ifadesinden alanında doktora derecesi almış olan tüm personelin kastedildiği, kanun koyucunun tadadi olarak sayma yoluna gitmeyerek alanında doktorası bulunan tüm personelin bilgi ve donanımlarının bu şekilde ödüllendirilmesinin amaçlandığı, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğine göre, doktora öğrenimini bitirmiş olan personelin görevde yükselme sınavına katılmaksızın doğrudan uzman kadrosuna atanabileceği iddia edilse de öncelikle söz konusu 30 uncu maddenin ikinci fıkrasında yer verilen unvanların kadro unvanı olması ve (g) bendinde sayma yoluna gidilmeyerek sadece “diğer uzman personel” şeklinde yer verilen ifadenin “sosyal hizmet uzmanı” dışında kalan ve …......... Kurumunda “Uzman, İhtisas Dairesi Uzmanı, Balistik Uzmanı, Adli Belge İnceleme Uzmanı, Silah Muayene Uzmanı, Trafik Uzmanı” kadrolarında bulunan personeli kapsaması, diğer taraftan, bahsi geçen Genel Yönetmelikte doktorası bulunan personelin doğrudan uzman kadrosuna atanabileceği şeklinde bir hükme yer verilmeyip sadece 3 üncü ek maddesinin son fıkrasında, “Bu Yönetmelik kapsamındaki personelden doktora öğrenimini bitirmiş olanlar, unvan değişikliği sınavına katılmaksızın öğrenimle ihraz edilen görevlere atanabilirler.” denilmesi ve Adli Tıp Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin son fıkrasında, unvan değişikliğine tabi kadroların, sosyal hizmet uzmanı, biyolog, psikolog, pedagog, astronom, hemşire, laborant, antropolog, mühendis, kimyager, fizikçi, programcı ve teknisyen şeklinde sayılmış olması, dolayısıyla da, …......... Kurumunda görevli olup doktora öğrenimini bitirmiş olan bir personelin, söz konusu kadrolardan öğrenimle ihraz edilenlere (Adli Tıp Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin “Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 9 uncu maddesi uyarınca örneğin, biyolog, psikolog veya sosyal hizmet uzmanı kadrolarına) unvan değişikliği sınavına tabi tutulmadan atanabilmesi mümkünken, Adli Tıp Kurumu Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde “diğer uzman personel” olarak ifade edilen ve Adli Tıp Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 5 inci maddesi uyarınca unvan değişikliği suretiyle değil görevde yükselme suretiyle atanılabilecek kadro olarak öngörülen “Uzman, İhtisas Dairesi Uzmanı, Balistik Uzmanı, Adli Belge İnceleme Uzmanı, Silah Muayene Uzmanı ve Trafik Uzmanı” kadrolarına söz konusu Yönetmeliğin yukarıda yer verilen 7 nci maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı müddetçe atanmasına imkan bulunmaması,
Ayrıca, Sorumlular tarafından, 1. hukuk müşavirinin yapmış olduğu görevlerin nitelik itibarıyla uzmanlık gerektiren mahiyette olduğu ve bir taraftan tıp diğer taraftan hukuk alanında hizmet sunan …......... Kurumuna önemli katkılarda bulunduğu, dolayısıyla da Kanun hükmünün lafzı ve ruhu ile yorumlanması ve 1. hukuk müşavirinin de uzman sayılması gerektiği iddia edilmekle birlikte, bahsi geçen görevlerin, 31.07.2004 tarih ve 25539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Adli Tıp Kurumu Uygulama Yönetmeliğinin “Hukuk Müşavirliği” başlıklı 4 üncü maddesinde sayılan temel görevler niteliğinde olması, 1. hukuk müşavirinin uzmanlardan farklı olarak 2659 sayılı Kanun gereğince görev yapmakta olan …......... Kurumu ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinde görev almaması ve kurullar ile daireler tarafından düzenlenen raporlara imza atmaması,
Dolayısıyla, 2659 sayılı Kanunun “Kurum personeline yapılacak ödeme” başlıklı 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında bentler halinde yer verilen kadro unvanları arasında ismen sayılmayan 1. hukuk müşavirliği kadrosu için “diğer personel” şeklinde ifade edilen ve ismen sayılmayan tüm …......... Kurum Personelini kapsayan (j) bendi uyarınca azami % 150 oranında döner sermaye katkı payı ödenebilecek olması,
Diğer taraftan, kanun koyucunun kadro unvanları itibarıyla belirlenen oranlar konusunda istisnai olarak bir esneklik getirmesi ve 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen (i) bendi ile zor ve yüksek riskli görev yürüttüğü Başkanlar Kurulu kararıyla belirlenen personel için azami oranın % 200’e kadar çıkarılabileceğinin düzenlenmiş olması, Başkanlar Kurulunun 11.02.2013 tarih ve B.031.ATK.0.00.00.00/050.01.04/04 sayılı Kararıyla da 1. hukuk müşavirinin bahsi geçen zor ve yüksek riskli görevler arasında sayılarak kendisine % 150 yerine % 200 oranında ödeme yapılmaya başlanılması, söz konusu Kararın ise …......... Kurumu tarafından da 1. hukuk müşavirliği kadrosunun “g” bendindeki “diğer uzman personel” değil (j) bendindeki “diğer personel” kapsamında kabul edildiğinin açık bir göstergesi olması,
Ancak, Kanunla belirlenen oranlar konusunda Başkanlar Kuruluna tanınan söz konusu yetkinin, unvanı itibarıyla azami % 150 oranında döner sermaye katkı payı alabilecek personele yürüttüğü görevin zorluk ve risk derecesini dikkate alarak % 200’e kadar ödeme yapılabilmesine ilişkin olması ve Adli Tıp Kurumu Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliğinin 30 uncu maddesi ile de sadece döner sermaye gelirlerinden personele dağıtılacak toplam ödeme tutarının belirlenmesi hususunda Başkanlar Kuruluna yetki verilmesi, dolayısıyla, çeşitli kadrolarda görev yapan personelin, yürüttüğü görevin niteliği ve doktora yapmış olması dikkate alınarak “uzman” kabul edilmesi ve bu kişilere % 250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesine karar verilmesinin, mevzuatla tanınan yetki kapsamında bulunmaması,
gerekçeleriyle mevzuata aykırılık taşıdığına ve oluşan kamu zararının sorumlulara müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine,
Üye …......... ’ın, “…......... Kurumunun isminden de anlaşılacağı üzere bir taraftan tıp diğer taraftan hukuk gibi uzmanlık gerektiren alanlarda hizmet sunan bir kuruluş olması, 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan ve alanında doktorası bulunan bir personelin bilgi ve donanımının artacağı ve bunun da doğrudan sunulan hizmetin kalitesine yansıyacak olması nedeniyle daha yüksek döner sermaye katkı payı öngören hükmün teşvik amaçlı olduğuna şüphe bulunmaması, bu bağlamda da yürütmüş olduğu görevi gereği hukuk gibi uzmanlık gerektiren bir alanda doğrudan görüşüne başvurulan ve vermiş olduğu görüşlerin önemi Kurumun asli görevi ve yapısı düşünüldüğünde tartışılmaz olan 1. hukuk müşavirinin, alanında doktora yapmış olduğu gerekçesiyle uzman personel olarak kabul edilmesi ve kendisine % 250 oranında döner sermaye katkı payı ödenmesinde hukuka aykırı bir durumun olmaması, ayrıca, Kurumun sağlık ve teknik hizmetler sınıfında görevli olup tıbbi açıdan hizmet sunan ve bentte ismen sayılan personele doktorası bulunduğu için % 250 oranında bir ödeme yapılırken Kurumun bir diğer uzmanlık alanında hizmet sunan ve alanında doktorası bulunan 1. hukuk müşavirini bu haktan yoksun bırakmanın Kanunun ruhu ile bağdaşmayacak olması dikkate alındığında, rapora konu ödeme nedeniyle ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı,
6085 sayılı Kanunun 55 ve 56 ncı maddelerinde yer alan kanun yolları açık olmak üzere, oy çokluğuyla karar verildi.