Alacak Yapılandırılması
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi hükmü uyarınca yapılacak takas, mahsup ve kesinti işlemleri kapsamında olmayan ve 31.12.2004 tarihinden önceki anapara borçlarından kaynaklanıp 31.12.2004 ile 25.07.2013 tarihleri arasında işlemiş ve ödenmemiş faiz ve gecikme cezalarının mevzuatta açık bir hüküm olmamasına rağmen silinmesi suretiyle toplam ………. TL tutarında kamu zararına sebebiyet verilmesi hususunda,
6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 167 nci maddesinde,
“10.07.2004 tarih ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında daha önce uzlaşmaya girmemiş olan büyükşehir belediyeleri ve bağlı idareleri ile Hazine Müsteşarlığına borcu olan ve üyeleri belediyelerden oluşan mahalli idare birliklerinin bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren otuz gün içerisinde başvurmaları halinde borç ve alacakları 5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi kapsamında takas ve mahsup edilir.” hükmü bulunmaktadır.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun Geçici 3 üncü maddesinde,
“Büyükşehir belediyeleri ve bunlara bağlı kuruluşlar ile sermayesinin %50'sinden fazlası büyükşehir belediyelerine ait şirketlerin, 31/12/2004 tarihi itibariyle kamu kurum ve kuruluşlarına olan kamu ve özel hukuka tabi alacakları, bunların diğer kamu kurum ve kuruluşlarına olan borçlarına karşılık olmak üzere 30.6.2005 tarihine kadar takas ve mahsup edilir. Bakanlar Kurulu bu süreyi altı aya kadar uzatmaya yetkilidir. Bu madde kapsamındaki alacak ve borç ifadesi bu alacak ve borçlara ilişkin fer’ileri ve cezaları da kapsar.
Yukarıdaki fıkra kapsamında yer alan kuruluşların takas ve mahsup işlemine konu olan veya olmayan borçları, genel bütçe vergi gelirlerinden her ay ayrılacak paylarının % 40'ını geçmemek üzere kesinti yapılarak tahsil edilir.
Bu maddeye göre yapılacak takas, mahsup ve kesinti işlemleri yılı bütçe kanunları ile ilişkilendirilmeksizin ilgili kuruluş ile uzlaşma komisyonu tarafından belirlenir, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından karara bağlanır. Bakanlar Kurulu, ilgili kuruluşların borç ödeme kapasitelerini de dikkate alarak ödenecek tutarları taksitlendirmeye, taksitlendirilen kısma Kanunun yayımını izleyen günden itibaren zam ve faiz uygulatmamaya, bu borçların fer’i ve cezalarını geçmemek üzere indirim yapmaya yetkilidir.
İlgili kuruluşun uzlaşma ve hacizlerin kaldırılmasına dair başvurusunun uzlaşma komisyonunca kabul edilmesini müteakip 31.12.2004 tarihinden önceki borçlar için tatbik edilen hacizler kaldırılır.
Uzlaşma komisyonu Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan tarafından görevlendirilecek bir başkan ile İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Sayıştay Başkanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı ve İller Bankasından birer temsilciden oluşur. Büyükşehir belediyeleri için ayrıca uzlaşma komisyonu kurulmaz. Belediyeler için kurulan komisyon büyükşehir belediyeleri için de görev yapar.” denilmektedir.
5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesine dayanılarak çıkarılan14 Haziran 2005 tarihli ve 25845 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan 2005/8928 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 12 nci maddesinde,
“Kesintiye esas alınacak borcun anapara tutarına, herhangi bir zam ve faiz işletilmez.” denilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat çerçevesinde, 5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi kapsamında daha önce uzlaşmaya girmemiş olan ………. Belediyesinin bu defa uzlaşma başvurusu üzerine uzlaşmaya gidilmiştir.
………. Belediyesi`nin uzlaşma işlemlerinin başladığı tarih olan 31.03.2013 tarihi itibariyle, 31.12.2004 tarihinden önce doğmuş borç anapara tutarı ………. TL, bu borca işleyen gecikme faizi ve zammı tutarı ………. TL olmak üzere toplam ………. TL ………. borcu bulunmaktadır.
Kurulan uzlaşma komisyonu, uzlaşmada 31.12.2004 tarihi esas alınarak uzlaşma tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanağa göre 31.12.2004 tarihi itibariyle borcun anapara tutarı ………. olarak ve aynı tarihe kadar işlemiş gecikme zammı ve faizi ………. TL olmak üzere ………. TL uzlaşma kapsamına alınmıştır. 31.03.2013 tarihine kadar 31.12.2004 tarihi itibariyle borcun anapara tutarına işleyen ………. TL ise uzlaşma dışında bırakılmıştır.
Uzlaşma komisyonu tarafından anapara tutarı aynı kalmak üzere, borcun faizi ve diğer fer'iler toplamı düşük olan değerleme tutarı üzerinden ………. TL'ye indirilmiştir. Yani uzlaşma kapsamına alınan ………. TL borç, ………. TL indirimle, ………. TL olarak belirlenmiş ve ………. Belediyesine genel bütçe vergi gelirlerinden her ay ayrılacak paylardan Maliye Bakanlığı ve/veya İller Bankasınca kesilerek ………. Müsteşarlığına ödenmesine karar verilmiştir.
Ancak söz konusu işlem muhasebeleştirilirken, ………. tarih ve ………. sayılı muhasebe işlem fişiyle uzlaşma kapsamına alınmayan ………. TL borç tutarı 630 sayılı Giderler Hesabına alınarak silinmiştir.
Sorumlular savunmalarında, söz konusu işleminin 2005/8928 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 12 nci maddesinde yer alan “Kesintiye esas alınacak borcun anapara tutarına, herhangi bir zam ve faiz işletilmez.” hükmüne dayandırarak yapıldığını ve bir silme işlemi değil düzeltme işlemi olduğunu belirtmişlerdir.
Ancak 5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinde, bu maddeye göre yapılacak mahsup ve kesinti işlemleri yılı bütçe kanunları ile ilişkilendirilmeksizin ilgili kuruluş ile Uzlaşma Komisyonu tarafından belirleneceği, ………. Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından karara bağlayacağı ifade edilmiştir. Ancak uygulamada Bakanlar Kurulunun onayına, sadece uzlaşma komisyonunca yapılan ………. TL`lik mahsup ve kesinti işlemleri sunulmuştur.
Aynı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinde yapılacak uzlaşmaların, vade tarihi 31.12.2004 ve öncesine ait olan ve ödenmemiş anapara borçları ile bunların 31.12.2004 tarihi itibarıyla hesaplanmış ve ödenmemiş fer’i ve cezalarını kapsayacağı belirtilmektedir. Ancak uygulamada, bu kapsamın dışına çıkılarak, söz konusu kuruluşun anapara borçlarının 31.12.2004 tarihinden sonra işlemiş olan 137 Takipteki Kurum Alacakları Hesabında kayıtlı ………. TL tutarındaki feri ve cezaları da Bakanlar Kurulunun onayına sunulmadan silinmiştir.
Ayrıca 2005/8928 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 12 inci maddesi, kesintiye tabi tutara yani uzlaşma sonrasında ortaya çıkan ve genel bütçe vergi gelirlerinden her ay ayrılacak paylardan Maliye Bakanlığı ve/veya İller Bankasınca kesilerek ………. Müsteşarlığına ödenecek tutara faiz işletilmemesiyle ilgilidir. Sorgu konusu ise uzlaşmaya dahil edilmemiş ve borçlu kuruluş tarafından ödenmediği için tahakkuk etmiş, muhasebeye kaydedilmiş ve mali tablolara dahil edilmiş bir alacak tutardır.
Bu itibarla 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun Geçici 3 üncü maddesi hükmü uyarınca yapılacak takas, mahsup ve kesinti işlemleri kapsamında olmayan ve 31.12.2004 tarihinden önceki anapara borçlarından kaynaklanıp 31.12.2004 ile 25.07.2013 tarihleri arasında işlemiş ve ödenmemiş faiz ve gecikme cezalarının mevzuatta açık bir hüküm olmamasına rağmen silinmesi suretiyle toplam ………. TL kamu zararının, Gerçekleştirme Görevlileri .......... ile Muhasebe Yetkilisi ..........`e müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
Üye ………. ve Üye ……….’nın “………. Belediyesi`nin, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 167 nci maddesi çerçevesinde, 5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi ve ilgili ikincil mevzuata göre daha önce uzlaşma yapılan yerel idarelere yapılan işlemlere paralel olarak aynı mahiyette yürütülmüştür.
Daha önce 2005 yılında başlayıp 28/02/2007 tarihinde tamamlanan uzlaşma işlemleri, 5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesine dayanılarak çıkarılan 2005/8928 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 2005/1 ile 2005/2 sayılı tebliğlerde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde uzlaşma yapılmıştır.
Bu mevzuat hükümlerine göre, uzlaşma kapsamına giren takas, mahsup ve kesinti konusu borç ve alacakların, vade tarihi 31.12.2004 ve öncesine ait olan ve ödenmemiş borç ve alacaklar ile bunların fer’i ve cezalarını kapsadığını ve uzlaşma sonucu belediyelerden olan anapara alacaklarında herhangi bir indirime gidilmemiş olup, sadece gecikme zammı/faizi gibi fer’i kısımları TEFE oranları ile yeniden değerlenerek, düşük olan değerleme tutarı hesaplandığını ve bu şekilde hesaplanan tutar uzlaşma komisyonu kararı ile sabitlendikten sonra Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girerek uygulamaya konulmuştur.
2005/8928 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 12 nci maddesinde “Kesintiye esas alınacak borcun anapara tutarına herhangi bir zam ve faiz işletilmez” amir hükmü bulunmaktadır.
5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında söz konusu tutarın uzlaşmaya gelen kuruluşun genel bütçe vergi paylarından yapılan kesintilerle tahsil edileceği hüküm altına alınırken aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise Bakanlar Kuruluna borçlu kuruluşun ödeme kapasiteleri de dikkate alınarak ödenecek tutarları taksitlendirmeye, taksitlendirilen kısma zam ve faiz uygulatmamaya, bu borçların fer’i ve ve cezalarını geçmemek üzere indirim yapmaya yetki verilmiştir.
Uzlaşmanın uzun bir sürece yayılması ve bu süreç sonunda uzlaşma varılıp varılmayacağının ise baştan bilinemediğini ve bu süre içerisinde kuruluşun uzlaşmaya gelip gelmeyeceği veya gelse bile sürecin uzlaşma ile sonuçlanıp sonuçlanmayacağı belli olmadığı için uzlaşma işlemleri tamamen tamamlanana kadar mer’i mevzuat çerçevesinde kuruluşların vadesi geçmiş borçlarına gecikme zammı işletilmeye devam edilmiştir.
Ancak uzlaşma işlemleri tamamlandıktan sonra 5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 2005/8928 sayılı BKK’nın 12 nci maddesi gereği uzlaşmaya konu borca herhangi bir gecikme zammı işletilmeyeceği için uzlaşılan tarihe kadar işlemiş gecikme zamları silinmiştir. Buradaki silme işlemi tahakkuk etmiş borcun silinmesi anlamına gelmemekte, aksine alacak bilgi sisteminde veya muhasebede, tahakkuk etmemesi gereken bir borcun sistemde kayıt altına alınmasının doğru olmadığı anlaşıldığı andan itibaren kayıtların bu yönde düzeltilmesi işlemi niteliğindedir.
Bu işlem 5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi ile 2005/8928 Sayılı BKK’nın 12 nci maddesine göre yapılmış olup ve 2005 yılından başlayarak 28/02/2007 tarihine kadar yapılan tüm uzlaşma işlemlerinde aynı usul benimsenmiştir. Bu çerçevede 2500’e yakın belediye tarafından 35 farklı kuruma olan borcu için uzlaşmaya başvurulmuş yani uygulama süreklilik arz etmiştir. Nitekim bu şekilde yürütülen işlemlerin Sayıştay denetçisi tarafından incelenmiş ve bu incelemelerde mevzuata aykırı bir işlem bulunmamıştır.
………. Belediyesinin uzlaşma işlemleri de yukarda anlatılan mevzuat ve uygulama esas alınmış, bu çerçevede belediye ile 24.05.2013 tarihinde uzlaşma yapılmış ve söz konusu uzlaşma .......... tarihinde Bakanlar Kurulunca karara bağlanarak, uzlaşma öncesi belediyenin 31.12.2004 tarihi itibarıyla ………. TL anapara ve bu anaparaya ilişkin ………. TL gecikme zammı olmak üzere toplam ………. TL borcu varken, uzlaşma kararı gereği ………. TL, 2005/8928 sayılı BKK gereği düşük olan değerleme oranı ile değerlendirilerek ………. TL’ye düşürülmüş ve belediyenin toplam borcu ……….TL olarak belirlenmiştir.
Bu toplam borç üzerinden, uzlaşma işlemleri tamamlandıktan sonra 5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 2005/8928 sayılı BKK’nın 12 nci maddesi gereği, uzlaşılan tarihe kadar işlemiş ………. TL tutarındaki gecikme zamları silinmiştir.
5216 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında “.…Bu madde kapsamındaki alacak ve borç ifadesi bu alacak ve borçlara ilişkin fer’ileri ve cezaları da kapsar” ifadesi bulunmaktadır. Silindiği ileri sürülen ……….TL, 31.12.2004 ve öncesi vadesi geçmişe düşen borçların gecikme zamları olup, Geçici 3 üncü maddede yer alan 31.12.2004 tarih ve öncesinde vadesi geçmişe düşen borçlar ile bunların fer’ileri kapsamındadır.
Ayrıca 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, vadesi geçmiş alacaklara gecikme zammı uygulanacağı ifade edilmiştir. Bu çerçevede uzlaşma işleminin vadesi geçmiş statüsünde olan bir borcun, ilgili mevzuat çerçevesinde vadesi geçmiş statüsünden çıkarılarak, vadesi gelecek statüsüne sokmuş ve Alacak Bilgi Sistemindeki ve muhasebe kayıtlarında da uzlaşılan borç artık vadesi geçmiş borç olarak değil vadesi gelecek borç olarak kayıt altına alınmıştır.
Bu itibarla, sorumluların savunmaları doğrultusunda ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 ve 56 ncı maddelerinde yer alan kanun yolları açık olmak üzere oy çokluğuyla,
karar verildi.