Vekalet Ücreti
………. Kaymakamlığında görev yapan İlçe Yazı İşleri Müdür Vekili ……….’a asilde aranan şartları taşımamasına rağmen vekalet ücreti ile zam ve tazminat farklarının ödenmesi sonucu konu edilen toplam ………. TL tutarındaki kamu zararı hususunda,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Vekalet Görevi ve Aylık Verilmesinin Şartları” başlıklı 86 ncı maddesi, “Vekalet, İkinci Görev Aylık ve Ücretleri ile Diğer Ödemeler” başlıklı 175 inci maddesi hükümleri uyarınca kurum içinden boş yada dolu kadroya vekaleten edenlere vekalet aylığının ödenebilmesi için vekilin asilde aranan şartları taşımasının zorunlu olduğu,
2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince de vekalet ücretinde olduğu gibi vekalet edilen kadro ile asli kadro arasındaki zam ve tazminat farklarının da vekilin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları taşıması halinde ödenebileceği,
………. Valiliği tarafından 2007 yılı vekalet ücretinin ……….’dan talep edilmesi nedeni ve 2003-2006 yıllarına ait olup, tarafına ödenmeyen vekalet ücreti ile zam ve tazminat farklarının da ödenmesine yönelik olarak ilgili tarafından açılan ve Danıştay 2. Daire Başkanlığının ………. tarih E: ……….ve K: ……….sayılı kararı ile onanıp kesinleşen dava sonucunda ………. 1. İdare Mahkemesince verilen E: ………., K: ………. sayılı kararında adı geçen ilgiliye yapılan ödemenin tartışmasız mevzuata aykırı olduğu, adı geçen kişinin söz konusu ödemeye hak kazanmadığı, ancak Anayasanın angaryayı yasaklayan hükmü uyarınca davacıya eş değer bir meblağın ödenmesinin gerektiği, bununla birlikte mevzuata aykırı ödeme Muhasebe Denetmeni tarafından yapılan denetim sonucunda tespit edildiğinden söz konusu ödemenin açık hata kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle de memurun iyi niyet kuralına aykırılığından bahsedilemeyeceğinin ifade edildiği,
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 tarih ve 1973/14 sayılı Kararının incelenmesi neticesinde ise, idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre koşulu aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak idarenin ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının ise hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere idari dava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra ödemenin geri alınamayacağının içtihada bağlandığı, kararda ortaya konulan ilkelerin, idarece yapılan tüm hatalı ödemelerde uygulanabilecek temel ilkeler niteliğinde olduğu, sözü edilen kararda hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 günlük dava açma süresi içinde geri alınabileceği belirtilmesine karşın, bu karardan sonra yürürlüğe giren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7 nci maddesinde dava açma süresinin 60 gün olduğu,
Adı geçenin ………. 1. İdare Mahkemesi kararının sınırlı bir kısmını esas alarak ödemeyi almaya devam etmesinin, yine anılan kararda da ifade edildiği üzere memurun iyi niyet karinesine aykırı hareket ettiğini gösterdiği,
……….’ın iyi niyet karinesine aykırı bir şekilde ve kasıt unsuru ile hareket ettiğinin bir diğer göstergesinin de söz konusu ödemeye esas teşkil eden ödeme belgeleri üzerinde “Gerçekleştirme Görevlisi” olarak imzasının bulunması olduğu,
görüldüğünden ………. TL tutarındaki kamu zararının sorumlulara müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
Üye ……….ve ……….’nın, “Kanuna aykırı görevlendirme nedeniyle ödenen vekalet aylığı ile zam ve tazminata kamu zararı diyebilmek için öncelikle vekilin kendisine verilen hizmeti eksik, kusurlu ve hatalı yerine getirdiğinin tespiti gerekmektedir. Böyle bir tespit yapılmadan yerine getirildiği anlaşılan hizmet bedeline kamu zararı demek hem idari yargı kararlarına hem de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi hükümlerine aykırılık teşkil edecektir. Anayasamızda angarya yasağı bulunmaktadır. Her hizmetin bir bedeli vardır. Bu nedenlerle kendisine verilen hizmeti eksiksiz yerine getiren, cezai ve idari sorumluluğunu taşıyan ve asile ödenen miktardan fazla bir ödeme almayan ilgiliye ödenen vekalet ücreti ile zam ve tazminat farkları ile ilgili olarak ilişilecek bir husus olmadığına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 ve 56 ncı maddelerinde yer alan kanun yolları açık olmak üzere, oy çokluğuyla,
……….,
karar verildi.