Yapım İşi Proje Revizyon Bedeli
………. TL sözleşme bedelli ………. Ltd. Şti yüklenimindeki “………. Yapım İşi” için hizmet alımı ihalesi ile çizdirilen projenin yapım işi mahallindeki zemine uygulanamaması nedeniyle proje revizyonuna ihtiyaç duyulduğu fakat söz konusu revizyona ilişkin bedel için asıl projeyi çizen firmaya rücu edilmesi gerekirken bu bedelin yapım işinin yüklenicisi konumunda olan firmaya ödenmesi sonucu ………. TL kamu zararına sebebiyet verilmesi hususu ile ilgili dosyada mevcut bilgi ve belgeler incelenmiştir.
………. Kurumu tarafından ihale edilen ve 19.12.2013 tarihinde yer teslimi yapılan “………. Yapım İşi”ne ilişkin projelerin, 27.03.2013 tarihinde imzalanan "………. Projelerinin Hazırlanması ve Zemin Etüdü Yapılması” işine ilişkin sözleşme kapsamında ………. firmasına hazırlatıldığı, ancak yapım işinin devamı sırasında iş mahallinin zemin yapısından kaynaklanan sorunlar nedeniyle temel inşaatında aksamalar meydana geldiği ve proje revizyonuna ihtiyaç duyulduğu, söz konusu gerekliliğin yanı sıra ………. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın mevcut ……….kurumu binasının yapım işi kapsamında yapılacak olan ısı merkezinden faydalanmasının sağlanması yönündeki talebi doğrultusunda, projenin yüklenici firma ………. İnşaat tarafından revize edilmesine karar verildiği ve ilgili firma tarafından gerçekleştirilen proje revizyonuna ilişkin bedellerin Kurum bütçesinden ödendiği görülmektedir.
“………. Yapım İşi” ihalesi öncesinde ………. firmasına yaptırılan zemin etütleri ile yapım işi ihalesinin devamı sırasında duyulan gereklilik neticesinde yüklenici firma tarafından aynı proje firmasına yaptırılan zemin etütlerinde belirlenen zemin sınıfı ve grubu değerlerinin farklı olduğu görülmekle birlikte, sorumlular tarafından yapılan sözlü ve yazılı açıklamalar neticesinde, yapım işinin iş mahallindeki zemine uygulanamamasına ilişkin sorunun zemin sınıfı ve grubuna ilişkin değerlerle ilgili olmadığı, söz konusu sorunun zeminde bulunan yer altı suyunun drenere edilemeyecek bir yapıda olmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
İhale öncesi ve sonrası yapılan sondaj çalışmaları neticesinde hazırlattırılan jeolojik etüt ve geoteknik değerlendirme raporlarında yer altı suyu seviyelerinin birbirine yakın değerlerde tespit edildiği, sıvılaşmadan kaynaklı hasar riskinin radye temel sistemi ile çözüleceğinin belirtildiği ve zemin emniyet gerilmesi ve diğer parametrelerin birbirine çok yakın çıktığı, ancak bu raporlarda yeraltı su seviyesi doğru tespit edilmiş olmakla birlikte yeraltı suyu debisinin belirlenemediği görülmektedir.
Sorumlular tarafından, sondaj çalışmaları ile “yer altı suyu debisi” tespitinin yapılamayacağı ve bu hususun ancak yapı zemininin kazılması suretiyle görülebileceği belirtilmiş olduğundan su debisinin drene edilemeyecek seviyede olması hususunun yüklenici tarafından öngörülemeyecek bir durum olduğu kanaatine varılmıştır.
Söz konusu yapım işine ilişkin kazı çalışmaları sırasında karşılaşılan yer altı suyunun hızlı bir debiye sahip olması sebebiyle havuzlama yönteminin uygulanamadığı ve yapı zemininin sudan arındırılamadığı, bu sebeple zeminin farklı bir yöntemle iyileştirilmesine ve bina kat seviyelerinin yeniden belirlenmesine ihtiyaç duyulduğu,
Bu kapsamda,
İhale öncesi projelerde gösterilen 40 cm kalınlığındaki kum-çakıl dolgunun sağlıklı olarak yapılamamasından dolayı ortalama 2.00 m kalınlığında taş dolgu yapılarak yapı temellerinin yeraltı suyu seviyesi üzerinde teşkil edilmesinin sağlandığı, yapılan taş dolgu üzerine projede gösterilen 40 cm kalınlığında kum-çakıl dolgu yapılarak oluşturulan dolgu tabakasına sıkışma testi ve plaka yükleme deneyleri yapıldığı, deney sonucu elde edilen verilerin statik proje ve hesaplar açısından yeniden kontrol edildiği,
Zeminde zamana bağlı olarak farklı oturmalar oluşabileceği de göz önünde bulundurulmak suretiyle bina yüklerinin azaltılması amacıyla lojman binalarındaki bodrum katlarının iptal edilerek kat sayısı “Bodrum + Zemin Kat + 4 Kat” yerine “Zemin Kat + 2 Kat” olacak şekilde düzenlenmesine karar verildiği ve başkanlık oluru alındığı,
Bu değişikliğe ilave olarak, ………. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın mevcut ………. Kurumu bünyesinde kullanılmakta olan binaların da yeni yapılacak olan binalarla aynı ısı merkezinden beslenmesini talep etmesi üzerine, projede yer alan ısı merkezinin büyütüldüğü ve mekanik altyapının revize edildiği,
görülmektedir.
Yukarıda belirtilen proje değişikliklerinin, ihale öncesi yaptırılan zemin etütleri ve projelerin hatalı olmasından kaynaklanmadığı, bu sebeple yapım işine ilişkin projeyi hazırlayan firmaya rücu edilmesini gerektirecek bir durum söz konusu olmadığı görülmekle birlikte, proje revizyonunun,
“………. Yapım İşi Sözleşmesi” eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin , "Projelerin uygulanması" başlıklı 12 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında yer alan,
"İdare, sözleşme konusu işlerle ilgili proje v.b. teknik belgelerde, değişiklik yapılmaksızın işin tamamlanmasının fiilen imkânsız olduğu hallerde, işin sözleşmede belirtilen niteliğine uygun bir şekilde tamamlanmasını sağlayacak şekilde gerekli değişiklikleri yapmaya yetkilidir. Yüklenici, işlerin devamı sırasında gerekli görülecek bu değişikliklere uygun olarak işe devam etmek zorundadır. Proje değişiklikleri, ilk projeye göre hazırlanmış malzemenin terk edilmesini veya değiştirilmesini veya başka yerde kullanılmasını gerektirirse, bu yüzden doğacak fazla işçilik ve giderleri idare yükleniciye öder. Proje değişiklikleri işin süresini etkileyecek nitelikte ise yüklenicinin bu husustaki süre talebi de idare tarafından dikkate alınır."
hükmü çerçevesinde, mevzuatına uygun olarak yapıldığı görülmüş olduğundan, ………. TL sözleşme bedelli ………. Ltd. Şti yüklenimindeki “………. Yapım İşi” için hizmet alımı ihalesi ile çizdirilen projenin yapım işi mahallindeki zemine uygulanamaması nedeniyle gerek duyulan proje revizyona ilişkin olarak yüklenici firmaya yapılan ………. TL’lik ödemenin yasal mevzuata uygun olduğuna, ilişilecek husus bulunmadığına,
Daire Başkanı ………. ’in “………. Yapım İşi”ne ilişkin olarak 27.03.2013 tarihli sözleşme kapsamında ………. firmasına hazırlatılan projelerin zemine uygulanamaması ve ………. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, mevcut ………. Kurumu binasının yapım işi kapsamında yapılacak olan ısı merkezinden faydalanmasının sağlanması yönündeki talebi nedeniyle proje revizyonuna ihtiyaç duyulduğu, yüklenici firma ………. İnşaat tarafından gerçekleştirilen söz konusu proje revizyonuna ilişkin bedellerin ise Kurum bütçesinden ödendiği anlaşılmaktadır.
Proje revizyonunun, ………. firması tarafından çizilen ilk projenin hatalı olması ve binaların zemin iyileştirmelerinin yapılamamasından kaynaklandığı, anılan yapım işi kapsamında inşa edilecek olan ısı merkezi ve iletim hatlarının ………. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi doğrultusunda genişletilmesi için yapılan değişiklerin küçük çapta olduğu ve yapım işinin asıl projesinde değişikliğine gerek olmadan iş artışı kapsamında yaptırılabilecek işler olduğu anlaşılmakla birlikte,
“………. Projelerinin Hazırlanması Ve Zemin Etüdü Yapılması” işi kapsamındaki zemin etüdü ve proje hazırlama işleri ile yapım işi ihalesinin devamı sırasında duyulan gereklilik neticesinde yüklenici firma tarafından üstlenilen zemin etüdü ve proje hazırlama işlerinin aynı firma (………. ) tarafından yapıldığı, ancak, iki ayrı zaman diliminde aynı firma tarafından tespit edilen zemin sınıfı ve grubu değerlerinin farklı olduğu, ilk proje çizimi ve zemin etüdü ihalesi sırasında tespit edilen zemin sınıfı ve grubu “Z3 C2” iken, yapım işinin devamı sırasında proje revizyonu kapsamında tespit edilen zemin sınıfı ve grubunun ise “Z4 D1” olduğu görülmektedir.
Her ne kadar savunmalarda, yapım işinin iş mahallindeki zemine uygulanamamasına ilişkin sorunun zemin sınıfı ve grubuna ilişkin değerlerle ilgisi olmadığı, söz konusu sorunun zeminde bulunan yer altı suyunun drene edilemeyecek bir yapıda olmasından kaynaklandığı belirtilmiş ise de, 06.03.2007 tarih ve 26454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, “Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik” ekinde yer alan, “Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Esaslar”ın aşağıda yer verilen ilgili maddeleri uyarınca belirlenen iki zemin sınıfı ve grubu arasında ciddi farklılıkların bulunduğu ve bu farklılıkların dolgu ve yapı yüksekliği gibi hususlarda önemli proje değişikliklerine neden olabileceği anlaşılmaktadır.
Anılan Yönetmeliğin “Uygulanacak esaslar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında,
“Deprem bölgelerinde yapılacak binalar hakkında bu Yönetmeliğin ekinde yer alan esaslar uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Yönetmelik ekinde yer alan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Esasların “TEMEL ZEMİNİ VE TEMELLER İÇİN DEPREME DAYANIKLI TASARIM KURALLARI” başlıklı altıncı bölümünün “6.2. ZEMİN KOŞULLARININ BELİRLENMESİ” başlıklı maddesinde ise,
“6.2.1. Zemin Grupları ve Yerel Zemin Sınıfları
6.2.1.1 – Bu Yönetmelikte yerel zemin koşullarının tanımlanması için esas alınan zemin grupları Tablo 6.1’de, yerel zemin sınıfları ise Tablo 6.2’de verilmiştir. Tablo 6.1’deki zemin parametrelerine ilişkin değerler, zemin gruplarının belirlenmesinde yol göstermek üzere verilen standart değerlerdir.
6.2.1.2 – Aşağıda belirtilen binalarda, gerekli saha ve laboratuar deneylerine dayanan zemin araştırmalarının yapılması, ilgili raporların düzenlenmesi ve proje dökümanlarına eklenmesi zorunludur. Raporlarda Tablo 6.1 ve Tablo 6.2’ye göre tanımlanan zemin grupları ve yerel zemin sınıfları açık olarak belirtilecektir.
…” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Esaslara ekli, “Zemin Grupları” ve “Yerel Zemin Sınıfları”nın belirtildiği Tablo 6.1 ve Tablo 6.2 şu şekildedir,
TABLO 6.1 – ZEMİN GRUPLARI
TABLO 6.2 – YEREL ZEMİN SINIFLARI