Vekalet Ücreti
Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekalet eden ancak anılan göreve asaleten atanabilmek için mevzuatın öngördüğü “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartını taşımayan Fen Memuru ….........’a vekalet görevinden kaynaklı zam ve tazminat farkının ödenmesi nedeniyle konu edilen ancak yapılan incelemede, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca hesaplanan tazminat farkıyla birlikte 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca hesaplanan ek ödeme farkını da içerdiği tespit edilen …......... TL tutarındaki kamu zararı iddiasıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler değerlendirilmiştir.
14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun,
“Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86 ncı maddesinde,
“Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.
Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır.
…
Aynı kurumdan ayrılmalar dolayısiyle atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir.
…
Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir.
...”
“Vekalet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” başlıklı 175 inci maddesinde,
“Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekalet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır.
Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.
…”
hükümleri yer almakta olup, 26.03.2018 tarihli ve 2018/11547 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 2018 yılında da uygulanmasına devam edileceği belirtilen ve 17.04.2006 tarihli, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinde,
“(1) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca,
a) l) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere,
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
bb) Vekaletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla, vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark, 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,
bb) Mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmetiçi eğitim, kurs veya seminer nedeniyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere,
…
vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.”
27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesinde de,
“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.
…
Birinci fıkra kapsamına giren personelden, kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.
… ”
denilmektedir.
(375 sayılı KHK’nın ek 9 uncu maddesinin yukarıda yer verilen fıkrasındaki “Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile” ibaresi 02.07.2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nın 177 nci maddesiyle, “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.)
Ayrıca, 17.05.1987 tarihli ve 19463 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 99 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde,
“…
1. Bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekaleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. Bu sebeple,
a) 1-4 üncü dereceli kadrolara vekalet edeceklerin 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen şartları haiz olmaları,
b) 5-15 inci dereceli kadrolara vekalet ettirileceklerin öğrenim durumları itibariyle tesbit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak kaydıyla vekalet ettirilecekleri kadronun derecesinin, kazanılmış hak aylık derecesinin üç üst derecesinden fazla olmaması,
gerekmektedir.
2. Asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi mümkün görülmektedir.
3. 657 sayılı Kanunun vekalet ücreti ödenmesine ilişkin 175 inci maddesine göre, tedvir dolayısıyla herhangi bir ödeme yapılması mümkün bulunmamaktadır.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden açıkça anlaşılacağı üzere, boş bir kadroya (kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma gibi geçici ayrılma nedenleriyle değil emeklilik, istifa, ölüm gibi sürekli ayrılmalar dolayısıyla boşalan bir kadroya) kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekalet aylığı, zam ve tazminat farkı ile ek ödeme farkı ödenebilmesi için bu kişilerin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşıması ve asilde aranan şartları taşıyan memur bulunamadığı takdirde de ihtiyaç duyulan kadroya ait görevin vekaleten atama suretiyle değil tedviren gördürülerek herhangi bir ödeme yapılmaması gerekmektedir.
04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, görevde yükselmeye tabi kadrolar belirtilmiş ve müdür kadrosu da bunlar arasında sayılmıştır.
Ayrıca aynı Yönetmeliğin,
6 ncı maddesinde, “(1) Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aşağıdaki genel şartlar aranır.
a) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak.
b) Bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibariyle 5 inci maddede öngörülen alt görevlerde toplam en az bir yıl çalışmış olmak. Ancak yeni kurulan mahalli idarelerde ilk yıl bu süre şartı aranmaz.”
denilmiş,
7 nci maddesinde de, görevde yükselmeye tabi müdür kadrosu için aranacak özel şartlar,
“1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
3) Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için, yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,”
şeklinde sıralanmıştır.
Yukarıda bahsi geçen Yönetmeliğe ekli (2) sayılı listedeki Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekalet eden ve 1990 yılında Akdeniz Üniversitesi Isparta Mühendislik Fakültesi Isparta Meslek Yüksek Okulu İnşaat Bölümünden (iki yıllık ön lisans), 2015 yılında da Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden (dört yıllık lisans) mezun olan ….........’ın geçmiş hizmetleri incelendiğinde ise, 13.12.1997 tarihinde yapılan açıktan atama suretiyle …......... Belediyesinde Fen Memuru kadrosunda göreve başladığı ve halen …......... Belediyesinde aynı kadrodaki görevine devam ettiği, dolayısıyla anılan Müdürlük görevine asaleten atanmak için aranan “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartını taşımadığı, bu bağlamda da söz konusu vekalet görevi nedeniyle gerek 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 9 uncu maddesi uyarınca zam ve tazminat farkına gerekse 375 sayılı KHK’nın ek 9 uncu maddesi uyarınca ek ödeme farkına hak kazanamayacağı anlaşılmaktadır.
Ancak, 2018 yılı içinde yapılan maaş ödemelerinin ayrıntısını gösteren bordrolara bakıldığında, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine aykırı olarak adı geçen personele söz konusu vekalet görevinden kaynaklı tazminat farkı (1. dereceli Müdür için öngörülen % 135 - 1. dereceli Fen Memuru için öngörülen % 111) ile ek ödeme farkının (Müdür için öngörülen % 170 - 1. dereceli Fen Memuru için öngörülen % 110) ödenmesi suretiyle 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanan kamu zararına sebebiyet verildiği görülmüştür.
Sorumlular tarafından yapılan savunmalarda her ne kadar adı geçen personelin gerek 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendindeki şartları gerekse 18.04.1999 tarihli ve 23670 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin geçici 3 üncü maddesinde yer alan, “Bu Yönetmelik kapsamına giren unvanları, ilgili mevzuatı uyarınca kazananların hakları saklıdır. 18/4/1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde, 5 inci maddenin uygulanması bakımından dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilirler.” hükmü uyarınca mezuniyet şartını haiz olduğu belirtilmiş olsa da, bahse konu vekalet görevi için eksikliği ortaya koyulan şart ne hizmet süresine ne de mezuniyete ilişkindir. Zira, toplam 21 yıl 9 ay memuriyet süresinin ve dört yıllık fakülte mezuniyetinin varlığı savunma ekinde sunulan personel hizmet belgesi ve mezuniyet belgesi ile kanıtlanmış, kaldı ki bu hususlara ilişkin aksi bir iddiaya da sorguda yer verilmemiştir. Ancak, Destek Hizmetleri Müdürlüğüne asaleten atanmak için yukarıda bahsi geçen Yönetmeliğin 7 nci maddesi ile öngörülen “belli kadrolarda belli bir süre çalışmış olmak” koşulu yerine getirilmediği için kamu zararı tespit edilmiş olmasına rağmen Sorumlularca söz konusu eksikliğe ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamıştır.
Sorumluların savunmalarında bahsedilen ve …......... Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünce Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğüne gönderilmiş olan …......... tarihli, …......... sayılı yazıda ise, halen Fen Memuru kadrosunda bulunan ve Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekaleten görevlendirilmiş olan ….........’ın, söz konusu göreve asaleten atanmak için aranan tüm şartları taşıdığı belirtildikten sonra adı geçen personele vekalet görevinden kaynaklı ek ödemenin vekalet edilen sürece ödenip ödenmeyeceği hususunda görüş sorulduğu, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün Belediyeye gönderdiği …......... tarihli ve …......... sayılı cevabi yazıda da adı geçen kişinin vekalet görevine başladığı tarihten itibaren ek ödeme farkından yararlanabilmesinin, 375 sayılı KHK’nın ek 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasında sayılan şartları, dolayısıyla da Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte söz konusu müdür kadrosu için öngörülen şartların tümünü taşıması kaydıyla mümkün olacağının açık bir şekilde ifade edildiği görülmektedir.
Konunun kamu zararından kaynaklı mali sorumluluk açısından değerlendirilmesi neticesinde de, 5018 sayılı Kanunun “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki, “Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü ile “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesindeki,
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine, işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
…”
hükmü uyarınca ilişikli ödeme emri belgelerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının bulunduğu, Gerçekleştirme Görevlisince imzalanmamış olan 13.06.2018 tarihli ve 6234 yevmiye numaralı ödeme emri belgesi ile yapılan fazla ödemeden ise, söz konusu belgede imzası bulunan Harcama Yetkilisiyle birlikte 5018 sayılı Kanunun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61 inci maddesindeki,
“…
Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde,
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol etmekle yükümlüdür.
Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.
…
Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur. Muhasebe yetkililerinin bu Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin sorumlulukları, görevleri gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır. …
…”
hükmü uyarınca ödeme emri belgesi üzerinde Gerçekleştirme Görevlisinin imzasını araması gereken Muhasebe Yetkilisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Nitekim, memur personelin 2018 yılı Haziran ayı maaş ödemelerine ait ödeme emri belgesinde her ne kadar ismi ve unvanı yazılı olan Muhasebe Yetkilisi ….........’ın imzası bulunmasa da, söz konusu ödeme emri belgesindeki 103. Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri hesabına kaydedilen personel net maaş tutarı, adı geçen Muhasebe Yetkilisi tarafından düzenlenip imzalanarak bankaya gönderilen ve ekinde de (Ahiz …......... dahil) personel bazında ödenecek net maaş tutarlarını gösteren listeler bulunan 12.06.2018 tarihli “Gönderme Emri” üzerine ödenmiştir.
Bu itibarla, Destek Hizmetleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten ancak anılan göreve asaleten atanabilmek için mevzuatın öngördüğü “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şartını taşımayan ….........’a, vekalet görevinden kaynaklı tazminat farkı ile ek ödeme farkının ödenmesi sonucu oluşan …......... TL tutarındaki kamu zararının,
…......... TL’sinin Harcama Yetkilisi (….........) …......... ile Gerçekleştirme Görevlisi (….........) ….........’ye,
…......... TL’sinin Harcama Yetkilisi …......... ile Gerçekleştirme Görevlisi (….........) ….........’a,
…......... TL’sinin Harcama Yetkilisi …......... ile Muhasebe Yetkilisi (….........) ….........’a,
müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine, anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.