Yargılama Giderleri ile Vekalet Ücreti
Ruhsata ve eki projesine aykırı yapı tadilatı için kesilen imar para cezasıyla ilgili olarak …......... Ltd. Şti. tarafından açılan ve İdare aleyhine sonuçlanan davaya ait yargılama giderleri ile vekalet ücretinin, Belediye bütçesinden ödenmesi ve bu tutarın söz konusu davanın kaybedilmesinde sorumluluğu bulunan kamu görevlilerine rücu edilmemesi sonucu toplam …......... TL tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler incelenmiştir.
03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun “İdari müeyyideler” başlıklı 42 nci maddesinin ilk iki fıkrasında,
“Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır.
Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır:”
denilmiş ve aynı maddenin takip eden fıkralarında söz konusu idari para cezasının hesaplanma ve uygulanmasına ilişkin ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.
03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile de “Kanunlarda öngörülen cezaları vermek” encümenin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Nitekim, rapora konu edilen ödemenin gerçekleşme sürecine bakıldığında da,
…......... ilçesinin …......... Mahallesindeki …......... ada …......... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binaya ait tadilattaki, ruhsata ve eki projesine aykırı hususların Belediyede görevli Mimarlar tarafından tespit edilerek Tutanağa bağlandığı,
Belediye Encümeninin …......... tarihli ve …......... sayılı Kararı ile söz konusu Tutanaktaki tespitler esas alınarak Yapı Müteahhidine 3194 sayılı Kanunun 42 nci maddesi uyarınca imar para cezası verildiği,
Bunun üzerine cezanın muhatabı tarafından …......... 1. İdare Mahkemesi nezdinde dava açılarak bahse konu Belediye Encümeni Kararının iptalinin istendiği, ancak, anılan Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporda özetle, İdare tarafından 1.809 m² olarak tespit edilen projeye aykırı imalat alanının 1.757,75 m² olarak ölçüldüğü, diğer taraftan dava konusu binanın IV. Sınıf A Grubu bir yapı olduğu ve söz konusu Gruptaki yapıların birim alanı (m²) için 2015 yılı itibarıyla belirlenen ceza tutarının …......... TL olmasına rağmen İdarenin imar para cezası hesabında bu tutarın …......... TL olarak uygulandığı, sonuç olarak İdare tarafından …......... TL olarak hesaplanan cezanın …......... TL olması gerektiği belirtildiğinden, …......... tarihli ve …......... , …......... sayılı Mahkeme Kararı ile söz konusu davanın reddine hükmedildiği,
Bu defa, …......... 1. İdare Mahkemesince verilen söz konusu Kararın istinaf yoluyla kaldırılarak …......... tarihli ve …......... sayılı Belediye Encümeni Kararının iptali için …......... Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine başvurulduğu, yapılan yargılama sonucunda ise, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binadaki projeye aykırı imalat alanının Belediyede görevli teknik elemanlarca toplam 1.809 m² olarak tespit edilmiş olmasına rağmen yerel Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile söz konusu alanın 1.757,75 m² olarak belirlendiği ve söz konusu farklılığın temel cezayı etkiler nitelikte olduğu dikkate alındığında, yanlış alan üzerinden verilen para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı dolayısıyla da işlemin tamamının iptali gerektiği sonucuna varılmış olup, davacının istinaf talebinin kabulüne, …......... 1. İdare Mahkemesince verilen Kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava ve istinaf aşamalarına ait toplam …......... TL yargılama gideri ile …......... TL vekalet ücretinin davalı İdareden alınarak davacıya verilmesine …......... tarihli ve …......... , …......... sayılı Karar ile hükmedildiği,
Belediye aleyhine sonuçlanan davadan kaynaklanan ve Mahkeme Kararıyla hükmedilen toplam …......... TL tutarındaki yargılama gideri ile vekalet ücretinin de Belediye bütçesinden ödendiği,
görülmüştür.
06.01.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararlarda bulunacak hususlar:” başlıklı 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, “yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiği” hususunun kararlarda belirtileceği öngörülmüş ve “Kararların sonuçları:” başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında da,
“1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…)(1) ancak disiplin hükümleri saklıdır.
2. Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Ayrıca, 5393 sayılı Kanunun 60 ncı maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ile, dava takip ve icra giderleri, belediye giderleri arasında sayılmıştır.
Dolayısıyla, Belediye aleyhine sonuçlanan davaya ait yargılama giderleri ile vekalet ücretinden oluşan ödemeyi yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca gerçekleştirmiş olan ve söz konusu davanın kaybedilmesine sebebiyet veren işlemde herhangi bir ilgisi dolayısıyla da kusuru bulunmayan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisine sorumluluk yüklenmesini gerektiren bir durum mevcut değildir.
Kaldı ki, davanın kaybedilmesine sebebiyet veren işlemde kusuru bulunan kamu görevlilerinin tespiti ve katlanılan giderlerin kendilerine rücu edilmesi de, söz konusu giderleri ödeyen Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin sorumluluğunda olmayıp İdarece genel hükümler çerçevesinde yürütülmesi gereken işlemlerdir. Zira, 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12 nci maddesinde,
“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edi-len Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.
Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.
Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. …”
denilmek suretiyle bu husus açık bir şekilde hükme bağlanmıştır.
Ancak, Mahkemece verilen iptal kararının, Belediyede görevli Mimarlar tarafından tespit edilen ve imar para cezasının hesabına esas tutulan ruhsata aykırı alan ile Bilirkişi tarafından tespit edilen alan arasındaki 51,25 m²’lik (1.809 - 1.757,75) küçük bir farka dayandığı dikkate alındığında, yüz ölçümünü tespit eden Mimarların görevini yerine getirmede kusurlu addedilmesi ve kaybedilen dava nedeniyle katlanılan giderlerin kendilerine rücu edilmesi de yerinde olmayacaktır. Zira, ortada görevin ihmali veya kötüye kullanılması gibi bir durumun varlığından söz edilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, mevzuatına uygun şekilde ödendiği anlaşılan toplam …......... TL için ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.