Personel Ödemesi
Mali Hizmetler Müdürlüğünde görev yapan bazı personelin,
A) Sosyal denge tazminatının mevzuatta belirlenen sınırın üzerinde ödenmesi nedeniyle ………. TL olarak sorgu konusu edilen ancak sorgu eki Tablo (A)’daki toplama hatasının giderilmesi suretiyle yapılan yeni hesaplama sonucu ………. TL,
B) Gelir vergisi matrahının brüt sosyal denge tazminatı tutarı dâhil edilmeyerek hesaplanması sebebiyle gelir vergisi tarifesinde bir üst dilime geçişin ileri tarihte gerçekleşmesi ve brüt sosyal denge tazminatından damga vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle ………. TL olarak sorgu konusu edilen ancak sorgu eki Tablo (B)’deki toplama hatasının giderilmesi suretiyle yapılan yeni hesaplama sonucu ………. TL,
C) Özel hizmet tazminatlarının hatalı oranlar üzerinden ödenmesi nedeniyle ………. TL olarak sorgu konusu edilen ancak sorgu eki Tablo (C)’deki toplama hatasının giderilmesi suretiyle yapılan yeni hesaplama sonucu ………. TL,
D) Vekalet edilen Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna asaleten atanmak için aranan öğrenim düzeyi şartını taşımadığı halde söz konusu kadronun özel hizmet tazminatı ile vekâlet aylığını alması sonucu ………. TL,
olduğu anlaşılan toplam ………. TL tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddialarıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler değerlendirilmiştir.
A) 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesinde,
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir”
denilmektedir.
25.06.2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde,
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. …
…”
hükmü yer almaktadır.
Bununla birlikte 25.08.2017 tarihli ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin yerel yönetim hizmet koluna ait düzenlemeleri içeren üçüncü kısmının dördüncü bölümünün,
“Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1 inci maddesinde,
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) %100’üdür. …
…”,
“Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 7 nci maddesinde, “4688 Sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesinde yer alan “31.12.2015”ibaresi “31.12.2019” şeklinde uygulanır.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
………. Belediye Başkanlığı ile ………. Sendikası arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesinin “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 6 ncı maddesinde ise çalışanların alacağı sosyal denge tazminatı oranları,
“………. Belediyesinin kadro ve pozisyonlarında görev yapan personellerine 4688 sayılı kanunun 32 inci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık net olarak,
l- Fiilen çalışmakta olan Müdürlere %l00'ü,
2- Fiilen görev yapan Şeflere %95'i,
3- Fiilen görev yapan Komiserlere %90'ı,
4- Memur personele de %85'i oranında Sosyal Denge Sözleşmesi ödenir.”
şeklinde belirlenmiş olup, ödemenin unvana göre belirli yüzdelerle ve net olarak yapılacağı ifade edilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, 4. Dönem Toplu Sözleşmenin yerel yönetim hizmet koluna ait düzenlemeleri içeren dördüncü bölümünün 1 inci maddesi ile sosyal denge tazminatı için en yüksek devlet memuru aylığının %100’ü olarak belirlenen tavan tutar brüt tutar olup mevzuatı uyarınca gerekli kesintiler yapıldıktan sonra net tutarlara ulaşılmaktadır.
Ancak ilişikli ödeme emirlerine ekli belgelerin incelenmesi sonucunda sosyal denge tazminatı için ilgili mevzuatta belirtilen brüt tavan tutarın ilgili sözleşmede net tutar olarak belirlendiği görülmüştür. Örneğin, sözleşmede fiilen çalışan müdürlere sosyal denge tazminatı olarak en yüksek devlet memuru aylığının %100’ünün net olarak ödeneceği belirlenmiştir. Bu tutar 2019 yılının ilk altı ayı için ………. TL’dir. Mevzuat gereği söz konusu kişilere verilebilecek tavan tutar, (ilgilinin %15 vergi diliminde olduğu varsayımı altında) en yüksek devlet memuru aylığının %100’ünden gerekli kesintiler yapıldıktan sonra ulaşılacak olan ………. TL’dir.
Bu nedenle, sosyal denge tazminatı, verilen oranlara ve içinde bulunulan vergi dilimine göre değişmekle birlikte, söz konusu tazminatın, tavan tutarın üzerinde ödendiği görülmüştür.
10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinin birinci fıkrasında kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklinde tanımlandıktan sonra devamındaki ikinci fıkranın (a) bendinde de, “İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması” kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak durumlar arasında sayılmıştır.
Dolayısıyla, sosyal denge tazminatının tavan tutarın üzerinde ödenmesi kamu zararına sebebiyet vermektedir.
Bununla birlikte, sorumlular savunmalarında, Ağustos 2020 maaş ödemeleri yapılırken gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılarak ………. TL net ödeme yapıldığını, brüt tutarın ………. TL olduğunu, sorgu konusu 2019 yılı maaş işlemlerinde ise tavan tutarın üzerindeki sosyal denge tazminatı ödemeleri üzerinden gelir vergisi ve damga vergisi kesintilerinin muhasebeleştirilerek vergi dairesine beyan edileceğini ifade etmişlerdir. Ancak bu işlem sonucu belediye bütçesinden daha fazla ödeme yapılacak olup, kamu zararı tutarı daha da artacaktır. Zira, sorgu konusu fazla ödemenin, ilgili personelden kesilerek vergi dairesine ödenmesi gerekirken hatalı olarak ödenen sosyal denge tazminatı tutarının meşru kabul edilerek zaten fazla olarak belirlenen bu tutar üzerinden gelir ve damga vergisi hesabı yapılması ve belediye bütçesinden ödenmesi kamu zararı tutarının daha da artmasına neden olacaktır.
Bu itibarla, Mali Hizmetler Müdürlüğünde görev yapan personelin sosyal denge tazminatının, 4688 sayılı Kanun ile 4 üncü Dönem Toplu Sözleşme gereğince ödenebilecek tavan tutarının üzerinde ödenmesi nedeniyle oluşan ve sorgu eki tablodaki toplama hatasının giderilmesi suretiyle yapılan yeni hesaplama sonucu toplam ………. TL tutarındaki kamu zararının,
- ………. TL’sinin Üst Yönetici (……….) ………., Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
- ………. TL’sinin Üst Yönetici (……….) ………., Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
- ………. TL’sinin Üst Yönetici (……….) ………., Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’a,
- ………. TL’sinin Üst Yönetici (……….) ………., Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
- ………. TL’sinin Üst Yönetici (……….) ………., Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine, anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla,
……….
karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Daire Başkanı ………. ve Üye ……….’nın karşı oy gerekçesi,
“Sosyal denge tazminatı ödemelerinde en yüksek devlet memuruna ödenen aylığın tavan ücret olarak esas alınması ve sözleşmede memurların kadro ve pozisyonlarına göre belirlenen ücretler üzerinden gelir vergisi ve damga vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Bununla birlikte, ………. Belediye Başkanlığı ile ………. Sendikası arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesinde memurlara ödenecek sosyal denge tazminatının en yüksek devlet memuruna ödenen aylığın esas alınarak belirlenen oranlarda net olarak ödeme yapılacağı belirtilmiştir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, sosyal denge tazminatları için gelir vergisi ve damga vergisi istisnası getirmediğinden memurlara ödenen tazminattan söz konusu vergilerin kesilmesi gerekmektedir.
Ancak, bu maddede sadece tavanı aşan personel için gelir vergisi hesabı yapılmış anılan birimde çalışan ve sosyal denge tazminatı alan diğer personel için gelir vergisi hesaplaması yapılmamıştır.
Diğer taraftan damga vergisi ile ilgili hesaplamalar aynı maddenin B maddesinde dikkate alınmış olduğundan burada yeniden hesaba alınmasına gerek yoktur. Bu maddeye ilişkin kamu zararının, ilgili birime ait bütün personeli kapsayacak şekilde, ödenen sosyal denge tazminatlarının gelir vergisinin yeniden hesaplanmasını teminen konunun hüküm dışı bırakılmasına karar verilmesi,
Ayrıca geçmiş yıllara dönük inceleme yapılması için konunun Başkanlık Makamına bildirilmesi,
gerekmektedir.”
B) 31.12 1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun,
“Mevzuu” başlıklı 1 inci maddesinde,
“ Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.’’
“Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde,
”Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.
...’’
hükümleri yer almaktadır.
Anılan Kanunun “Esas Tarife” başlıklı 103 üncü maddesinde yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 31.12.2018 tarihli ve 30642 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 305 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2019 yılı için,
- 18.000 TL'ye kadar % 15,
- 40.000 TL'nin 18.000 TL'si için 2.700 TL, fazlası % 20,
- 98.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL), fazlası % 27,
- 98.000 TL'den fazlasının 98.000 TL'si için 22.760 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'den fazlasının 148.000 TL'si için 36.260 TL), fazlası % 35,
olarak belirlenmiştir.
01.07.1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun,
“Konu” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında,
“Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir.”
ifadesi yer almakta olup,
488 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı tablonun “IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar” başlığının (1-b) bendinde, Maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar (avans olarak ödenenler dâhil) için verilen makbuzlar ile bu paraların nakden ödenmeyerek kişiler adına açılmış veya açılacak cari hesaplara nakledildiği veya emir ve havalelerine tediye olunduğu takdirde nakli veya tediyeyi temin eden kâğıtların binde 7,59 oranında vergiye tabi olduğu belirtilmiştir.
Mevzuat hükümleri incelendiğinde sosyal denge tazminatının gelirin bir unsuru olarak kabul edilmesi ve gelir vergisi ile damga vergisi kesintisine tabi olması gerekmektedir.
Sorgu konusu ödeme emirleri ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde, sosyal denge sözleşmesi kapsamında yapılan ödemelerin brüt tutarının kümülatif vergi matrahına dahil edilmeden hesaplanması sebebiyle gelir vergisi tarifesinde bir üst dilime olması gerekenden daha ileri aylarda geçildiği ve damga vergisi kesintisi yapılmadığı anlaşılmıştır.
2019 yılı maaş işlemlerinde kümülatif gelir vergisi matrahının hatalı hesaplanması sonucu vergi diliminde bir üst basamağa geçişler olması gerekenden daha ileri aylarda gerçekleşmiş ve brüt sosyal denge tazminatı üzerinden damga vergisi kesintisi yapılmamıştır. Bu durumun sonucu olarak gelir vergisi ve damga vergisi olarak kesilip vergi dairesine bildirilmesi gereken tutar ilgili personele fazla ödeme olarak ödenmiştir. Sorumluların savunmalarında ifade ettikleri gibi bu tutarların muhasebeleştirilerek vergi dairesine beyan edilmesi kamu zararını ortadan kaldırmayacağı gibi fazla ödeme üzerinden hesaplanacak gelir vergisi ve damga vergisinin de belediye bütçesinden karşılanması anlamına gelmekte olup kamu zararı tutarının artmasına sebebiyet verecektir.
10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinin birinci fıkrasında kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklinde tanımlandıktan sonra devamındaki ikinci fıkranın (a) bendinde de, “İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması” kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak durumlar arasında sayılmıştır.
Dolayısıyla, gelir vergisi matrahının brüt sosyal denge tazminatı tutarı dâhil edilmeyerek hesaplanması sebebiyle gelir vergisi tarifesinde bir üst dilime geçişin ileri tarihte gerçekleşmesi ve brüt sosyal denge tazminatından damga vergisi kesintisi yapılmaması kamu zararına sebebiyet vermektedir.
Bu itibarla, Mali Hizmetler Müdürlüğünde görev yapan personelin kümülatif vergi matrahının sosyal denge tazminatı dahil edilmeyerek hesaplanması sonucu gelir vergisi tarifesinde bir üst dilime ileri tarihte geçmesi nedeniyle daha düşük tutarda gelir vergisi kesintisi yapılması ve ödenen sosyal denge tazminatı üzerinden damga vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle oluşan ve sorgu eki tablodaki toplama hatasının giderilmesi suretiyle yapılan yeni hesaplama sonucu toplam ………. TL tutarındaki kamu zararının,
………. TL’sinin Üst Yönetici (……….) ………., Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
………. TL’sinin Üst Yönetici (……….) ………., Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
………. TL’sinin Üst Yönetici (……….) ………., Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’a,
………. TL’sinin Üst Yönetici (……….) ………., Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
………. TL’sinin Üst Yönetici (……….) ………., Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’a
………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine, anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla,
……….
karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Daire Başkanı ………. ve Üye ……….’nın karşı oy gerekçesi,
“Maddede konu edilen, personelin kümülatif vergi matrahının sosyal denge tazminatı dahil edilmeyerek hesaplanması sonucu gelir vergisi tarifesinde bir üst dilime ileri tarihte geçmesi nedeniyle daha düşük tutarda gelir vergisi kesintisi yapılması ve ödenen sosyal denge tazminatı üzerinden damga vergisi kesintisi yapılmamasına ilişkin olarak yapılan hesaplamada, personelin aldığı sosyal denge tazminatı, bulunduğu vergi dilimine ait oran kadar “artırılmak” suretiyle kümülatif vergi matrahı hesaplanmış ve bu matrah üzerinden oluşan yeni vergi dilimine ait oran üzerinden gelir vergisi farkı ile “artırılan” tutar üzerinden damga vergisi hesaplanmıştır.
Ancak sosyal denge tazminatının üst sınırının, 4. Dönem Toplu Sözleşmede yer alan “4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) %100’üdür." şeklindeki düzenlemeye istinaden ………. TL olması gerektiğinden, hesaplamada “artırılan” tutarlar bu sınırı geçmemelidir.
Bu itibarla söz konusu hesaplamanın üst sınır olan ………. TL esas alınarak yeniden yapılması gerektiğinden konunun hüküm dışı bırakılmasına karar verilmesi,
Ayrıca geçmiş yıllara dönük inceleme yapılması için konunun Başkanlık Makamına bildirilmesi,
gerekmektedir.”
C) 17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Kapsam ve dayanak” başlıklı 1 inci maddesinde,
“657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile aynı Kanunun ek geçici 9 uncu maddesi kapsamına giren kurumlardan aylık alanlara, bu Kanunun 152 nci maddesine göre 2006 yılında,
…
b) Ödenecek “Özel Hizmet Tazminatı”, bu Karara ekli II sayılı Cetvelde,
c) Ödenecek “Diğer Tazminatlar”, bu Karara ekli III sayılı Cetvelde,
…
gösterilmiştir.”
denilmektedir.
Anılan Karara ekli,
“Özel Hizmet Tazminatı” başlıklı II sayılı Cetvelin (A) Üst Yönetim ve Genel İdare Hizmetleri bölümünün Grup-17 alt bölümünde, 1 ila 16 ncı gruplara göre özel hizmet tazminatı alamayanlardan, Kurumların Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dahil 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli kadrolarında bulunanların özel hizmet tazminat oranı yüzde 55 olarak ifade edilmektedir.
“Diğer Tazminatlar” başlıklı III sayılı Cetvelin (G) bölümünde ise özel hizmet tazminat oranları,
“657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen hizmet sınıflarında çalışıp da özel hizmet tazminatı ile bu cetvelin yukarıdaki sıralarında sayılan tazminatlardan yararlanamayan personelden,
…
b) Diğer hizmet sınıflarında bulunanlardan,
…
2- Diğerlerinden,
- 8-15 inci derecelerden aylık alanlar.......................................................... : 48
- Diğer derecelerden aylık alanlar.............................................................. : 49”
olarak belirlenmiştir.
Ayrıca 25.08.2017 tarihli ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme”nin üçüncü kısmının “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı dördüncü bölümünde yer alan “Zabıta ve İtfaiye Personelinin Tazminatları” başlıklı 5 inci maddesinde,
“2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellere göre itfaiye amiri, itfaiye çavuşu ve itfaiye eri ile zabıta amiri, zabıta komiseri, zabıta komiser yardımcısı ve zabıta memuru kadrolarında bulunanların dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları tazminat oranlarına 5 puan ilave edilir.
….”
düzenlemesine yer verilmiştir.
Mali Hizmetler Müdürlüğünde 3 üncü derece Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosunda bulunan ………. ve ………., II sayılı Cetvelin Grup -17 alt bölümüne dahil olmaları nedeniyle özel hizmet tazminat oranının yüzde 55 olarak ödenmesi gerekirken yüzde 68 olarak ödendiği ayrıca 5 inci derece Zabıta Memuru kadrosunda görev yapan ……….’in ise söz konusu Cetvelin (G) bölümünün b-2 alt bölümüne dahil olması nedeniyle özel hizmet tazminat oranının, yüzde 49 ve 4 üncü dönem toplu sözleşmedeki hükümden kaynaklı olarak ilave yüzde 5 olmak üzere toplam yüzde 54 oranında ödenmesi gerekirken yüzde 68 oranında ödendiği anlaşılmıştır.
10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinin birinci fıkrasında kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklinde tanımlandıktan sonra devamındaki ikinci fıkranın (a) bendinde de, “İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması” kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak durumlar arasında sayılmıştır.
Dolayısıyla, söz konusu özel hizmet tazminatının hatalı hesaplanması kamu zararına sebebiyet vermektedir.
Bu itibarla, Mali Hizmetler Müdürlüğünde 3 üncü derece Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosunda çalışan ………. ile ………. ve 5 inci derece Zabıta Memuru kadrosunda görev yapan ……….’in özel hizmet tazminatı oranlarının hatalı belirlenmesi nedeniyle oluşan ve sorgu eki tablodaki toplama hatasının giderilmesi suretiyle yapılan yeni hesaplama sonucu toplam ………. TL tutarındaki kamu zararının,
- ………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
- ………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
- ………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’a
- ………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
- ………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e ,
müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine, anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle,
……….
karar verildi.
D) 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Vekalet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” başlıklı 175 inci maddesinde,
“…
Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.
…”
hükmü yer almaktadır.
17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinde,
“(1) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca,
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere,
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
bb) Vekaletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları, kaydıyla, vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark, 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
…”
düzenlemesi yer almaktadır.
27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 9 uncu maddesinde ise,
“…
Birinci fıkra kapsamına giren personelden, kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde dilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.
…”
ifadesine yer verilmiştir.
Ayrıca 04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrasında,
“…
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için,
1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
…”
şartları yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre, vekâleten atanılan kadronun zam ve tazminatları ile vekâlet aylığına hak kazanabilmek için vekilin asilde aranan tüm şartları taşıması gerekmektedir.
Ancak ilişikli ödeme emirleri ve ekli belgelerinin incelenmesi sonucunda meslek lisesi mezunu olan ve Mali Hizmetler Müdürlüğü görevini vekâleten yürüten ……….’a dört yıllık yükseköğrenim mezunu olma şartını taşımadığı halde vekâlet edilen müdürlük kadrosuna ait, anılan Bakanlar Kurulu Kararına ekli II sayılı Cetvelde Grup 12’ de yer alan özel hizmet tazminat oranı (yüzde 100) üzerinden hesaplanan özel hizmet tazminatı ile vekâlet aylığı ödendiği tespit edilmiştir.
Sorumluların gönderdiği savunmada, “Ambar Şefi” kadrosunda bulunan ……….’un sehven yapılan hatadan dolayı Veri Hazırlama ve Kontrol işletmeni kadrosunda gösterildiği belirtildiğinden, raporda 3 üncü derece Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosu esas alınarak hesaplanan anılan Bakanlar Kurulu Kararına ekli II sayılı Cetvelde Grup 17’ye ait özel hizmet tazminat oranı (yüzde 55), Grup 16’nın 3 üncü sırasında yer alan “Ambar Şefi” kadrosuna ait oran (yüzde 60) üzerinden yeniden hesaplanmıştır.
10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinin birinci fıkrasında kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklinde tanımlandıktan sonra devamındaki ikinci fıkranın (a) bendinde, “İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması” ve (g) bendinde, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak durumlar arasında sayılmıştır.
Dolayısıyla, söz konusu özel hizmet tazminatının hatalı hesaplanması ve mevzuatında öngörülmediği halde vekalet aylığı ödenmesi kamu zararına sebebiyet vermektedir.
Bu itibarla, Mali Hizmetler Müdürlüğüne vekâlet eden ……….’a üniversite mezunu olmaması dolayısıyla asilde aranan şartları taşımadığı halde vekâlet ettiği kadronun özel hizmet tazminatı ile vekâlet aylığı ödenmesi sonucu oluşan toplam ………. TL tutarındaki kamu zararının,
………. TL’sinin, özel hizmet tazminat oranının Grup 16’nın 3 üncü sırasında yer alan “Ambar Şefi” kadrosuna ait yüzde 60 oranı üzerinden yeniden hesaplanması suretiyle mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından, söz konusu tutar için ilişilecek husus bulunmadığına,
Kalan ………. TL’nin,
- ………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ……….’e,
- ………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ………. ’e,
- ………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ………. ’a,
- ………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ………. ’e,
- ………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……….) ………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (……….) ………. ’e,
müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine,
Anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle,
……….
karar verildi.