Sözleşme Damga Vergisi
İdarece ihale edilen işlere ilişkin olarak, Yükleniciler ile Alt Yükleniciler arasında imzalanmış olan alt yüklenici sözleşmelerinden damga vergisi tahsil edilmemesi sonucu ............ TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler incelenmiştir.
01.07.1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun “Konu” başlıklı 1 inci maddesinde, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların Damga Vergisine tabi olduğu hükme bağlanmış ve anılan Tablonun “I. Akitlerle İlgili Kağıtlar” başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin binde 9,48 oranında damga vergisine tabi tutulacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanunun,
“Mükellef” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında,
“Damga vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir.”
“Vergileme ölçüleri” başlıklı 10 uncu maddesinde,
“Damga Vergisi nispi veya maktu olarak alınır.
Nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli para, maktu vergide kağıtların mahiyetleri esastır.
Belli para terimi, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade eder.”
“Resmi dairelerin mecburiyeti” 26 ncı maddesinde,
“Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kağıtların Damga Vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tesbit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar.”
hükümlerine yer verilmiştir.
04.03.2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğine ekli Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Alt yüklenicilerin çalıştırılması ve sorumlulukları” başlıklı 20 nci maddesinin beşinci fıkrasındaki “Yüklenicinin, idare tarafından onaylanan alt yükleniciler ile bunlar işe başlamadan önce sözleşme yapması ve bir örneğini idareye vermesi gerekir.” hükmüne istinaden Yükleniciler, alt Yükleniciler ile imzaladığı alt yüklenici sözleşmelerini İdareye sunmuştur. Ancak, söz konusu sözleşmelerin damga vergisinin yatırıldığına dair herhangi bir belge sunulmamıştır.
Bu itibarla, ............ ihale kayıt numaralı “............ Yapılması İşi”nde yüklenici ............ Ltd. Şti. - ............ iş ortaklığı ile alt yüklenici ............ Ltd. Şti. arasında imzalanan ............ tarihli ve ............ TL bedelli alt yüklenici sözleşmesinden,
............ ihale kayıt numaralı “............ Yapım İşi”nde yüklenici ............ ile altyüklenici ............ Ltd.Şti arasında imzalanan ............ tarihli ve ............ TL bedelli alt yüklenici sözleşmesinden,
............ ihale kayıt numaralı “............ Yapılması İşi”nde yüklenici ............ Ltd.Şti ile ............ arasında imzalanan ............ tarihli ve ............ TL bedelli alt yüklenici sözleşmesinden,
............ ihale kayıt numaralı ............ Yapım İşinde yüklenici ............ ile alt yüklenici ............ Ltd.Şti arasında imzalanan ............ tarihli ve ............ TL bedelli alt yüklenici sözleşmesinden,
damga vergisi tahsil edilmemesi mevzuata aykırı olup, 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanan kamu zararına sebebiyet vermektedir.
Diğer taraftan, 5018 sayılı Kanunun 55, 56, 57 ve 58 inci maddelerine dayanılarak hazırlanıp 31.12.2005 tarihli ve 26040 (3.Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İç Kontrol ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul ve Esasların,
“Ön malî kontrolün kapsamı” başlıklı 10 uncu maddesinde,
“Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
Ön malî kontrol, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur. Malî hizmetler birimi tarafından yapılacak ön malî kontrol, Usul ve Esaslarda belirtilen kontroller ile idarelerce yapılacak düzenlemeler çerçevesinde bu birim tarafından yapılması öngörülen kontrollerden meydana gelir.
Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Malî karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir.”
“Ön malî kontrolün niteliği” başlıklı 11 inci maddesinde,
“Ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilip verilmemesi, danışma ve önleyici niteliği haiz olup, malî karar ve işlemlerin harcama yetkilisi tarafından uygulanmasında bağlayıcı değildir.
Malî karar ve işlemlerin ön malî kontrole tâbi tutulması ve ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilmiş olması, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.”
hükümleri yer almaktadır.
“Ön malî kontrol süreci” başlıklı 12 nci maddesinde de,
“…
Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşülerek imzalanır.” denilerek mali hizmetler biriminde gerçekleştirilen ön mali kontrol işleminden farklı olarak sorumluluk doğuran harcama birimi içinde yer alan harcama yetkililerinin yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin ön mali kontrol süreci tanımlanmıştır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, mali hizmetler biriminde yapılan ön mali kontrol işlemlerinin amacı, bir mali karar ve işlemin gerçekleştirilmesinden önce mevzuata aykırılık var ise uygun hale getirilmesini sağlamak ve hatalı yapılabilecek işlemi önlemektir. Dolayısıyla idarelerde kurulan iç kontrol sisteminin bir parçası olan ön mali kontrol, özü itibarı ile idarenin faaliyetlerine değer katan bir danışma faaliyetidir. Kaldı ki, ön mali kontrol sonucu olumsuz görüş verilmiş olması harcama yetkilisini engellemeyeceği gibi, olumlu görüş verilmesi de mali işlemden doğan sorumluluğun paylaşılması sonucunu doğurmayacaktır. Belirtilen gerekçelerle ödeme emri belgesinde imzası bulunan ön mali kontrol görevini yerine getiren (............) ............’nın söz konusu kamu zararında sorumluluğu bulunmamaktadır.
Yüklenici ile Alt Yüklenici arasında yapılan sözleşme ve sözleşmeye ilişkin damga vergisinin ödendiğini gösterir belge, harcama düzeyinde bir iç işlem belgesi olup, söz konusu kamu zararına ilişkin Ödeme Emri Belgesi ve eki belgelerine eklenmesi gereken ve dolayısıyla Muhasebe Yetkilisince kontrol edilmesi gereken kanıtlayıcı belgelerden değildir. Bu nedenle, Muhasebe Yetkilisi (............) ............’ın da söz konusu kamu zararında sorumluluğu bulunmamaktadır.
Ancak, ............ TL kamu zararının,
............ TL’sinin, ............ tarihli ve ............ yevmiye numaralı Muhasebe İşlem Fişi ile,
............ TL’sinin, ............ tarihli ve ............ yevmiye numaralı Muhasebe İşlem Fişi ile,
............ TL’sinin, ............ tarihli ve ............ yevmiye numaralı Muhasebe İşlem Fişi ile,
............ TL’sinin, ............ tarihli ve ............ yevmiye numaralı Muhasebe İşlem Fişi ile,
tahsil edilerek, Genel Bütçe geliri olması nedeniyle vergi dairesine yatırılmak üzere ilgili hesaba kaydedildiği anlaşıldığından, söz konusu tutar için ilişilecek husus kalmadığına, yapılan tahsilatın ilamda gösterilmesine 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle,
.........…
karar verildi.