Nakdi Yardım
2019 yılı içerisinde amatör spor kulüplerine yapılan nakdi yardımların mevzuatta belirtilen sınırı geçmesi sonucu ………… TL tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler değerlendirilmiştir.
03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinin,
Birinci fıkrasının (b) bendinde,
“… Gerektiğinde, sporu teşvik etmek amacıyla gençlere spor malzemesi verir, amatör spor kulüplerine ayni ve nakdî yardım yapar ve gerekli desteği sağlar, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenler, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan öğrencilere, sporculara, teknik yöneticilere ve antrenörlere belediye meclisi kararıyla ödül verebilir. Gıda bankacılığı yapabilir.”,
İkinci fıkrasında,
“Belediyelerin birinci fıkranın (b) bendi uyarınca, sporu teşvik etmek amacıyla yapacakları nakdi yardım, bir önceki yıl genel bütçe vergi gelirlerinden belediyeleri için tahakkuk eden miktarın, büyükşehir belediyeleri için binde yedisini, diğer belediyeler için binde on ikisini geçemez.”
hükmü bulunmaktadır.
2019 yılı içerisinde ………… Belediyesince amatör spor kulüplerine yapılan nakdi yardımın toplam miktarı ………… TL, 2018 yılında genel bütçe vergi gelirlerinden ………… Belediyesi için İLBANK tarafından tahakkuk ettirilen toplam tutar ise ………… TL olarak gerçekleşmiş dolayısıyla yıl içinde spor kulüplerine yapılan nakdi yardımların toplam tutarının, bir önceki yıl genel bütçe vergi gelirlerinden ………… Belediyesi için tahakkuk eden miktarın binde on ikisine tekabül eden ………… TL’sini geçmiş olduğu anlaşılmıştır.
10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinin birinci fıkrasında kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklinde tanımlandıktan sonra devamındaki ikinci fıkranın (g) bendinde de, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak durumlar arasında sayılmıştır.
Dolayısıyla, amatör spor kulüplerine yapılan nakdi yardımların mevzuatta belirlenen sınırın üzerinde yapılması kamu zararına sebebiyet vermektedir.
Kendilerine sorgu tebliğ edilen Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin gönderdikleri benzer nitelikteki savunmalarda sorumluluklarının bulunmadığı belirtilmiş ancak 5018 sayılı Kanunun,
“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki,
“Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
hükmü ve “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesindeki,
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine, işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
…”
hükmü ile gerek harcama yetkililerinin gerekse gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumlulukları düzenlenmiş olup 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararının “Sorumlular” başlıklı üçüncü bölümünün,
“Harcama Yetkilileri” alt başlığı altında,
5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda da harcama yetkilisinin ön plana çıktığı,
5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten, maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştaya karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu,
Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu oldukları,
“Gerçekleştirme Görevlileri” alt başlığı altında da,
Asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan,
Ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak,
harcama yetkilisiyle birlikte sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği,
net bir şekilde belirtilmiştir.
Diğer taraftan yine kendisine sorgu tebliğ edilen Belediye Başkanı tarafından her ne kadar sorumluluğa itiraz edilse de,
5018 sayılı Kanunun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde yer alan, “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmünden de anlaşılacağı üzere kamu kaynağından dolayı hesap verecek kişilerde unvan ayrımına gidilmemiş, genel olarak kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, söz konusu yetkinin karşılığı sorumluluğu taşıyacağı öngörülerek idare hukukunda geçerli olan yetki-sorumluluk dengesi prensibine uygun bir düzenleme getirilmiştir.
5018 sayılı Kanunun “Üst yöneticiler” başlıklı 11 inci maddesinde,
“… belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. …
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana, mahalli idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmiş,
5393 sayılı Kanunun,
37 nci maddesinde, belediye başkanının belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu,
38 inci maddesinde, belediyenin hak ve menfaatlerini korumanın belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu,
61 inci maddesinde de, belediye başkanı ve harcama yetkisi verilen diğer görevlilerin, bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumlu olduğu,
belirtilmiştir.
19.10.2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Sorumluluk” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında,
“Kanunun ilgili maddeleri gereğince, kamu görevlileri, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, yönetilmesinden, kullanılmasından, korunmasından, kötüye kullanılmaması ve her an hizmete hazır bulundurulması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludurlar.” hükmü yer almaktadır.
Dolayısıyla, temsilcisi olduğu İdarenin hak ve menfaatlerini korumak görev ve yetkisini haiz olan, bununla birlikte “………… Belediyesi Amatör Spor Kulüplerine Nakdi Yardım Protokolü”nü Belediye tüzel kişiliği adına imzalayan Belediye Başkanının da kamu zararına konu amatör spor kulüplerine nakdi yardım sınırının aşılması işleminde Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlileri ile birlikte yukarıda belirtilen mevzuat doğrultusunda sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, 2019 yılı içerisinde amatör spor kulüplerine yapılan nakdi yardımların mevzuatta belirtilen sınırı geçmesi sonucu oluşan toplam ………… TL tutarındaki kamu zararının,
- ………… TL’sinin Harcama Yetkilisi (…………) ………… ile Gerçekleştirme Görevlisi (…………) ………… ve Diğer Sorumlu (…………) ………… ’ya,
- ………… TL’sinin Harcama Yetkilisi (…………) ………… ile Gerçekleştirme Görevlisi (…………) ………… ve Diğer Sorumlu (…………) …………’ya,
- ………… TL’sinin Harcama Yetkilisi (…………) ………… ile Gerçekleştirme Görevlisi (…………) ………… ve Diğer Sorumlu (…………) …………’ya,
müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine, anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.