GECİKME CEZASI
…………. İnşaat yükleniminde bulunan …………. Yapım İşinde gecikme cezası kesilmemesi sonucu …………. TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin yapılan incelemede,
Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47 nci maddesinde,
“İdare aşağıda belirtilen hallerde sözleşmeyi fesheder, Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi,”
Denilmektedir.
Yapılan incelemede, herhangi bir çalışmada bulunulmaması nedeniyle 28.04.2011 tarihinde yükleniciye noter kanalıyla ihtarda bulunulmuş ve 20 gün süre verilmiştir. Buna rağmen gecikme cezası kesilmemiştir.
Sorumluların, göndermiş oldukları aynı mahiyetteki savunmalarda özetle,
“Başkanlığınızın atıfta bulunduğu Yapım işleri Genel Şartnamesinin 47. maddesi “sözleşmenin feshi ve tasfiye durumlarını” belirtir madde olup, bu işte böyle bir durum söz konusu değildir. İşin süresi bitmemiş olup, yüklenici firma çalışmalara (en son süre uzatımına göre işin bitim tarihi 31.12.2015’dir) devam etmektedir.
Sözleşmenin 26.2. maddesi, işin süresinde bitirilmemesi durumunda kesilmesi gereken cezaları düzenlediğinden, yukarıda izah edilen ve ekte sunulan belgeler ışığında …………. İnş. yükleniminde devam eden bu işte de böyle bir gecikme söz konusu olmadığından, herhangi bir gecikme cezası kesintisi yapılması da söz konusu değildir.”
Denilmiştir.
Gerçekleştirme Görevlisi ………….’nin savunmasında ayrıca,
“08.06.2012 tarihinde …………. Bölge Müdürlüğünde Bölge Müdürü olarak göreve başladım. Söz konusu 28.04.2011 tarihli Bölge Müdürlüğünün Noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname yazısı sırasında görevli bulunmadığımdan tarafıma çıkarılan zimmetle ilgimin bulunmadığı kanaatindeyim.”
Denilmiştir.
Gerçekleştirme Görevlisi ………….’nin sorumluluğa itirazı yerindedir. 28.04.2011 tarihli ihtarname akabinde 20 günlük cezanın hesaplanıp, tutanak altına alınarak, düzenlenen ilk hakedişten kesilmesi gerekirken bu yapılmadan ödemede bulunulmuştur. Bu tarihlerde adı geçen kamu görevlisinin görevde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Esasa ilişkin yapılan savunmalar irdelendiğinde ise, gerek 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 20 nci maddesinde ve sözleşmenin “Taahhüdün Yerine Getirilmemesi” başlıklı 25 inci maddesinde, gerekse Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47 nci maddesinde, sadece işin zamanında bitirilememesi değil, yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi halinde de gecikme cezasının uygulanacağı belirtilmektedir. Bu durumun devam etmesi halinde ise sözleşme feshedilecektir. Sorumluların savunmalarında belirttiklerinin aksine sorgunun konusu işin zamanında bitirilmemesi değil, yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesidir. Sorguda bahsedilen 28.04.2011 tarihli noter ihtarnamesinden de görüleceği üzere, “herhangi bir çalışmada bulunulmaması” nedeniyle yükleniciye 20 gün süre verilmiş olup, sözleşme hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, buna rağmen gecikme cezası uygulanmamıştır. Bu nedenlerle sorumluların itirazı yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan, 28.04.2011 tarihi sonrasında, verilen 20 günlük süre için, düzenlenen ilk hakedişten ceza kesilmeyip işe devam edilmiş, Yüklenici de edimini yerine getirmeye başlamış ve “herhangi bir çalışmada bulunulmaması” şeklindeki gerekçe ortadan kalkmıştır. Artık “edimin yerine getirilmemesi” durumu söz konusu olmadığından, sonradan ceza kesilmesinin ise hukuki dayanağı kalmamıştır.
Sonuç olarak, mevzuatta yer alan sorumluluk hükümlerine göre, ilişikli tutulan ödeme emri belgesi ve eki hakedişten söz konusu gecikme cezasını kesmedikleri gerekçesiyle sorumlu addedilenlerin kamu zararından dolayı sorumlulukları bulunmadığından, …………. TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına,
………….,
Oy birliğiyle karar verildi.