HAKLARINDA ALTI AY VE DAHA FAZLA HAPİS, AĞIR HAPİS CEZASI İLE KESİNLEŞMİŞ MAHKÛMİYETİ BULUNAN ÖĞRENCİLERE BURS VERİLMEYE DEVAM EDİLMESİ
Haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan öğrencilere burs verilmeye devam edilmesi sonucu …………. TL kamu zararına neden olunduğu hususuyla ilgili olarak yapılan incelemede,
“Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Burs-Kredi Yönetmeliği”nin, “Kesin Hükümle Mahkum Olma Halinde Bursun Kesilmesi” başlıklı 29’uncu maddesinde,
“Herhangi bir suçtan dolayı haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunanların (cezası tecil edilenler hariç) bursları kesilir”
Hükmü yer almaktadır.
Yukarıda anılan mevzuat hükmünden de anlaşılacağı üzere, haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan ve cezası tecil edilmemiş olan öğrencilerin burslarının kesilmesi gerekmektedir.
Sorumlular savunmalarında özetle, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Burs-Kredi Yönetmeliği hükümlerine göre, haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkumiyeti bulunanların burs verilmeyecek öğrenciler arasında sayılmadığını, burs başvurusu esnasında yalnızca öğrencinin beyanının esas alındığını, öğrencinin durumunda meydana gelen değişiklikleri Kuruma bildirmekle mükellef olduğunu, belge durum araştırmasının bir zorunluluk olmadığını, Kurumun ancak gerekli gördüğü takdirde burs alan öğrencilerin belge veya durumlarını araştırmakla yükümlü olduğunu, öğrencilerin durumlarının araştırılmasına yönelik herhangi bir amir hüküm bulunmadığını, yapılan belge ve durum araştırmalarının kesin bir sonuç vermediğini, sorguda belirtilen öğrencilerin adli sicil bilgilerinin yeniden sorgulandığını ve burs ödenen 13 kişinin adli sicil kaydının bulunmadığının, 1 kişinin de yeniden yargılanarak beraat ettiğinin tespit edildiğini, sorguda yer verilen ve yapılan inceleme ile kesin hükümle mahkum olduğu teyit edilen öğrencilerin burslarının Burs-Kredi Yönetmeliğinin 31’inci maddesi hükmü doğrultusunda kesildiğini ve ödenmiş bulunan bursların öğrenim kredisi borcuna dönüştürülerek Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Öğrenim Kredisi Yönetmeliği hükümlerine göre tahsil edilmesi için gerekli işlemlere başlandığını,
Belirtmişlerdir.
Sorumluların savunmalarında, haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan öğrencilerin burs verilmeyecek öğrenciler arasında sayılmaması sebebiyle bu durumunun öğrenciye burs tahsis edilirken yapılan ilk araştırmada dikkate alınmaması gerektiği iddia edilmekte ise de, ortaya çıktığı durumda ödenmekte olan bursun kesilmesini gerektiren (öğrencinin öğrenciliğinin bitmesi, kesin hükümle mahkum olması vb.) bir halin varlığının bursun tahsisi aşamasında aranmaması düşünülemez.
Diğer taraftan, sorumlular Yönetmelik’te Kurumun bilgi ve belge araştırması yapmasını gerektirecek amir bir hüküm bulunmadığını, bu konudaki tüm sorumluluğun burs tahsis aşamasında imzaladığı taahhütname dolayısıyla öğrencide olduğunu belirtmiş iseler de, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 8’inci maddesi gereği her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludurlar.
Öte yandan, Burs-Kredi Yönetmeliğinin savunmada dayanak olarak gösterilen “Belge ve Durum Araştırması” başlıklı 18’inci maddesi, ‘Burs Tahsis İşlemleri’ni izah eden bölümde yer almakta olup, yalnızca tahsis aşamasında yapılacak araştırmayı kapsamakta ve burs ödemelerinin ilgili eğitim-öğretim döneminde ivedilikle başlatılmasını amaçlamaktadır.
Burs-Kredi Yönetmeliği’nin savunmada dayanak olarak gösterilen “Başvuru Beyanındaki Durum Değişikliği” başlıklı 11’inci maddesi ise, öğrenciye durum değişikliği konusunda herhangi bir mükellefiyet yükleme amacını taşımamakta, öğrencinin durumunda meydana gelen değişiklikleri o öğretim yılına ait tahsis sonuçları açıklanıncaya kadar bildirmesi halinde durumunun dikkate alınacağını hüküm altına almaktadır. Burada amaç, tahsis işlemlerinin öğrencinin güncel durumunu içerecek şekilde yapılmasını sağlamak ve yaşanacak mağduriyetlerin önüne geçmektir.
Özetle, kamu kaynaklarını kullanma yetkisine sahip olan ve dolayısıyla yapılan ödemelerin mevzuatına uygun şekilde hak sahiplerine ulaşmasını temin etmekle yükümlü bulunanların sorumluluğunun Yönetmelik’teki bir madde dolayısıyla hizmet alan konumunda olan öğrencilere yüklenmesi mümkün değildir. Ödemelerde yalnızca öğrencinin beyanının esas alınması, diğer maddelerdeki ve 5018 sayılı Kanun’daki amir hükümlerin yok sayılması ve Kurumun yalnızca gerekli görürse çeşitli kontroller yapması, kaynakların verimli kullanılmamasına sebep olacak ve kamuoyunda devlete olan güveni sarsacaktır.
Sorumlular tarafından gönderilen savunmada ileri sürülen diğer bir iddia, yapılan araştırmaların kesin sonuç vermediği, öğrencilerin durumu hakkında farklı zamanlarda yapılan araştırmaların farklı neticeler vermesi dolayısıyla bazı kişilerin gereksiz yere bursunun kesilebildiği yönündedir. Böyle bir durumda çözüm, araştırmaların daha büyük bir titizlikle yürütülmesi ve yapılan ödemelerin 5018 sayılı Kanun’un da öngördüğü şekilde hak sahiplerine ulaşmasını sağlayacak her türlü tedbirin alınarak gerekli kontrol sistemlerinin kurulmasıdır.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
…”
Denilmektedir.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71’inci maddesine göre çıkarılan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu zararının oluştuğu tarih” başlıklı 17/d maddesinde de, kamu zararının, İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte oluşmuş kabul edileceği belirtilmektedir.
Bu itibarla, T.C. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünden temin edilen verilerle yapılan incelemeler sonucunda, haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan 73 kişiye burs ödemesi yapılmaya devam edilmesi sonucu …………. TL kamu zararına neden olunduğu ileri sürülmekte ise de,
Sorumlularca yapılan inceleme sonucunda herhangi bir adli sicil kaydı olmadığı tespit edilen 13 kişi ve yeniden yargılanarak beraat eden 1 kişi olmak üzere toplam 14 kişiye tekabül eden …………. TL ödemenin mevzuatına uygun yapıldığı anlaşıldığından bu miktar ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına,
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, haklarında altı ay ve daha fazla hapis, ağır hapis cezası ile kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan 59 kişiye burs ödemesi yapılmaya devam edilmesi sonucu kalan …………. TL’ye ilişkin olarak, sorumlularca ödenen burs tutarlarının öğrenim kredisi borcuna dönüştürülmek suretiyle adı geçen kişilere borç çıkartılıp, kamu alacağı halini alan söz konusu kredi geri ödemelerinin takip ve tahsilinin kayıt altına alındığı anlaşıldığından ve …………. TL 2014 yılı kurum geliri henüz zamanaşımına uğramadığından, bu nedenle belirtilen kamu görevlilerine sorumluluk atfetmek de mümkün olmadığından, Sayıştay yargılaması açısından henüz kamu zararı niteliği taşımayan …………. TL ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına,
.............,
işbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca altmış gün içinde temyiz ve 56 ncı maddesi uyarınca beş yıl içinde yargılamanın iadesi yolu açık olmak üzere oybirliğiyle,
Karar verildi.