Damga Vergisi
GG: …………. yüklenimindeki “………….. İnşaatı” işinde, yükleniciye yersiz olarak verilen Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesi (VRHİB) kapsamında, damga vergisi istisnası uygulanması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,
İhalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Pazarlık Usulü” başlıklı 21 inci maddesinin,
“(b), (c) ve (f) bentlerinde belirtilen hallerde ilan yapılması zorunlu değildir. İlan yapılmayan hallerde en az üç istekli davet edilerek, yeterlik belgelerini ve fiyat tekliflerini birlikte vermeleri istenir.” hükmüne göre yapıldığı ve ihale onay belgesinde, “ihalenin yerli ve yabancı isteklilerin katılımına açık olduğu” ifade edilmiş ise de,
İhaleye sadece yerli isteklilerin davet edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davet edilen istekliler dışında her hangi bir isteklinin ihaleye teklif vermesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesi alabilmek için gerekli şartlardan olan “ihalenin yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olması” şartı yerine getirilmemiş olmaktadır. Sadece şartnamede yer alan ifadeden hareketle anılan yüklenici adına Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesi düzenlenmesi kamu zararına neden olmuştur.
Yüklenicinin Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesi başvurusu için gerekli olan ve ihalenin yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olduğunu tevsik eden ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yetkililerince düzenlenen belgede, her ne kadar ihale onay belgesi ve şartnamenin ilgili hükmü dışında bir bilgi bulunmamakta ise de, yüklenicinin söz konusu belgeyi İdareden talep etmesindeki amacın Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesi almak olduğunun belgeyi düzenleyenlerce de bilinmekte olduğu aşikardır. Bu nedenle yükleniciye Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesi verilmesinin yolunu açan söz konusu belgeyi düzenleyen ve onaylayanların, yükleniciye uygulanan vergi istisnasından dolayı meydana gelen kamu zararında sorumlulukları bulunmaktadır.
Diğer taraftan Denetim Ekibi tarafından yargı raporunun yargılanması sırasında sunulan, ………Bakanlığı …….. Genel Müdürlüğü’nün ……….. tarih ve ……….. sayılı, “Vergi, Resim ve Harç İstisnası” konulu yazısından, ……….’nin ………. sayılı VRHİB’nin 2008/6 sayılı Tebliğin 18 inci maddesinin 2 inci fıkrasına istinaden iptal edildiği anlaşılmıştır.
…….’ın (Gen. Müd. V.), yüklenicinin sunduğu Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesine dayalı olarak uygulanan damga vergisi istisnasından dolayı harcama yetkilisi sıfatıyla sorumluluğu bulunmamakla ise de, ihalenin yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olduğunu tevsik eden belgedeki imzasından dolayı kamu zararından sorumludur.
……….’ın (Gen. Müd. V.) yüklenicinin sunduğu Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesine dayalı olarak uygulanan damga vergisi istisnasından dolayı gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumluluğu bulunmamakla birlikte, ihalenin yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olduğunu tevsik eden belgedeki parafından dolayı kamu zararından sorumludur.
Gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla ödeme emrine imza atan ………’nin (Gen. Müd. V.) yüklenicinin sunduğu ve aksi ispat edilene kadar geçerli olan Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesine dayalı olarak uygulanan damga vergisi istisnasından dolayı sorumluluğu bulunmamaktadır.
Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesini düzenleyen ………… Bakanlığı görevlileri .......... sorumluluğa dahil edilmiş ise de, ……… Bakanlığı kamu idaresi hesabına ilişkin olarak kamu zararına hüküm veriliyor olması nedeniyle, farklı bir kamu idaresi görevlisinin sorumluluğa dahil edilmesi mümkün görülmemektedir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, yükleniciye yersiz olarak vergi resim ve harç istisnası uygulanması nedeniyle meydana gelen ve hesabı gösterilen ……….. TL kamu zararının, …………. müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
Oyçokluğuyla,
İşbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca altmış gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere,
Yersiz Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesi verilmesi nedeniyle meydana gelen vergi kaybının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsilinin yapılabilmesi için Gelir İdaresi Başkanlığına yazılmasına,
Oybirliğiyle,
Yargı raporuna konu edilen Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgeleri hakkında gerekli işlemlerin yapılması ve bundan sonra Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesi düzenlenmesi hususunda, yetkililerin 2008/6 sayılı Tebliğin denetime ilişkin hükümlerinin gereğini yerine getirmelerini teminen konunun Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesini düzenleyen Ekonomi Bakanlığına yazılmasına,
Oyçokluğuyla, karar verildi.
Azınlık Görüşü
Üye H. Basri Yılmaz’ın:
Madde konusu yersiz istisna uygulandığı iddia edilen damga vergisinin, takibi, tahsili, sorumlular ve mükellefler nezdinde uygulanacak kanun yolları ile ilgili işlemlerin yerine getirilmesi, her aşamasında 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi hükümleri gereğince Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yetki ve sorumluluğundadır.
Diğer taraftan Sayıştay İlamlarının takip ve tahsili, uygulanacak yaptırımlar genel hükümlere göre yerine getirilmekte iken, madde konusu damga vergisi gibi vergi gelirlerine ait yaptırımlar ilgili vergi kanunları ve Vergi Usul Kanunu gibi özel kanunlarda belirlenmekte, takip ve tahsili ise yine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yürütülmekte, gerek yaptırımlarla ilgili usulsüzlük, kusur, kaçakçılık gibi özel düzenlemeler, gerekse takip yolları /teminat alma, tecil, uzlaşma, ödeme emri gönderme, haciz.. vb) genel hükümlerden farklılık arzetmekte, Sayıştay İlamları ile verilen tazmin hükmü yolu ile sorumluların belirtilen kanun yollarını, yaptırımları uygulama yetkisi ve imkanı bulunmamaktadır.
Ayrıca, yetkili idarelerin vergi uygulamalarına karşılık mükellef ve vergi sorumlularının başvuracakları kanun yolları ile yetkili yargı birimleri de (vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi, Danıştay) özel olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Bu nedenlerle, madde konusu işlemlerle ilgili olarak Sayıştay yargılaması açısından ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi ve konunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na yazılmasının uygun olacağı,
Bu konuda yetkili ve görevli mercii Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı olması nedeniyle ayrıca Ekonomi Bakanlığına yazılmasına gerek bulunmadığı,
Üye Metin Orhan’ın:
Söz konusu yapım işinin ihalesinin 4734 sayılı Kanunun 21/b maddesi hükmüne göre, belirli sayıda yerli isteklinin davet edilmesi ve onlardan teklif alınması suretiyle “Pazarlık usulü” ile yapıldığı ve yüklenici firma ile sözleşme imzalanmış olduğu, yüklenici firmanın söz konusu iş ile ilgili olarak “Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi” almak amacıyla Ekonomi Bakanlığına (İhracat Genel Müdürlüğü) ibraz edilmek üzere İdareden yazı talebinde bulunduğu, Altyapı Genel Müdürlüğünce (Genel Müdür imzasıyla) düzenlenen yazıda, yapım işi ihalesinin hangi usulle gerçekleştirildiği ve ne şekilde yapıldığı belirtilmeksizin, yazının 4 üncü sırasında, “4) İHALENİN YABANCI İSTEKLİLERE AÇIKLIĞI: işe ait idari şartnamenin 8inci maddesinde,” İhale, bu şartnamedeki yeterlilik kriterlerini taşıyan yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.” ifadesinin yer aldığı, bu yazıya istinaden yüklenici tarafından Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü’nden “Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi” talebinde bulunulduğu, firma müracaatının 23/12/1999 tarih ve 99/13812 sayılı “İhracat, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler İle Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Karar”a istinaden çıkarılan “İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler İle Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkındaki Tebliğ (İhracat:2008/6)” hükümlerine göre incelenerek, adı geçen Genel Müdürlük tarafından Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesi verildiği, bu belgeye istinaden de firmanın damga vergisi istisnasından yararlandırılmış olduğu,
Anlaşılmıştır.
Konu ile ilgili mevzuat değerlendirildiğinde,
23/12/1999 tarihli ve 99/13812 sayılı Kararname eki “İhracat, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Karar” 31.12.1999 tarih ve 23923 sayılı R.G.’de yayımlanmıştır. Söz konusu Karar’ın “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetler”: “Vergi, resim ve harç istisnasından yararlandırılan hizmet ve faaliyetler” olarak tanımlanmış, “Vergi Resim Harç İstisnası Belgesi” ise, “İhracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerin vergi, resim ve harç istisnasından yararlandırılmasına imkan sağlayan Müsteşarlıkça düzenlenen belge” olarak tanımlanmıştır.
Aynı Karar’ın “Vergi, Resim ve Harç İstisnasının Kapsamı” başlıklı 4 üncü maddesinde, “.…. döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler ile transit ticaretle ilgili işlemler ve bu işlemler sebebiyle düzenlenen kağıtlar, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinden, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu ile ihdas edilen Damga Vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınan harçlar ve diğer kanunlarda yer alan vergi, resim ve harçlar ile 80 sayılı Kanuna göre alınan hal rüsumundan müstesnadır.” Denilmiştir.
Yine, Karar’ın “Yetki” başlıklı 17 nci maddesinde ise, “Müsteşarlık bu Karar hükümlerine istinaden, vergi, resim ve harç istisnaları ile ilgili usul ve esaslara ilişkin tebliğ çıkarmaya, izin ve talimat vermeye, özel ve zorunlu durumları inceleyip sonuçlandırmaya ve uygulamada ortaya çıkacak ihtilafları idari yoldan çözümlemeye yetkilidir.” Denilmiştir.
Görüldüğü üzere, bu Karar’da “Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetler”in açık ve net bir tanımı yapılmamış, “Vergi, resim ve harç istisnasından yararlandırılan hizmet ve faaliyetler” olarak tanımlanmıştır.
Dış ticaret Müsteşarlığının, verilen yetkiye istinaden çıkartmış olduğu 14.10.2000 tarihli ve 23933 sayılı R.G.’de yayımlanan “İhracat: 2000/1 seri no’lu” “İhracat, ihracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi Resim ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğ”in, “Belgeli İşlemler” başlıklı 6ncı maddesinde, “Aşağıda belirtilen, ihracat, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler çerçevesinde vergi, resim ve harç istisnasından yararlanmak isteyen firmalar, Müsteşarlığa müracaat ederek Dahilde İşleme İzin Belgesi ve/veya Vergi Resim Harç İstisnası Belgesi almak zorundadırlar…” denilmiş ve devamında,
“…
B) İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetler,
a) Yatırım Programında yer alan kamu yatırımlarından uluslararası ihaleye (yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olmak üzere) çıkarılanların ihalesini kazanan veya yabancı para ile finanse edilenlerin yapımını üstlenen firmaların,
1- Yerli firma olması halinde, uluslararası ihalelerde tamamı üzerinden, yabancı para ile finanse edilenlerde ise yabancı paraya isabet eden oranda yapılacak hizmet ve faaliyetleri …..,”
denilmek suretiyle istisna kapsamındaki hizmet ve faaliyetler belirlenmiştir.
Diğer taraftan, 02 Ocak 2004 tarihli R.G.’de yayımlanan, 5035 sayılı Kanunun 28.maddesi ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na eklenen “Ek Madde 2” ile "Döviz Kazandırıcı Faaliyetlere ilişkin işlerle İlgili olarak düzenlenen kağıtlar Damga vergisinden müstesnadır" hükmü getirilmiştir. Aynı maddenin son bendinde ise, bu maddenin uygulanması bakımından döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğu ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından birlikte tespit edileceği belirtilmiştir.
Her ne kadar her İki kurum bu usul ve esasları birlikte düzenlememişlerse de, kendi alanlarıyla ilgili düzenlemelere de yer vermek suretiyle Maliye Bakanlığı 27.02.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 1 seri No'lu "Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ"i, Dış ticaret Müsteşarlığı ise, 16.03.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2004/1 seri no’lu "İhracat, ihracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi Resim ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"i çıkarmışlar ve bu tebliğlerde vergi, resim ve harç istisnasına konu döviz kazandırıcı faaliyetleri tanımlarken tanım birliği içerisinde, Maliye Bakanlığı kendi tebliğinin 3.2.1 maddesinde, Dış ticaret Müsteşarlığı ise kendi tebliğinin 2/a maddesinde, "Yatırım programında yer alan Kamu yatırımlarından uluslararası ihaleye çıkarılanların (Yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olmak üzere) ihalesini kazanan veya yabancı para ile finanse edilenlerin yapımını üstlenen firmaların….yapacakları hizmet ve faaliyetler"i döviz kazandırıcı faaliyet olarak tanımlamışlar ve devamında da bu faaliyetleri üstlenen firmaların, yerli firma olması halinde, uluslararası ihalelerde tamamı üzerinden, yabancı para İle finanse edilenlerde ise yabancı paraya isabet eden oranda yapılacak hizmet ve faaliyetlerini vergi resim ve harçtan istisna tutmuşlardır.
En son olarak, Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından düzenlenen ve 05.12.2008 tarih ve 27075 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan 2008/6 seri “İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğ”de ( 2000/1 seri no’lu Tebliğ’i yürürlükten kaldıran Tebliğ) yukarıda bahsi geçen Tebliğ’deki ( Maliye Bakanlığının 1 seri No'lu Tebliği) düzenlemelere benzer düzenlemeler yapılmıştır. Bu Tebliğin dayanağı da ” 23/12/1999 tarihli ve 99/13812 sayılı Kararname eki Karar”dır.
Bahsi geçen mevzuat hükümleri çerçevesinde konu sorumluluk yönünden değerlendirildiğinde,
Söz konusu yapım işine ilişkin İdari Şartname’nin 8 inci maddesinde, ihalenin yeterlilik kriterini taşıyan yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olduğunun belirtildiği, ihalesinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 21/b maddesine göre, ilana çıkılmaksızın ve davetli pazarlık usulü ile yapıldığı, ilansız ve davet usulüyle yapılan pazarlık ihalesine yabancı uyruklu herhangi bir kişi veya şirketin davet edilmediği, ihaleye davet edilen isteklilerin tamamının yerli olduğu, dolayısıyla, yabancı uyruklu kişi ya da şirketlerce de ihale dokümanı alınamadığı,
Anlaşılmıştır.
Söz konusu yapım işinin bahsi geçen her iki Tebliğ kapsamında değerlendirilerek vergi istisnası uygulamasına konu edilebilmesi için, bu işin ihalesinin “uluslararası ihale” mahiyetinde olması, yani, asgari şart olarak “yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olması”, yabancı isteklilerin ( yabancı uyruklu kişi ya da şirketlerin) de ihaleye davet edilerek ihale dokümanını satın almalarının sağlanmış olması gerekmektedir. Bu meyanda, uluslararası ihale 4734 sayılı Kanunda tanımlanmamıştır. 4734 sayılı Kanunun 63 üncü maddesine göre, yaklaşık maliyeti eşik değerin üzerindeki yapım ihalelerinin yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olması yasal bir zorunluluktur. Bu manada yaklaşık maliyeti eşik değerin üzerindeki bütün yapım ihalelerini “uluslararası ihale” olarak kabul etmek gerekmektedir.
Bu nedenle, Kamu İhale Kurumu, Tip İdari Şartnamenin “İhalenin yabancı isteklilere açıklığı” başlıklı 8 inci maddesinde “İhale, yeterlik kriterlerini taşıyan yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.” şeklinde düzenleme yapılmış, İdare de idari şartnamenin 8 inci maddesini buna bağlı olarak “İhale, yeterlilik kriterlerini taşıyan yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.” şeklinde düzenleyerek, yabancı katılımcılara açık olmasını öngörmüştür.
Ancak, ihalenin şekli başlangıçta bellidir. Bu da davetli pazarlık usulüdür. Bu tür ihalede, İdarenin davet ettiği istekliler dışındakilerin ihaleye katılabilmeleri mümkün değildir.
Söz konusu ihalenin “uluslararası ihale” olarak kabul edilebilmesi için İdarenin ihaleyi ilanlı olarak yapması veya ilansız yapması durumunda –idari şartnameye uygunluğun sağlanabilmesi için- en az bir yabancı katılımcıyı davet etmesi gerekirdi.
Bu durumda, ihale öncesinde öngörülen ihale usulü(davetli pazarlık) ile ihale dökümanı (idari şartname) hükümleri arasında hukuki uyumsuzluk mevcuttur. İdarenin başlangıçta tip şartnamedeki hükmü göz önüne alarak ihale şeklini yabancı iştirakçilerin katılımını sağlayacak biçimde belirlemesi, veya ihale usulüne ısrarlı ise, idari şartnameye söz konusu hükmü koymaması gerekirdi ki bu durumda da, Kanunda öngörülmüş olan şekil şartı yerine getirilmemiş olacaktır. Bu durumda, ihale daha başlangıçta sorunlu hale gelmiş olup, sadece mevcut belgelere göre bildirimde bulunan kişilere sorumluluk yüklemenin uygun olmayacağı düşünülmektedir.
Konunun esasına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede,
23/12/1999 tarihli ve 99/13812 sayılı Kararname eki Karar’a istinaden Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından en son düzenlenen 2008/6 seri Tebliğ’de ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır. Bu meyanda, Tebliğ’in “Müracaatların değerlendirilmesi ve belge düzenlenmesi” başlıklı 7. maddesinde,
“ Firmaların, vergi resim harç istisnası belgesi almak üzere ek-1’de belirtilen bilgi ve belgelerle birlikte Müsteşarlığa müracaat etmeleri gerekir. Firmalar tarafından ibraz edilen bilgi ve belgeler, aksi sabit oluncaya kadar doğru olarak kabul edilir. Müsteşarlıkça, ek-1’de belirtilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda vergi resim harç istisnası belgesi düzenlenebilir. Belge düzenlenmesi durumunda, düzenlenen belgelerin bir nüshası ilgili Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası şubesine, bir nüshası ise firmaya gönderilir.” denilmektedir.
Ek-1’de yer alan belgelere bakıldığında, 9 uncu sırada,
“9- Faaliyetin üstlenildiğini tevsik eden bilgi ve belgeler (İhalenin uluslararası olduğu veya faaliyetin yabancı para ile finanse edildiğine dair ilgili kurumdan alınan yazı.....”
İfadesi geçmektedir.
Tebliğ’in “Vergi resim harç istisnası belgesinin iptali” başlıklı 18 inci maddesinde,
“…
2) Bu Tebliğ ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ilgili genelgeleri hükümlerine uyulmadığının, vergi resim harç istisnası belgesinin düzenlenmesi ve revizesi için ibraz edilen bilgi ve belgeler ile belge kapsamında yapılan işlemlerin gerçek dışı olduğunun ve ilgili belge üzerinde tahrifat yapıldığının tespiti halinde, ilgili belge Müsteşarlıkça iptal edilir ve ilgililer hakkında kanuni işlem yapılır.”
……
(4)İptal edilen belge kapsamında uygulanan istisnaların 19uncu madde hükmü çerçevesinde tahsili için iptal işlemi, ilgili Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası şubesi ile vergi dairesine bildirilir.”
“Müeyyide” başlıklı 19 uncu maddesinde,
“….
(2) Vergi resim harç istisnası belgesinin iptal edilmesi halinde, belge kapsamında uygulanan istisnalar, 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
….
(4) Bu Tebliğ ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ilgili genelgelerine uymayan, yanlış işlem yapan, belgelerin ilgiliye ait orijinal nüshasına gerekli meşruhatı kaydetmeden işlem yapan, yanıltıcı bilgi veren ve bu nedenlerden dolayı vergi kaybına veya verginin tahsilinde gecikmelere sebep olan kişiler, asıl borçludan alınamayan alacağın ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu çerçevede amme alacağı, gecikme süresi de dikkate alınarak 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
Başlangıçta ihalenin kapsamı ve mahiyeti ile ihale usulü belli olup, buna göre ihale sonucunda yapılacak işin “döviz kazandırıcı faaliyet” kapsamında olup olmadığının takdiri Ekonomi Bakanlığına aittir. Bakanlık yetkililerinin sadece kurumdan aldığı yazı içeriği ile yetinmemeleri, diğer hususları da araştırmaları gerektiği düşünülmektedir. Ancak, Bakanlığın her halükarda değerlendirme, iptal ve yeniden düzenleme ve ilgililer hakkında işlem yapma yetkisi mevcuttur.
Bu itibarla, kurum görevlisi veya görevlilerinin eksik ve yanıltıcı bildirimlerinin de esas alınması suretiyle yapılan değerlendirme sonucunda, Bakanlıkça söz konusu “Vergi resim harç istisnası belgesi”nin verilmiş olması ve bu belgeye istinaden de yersiz olarak damga vergisi istisnasının uygulanmış olması durumu karşısında, Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından düzenlenen 2008/6 seri Tebliğin, sorumluluğa ve müeyyide uygulanmasına ilişkin olarak bahsi geçen hükümleri göz önüne alındığında,
Öncelikle, konunun Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğüne yazılarak, konu hakkında inceleme ve değerlendirme yaptırılmak suretiyle, gerekli görülmesi halinde ilgili belgenin iptalinin ve ilgililer hakkında kanuni işlem yapılmasının sağlanması gerekmektedir. Çünkü, ancak iptal işleminin adı geçen Bakanlıkça ilgili vergi dairesine bildirimde bulunulması neticesinde, vergi alacağının 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre öncelikle asıl borçludan, bu mümkün olmazsa diğer sorumlulardan tahsili için ilgili vergi dairesince gerekli işlemler yapılabilecektir.
Diğer taraftan, Maliye Bakanlığınca düzenlenen 1 seri “Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ’in, “Vergi dairelerince yapılacak işlemler ve yaptırımlar” başlıklı 6. Bölümünün “İşlem yapan kuruluşlara uygulanacak yaptırımlar” başlıklı 6.3. Kısım hükümleri gereğince, ihaleyi yapan kurum da dahil olmak üzere, ilgili kurum ve kuruluşların bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediklerinin tespitinin sağlanması,
Ayrıca, döviz kazandırıcı faaliyetin gerçekleşmemesi veya belge şartlarına uyulmadığının tespiti halinde, ceza ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilmesi gereken damga vergisi ve harç tutarlarının öncelikle asıl borçludan (Yükleniciden) tahsilinin sağlanması, bunun mümkün olmaması halinde yanıltıcı bilgi veren ve bu nedenlerden dolayı vergi kaybına veya verginin tahsilinde gecikmelere sebep olan kişi ya da kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsilinin sağlanması,
Yine, Kanun ve Tebliğ kapsamına girmediği halde, damga vergisi ve harç istisnası tatbik edilen işlemleri yapan kuruluşlar, alınmayan damga vergisi ve harç tutarları ile bunlara ilişkin faizlerin ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulduğundan, bunlar hakkında da gerekli işlemin yapılmasının sağlanması, gerekmektedir.
Bu kadar karmaşık biçimde düzenlenmiş sorumluluk ve müeyyide müessesesinde, sorumluluk derecelerinin, teselsül aşamalarının tespiti, gecikme faizi ve usulsüzlük cezaları miktarlarının tespiti ve uygulanması, Sayıştay yargısı dışındaki hususlardır.
Ayrıca, uygulanacak işlem ve müeyyidelere karşı sorumlu veya mükellefin Vergi Usul Kanunu uyarınca iptal, uzlaşma ve cezalarda indirme talebi ile ilgili mahkemelerde dava açma hakkı bulunmaktadır. Sayıştay ilamıyla mükellef veya sorumlunun yararlanabileceği bu yollar kapandığı gibi potansiyel kamu geliri olan usulsüzlük cezası ile gecikme faizinden de vaz geçilmesi sonucu doğmaktadır.
Bu nedenle, bahsi geçen Tebliğ hükümleri gereğince gereken işlemlerin yapılmasının temini için konunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na yazılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Bu gerekçelerle, söz konusu istisna uygulamaları ile ilgili olarak Sayıştay yargılaması açısından ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi ve bahsi geçen Tebliğ hükümleri gereğince gereken işlemlerin yapılmasının temini için konunun Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü ile Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na yazılmasının uygun olacağı,