………… Müdürlüğünce ihale edilen, ………… yükleniminde bulunan ………. Yapım işinde Karayolları Teknik Şartnamesine aykırı yapılan beton imalatları bedellerinin ödenmesi sonucu ………. TL kamu zararına sebebiyet verildiği tespitine ilişkin olarak yapılan incelemede,
Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 25 inci maddesinde aynen,
“Yapı denetim görevlisi, yüklenici tarafından yapılmış olan işin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunu veya malzemenin şartnamesine uygun olmadığını gösteren delil ve işaretler gördüğü takdirde, gerek işin yapımı sırasında ve gerekse kesin kabule kadar olan sürede bu gibi eksiklerin, hataların ve kusurların incelenmesi ve tespiti için gerekli görülen yerlerin kazılmasını ve/veya yıkılıp yeniden yapılmasını yükleniciye tebliğ eder.
Bu incelemeler yüklenici veya vekili ile birlikte yapılır. Yüklenici veya vekili bu konuda yapılacak tebliğe uymazsa, incelemeler yapı denetim görevlisince tek taraflı olarak yapılıp durum bir tutanakla tespit edilir.
Bu gibi inceleme ve araştırmaların giderleri, işlerin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunun anlaşılması halinde yükleniciye ait olur. Aksi anlaşılırsa genel hükümlere göre işlem yapılır.
Sorumluluğu yükleniciye ait olduğu anlaşılan hatalı, kusurlu ve malzemesi şartnameye uymayan işlerin bedelleri, geçici hakedişlere girmiş olsa bile, yüklenicinin daha sonraki hakedişlerinden veya kesin hakedişinden veyahut teminatından kesilir.”
Denilmektedir.
Buna göre kullanılan malzemenin şartnameye uygun olmadığını gösteren delil ve işaretler varsa, yapı denetim görevlisi gerekli incelemeleri yapmak zorundadır. Ayrıca sorumluluğu yükleniciye ait olduğu anlaşılan, malzemesi şartnameye uymayan işlerin bedelleri, geçici hakedişlere girmiş olsa bile, yüklenicinin daha sonraki hakedişlerinden veya kesin hakedişinden veyahut teminatından kesilmelidir.
Denetçi tarafından, ……….. Müdürlüğü Araştırma ve Geliştirme Başmühendisliğince hazırlanan Beton Basınç Dayanımı Deney Raporlarının incelenmesi sonucu, ilgili işte kullanılan betonların bir kısmının Karayolları Teknik Şartnamesinde öngörülen şartname limitlerini sağlamadığı iddia edilmiştir.
Sorumlular savunmalarında aynen,
“Söz konusu imalatların beton kalitesini test etmek için Kontrol Mühendisimiz gözetiminde 6'şar adet olmak üzere boyutları 150 mm olan küp numuneleri alınmış ve 7. ve 28. günlerde KTŞ ve TSE standartlarına uygun olarak basınç dayanımı testine tabii tutulmuştur. Pl ayağı temel betonu ve Pl Sağ Taraf Elevasyon Betonu raporlarının sonuçlan EK-l'de sunulmuştur.
Bu tabloya göre C 25/30 betonu için fcm 30+1=31 MPa, fci=30-4=26 MPa'yı sağlamalıdır. TS 500 standardına göre betonun karakteristik basınç dayanımı hesaplanırken %10 risk temel alınmıştır. Yani test edilen küp örneklerden elde edilecek basınç dayanımlarının, belli bir değerden düşük olma olasılığı %10 kabul edilmiştir. Bununla ilgili olarak İstanbul Teknik Üniversitesinin ………. Tarih ve ……..No'lu Hazır Betondan Numune Alma İle İlgili Raporu Ek-2'de sunulmuştur. Rapordan anlaşılacağı üzere her 2 kriterin aynı anda uygulanması sonucu karakteristik dayanımın %100 oranında sağlanması beklenmekte, ancak standartlara göre bu oran %95'te kalmaktadır.
Ayrıca Ek-3'te sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından hazırlanan TS EN 206-1 ile TS 500 ve TSİ 1222 Standartlarının Beton Açısından Değerlendirilmesi ile ilgili çalışmasının sonuç kısmından anlaşılacağı üzere standartlarda bir tutarsızlık söz konusudur. Bu tutarsızlık doğru karar vermeyi engellemekte ve tereddüde mahal bırakmaktadır. Ancak genel olarak yapılan değerlendirmede TS EN 206-1'e göre basınç dayanımı için uygunluk kriterleri uygulanmaktadır.
……..
Tüm bu değerlendirmeler neticesinde C 25/30 betonu için fck=30 MPa'nın %10 daha düşük çıkabileceği de düşünüldüğünde 27 MPa ve üzerindeki tüm numunelerin kabul edilebileceği ve yukarıda yapılan hesaplamalar sonucu 3 farklı standarda göre üretimin kabul edilebileceği anlaşılmaktadır.
…………”
Demişlerdir.
Bu ifadelerden, söz konusu imalatların beton kalitesini test etmek için Karayolları Teknik Şartnamesinin yanısıra ve TSE standartlarına uygun olarak basınç dayanımı testine tabii tutuldukları, her ikisinin sonucuna göre bir değerlendirme yapıldığı, sonuçları değerlendirme konusunda da farklı uygulamaların olduğu, uygulanan TSE standartları arasında da tutarsızlıklar olduğu, bu tutarsızlıkların doğru karar vermeyi engellediği ve tereddüde mahal bıraktığı anlaşılmaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71inci maddesinde kamu zararı, “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.”
Şeklinde tanımlanmıştır.
Sorumluluğu yükleniciye ait olduğu anlaşılan hatalı, kusurlu ve malzemesi şartnameye uymayan işlerin bedelleri, ancak yapı denetim görevlisinin tespiti sonucunda düzenlenen rapora istinaden hakedişten kesilebilecektir. Aksi halde, bu tespit yapılmaksızın, kurallara uygun olarak yapıldığı kabul edilen işlerin bedelini hakedişle ödemekle yükümlü kişileri, özellikle harcama yetkilisini kasıt, kusur veya ihmalleri” olmadığı için, bu konuda sorumlu tutmak mümkün değildir.
Diğer taraftan mevzuatın uygulanmasında da tereddüt hasıl olduğu, mevzuatın yoruma müsait olduğu hususu da göz önüne alındığında, bu kamu görevlilerini sorumlu tutmak mümkün değildir.
Bu itibarla kamu zararı oluşmayan ……….-TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına oybirliği ile karar verildi.