İŞÇİ İLAVE TEDİYE SGK PRİM KESİNTİSİ
…………. Bakanlığı …………. Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesinde çalışan işçilere ödenen ilave tediyelerden 5510 sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre kesilmesi gereken primlerin kesilmediği görülmüştür.
Devlete ait kurumlarda ve sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirketlerde çalışan işçilere ödenen ilave tediyeye ilişkin esaslar 14.07.1956 tarih ve 6772 sayılı “Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2’nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun”da düzenlenmiştir.
6772 sayılı Kanunun, yapılacak ilave tediye ödeme tutar ve sayısını düzenleyen 2 ve 3’üncü maddelerinde,
“Madde 2– Birinci maddede sözü geçen işçilerden maden işletmelerinin munhasıran yeraltı işlerinde çalışanlarına bu işlerde çalıştıkları müddetle mütenasip olarak her yıl için ayrıca birer aylık istihkakları tutarında bir ilave tediye daha yapılır.
Madde 3 – Birinci ve ikinci maddelerde yazılı olan işçilere mezkür maddeler gereğince yapılan tediyelerden ayrı olarak her yıl için bir aylık istihkakları tutarını geçmemek üzere İcra Vekilleri Heyeti karariyle aynı nispette bir ilave tediye daha yapılabilir.”,
İlave tediye ve ikramiyelerden yapılacak kesintiyi düzenleyen 4’üncü maddesinde ise, “Bu tediyelerden çeşitli işçi sigortalarının icabettirdiği primler kesilmez ve bu paralar borç için haczedilemez.” denilmektedir.
Ancak Sosyal Güvenlik Mevzuatının temelini oluşturan, 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4’üncü maddesine göre, bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacakları hüküm altına alınmıştır.
5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80’inci maddesinde,
“4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
a) Prime esas kazançların hesabında,
1) Hak edilen ücretlerin,
2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,
3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin,
brüt toplamı esas alınır.
b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.
c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.
…”,
105’inci maddesinde ise, “21.04.2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesi, 26.10.1990 tarihli ve 3671 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 10.07.1987 tarihli ve 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 5. maddesinin onbirinci fıkrası hariç olmak üzere, diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.” hükümleri yer almaktadır.
28.10.2008 tarih ve 27011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 5510 Sayılı Kanun’un 4. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) ve (b) Bentleri Kapsamındaki Sigortalılar ile Sadece Genel Sağlık Sigortasına Tabi Sigortalıların Prime Esas Tutulacak Kazançlarına Dair Tebliğ”de,
“2.1.6- Kanunda istisna olarak sayılmayan diğer ödemeler:
…Kanundaki bu hükme istinaden, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanun’un 2. Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun’a istinaden ödenmekte olan ikramiyeler ile ilave tediyeler prime tabi tutulacağı gibi, 4857 sayılı Kanun’un 61. maddesindeki istisnai hüküm üzerinde durulmaksızın hak kazanıldığı halde kullanılmayan yıllık izin süresi için ödenecek ücretlerden de kısa vadeli sigorta kolları primi kesilecektir.”
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 49. maddesinde de, “İşsizlik sigortasının gerektirdiği ödemeleri, hizmet ve yönetim giderlerini karşılamak üzere, bu Kanun’un 46. maddesi kapsamına giren tüm sigortalılar, işverenler ve Devlet, işsizlik sigortası primi öder. İşsizlik sigortası primi, sigortalının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80 ve 82. maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt kazançlarından % 1 sigortalı, % 2 işveren ve %1 Devlet payı olarak alınır. İsteğe bağlı sigortalılardan işsizlik sigortası primini ödeyenlerden ise % 1 sigortalı ve % 2 işveren payı alınır…” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, 5510 sayılı Kanunun 80/c maddesi yürürlüğe girinceye kadar sigorta primi ile ilgili olarak sadece 6772 sayılı Kanun yürürlüktedir. 6772 sayılı Kanunda da, “Bu tediyelerden çeşitli işçi sigortalarının icabettirdiği primler kesilmez ve bu paralar borç için haczedilemez.” hükmü yer aldığından, 01.10.2008 tarihine kadarki ilave tediye ve ikramiye ödemelerinden 6772 sayılı Kanunun 4’üncü maddesine göre SGK primi kesilmesi mümkün değildir.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80’inci maddesinde, ilave tediye ve ikramiyeyi de kapsayan her türlü ödemeden sigorta prim kesintisinin yapılması gerektiği, “Uygulanmayacak hükümler” başlıklı 105’inci maddesinde de, 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi, 26/10/1990 tarihli ve 3671 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 10/7/1987 tarihli ve 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinin onbirinci fıkrası hariç olmak üzere, diğer kanunların 5510 sayılı Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
Dolayısıyla söz konusu ödemelerden 01.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre kesilmesi gereken prim kesintilerinin yapılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi” başlıklı 59’uncu maddesinin yedinci fıkrasında ise, Kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatı gereğince işyerlerinde yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler sırasında, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının eksik bildirilmesi sonucunu doğuran tespitlerini Kuruma bildirmek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.
Sorumlular savunmalarında, 6452 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun arasında çelişki olduğunu düşündüklerini belirtmekte iseler de, 5510 sayılı Kanun daha sonra düzenlendiğinden genel hukuk ilkeleri gereğince 6452 sayılı Kanunun ilave tediyelerden prim kesilmemesine ilişkin hükmünün hukuki dayanağı kalmamıştır. Bununla birlikte, Yrg. 9. HD.’nin, E: 2011/48313, K: 2011/43574 sayılı kararında da, 01.10.2008 tarihinden itibaren yapılan ilave tediye ve ikramiye ödemelerinden sigorta primi kesintisinin yapılması gerektiği karara bağlanmıştır.
Ayrıca sorumlular savunmalarında 2012 yılına ait ilave tediye ödemelerinden prim kesintilerinin yapılmaması nedeniyle oluşan kurum zararını tahsil ettiklerini ve tahsilâta ilişkin belgelerin savunma ekinde sunulduğunu ifade etmiş iseler de, savunma ekinde tahsilâta ilişkin bir belge bulunmamaktadır.
Açıklanan gerekçelerle, …………. Bakanlığı …………. Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesinde çalışan işçilere ödenen ilave tediyelerden 5510 sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre kesilmesi gereken primlerin kesilmemesi sonucu …………. TL kamu zararına neden olunduğu ileri sürülmekte ise de, sosyal güvenlik mevzuatı hükümlerine göre SGK adına yapılması gerektiği halde yapılmayan tahsilatlar nedeniyle 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 71’inci maddesine göre kamu zararından söz etmek mümkün bulunmayıp sigorta prim kesintilerinin yapılmaması SGK kurum zararına neden oluşturmaktadır. Bu itibarla, Sayıştay yargılaması açısından kamu zararı niteliğinde bulunmayan …………. TL ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına,
………….,
oybirliğiyle,
Karar verildi.