Konu: Fazla Mesai
………. bünyesinde görev yapan …………….ne ilişkin fazla mesai ücreti ödemelerinde ilgili mevzuat hükümlerine aykırı uygulamalar sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,
666 sayılı KHK'nın 2 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 12 nci maddesinde,
"Ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç olmak üzere kadrolarına bağlı olarak mali haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler (ikramiyelerin bir aya isabet eden tutarı dahil) toplamı net tutarının, ek 10 uncu maddeye göre söz konusu kadro unvanları için öngörülen ücret ve tazminat toplamı net tutarından fazla olması halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte anılan kadro unvanlarında bulunanlar hakkında (yardımcı veya stajyerlikten uzman, müfettiş, denetçi, kontrolör, stenograf ve aktüer unvanlı kadrolara atananlar ile bu mesleklere mensup olup idari görevlerde bulunanlardan anılan kadrolara yeniden atananlar dahil), bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin geçici 10 uncu ve geçici 15 inci madde hükümleri dikkate alınmak suretiyle uygulanmasına devam olunur. Uygulanmasına devam olunan mevzuat hükümlerine göre mali haklar kapsamında fiilen yapılması öngörülen her türlü ödemeler toplamı net tutarının, herhangi bir nedenle ek 10 uncu maddeye göre ödenmesi öngörülen ücret ve tazminat toplamı net tutarına eşit duruma geldiği veya daha düşük kaldığı tarihten itibaren bunların mali hakları ek 10 uncu maddeye göre belirlenir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan unvanlı kadrolara atananların mali hakları ek 10 uncu maddeye göre ödenir."
hükmü yer almaktadır.
375 sayılı KHK'ya ekli II ve III sayılı cetvelde sayılan unvanlarda bulunanlar için 15.01.2012 tarihinden önce geçerli olan eski maaş sistemi ve bu tarihten sonra geçerli olan ve ücret ve tazminat unsurlarından oluşan yeni maaş sistemi olmak üzere ikili bir maaş sistemi ortaya çıkmıştır.
Yeni maaş sistemi, 375 sayılı KHK'nın ek 10 uncu maddesinde belirtildiği üzere ücret ve tazminat olmak üzere iki unsurdan oluşmaktadır. Ücret ve tazminat göstergeleri bulunulan kadrolara ve derecelere göre değişiklik göstermektedir.
15.01.2012 tarihinden önce 375 sayılı KHK'ya ekli II ve III sayılı cetvellerde sayılan unvanlarda bulunanlar açısından 375 sayılı KHK’nın Geçici 1 nci maddesi gereğince, kişilerin değişiklik nedeniyle hak kaybına uğramaması için 15.01.2012 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre alması gereken maaş ile 666 sayılı KHK’ya göre hesaplanan maaş karşılaştırılarak yüksek olan tutar üzerinden ödeme yapılması gerekmektedir.
15.01.2012 tarihinden sonra ekli II ve III sayılı cetvellerde sayılan unvanlı kadrolara atananların mali haklarının (maaşlarının) ise yeni sistemden hesaplanması gerekmektedir.
Yapılan karşılaştırmalar sonucunda Ocak 2012 tarihi itibariyle 2 nci ve 3 üncü dereceden maaş alan Vergi Müfettişlerinin mali haklarının yeni sisteme, diğerlerinin ise eski sisteme tabi olması gerektiği ortaya çıkmıştır.
Buna göre ilgililere, uygulanmasına devam olunan mevzuat hükümlerine göre mali haklar kapsamında fiilen yapılması öngörülen her türlü ödemeler toplamı net tutarının, herhangi bir nedenle ek 10 uncu maddeye göre ödenmesi öngörülen ücret ve tazminat toplamı net tutarına eşit duruma geldiği veya daha düşük kaldığı tarihten itibaren ki bu durum ilgililerin bulundukları derecelere göre tesbit edilmiştir, yeni sisteme göre mali haklarının ödenmesi gerekmektedir.
213 Sayılı VUK'un Ek 13 üncü maddesinin (b),(c), ve (d) bentleri uyarınca ödenen fazla çalışma ücretleri ise, 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek 12 nci maddede,
"...
2) 31.12.2011 tarihinden geçerli olmak üzere,
...
c) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun Ek 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile aynı fıkrada yer alan "Maliye Bakanı" ve "Yetkilidir" ibareleri,
...
yürürlükten kaldırılmıştır"
denilmek suretiyle, 31.12.2011 tarihinden geçerli olmak üzere kaldırılmıştır.
Ancak yine 666 sayılı KHK'nın Geçici 15 inci maddesinde yer alan "Ek 12 nci maddenin ikinci fıkrasıyla 31/12/2011 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılan, ... 213 sayılı Kanunun ek 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri, ... ve 6085 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan hükümlerin uygulanmasına 31/12/2012 tarihine kadar devam olunur... Ek 10 uncu madde kapsamında ödeme yapılanlara bu ödemeler yapılmaz" hükmü ile bu maddenin uygulanması 31.12.2012 tarihine kadar ötelenmiş ve nihai olarak 31.12.2012 tarihinden itibaren VUK'un Ek 13 üncü maddesinin (b),(c), ve (d) bentleri uyarınca ödenen fazla mesai ücretleri kaldırılmıştır.
İlgili kanun hükmünün son cümlesinden anlaşılacağı üzere, Ek 10 uncu madde hükümlerine (yeni maaş sistemine) göre maaş alan personele fazla mesai ücreti ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.
Ancak yapılan incelemelerde, 4 üncü derecede bulunan vergi müfettişlerinden 3 üncü dereceye atanan ve Ek 10 uncu madde hükümlerine (yeni maaş sistemine) tabi olan personele yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı biçimde fazla çalışma ücreti ödenmeye devam edildiği görülmüştür.
Sorumlularca yapılan savunmalarda özetle,
“…….. bünyesinde görev yapan ………'a ilişkin fazla mesai ücreti ödemelerinde ilgili mevzuat hükümlerine aykırı uygulamalar sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği ifade edilmektedir. ………….'ın 18/04/2012 tarihi itibariyle 3üncü derecenin linçi kademesine yükseltilmesi nedeniyle, 2012 yılı Nisan ayında ödenen fazla mesaisinden 19/04/2012- 30/04/2012 tarihleri arasında ödenmemesi gereken 26 saatlik fazla mesai ücreti olan 187,75 TL ile Mayıs 2012, Haziran 2012 ve Temmuz 2012 ayında ödenen ……….. fazla mesai ücreti tahsil edilmiştir.
………….. bünyesinde görev yapan ……………….'a ilişkin fazla mesai ücreti ödemelerinde ilgili mevzuat hükümlerine aykırı uygulamalar sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği ifade edilmektedir. 2012 yılı 12 nci aya ait fazla mesai ücretinin fazla mesaiden yararlanma hakkı bulunan …………. adına tahakkuk ettirilmesi gerekirken sehven ……….. adına tahakkuk ettirildiği anlaşılmış, yanlış tahakkuk ettirilen mesai tutarı gerçek hak ediş sahibi olan …………..’ın banka hesabına yatırılmıştır. Dolayısıyla fazla mesaiden yararlanma hakkı bulunmayan ………'a ödeme yapılmadığı tesbit edilmiş olup, buna ilişkin banka dekontları ektedir.
………….. bünyesinde görev yapan ………….'a ilişkin fazla mesai ücreti ödemelerinde ilgili mevzuat hükümlerine aykırı uygulamalar sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği ifade edilmektedir. …………'un 2012 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayı fazla mesai ücretleri hesaplanarak tahsil edilmiştir.
…………… bünyesinde görev yapan ………’ya ilişkin fazla mesai ücreti ödemelerinde ilgili mevzuat hükümlerine aykırı uygulamalar sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği ifade edilmektedir.
……………..'ya 2012 takvim yılında ödenen fazla mesai, 666 sayılı KHK'nın Geçici 15 inci maddesine göre Ek 10 uncu madde kapsamında ödeme yapılanlara VUK'un Ek 13 üncü maddesi uyarınca ödenen fazla mesai ücretleri ödenmez denildiği için sorgu konusu yapılmıştır.
…………. olarak tarafıma yapılan maaş ödemelerinde, eski ve yeni maaş tutarlarının karşılaştırılması esnasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç olmak üzere kadrolarıma bağlı tüm mali haklar ile 375 Sayılı KHK hükümlerine göre mali haklar kapsamında fiilen yapılması öngörülen her türlü ödemeler toplamı net tutarı ve 45 puanlık Grup Başkanlığı kadrosuna bağlı ilave ek ödeme dahil edilmiş ve yapılan karşılaştırma sonucunda eski maaş tutarlarının yüksek olması nedeniyle de eski maaş sistemi üzerinden ödeme yapılmasının mevzuata uygun olduğu düşünüldüğünden, 666 sayılı KHK'nin Geçici 15 inci maddesine göre Ek 10 uncu madde kapsamında ödeme yapılmadığı için VUK'un Ek 13 üncü maddesi uyarınca ödenen fazla mesai ücretlerinin ödenmesinin de mevzuata uygun olduğu düşünülmektedir.”
Denilmektedir.
Bu itibarla:
A)
-……………..'ın 18/04/2012 tarihi itibariyle 3 üncü derecenin linçi kademesine yükseltilmesi nedeniyle, 2012 yılı Nisan ayında ödenen fazla mesaisinden 19/04/2012- 30/04/2012 tarihleri arasında ödenmemesi gereken 26 saatlik fazla mesai ücreti olan ………. TL ile Mayıs 2012, Haziran 2012 ve Temmuz 2012 ayında ödenen ……………… fazla mesai ücreti tahsil edildiğinden ilişilecek husus kalmadığına, ayrıca ……………..’a 18 Nisana kadar yapılan …………..-TL fazla çalışma ücreti için ilişilecek husus bulunmadığına oy birliği ile,
-2012 yılı 12 nci aya ait fazla mesai ücretinin ………. adına tahakkuk ettirilmesi gerekirken sorumlularca, sehven …………. adına tahakkuk ettirildiği anlaşılmış, yanlış tahakkuk ettirilen mesai tutarı gerçek hak ediş sahibi olan …………….'ın banka hesabına yatırılmıştır. Bu itibarla ………….TL ile ilgili ilişilecek husus kalmadığına oybirliği ile,
B) ………'a ilişkin fazla mesai ücreti ödemelerinde ise mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Burada Denetçi tarafından iddia edilen husus, 666 sayılı KHK’nın Ek 10 uncu maddesi hükümlerine göre yeni maaş sistemine geçildikten sonra bir daha yüksek olsa dahi eski maaş sistemine dönülemeyeceği dolayısıyla fazla mesai ücretinin de ödenemeyeceğidir.
Bu konuda kanun hükümlerinin açık bir ifade içermediği görülmekte ancak kanunun amacının kişilerin mali haklarında her hangi bir kayba yol açacak bir tasarruf öngörmediği de anlaşılmaktadır.
Nitekim yasa hükmünün açık olmadığı durumlarda anlam, yorum ile tespit edilmektedir. Yasanın uygulanmasında hem söz (lafzın) hem de özünün (ruhunun) göz önünde tutulması ilkesi esastır. Yasanın özünden anlaşılması gereken ise onun amacıdır. Hem idari hem de adli yargılamalarda bu husus göz önünde bulundurulmakta, sözün amaca aykırı düştüğü durumlarda amaca üstünlük tanınmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, E. 2004/4-40, K. 2004/113, E.2003/6-731, K.2003/742 ve E. 1989/10-391, K.1990/83 sayılı kararların da Türk hukukunun lafzi ve amaca bağlı yorum şeklini benimsediği kabul edilmiştir.
T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2004/4-40, K. 2004/113, T. 25.2.2004 kararında:
“TMK 1.maddesine göre Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır. Kanunun yorumunda, kanun metninin anlam ve ruhu-özü önemlidir. Bu ruh, kanun kuralının izlediği gayeden çıkarılır. Buna gai ( amaçsal ) yorum ve kanun kuralının amacına göre yorum denir. Bir kanun hükmünün kanuna konuluş amacına aykırı bir sonuç doğuracak şekilde yorumlanması hukuk ilkelerine ve kanunun hem sözü ile hem de özü ile uygulanmasını öngören TMK.nın 1.maddesine uygun düşmez.”
Denilmiştir.
666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin genel gerekçesinde,
"Yapılan düzenlemeler ile kamu görevlilerinin mali hakları açısından mevcut adaletsizliklerin giderilmesi amaçlanmakta, mevcut çalışanların mali haklarında herhangi bir azalma ve mevcut statülerinde herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir.'''
Geçici 12 inci madde gerekçesinde ise " 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenmesi öngörülen ek 10 uncu madde kapsamına girenlerin mevcut mali hakları korunmaktadır." denilmektedir.
Dolayısıyla hem Kanun'un genel gerekçesinde hem de madde gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, adaletsizliklerin giderilmesi amacıyla getirilen ve mevcut çalışanların mali haklarında herhangi bir azalma öngörmeyen söz konusu hükmün yeni bir adaletsizliğe ve mevcut haklarda mali hak kaybına neden olması beklenemez.
Yapılan karşılaştırmalar sonucunda Ocak 2012 tarihi itibariyle 2 nci ve 3 üncü dereceden maaş alan Vergi Müfettişlerinin mali haklarının yeni sisteme, diğerlerinin ise eski sisteme tabi olması gerektiği, uygulamanın da buna göre yapıldığı görülmüştür.
Denetçinin iddiasının kabulü durumunda, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 1inci derecede bulunan Vergi Müfettişleri eski sisteme tabi olacak, 2 ve 3 üncü derecede bulunanlar yeni sisteme tabi olacak, diğer derecelerde bulunanlar ise 4 üncü dereceye kadar eski sisteme tabi olacak eğer 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68.B hükmüne göre 1 inci dereceye atamaları yapılırsa maaşları eski sistemden hesaplanmaya devam edilecek aksi takdirde yeni sisteme tabi olacaklar, 1 inci dereceye geldiklerinde ise eski sisteme göre mali hakları daha yüksek olmasına rağmen yeni sisteme göre mali hakları hesaplanmaya devam edecek ve yukarıda belirtilen şekillerde 1 inci dereceye gelen Vergi Müfettişlerine göre hak kaybına uğrayacaklardır.
Bu durumda yeni maaş sistemine tabi olan bir kişinin yüksek olan eski maaş sistemine tekrar dönememesi ve daha az maaş ödenerek mali hak kaybına uğraması hem Kanunun lafzına ve ruhuna hem de hakkaniyete aykırıdır.
Bu nedenle 2. ve 3. dereceli kadrolarda bulunup yeni sistemden maaş alan Vergi Müfettişlerinin 1. dereceli kadroya atanmaları halinde karşılaştırma yapılarak yüksek olan maaşın ödenmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalara göre 2 inci derecede bulunun ve 666 sayılı KHK/Ek 10 uncu maddeye göre maaş alan ……………….’un 1 inci dereceye ataması yapıldıktan sonra tekrar 15.01.2012 tarihinden önce geçerli olan mevzuat hükümlerine göre maaş ödenmesi ve buna bağlı olarak fazla mesai ücreti ödenmesi sonucu yersiz ödendiği iddia edilen ………………-TL için ilişilecek husus bulunmadığına,
(Üye ……’ün,
375 sayılı KHK’nın Geçici 1 inci maddesi gereğince, kişilerin değişiklik nedeniyle hak kaybına uğramaması için 15.01.2012 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre alması gereken maaş ile 666 sayılı KHK’ya göre hesaplanan maaş karşılaştırılarak yüksek olan tutar üzerinden ödeme yapılması gerekmektedir. Bu karşılaştırma her yılın başında 1 Ocak tarihi itibariyle yapılmakta ve 375 sayılı KHK’nın ek 10 uncu maddesine göre hesaplanan tutarın yüksek olduğu tarihten itibaren kişinin maaşı yeni sisteme göre hesaplanmaktadır. Bu tarihten sonra tekrar kıyaslama yapılmaksızın 666 sayılı KHK’nın öngördüğü şekilde ödenmesi gerekmektedir.
Uygulayıcılara yardımcı olmak amacıyla, …….tarafından Geçici 12 nci maddenin öngördüğü kıyaslama işlemi yapılmış ve 1, 4, 5, 6, 7 nci derecelerden maaş alan Vergi Başmüfettişi, Vergi Müfettişi ve Vergi Müfettiş Yardımcılarının 15.01.2012 tarihinden önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine, 2 ve 3 üncü derecelerden maaş alan Vergi Müfettişlerinin ise Ek 10 uncu madde hükümlerine tabi olacağı belirtilmiştir.
666 sayılı KHK ile kamu personeli maaş sisteminde basit, anlaşılabilir ve mümkün olduğu kadar tek tip bir maaş sistemi getirilmeye çalışılmıştır. Söz konusu amaca uygun olarak ek 10 uncu madde ile madde kapsamına dahil personel için ücret ve tazminat tutarından oluşan bir sistem öngörülmüştür.
Her ne kadar söz konusu kanun maddesinde, eski sisteme tekrar dönülemeyeceğine ilişkin çok açık bir ifade bulunmasa da söz konusu Geçici Madde 12 de geçen, “Uygulanmasına devam olunan mevzuat hükümlerine göre mali haklar kapsamında fiilen yapılması öngörülen her türlü ödemeler toplamı net tutarının, herhangi bir nedenle ek 10 uncu maddeye göre ödenmesi öngörülen ücret ve tazminat toplamı net tutarına eşit duruma geldiği veya daha düşük kaldığı tarihten itibaren bunların mali hakları ek 10 uncu maddeye göre belirlenir.” hükmü, bu tarihten itibaren söz konusu personel için tekrar karşılaştırma işlemi yapılmayacağını ve eski sisteme dönülmeyeceğini ifade bakımından yeterlidir. Madde metninde geçen “tarihten itibaren bunların mali hakları ek 10 uncu maddeye göre belirlenir” hükmü gayet açıktır ve burada KHK emredici bir ifade ile “belirlenir” demiştir.
Kanun metnindeki bu hükmün, maddenin tamamı ve diğer maddelerle birlikte ele alınması durumunda, tekrar eski sisteme dönülmemesi konusunda hiçbir tereddüt olmadığı görülecektir. Savunmada iddia edildiği gibi tekrar eskiye dönülmesi KHK’nın amacına aykırı olarak bir uygulama kargaşası ortaya çıkaracaktır. Ayrıca personelin gelecekte kazanabileceği hakların korunması da Geçici 12 nci madde hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. Savunmada da yer verildiği üzere Geçici 12 nci maddenin gerekçesi “mevcut mali hakların” korunmasıdır. Kişinin henüz kazanmadığı bir mali hakkın kaybı söz konusu olamayacağı için burada kişiye adaletsizlik yapılmış olmayacağı da açıktır.
Bu itibarla, 2 inci derecede bulunun ve 666 sayılı KHK/Ek 10 uncu maddeye göre maaş alan ilgilinin 1 inci dereceye ataması yapıldıktan sonra tekrar 15.01.2012 tarihinden önce geçerli olan mevzuat hükümlerine göre maaş ödenmesi ve buna bağlı olarak fazla mesai ücreti ödenmesi suretiyle sebep olunan ve ayrıntısı yer alan ……………….. yersiz ödemenin, sorumlularca ilgilisinden tahsil edildiği belirtildiğinden, yapılan tahsilat nedeniyle ilişilecek husus kalmadığına karar verilmesi gerekir, şeklindeki ayrışık görüşlerine karşılık)
Oy çokluğu ile,
C) …..’ya 2012 takvim yılında ödenen fazla mesai ücretinde ise mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Yapılan incelemelerde, 2 nci ve 3 üncü dereceden maaş alan ve “Grup Başkanı” olarak görev yapan personelin mali hak kıyaslaması yapılırken, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Ek 13 üncü maddesine göre Grup Başkanları için öngörülen ek ödemenin de kıyaslamaya dahil edildiği ve bunun sonucu olarak söz konusu Grup Başkanlarına eski sisteme göre mali haklarının ve fazla mesai ücretinin ödendiği görülmüştür.
666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin genel gerekçesinde,
"Yapılan düzenlemeler ile kamu görevlilerinin mali hakları açısından mevcut adaletsizliklerin giderilmesi amaçlanmakta, mevcut çalışanların mali haklarında herhangi bir azalma ve mevcut statülerinde herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir.'''
Geçici 12 inci madde gerekçesinde ise "375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenmesi öngörülen ek 10 uncu madde kapsamına girenlerin mevcut mali hakları korunmaktadır." denilmektedir.
Dolayısıyla hem Kanunun genel gerekçesinde hem de madde gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, adaletsizliklerin giderilmesi amacıyla getirilen ve mevcut çalışanların mali haklarında herhangi bir azalma öngörmeyen söz konusu hükmün yeni bir adaletsizliğe ve mevcut haklarda mali hak kaybına neden olması beklenemez. Kanun ve tebliğ düzenlemeleri dikkate alındığında maaş karşılaştırmasının amacının kişileri mağdur etmek değil, daha yüksek maaş tutarının hesaplandığı sistemden ödeme yapmak olduğu ortaya çıkmaktadır.
646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı kurulmuştur. Söz konusu KHK'nın 20 nci maddesinde göre, "Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, doğrudan Bakana bağlı olarak Başkan, Başkan Yardımcıları, Grup Başkanları ve Vergi Müfettişleri (Vergi Başmüfettişi, Vergi Müfettişi ve Vergi Müfettiş Yardımcısı) 'nden oluşur."
Görüldüğü üzere 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “Vergi Müfettişliği” dışında “Grup Başkanlığı” unvanı getirilmiş ve bu göreve atanmanın belli şartları oluşturulmuş, farklı sorumluluklar yüklenmiş, bunun sonucu olarak Vergi Müfettişliği”nden farklı bir “Ek Ödeme” getirilmiştir.
Kişilerin yasal değişiklik nedeniyle hak kaybına uğramaması için 15.01.2012 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre alması gereken maaş ile 666 sayılı KHK’ya göre hesaplanan maaş karşılaştırılarak yüksek olan tutar üzerinden ödeme yapılması gerekmekte ve bu bağlamda “Vergi Müfettişliği” görevinde bulunanlara getirilen ek ödemenin mali hakların hesaplanmasında dikkate alınması gerektiği gibi, belli idari sorumlulukları da taşıyan “Grup Başkanlığı” görevinde bulunanlara getirilen ilave ek ödemenin de bu karşılaştırmada dikkate alınması 666 sayılı KHK ile getirilen düzenlemenin amacına uygun olacaktır.
Bu gerekçelerle, 2 nci ve 3 üncü dereceden maaş alan ve “Grup Başkanı” olarak görev yapan personelin, 666 sayılı KHK'nın 2 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 12 nci maddesi hükmü uyarınca, mali hak kıyaslaması yapılırken 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Ek 13 üncü maddesine göre Grup Başkanları için öngörülen ek ödemenin de hesaba dahil edilmesi ve bunun sonucu olarak söz konusu Grup Başkanlarına eski sisteme göre mali haklarının ve fazla mesai ücretinin ödenmesinin mevzuata aykırı olmadığına ve buna bağlı olarak da mevzuata uygun olduğu anlaşılan ………….-TL için ilişilecek husus bulunmadığına,
(Üye ……….’in,
646 sayılı KHK’nın birinci maddesi ile 178 sayılı KHK ya eklenen Ek 29 uncu maddenin üçüncü fıkrasında :
“Grup Başkanları, görevlendirme tarihi itibarıyla Vergi Müfettişi kadrosunda bulunan, kamudaki hizmet süresi toplamı on yılı aşan ve bu sürenin en az sekiz yılında Vergi Müfettişi olarak görev yapmış olanlar arasından görevlendirilir.” denilmiştir.
Görüleceği üzere 178 sayılı KHK Ek Madde 29’da “Grup Başkanlığı”nın görevlendirme olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla bu unvanın bir görev unvanı olduğu açıktır.
Ayrıca 11/07/2011 tarih ve 27990 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 646 sayılı KHK’nın eki 1 sayılı liste ile VDK için ihdas edilen kadrolarda da grup başkanlığı kadrosu bulunmamaktadır.
666 sayılı KHK'nın 2 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 12 nci maddede aynen,
“… fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç olmak üzere kadrolarına bağlı olarak mali haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler (ikramiyelerin bir aya isabet eden tutarı dahil) toplamı net tutarının, ek 10 uncu maddeye göre söz konusu kadro unvanları için öngörülen ücret ve tazminat toplamı net tutarından fazla olması halinde, …” denilmek suretiyle bu kıyaslamanın sadece kadroya bağlı mali haklar üzerinden yapılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Yapılan karşılaştırmalar sonucunda ise Ocak 2012 tarihi itibariyle 2 nci ve 3 üncü dereceden maaş alan Vergi Müfettişlerinin mali haklarının yeni sisteme, diğerlerinin ise eski sisteme tabi olması gerektiği ortaya çıkmıştır.
Grup Başkanlığı bir görev unvanı olup kadro unvanı değildir. Dolayısıyla Grup Başkanlığı görevi için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13’üncü maddesinde yapılan değişiklik uyarınca Grup Başkanlarına yapılan ek ödemenin mali hak kıyaslamasına dahil edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan bu kişilerin maaşlarının yeni sisteme göre ödenip ilave olarak 213/Ek 13 üncü maddesinde Grup Başkanları için öngörülmüş ek ödemeden yararlandırılmaları da mümkün değildir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunun Ek 13 üncü maddesi bu kişiler açısından artık mülgadır. Dolayısı ile 2. dereceden maaş ödenen ilgilinin grup başkanları için öngörülen ek ödemeden ve fazla mesai ücretinden yararlandırılması mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 2 inci derecede bulunan ilgiliye, 666 sayılı KHK’nın öngördüğü sistemde mali hak ödemesi yapılması gerekirken yürürlükte olan eski sisteme göre mali haklarının ödenmesi nedeniyle, fazla mesai ücreti olarak hesabı ve ayrıntısı yer alan ……….. TL kamu zararının sorumlulara ortaklaşa ve zincirleme ödettirilmesi gerekir şeklindeki ayrışık görüşlerine karşılık),
oyçokluğu ile karar verildi.