Damga Vergisi
A) İş artış bedeli üzerinden kesilmesi gereken Damga Vergisinin kesilmemesi sonucunda .......... TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
488 Sayılı Damga Vergisi Kanununun “Konu” başlıklı 1’inci maddesinde,
“Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga Vergisine tabidir.
Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder” denmektedir.
Aynı kanunun “Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinde de,
“Damga vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir.
Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder” ifadesi yer almaktadır.
Resmi daireler ise kanunun 8’inci maddesinde “Bu Kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir.
Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı kanununun “Nispet” başlıklı 14’üncü maddesi,
“……………
Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir. Bunların devri halinde aslından alınan verginin dörtte biri alınır” şeklinde düzenlenmiş olup, “Resmi Dairelerin Mecburiyeti” başlıklı 26’ncı maddesinde de,
“Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kağıtların Damga Vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar” ifadesine yer verilmiştir.
Damga Vergisi Kanununa ekli “Damga Vergisine Tabi Kağıtlar” başlıklı (1)sayılı tablonun “I. Akitlerle İlgili Kağıtlar” kısmının (1) Mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknameler bölümünün (a) bendinde “Belli parayı ihtiva edenler (Binde 9,48)” oranında damga vergisine tabi tutulmuştur.
Bu itibarla .......... Ltd. Şti. yüklenimindeki .......... TL sözleşme bedelli “.......... işinde, iş artış bedeli üzerinden kesilmesi gereken Damga vergisinin kesilmemesi neticesinde oluşan .......... TL kamu zararının tamamı, .......tarih ve ........ banka dekontları ile sorumlular .......... ile .......... ’den tahsil edildiğinden ilişilecek husus kalmadığına,
Oybirliğiyle,
B) Kısa vadeli sigorta kolları prim oranının idari şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak hesaplanmaması sonucunda .......... TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
16.06.2006 tarih ve 26200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Kısa vadeli sigorta kolları prim tarifesi ve işkollarının ve işlerin tehlike sınıf ve derecelerinin belirlenmesi” başlıklı 83 üncü maddesinde,
“Kısa vadeli sigorta kolları primi, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre tespit edilir. İş kolları tehlikenin ağırlığına göre sınıflara, bu sınıflar da özel iş şartlarına ve tehlikeyi önlemek için alınmış olan tedbirlere göre derecelere ayrılır. Hangi iş kollarının hangi tehlike sınıfına girdiği, tehlike sınıf ve derecesine ait prim oranlarının ve tehlike derecelerinin belirlenmesinde uygulanacak esaslar, ilgili bakanlıkların görüşleri de alınarak Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacak bir tarife ile tespit edilir. Prim tarifesi gerekli görülürse aynı usûlle değiştirilebilir.
Yapılan işin birinci fıkrada belirtilen tarifeye göre hangi tehlike sınıf ve derecesine girdiği ve ödenecek kısa vadeli sigorta kolları primi oranı Kurumca belirlenerek işverene ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara tebliğ edilir. İş kazasını ve meslek hastalığını önleyecek tedbirler hakkındaki mevzuat hükümlerine uygun bulunmadığı tespit edilen işler, Kurumca daha yüksek primli derecelere konulabilir.
Kurum, işyerinin tespit edilmiş bulunan tehlike sınıf ve derecesini yaptıracağı incelemelere dayanarak kendiliğinden veya işverenin ya da 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların isteği üzerine değiştirebilir. Kurumca yapılacak değişikliklere ilişkin kararın takvim yılından en az bir ay önce işverene, işveren tarafından değişiklik isteğinin de takvim yılından en az iki ay önce Kuruma bildirilmesi şarttır.” denilmektedir.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Prim Oranları ve Devlet Katkısı başlıklı 81-c maddesinde ise “Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının %2’sidir. Bu primin tamamını işveren öder. Bu oranı %1,5 oranına düşürmeye ya da %2,5 oranına artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir” denilmektedir.
01.09.2013 tarihinden itibaren, 5510 sayılı kanunun 51 inci maddesi uyarınca Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Oranı tüm işyerlerinde % 2 sabit olarak uygulanmaya başlamıştır.
Söz konusu işe ait idari şartnamenin 25.5 inci maddesine kısa vadeli sigorta kolları prim oranı %3 olarak tespit edilmiştir. Bununla birlikte hakedişe ekli .....Kurumu tahakkuk fişinde söz konusu prim oranı %2 olarak tahakkuk ettirilmiştir.
Bu itibarla, .......... Ltd. Şti. yüklenimindeki .......... TL sözleşme bedelli “.......... " işinde, Kısa vadeli sigorta kolları prim oranının idari şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak hesaplanmaması sonucunda oluşan .......... TL kamu zararının tamamı, ....tarih ve ...... banka dekontları ile sorumlular .......... ile .......... ’den tahsil edildiğinden ilişilecek husus kalmadığına,
Oybirliğiyle,
karar verildi.