Personel ataması
…………. Belediyesine devredilen ............ Belediyesinde Hizmetli kadrosunda görev yapan …………..’in, Mülga “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik’te öngörülen sınav şartını sağlamadığı halde, 07.06.2006 tarihinden itibaren Memur kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten atandığı ve bu usulsüz atama sebebiyle kendisine yapılan, atandığı kadro ile eski kadrosu arasındaki fark maaş ödemeleri (Özel Hizmet Tazminatı, Ek Ödeme ve Yan Ödeme fark ödemeleri) dolayısıyla ………….-TL tutarında kamu zararına neden olunduğu konusuyla ilgili olarak, .........tarih ve ........sayılı İlamın (Karar Tarihi: .........., Karar No:.........) 15 inci maddesinin sonunda yer alan hüküm kısmında,
“…………….. Belediyesi 2014 yılı hesabına ilişkin Yargılamaya Esas Raporun 15 inci maddesinin, Hizmetli kadrosunda görev yapan …………….’in 07.06.2006 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Memur kadrosuna atama işlemini gerçekleştiren sorumlu Üst Yöneticinin savunmasının alınıp ek rapor düzenlenene değin, hüküm dışı bırakılarak Grubuna iadesine, oyçokluğuyla karar verildi.” denilmiş ve akabinde ise, söz konusu Daire Kararının gereğinin yerine getirilmesi ve yapılan tespitlerle ilgili ek sorgu ve ek rapor düzenlenmesini temin için mezkur hesabı inceleyen Gruba bildirimde bulunulmuş idi.
118 sayılı İlamın 15 inci maddesiyle hüküm dışı bırakılan konuya ilişkin olarak Gruba yapılan bildirim üzerine, hesabı inceleyen Denetçisi tarafından, 07.04.2016 tarihli Ek Rapor düzenlenmiş olduğundan, konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına karar verildi.
05.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” in yürürlüğe girdiği 04.07.2009 tarihine kadar (Resmi Gazete tarihi: 04.07.2009 Resmi Gazete Sayısı: 27278) yürürlükte kalan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik” in “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.
Aynı Yönetmeliğin “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında ise, “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.
Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise yine aynı Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde, “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.
Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de, “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin j bendinde ise, “j-İdari Hizmet Grubu” içerisinde yer alan Memur kadrosunun, görevde yükselme hususunda, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.
Bahsedilen Yönetmeliğin, “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları” nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” başlıklı 9 uncu maddesinde ise, “(Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumlarınca yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmaları şarttır.” düzenlemesi bulunmaktadır
“İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik” in yukarıda belirtilen maddelerindeki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 5 nci madde de sayılan “Hizmet Grupları” içerisinde yer alan personelin Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere “görevde yükselme” suretiyle atanabilmeleri için görevde yükselme eğitimine katılmaları ve eğitimini tamamlayanların da kurumlarınca yaptırılacak görevde yükselme sınavına katılarak bu sınavda başarılı olmaları gerekmektedir.
Yukarıda tarihi ve numarası belirtilen ödeme emri belgeleri ve ekleri ile …………Belediyesi personeline ilişkin personel dosyalarının incelenmesi sonucunda, Hizmetli kadrosunda görev yapmakta iken 07.06.2006 tarihinden itibaren Memur kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten ataması yapılan …………….’in görevde yükselme sınavına girmediği tespit edilmiştir. Dolayısıyla, Memur kadrosuna yapılan bu atamanın mevzuata aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, söz konusu kişiye, atandığı kadroda kendisine ödenen maaş ile önceden bulunduğu kadroda kendisine ödenen maaş arasındaki fark tutarı toplamı olan …………-TL (Özel Hizmet Tazminatı, Ek Ödeme ve Yan Ödeme fark ödemeleri arasındaki 2014 yılında oluşan toplam fark) fazla ödemede bulunulmuştur.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71 inci maddesinde, Kamu zararı, “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış ve “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır. Bu durumda, ……………’e yapılan …………….-TL tutarındaki mevzuata aykırı atamadan kaynaklanan fazla ödeme, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” halidir. Dolayısıyla, yapılan bu fazla ödeme ile …………….-TL tutarında kamu zararına yol açılmıştır.
Gerçekleştirme Görevlisi ………., Harcama Yetkilileri …………….. ve ……………. ile Üst Yönetici …………….., yapılan ödeme sonunda kamu zararına yol açılmadığını belirtikleri, 12.10.2015 tarihli Yargılamaya Esas Raporda yer alan savunmalarında, her ne kadar, ismi belirtilen kişiye atandığı kadroya göre yapılan maaş ödemesinin mevzuata uygun olarak yapıldığını ve kişinin atandığı kadronun görevlerini fiilen yaptığını, bu nedenle kamu zararı olduğu iddia edilen tutarların kamu zararı değil, fiilen yapılan görevin karşılığı olduğunu, bu kişinin atandığı kadroya 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesine istinaden vekâleten atanmış olması halinde, asılda aranan şartları taşıdığından ve bu görevi fiilen yürüttüğünden dolayı kamu zararı olarak iddia edilen tutarları zaten alacağının ortada olduğunu, bu ödemelerin kamu zararı olduğu kabul edilecek olsa dahi, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun …………. gün ve E: …………, K: …………… sayılı Kararına göre, kamu zararına yol açan hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 gün içinde geri alınmasının kabil olduğunu ve 90 günlük süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğinin belirtildiğini (bu süreler daha sonra 60 gün olarak değiştirilmiştir.), dolayısıyla, kamu görevlilerine daha önce sehven kanuna aykırı olarak yapılmış fazla ödemelerin, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun …………. gün ve E: …………, K: …………… sayılı Kararına istinaden kamu zararı kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini,
İfade etmiş olsalar da, yapılan bu savunmaya katılmak mümkün görünmemektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, yazılan sorguda, söz konusu kişiye atandığı kadronun maaşının hatalı ödendiğine ilişkin bir iddiada bulunulmamıştır. Ancak, kişinin atandığı kadronun görevlerini fiilen yapmış olması yapılan ödemenin kamu zararı olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Belirtildiği üzere, söz konusu ödeme ile “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” durumu gerçekleşmiştir. Bu durumda, 5018 sayılı Kanunun 71 nci maddesine göre kamu zararına neden olunduğu açık bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer taraftan, yapılan işlemin vekaleten görevlendirme olmaması sebebiyle, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesine dayalı olarak yapılan savunmanın incelenen konu ile ilgisi bulunmamaktadır. Vekaleten yapılan görevlendirmelerde, aylıksız vekaletin asıl olduğu gerçeği de göz ardı edilmemelidir. Yine savunmada, bazı Yargıtay ve Danıştay Kararlarından ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun …………. gün ve E: …………, K: …………… sayılı Kararından söz edilmekte ise de, söz konusu Kararların mevcudiyeti Sayıştayın tazmin hükmüne engel teşkil etmemektedir. Ayrıca Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun …………. gün ve E: …………, K: …………… sayılı Kararında, sorgu konusu hususu destekler mahiyette unsurlar da bulunmaktadır. Çünkü, Kararda, açık hata durumunda kamu zararı olan meblağın ilgilisinden her zaman geri alınabileceği net bir şekilde ifade edilmiştir. Mevzuatında sınav veya eğitim şartı getirilmiş bir kadroya, gerekli şartları sağlamadığı halde bir memurun atanmış olması da, Kararda belirtilmiş olan açık hataya örnek teşkil etmektedir.
Gerçekleştirme Görevlisi …………… ile Harcama Yetkilileri ……………. ve ………….., yine daha önceki 12.10.2015 tarihli Yargılamaya Esas Raporda yer alan sorumluluğa ilişkin savunmalarında ise, söz konusu Yönetmelik kapsamında yapılması gereken atamaların, gerek 1580 sayılı mülga Belediye Kanununun “Belediye memurlarının tayini” başlıklı 96 ncı, gerekse 03.07.2005 tarihli Resmi Gazetede ilan edilerek yürürlüğe giren 5393 Belediye Kanununun 38 ve 49 uncu maddelerindeki hükümler gereğince, üst yönetici konumundaki belediye başkanı tarafından yapıldığını, birim müdürlerinin ya da harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin bu yapılan atamaların Yönetmeliğe uygun olup olmadığını bilmelerinin mümkün olmadığını, Yönetmeliğe uygun olmadığını bilmeleri halinde bile, yapılan atamalara müdahale etme, bu atama uygun değil deme hak ve yetkilerinin bulunmadığını,
Yönetmeliğe aykırı yapıldığı belirtilen atamada, kendilerinin gerçek dışı beyanı veya hilesinin bulunmadığını,
Yetkileri dâhilinde olmadığı aşikar olan bir konunun (personel ataması) şahıslarıyla irtibatlandırılmasının hukuken mümkün olmadığını, Sayıştay Genel Kurulunun ……… sayılı ve ……………. tarihli Kararında belirtildiği üzere, “Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmalıdır” unsurunun tahakkuk etmediğini, bu itibarla söz konusu atama ile kamu zararına neden olunmuş olsa dahi, şahıslarının mali sorumluluğunun oluşmayacağını,
Dolayısıyla, Yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan atamalar nedeni ile oluştuğu iddia edilen kamu zararından, atama yetkilisi olmamaları, yapılan atamalara ve görevlendirmelere müdahil olma görev ve yetkilerinin bulunmaması nedeni ile sorumluluklarının olmadığını,
İfade etmişlerdir.
Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkilileri tarafından yapılan bu savunma, bu kişilerin kamu zararındaki sorumluluklarını kaldırır mahiyette değildir. Şöyleki,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 32 ve 33 üncü maddelerinde,
“Harcama talimatı ve sorumluluk
Madde 32- Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.
Giderin gerçekleştirilmesi
Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine, işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” düzenlemeleri bulunmaktadır.
İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların,
10 uncu maddesinde, “Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
…..
Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. ….”,
11 inci maddesinin son fıkrasında da, “Malî karar ve işlemlerin ön malî kontrole tâbi tutulması ve ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilmiş olması, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.”,
12 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında ise, “Harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılır. Süreç kontrolünde, her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanır ve uygulanır. Malî işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol ederler. Süreç kontrolünü sağlamak amacıyla malî işlemlerin süreç akış şeması hazırlanır ve üst yöneticinin onayı ile yürürlüğe konulur.
Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşülerek imzalanır.”,
Denilmektedir.
……….. tarih ve …………. sayılı “5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararı”nın “sorumlular” başlıklı 3 üncü bölümünde,
“3- Harcama Yetkilileri
a) Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu
… …
Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,
4- Gerçekleştirme Görevlileri
a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu
… …
Yapılan bu açıklamalara göre, aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,………” karar verildiği belirtilmiştir.
Anılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, harcama yetkililerinin, gerçekleştirme görevlileri ile birlikte harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu oldukları anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, Üst Yönetici …………. tarafından, …………..’in 07.06.2006 tarihinde mevzuata aykırı olarak yapılmış olan atamasının, kendisinin 28.03.2004 tarihinde Belediye Başkanlığına seçildiği tarihten sonra yapılmış olmakla birlikte, ……………’in, yapılan bu atama esnasında ……………. Belediyesinin personeli olduğu ve bu atamanın, ilgili kişinin ……………… Belediyesinde çalışıyor iken, ……………. Belediye Başkanı tarafından gerçekleştirildiği, daha sonrasında ise, ………….Belediyesinin, 6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile tüzel kişiliğinin sona erdirildiği ve …………….Belediyesine devredildiği ve ………………’in bu aşamadan sonra ........Belediyesi personeli olduğu, dolayısıyla, atama işleminin kendisi tarafından gerçekleştirilmediği bu atamadan dolayı herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, kaldı ki, bu atama kendisi tarafından yapılmış olsaydı dahi, sorumluluğunun Belediye Meclisine karşı olması ve bu atamalardan Belediye Meclisinin bilgisinin de bulunması sebebiyle, kendisine kamu zararı sorumluluğu yüklenmemesi gerektiği ifade edilmiştir.
Aynı şekilde, diğer Üst Yönetici …………….’nın savunmasında da, 30/03/2014 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Belediye Başkanlığı görevine seçilmiş olması sebebiyle söz konusu atamada atamaya yetkili üst olmadığı, diğer bir ifadeyle mevzuata aykırı olarak yapılmış olan bu atamanın kendisinin belediye başkanı olduğu tarihten çok önce yapılmış olduğu, dolayısıyla, bu atama sebebiyle kendisine isnat edilebilecek herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Belediye Başkanları, ………………. ve ………………’ın, 12.10.2015 tarihli Yargılamaya Esas Raporda belirtilmiş olan sorumluluğa ilişkin savunmalarının kabul edilebilir nitelikte olduğu görülmektedir. Üst yöneticilerin belediye meclislerine karşı olan sorumluluklarının, kendileri tarafından gerçekleştirilmiş olan mevzuata aykırı atamalardan kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı açık bir husus olmakla birlikte, belirtmek gerekir ki, her iki Belediye Başkanı da, ataması usulsüz olarak gerçekleştirilen ………………’in atamasını yapan üst yönetici değildir. Diğer taraftan, …………….’nın savunmasından ve savunma eki belgelerden, Belediye Başkanlığına seçildiği 30/03/2014 tarihten çok önce yapılmış olan söz konusu usulsüz atama (………………..’in ataması) ve diğer atamalarla (bu raporun diğer maddelerinde iddia olunan mevzuata aykırı atamalar) ilgili olarak, göreve başlamasından itibaren gerekli incelemeleri yaptırarak atamalarında usulsüzlük tespit edilenlerin eski kadrolarına iade işlemlerini gerçekleştirdiği ve buna ilişkin belgelerin de savunma eki olarak gönderildiği anlaşılmıştır. Bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda, her iki Üst Yöneticinin de, usulsüz olarak yapılan söz konusu atama ve oluşan kamu zararı konusunda herhangi kasıt, kusur ve ihmallerinin olmadığı görülmektedir. Ayrıca, daha sonrasında da, usulsüz atamalar geri alınmıştır.
Dolayısıyla, Üst Yöneticiler, ………………..’nın ve ………………’ın yapılan mevzuata aykırı atamadan kaynaklanan kamu zararından sorumlu tutulmamaları gerektiği anlaşılmaktadır. Bu konudaki sorumluluk, ……………….’in 07.06.2006 tarihindeki mevzuata aykırı atamasını gerçekleştiren ……………Belediye Başkanına aittir. Çünkü, ……………’in 07.06.2006 tarihindeki mevzuata aykırı olarak Memur kadrosuna yapılmış olan atama işlemi, o tarihte idari açıdan Belediye olarak faaliyet gösteren …………….. Beldesi Belediye Başkanı tarafından gerçekleştirilmiştir.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, ……………..TL tutarındaki kamu zararının sorumluluğu, atamayı gerçekleştiren ………………. Belediye Başkanı ile ödeme emri belgelerini imzalamak suretiyle ödemeyi gerçekleştiren Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerine aittir.
…………..Belediyesine devredilen ……………. Belediyesinde Hizmetli kadrosunda görev yapan ……………….’in yasal şartları taşımadığı halde Memur kadrosuna atanması işleminin 07.06.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere o zamanki …………….. Belediye Meclisi tarafından oybirliğiyle gerçekleştirilmiş olsa da, 5393 sayılı Belediye Kanununun 38 inci maddesinde, belediye personelini atamanın belediye başkanının görevleri arasında olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Dolayısıyla, söz konusu mevzuata aykırı atama, meclis onayına sunulmuş olsa da, bu konudaki sorumluluk, 5393 sayılı Belediye Kanununun 38 inci maddesindeki düzenleme gereğince, tek başına o zamanki ……………Belediye Başkanına aittir. Diğer taraftan, Rapor konusu denetim görevinin ………….. Belediye Başkanlığı ile sınırlı olmasının, atamadan sorumlu Belediye Başkanının, her ne kadar an itibariyle ……………….. Belediyesinde görevli olmasa dahi, savunmasının alınmasına engel teşkil etmeyeceği ortadadır. Ancak, 07.04.2016 tarihli Ek Rapordan, ………….. Belediyesinin tüzel kişiliğinin sona erdirilerek ……………Belediyesine devredilmesinin üzerinden uzun bir süre geçmiş olması sebebiyle, sorumlu ……………… Belediye Başkanının adresinin tespit edilerek savunmasının alınmasına imkan olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, savunmasının alınması imkanı olmayan sorumlu hakkında tazmin hükmü verilmesi mümkün olmadığından, …………..-TL tutarında kamu zararına ilişkin tazmin hükmünün, savunmaları daha önce alınmış ve 12.10.2015 tarihli Yargılamaya Esas Raporda belirtilmiş olan diğer sorumlular (Gerçekleştirme Görevlisi …………. (Muhasebe Memuru), Harcama Yetkilileri …………….. (Gelir Md.) ve …………….. (Destek Hizmetleri Md.)) hakkında verilmesi gerekmektedir. Üst yöneticiler sistemin işleyişi konusundaki gözetim görev ve sorumluluklarını kendilerine bağlı olan harcama yetkilileri ile diğer görevlilerin bilgi vermeleriyle yerine getirmektedirler. Ödeme emri belgesinde imzaları bulunan ve ödemeyi gerçekleştiren harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, sorumlu oldukları sürece ilişkin kanuna aykırılığı zamanında ve usulüne uygun olarak üst yöneticiye bildirmeyerek ödemeyi gerçekleştirmiş olmaları sebebiyle, savunması alınma imkanı olmayan Üst Yöneticinin de sorumluluğunu üstlenmeleri gerekeceğinden, atama işlemi mevzuata aykırı olan ……………..’ e yapılan ödemeler dolayısıyla oluşan kamu zararından sorumlu tutulmaları gerekmektedir
Bu itibarla, ………….. Belediyesine devredilen …………. Belediyesinde Hizmetli kadrosunda görev yapan ……………’in usulsüz atamasına ilişkin konu hakkındaki hüküm dışı kararının kaldırılmasına ve …………….-TL tutarındaki kamu zararının,
…………..-TL’sinin Gerçekleştirme Görevlisi …………..(Muhasebe Memuru) ile Harcama Yetkilisi …………… (Gelir Md.)’ye müştereken ve müteselsilen,
……………..-TL’sinin ise Gerçekleştirme Görevlisi …………… (Muhasebe Memuru) ile Harcama Yetkilisi ve …………… (Destek Hizmetleri Md.)’a müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
Üye ………………’un, “Sorumlu Belediye Başkanının başka bir belediyede görevli olması yada o belediyedeki görevinden uzun süre önce ayrılmış olması, adresinin tespit edilerek savunmasının alınmasına engel değildir. Bu itibarla, ilgilinin savunmasının alınmasını teminen bu maddeyle ilgili hüküm dışı kararının korunarak raporun Denetçisine iade edilmesi gerekir” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren 6085 sayılı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu ve 56 ncı maddesi gereğince beş yıl içinde Sayıştay Daireleri nezdinde yargılamanın iadesi yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.