Gelir Vergisi, ek gösterge aylığı
A) Belediyede çalışmakta olan memurlara toplu sözleşme hükmü gereği sendika yardımı, bayram yardımı, öğrenim yardımı gibi adlar altında yapılan ödemelerden aylık gelir vergisi kesintisinin yapılmaması sonucu ………… TL. kamu zararına sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak yapılan incelemede,
06.01.1961 ve 10700 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Kanunu’nun “Mevzuu” başlıklı 1 inci maddesinde aynen,
“Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır,”
aynı Kanun’un “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde,
“Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.
(...)”
ifadeleri,
aynı Kanun’un “Gerçek Ücretler” başlıklı 63 üncü maddesinde,
“Ücretin gerçek safi değeri iş veren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktardır.
1. (Ek: 24/12/1980 - 2361/45 md.) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 190 ncı maddesi uyarınca yapılan kesintilerle, Ordu Yardımlaşma Kurumu ve benzeri kamu kurumları için yapılan kanuni kesintiler,
2. (Değişik : 28/6/2001 - 4697/4 md.) Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklara ödenen aidat ve primler,
3. (Değişik: 13/6/2012-6327/5 md.) Sigortanın Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla, ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50’si ile ölüm, kaza, sağlık, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler (İndirim konusu yapılacak primler toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Bakanlar Kurulu bu bentte yer alan oranları yarısına kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya ve belirtilen haddi, asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.).
4. (Ek: 4/12/1985 - 3239/54 md.) Çalışanlar tarafından ilgili kanunlarına göre, sendikalara ödenen aidatlar (Şu kadar ki, aidatın ödendiğinin tevsik edilmesi şarttır.),
5. (Mülga: 9/4/2003 - 4842/37 md.)
Ücretin gerçek değerinin tayininde, Gelir Vergisi gibi şahsi vergiler ücretten indirilmez.
Yabancı parasiyle ödenen ücretler ödeme gününün borsa rayiciyle Türk parasına çevrilir.
Hizmet erbabına verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre, konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir.”
ifadeleri,
aynı Kanun’un Müteferrik İstisnalar başlıklı altıncı bölümünde yer alan “Tazminat ve Yardımlarda” başlıklı 25 inci maddesinde,
“Aşağıda yazılı tazminat ve yardımlar Gelir Vergisinden müstesnadır:
1. Ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımlar,
2. Muhtaç olanlara belli bir süre için veya hayat kaydiyle yapılan yardımlar (Asker ailelerine yapılan yardımlarla hayır derneklerinin ve yardım sandıklarının yardımları mutlak olarak bu istisnaya girerler.),
3. (Değişik: 26/8/2001 - 4657/3 md.) Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından, kendilerine zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri gereğince verilen emekli, dul, yetim ve evlilik ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminatlar (506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen tazminat, yardım ve toptan ödemeler en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur. Bu mukayesede gerek muhtelif sandıklardan gerek aynı sandıktan muhtelif zamanlarda yapılan ikramiye, tazminat ve toptan ödemeler topluca dikkate alınır.),
4. Hizmet erbabına ödenen çocuk zamları (Bu zamlar Devletçe verilen miktarları aştığı takdirde, fazlası vergiye tabi tutulur.),
5. Evlenme ve doğum münasebetiyle hizmet erbabına yapılan yardımlar (Bu istisna hizmet erbabının iki aylığına veya buna tekabül eden gündeliklerinin tutarına kadar olan yardım
kısmına uygulanır.),
6. Sosyal sigorta kurumları tarafından sigortalılara yapılan ödemeler,
7. (Değişik: 17/10/1980 - 2320/2 md.) 1475 ve 854 sayılı kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz.)
8. Genel olarak nafakalar (Alanlar için),
9. Yardım sandıkları tarafından statüleri gereğince kendi üyelerine ölüm, sakatlık, hastalık, doğum, evlenme gibi sebeplerle yapılan yardımlar. (...)
10. (Ek: 4/12/1985 - 3239/44 md.) Yabancı ülkelerde bulunan sosyal güvenlik kurumları tarafından ödenen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan mevduat, sürelerini doldurmamış bulunanlarla, dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminat ve yardımlar.”
hükümleri,
yine aynı Kanun’un “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında,
“Kamu idare ve müesseseleri, (…) aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.
1. Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelerine göre,
(…)
vergi tevkifatı yapılır.”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, toplu sözleşmeye dayanılarak memurlara verilen tutarlar ücretin unsuru olarak kabul edilmektedir. Bir gelirin Gelir Vergisinden istisna tutulması ise ancak kanun hükmü ile mümkündür. Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili maddelerinde ise bulguya konu edilen türden ücret unsurlarının gelir vergisinden istisna tutulduklarına dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Sorumlular savunmalarında, toplu sözleşme hükmünün net tutar ödenmesi şeklinde olması ve muhasebe programında hata bulunması nedeniyle ödenen tutarlardan gelir vergisi kesintisi yapılmadığını belirtmişlerdir.
Toplu sözleşme hükmünde net ibaresinin bulunması gelir vergisi kanunu açısından bir hüküm ifade etmemektedir zira sorumlular, kişilere ödenecek brüt tutarı tespit ettikten sonra gelir vergisi kesintisini yapmak ve toplu sözleşmede belirtilen net tutarı kişilere ödemekle yükümlüdürler.
Muhasebe yazılımında hata bulunması ise kanunlar karşısında geçerli bir mazeret olmamasının yanı sıra oluşan kamu zararını da ortadan kaldırmamaktadır.
Bu nedenlerle, sorumluların yapmış oldukları savunmayı kabul etme imkanı bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, sorgu konusu edilen .............. TL'lik kamu zararının,
..............TL’sinin, Harcama Yetkilisi ............. ile Gerçekleştirme Görevlisi .............. ’ten,
.............. TL’sinin, Harcama Yetkilisi ............... ile Gerçekleştirme Görevlisi ............. (’den,
.................Müştereken ve müteselsilen,
………….. TL’sinin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61 inci maddesi hükmü gereğince, Muhasebe Yetkilisi………….dan,
Tek başına,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
Üyeler........ ile……………’in, “Savunmada ücret niteliğindeki ödemenin net ödeneceğinin Toplu İş Sözleşmesi hükmü olduğu belirtilmekte, Denetçi ve Savcının buna ilişkin itirazı bulunmamaktadır. Netten brüte gidilmek suretiyle tevkifata tabi kesinti yapılmaması hatalı olmakla birlikte kurum açısından gider anlamında bir zarar söz konusu değildir. Muhasebe yazılımındaki hatanın giderilmesi ve gelir idaresine yeni bir tahakkukla ödenmeyen verginin ödenmesi şeklinde yapılacak idari işlem söz konusudur. Fazla ödeme tutarı hesaplaması hatalı olmuştur. Net tutara oran uygulanmış, netin brütten hesaplanması yapılmamıştır. Ahizler açısından fazla ödeme de söz konusu olmadığından eksikliğin tazmine konu olmaksızın ikmal ettirilmesi uygundur. Bu itibarla, konunun Gelir İdaresine intikali gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı oyçokluğuyla,
B) Belediye başkanına, ilgili mevzuatında öngörülmemesine rağmen ek gösterge aylığı ödenmesi suretiyle …………. TL. kamu zararına sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak yapılan incelemede,
13.07.2005 tarih ve 25874 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediye Başkanının Özlük Hakları" başlıklı 39 uncu maddesinde aynen,
" Belediye başkanına nüfusu,
a) 10.000'e kadar olan beldelerde 70.000,
b) 10.001'den 50.000'e kadar olan beldelerde 80.000,
c) 50.001'den 100.000'e kadar olan beldelerde 100.000,
d) 100.001'den 250.000'e kadar olan beldelerde 115.000,
e) 250.001'den 500.000’e kadar olan beldelerde 135.000,
f) 500.001’den 1.000.000’a kadar olan beldelerde 155.000,
g) 1.000.001’den 2.000.000’a kadar olan beldelerde 190.000,
h) 2.000.001’den fazla olan beldelerde 230.000,
Gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık brüt ödenek ödenir. Nüfusu 50.001'den az olan il merkezi beldelerde bu ödeneğin hesaplanmasında (c) bendinde belirtilen gösterge rakamı esas alınır.
Belediye başkanının görevli, izinli ve hasta bulunduğu sürelerde ödeneği kesilmez.
Belediye başkanlığı yapmış olanların, personel kanunlarına tâbi bir kadroya atanmaları hâlinde belediye başkanlığında geçen süreleri memuriyette geçmiş sayılır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca Devlet memurları ile bakmakla yükümlü bulundukları için uygulanan sosyal hak ve yardımlar, aynı esas ve usûllere göre belediye başkanları ile bakmakla yükümlü bulundukları için de uygulanır."
hükmü yer almaktadır.
23.07.1965 tarih ve 12056 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Göstergeler" başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve devamında,
"(Değişik: 9/4/1990 - KHK - 418/2 md., iptal: Ana. Mah.'nin 5/2/1992 tarih ve E. 1990/22, K. 1992/6 sayılı Kararı ile, yeniden düzenleme: 18/5/1994 - KHK - 527/2 md.) Ek Gösterge: Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları, hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır. II sayılı cetvelde yer alan unvanlarda değişiklik yapmaya ve yeni unvanlar ilave etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınıp, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz. Kurumların 1,2,3 ve 4 üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz.
(Değişik: 23/2/1995 - KHK - 547/7 md.)
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkan ve Üyelikleri, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkan ve üyelikleri, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkan ve Üyelikleri, Müşavir ve 1'inci dereceden uzman ünvanlı kadrolara atananlara bu kadrolarda bulundukları sürece daha önce almış oldukları en yüksek ek gösterge üzerinden ödeme yapılır.
Kadroları Milli İstihbarat Hizmetleri Sınıfına dahil olanlara, bu maddede gösterilen emsallerini geçmemek üzere Başbakan tarafından tespit edilecek ek gösterge rakamları uygulanır."
ifadesi yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, belediye başkanlarına aylık ödenek ile 657 sayılı Kanun'da öngörülen sosyal hak ve yardımlar dışında bir ödeme yapılması mümkün değildir.
Sorumlular savunmalarında, belediye başkanına fazla ödeme yapılmasının muhasebe programındaki hatadan kaynaklandığı belirtmişlerse de, bu durum kanunlar karşısında geçerli bir mazeret olmamasının yanı sıra oluşan kamu zararını da ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle, sorumluların yapmış oldukları savunmanın hukuki bir geçerliliği bulunmamaktadır.
Açıklanan gerekçelerle, sorgu konusu edilen …………. TL.'lik kamu zararının,
...............TL’sinin, Harcama Yetkilisi .............. ile Muhasebe Yetkilisi ............... ’dan,
Müştereken ve müteselsilen,
…………… TL’sinin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61 inci maddesi hükmü gereğince, Muhasebe Yetkilisi .............. ’dan,
Tek başına,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine oybirliğiyle,
.................
Karar verildi.