Mevzuata aykırı atama ve maaş
A) Belediye Kanununun 49 uncu maddesi uyarınca 2013 yılından itibaren çözümleyici kadrosunda sözleşmeli personel olarak istihdam edilen ve Kanunla memuriyete geçirilen …….’in çalıştığı kadro için gereken şartları taşımadığı gerekçesi ile kendisine mevzuata aykırı olarak maaş ödenmesi neticesinde ……. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
5393 sayılı Kanununun “Norm Kadro ve Personel İstihdamı” başlıklı 49 uncu maddesinin (3) üncü fıkrasında,
“Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır” denilmiş, aynı maddenin (5) inci fıkrasında “Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
22.02.2007 gün ve 26442 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin “Sözleşmeli Personel” başlıklı 21 inci maddesinde,
“(1) Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan unvanlardaki personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir.
(2) Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu madde hükümlerine göre çalıştırılacak personel için İçişleri Bakanlığı tarafından unvanlar itibarıyla getirilecek sınırlamalara uyulur.
(3) Bu personel hakkında, 5393 sayılı Kanunda düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır. Bu personele ait sözleşme örnekleri sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30 gün içinde İçişleri Bakanlığına (Mülga ibare:RG-10/4/2014-28968) (…) gönderilir.
(4) Mahalli idare birliklerinde ise 5355 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerine göre işlem yapılır” hükümleri yer almaktadır.
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 15 inci maddesinde,
“Esaslara Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir (4) sayılı Cetvel eklenmiştir. Bu cetvelde belirtilenler dışında sözleşmeli personel pozisyonları kullanılamaz ve talepte bulunulamaz. Kurumlar, söz konusu cetvelde belirlenen asgari niteliklere, hizmetin gereği ilave nitelikler belirleyebilirler.” Hükmüne yer verilmiştir.
5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinde, Belediyelerin sözleşmeli personel istihdamı yapabilmeleri konusunda genel bir çerçeve çizilmiştir. Bununla birlikte aynı maddenin (3) üncü fıkrasında personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şart olduğu belirtilmiştir. Bu şartların neler olduğu ise idarenin sübjektif değerlendirmesine bırakılmamıştır. Söz konusu personelde aranan şartların ne olduğu ise 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasında ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda düzenlenmiştir. Dolayısıyla Kanunun 49 uncu maddesinin üst hukuk normu olduğu ve sözleşmeli personel istihdamında 49 uncu maddenin tek başına değerlendirilmesi gerektiği savunmasının kabulü mümkün değildir.
Yukarıda belirtilen düzenlemelere göre 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesine göre istihdam edilecek sözleşmeli personelde vize ve sınav hariç 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası ve 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda yer alan hükümler uygulanacaktır.
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların ekinde yer alan 4 sayılı Cetvelin A–Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları İle Asgari Nitelikleri Gösterir Cetvelde, çözümleyici unvanı için istenen nitelikler,
“Yükseköğretim kurumlarından en az lisans düzeyinde mezun olmak ve istihdam edileceği bilgi işlem birimlerindeki programlama dili ile diğer programlama dillerinden en az iki tanesini bildiğini belgelemek ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak” şeklinde belirtilmiştir.
Teknik kadroda yer alan çözümleyici için aranacak şartların ne olduğu konusunda 5393 sayılı Kanunda bir hüküm bulunmamakla birlikte, maddede belirtildiği üzere bu kişinin kadro unvanının gerektirdiği niteliği taşıması şarttır.
Konuyla ilgili dosyaların tetkikinden, ilgili kişinin dil şartını sağlamamakla beraber söz konusu görevde çalıştığı ve hizmeti ifa ettiği, daha sonra çıkan kanunla da memuriyete geçirilerek kendisine kadro tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu noktadan sonra geriye dönük işlem yapmak ve kişileri memuriyet görevinden çıkarmak mevcut Danıştay kararları karşısında Hukuk Devleti ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca kişiler istihdam edildikleri pozisyonda görevlerini ifa etmişler ve görevin gerektirdiği ödemeleri almışlardır. Bu nedenle kişilere yapılan ödemeleri, Belediyenin bu alanlarda personele ihtiyaç duyması nedeniyle 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi çerçevesinde kamu zararı olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Yukarıda Belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Belediye Kanununun 49 uncu maddesi uyarınca 2013 yılından itibaren çözümleyici kadrosunda sözleşmeli personel olarak istihdam edilen ve Kanunla memuriyete geçirilen …….’in çalıştığı kadro için gereken şartları taşımadığı gerekçesi ile kendisine yapılan maaş ödemesine ilişkin kamu zararı oluşmayan ……. TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu ve 56 ncı maddesi gereğince beş yıl içinde Sayıştay Daireleri nezdinde yargılamanın iadesi yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Üye ……. ve …….’nin karşı oy gerekçesi:
“5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinde, uzmanlık gerektiren alanlarda istihdam edilecek sözleşmeli personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımalarının şart olduğu belirtilmiştir. Bu şartlar da 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda düzenlenmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin tetkikinden, idarenin, 49 uncu maddenin uygulanmasındaki yetkisini herhangi bir sınıra bağlı olmaksızın kullandığı ve ilgili personelin taşıması gereken şartlar aranmaksızın sözleşmeli personel istihdam ettiği görülmüştür. Başından itibaren hukuka aykırı olan bu istihdam dolayısıyla personele yapılan ödemenin hukuki bir gerekçesi olmadığından, rapora konu edilen kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar verilmesi gerekir”
B) Belediye Kanununun 49 uncu maddesi uyarınca 2013 yılından itibaren sözleşmeli personel olarak istihdam edilen ve Kanunla memuriyete geçirilen …….’ın çalıştığı kadro için gereken şartları taşımadığı gerekçesi ile kendisine mevzuata aykırı olarak maaş ödenmesi neticesinde ……. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
5393 sayılı Kanununun “Norm Kadro ve Personel İstihdamı” başlıklı 49 uncu maddesinin (3) üncü fıkrasında,
“Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır” denilmiş, aynı maddenin (5) inci fıkrasında “Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
22.02.2007 gün ve 26442 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin “Sözleşmeli Personel” başlıklı 21 inci maddesinde,
“(1) Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan unvanlardaki personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir.
(2) Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu madde hükümlerine göre çalıştırılacak personel için İçişleri Bakanlığı tarafından unvanlar itibarıyla getirilecek sınırlamalara uyulur.
(3) Bu personel hakkında, 5393 sayılı Kanunda düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır. Bu personele ait sözleşme örnekleri sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30 gün içinde İçişleri Bakanlığına (Mülga ibare:RG-10/4/2014-28968) (…) gönderilir.
(4) Mahalli idare birliklerinde ise 5355 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerine göre işlem yapılır” hükümleri yer almaktadır.
06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 15 inci maddesinde,
“Esaslara Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir (4) sayılı Cetvel eklenmiştir. Bu cetvelde belirtilenler dışında sözleşmeli personel pozisyonları kullanılamaz ve talepte bulunulamaz. Kurumlar, söz konusu cetvelde belirlenen asgari niteliklere, hizmetin gereği ilave nitelikler belirleyebilirler.” Hükmüne yer verilmiştir.
5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinde, Belediyelerin sözleşmeli personel istihdamı yapabilmeleri konusunda genel bir çerçeve çizilmiştir. Bununla birlikte aynı maddenin (3) üncü fıkrasında personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şart olduğu belirtilmiştir. Bu şartların neler olduğu ise idarenin sübjektif değerlendirmesine bırakılmamıştır. Söz konusu personelde aranan şartların ne olduğu ise 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasında ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda düzenlenmiştir. Dolayısıyla Kanunun 49 uncu maddesinin üst hukuk normu olduğu ve sözleşmeli personel istihdamında 49 uncu maddenin tek başına değerlendirilmesi gerektiği savunmasının kabulü mümkün değildir.
Yukarıda belirtilen düzenlemelere göre 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesine göre istihdam edilecek sözleşmeli personelde vize ve sınav hariç 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası ve 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda yer alan hükümler uygulanacaktır.
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların ekinde yer alan 4 sayılı Cetvelin A–Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları İle Asgari Nitelikleri Gösterir Cetvelde, Programcı unvanı için istenen nitelikler,
“Yükseköğretim kurumlarının bilgisayar programcılığı ile ilgili bölümlerinden en az ön lisans düzeyinde mezun olmak veya en az ön lisans mezunu olmak koşuluyla bilgisayar programcılığı alanına ilişkin ders aldığını belgelendirmek veya bu alanda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika sahibi olmak ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak.” şeklinde belirtilmiştir.
Teknik kadroda yer alan programcı için aranacak şartların ne olduğu konusunda 5393 sayılı Kanunda bir hüküm bulunmamakla birlikte, maddede belirtildiği üzere bu kişinin kadro unvanının gerektirdiği niteliği taşıması şarttır.
Konuyla ilgili dosyaların tetkikinden, ilgili kişinin dil şartını sağlamamakla beraber söz konusu görevde çalıştığı ve hizmeti ifa ettiği, daha sonra çıkan kanunla da memuriyete geçirilerek kendisine kadro tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu noktadan sonra geriye dönük işlem yapmak ve kişileri memuriyet görevinden çıkarmak mevcut Danıştay kararları karşısında Hukuk Devleti ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca kişiler istihdam edildikleri pozisyonda görevlerini ifa etmişler ve görevin gerektirdiği ödemeleri almışlardır. Bu nedenle kişilere yapılan ödemeleri, Belediyenin bu alanlarda personele ihtiyaç duyması nedeniyle 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi çerçevesinde kamu zararı olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Yukarıda Belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Belediye Kanununun 49 uncu maddesi uyarınca 2013 yılından itibaren programcı kadrosunda sözleşmeli personel olarak istihdam edilen ve Kanunla memuriyete geçirilen …….’ın çalıştığı kadro için gereken şartları taşımadığı gerekçesi ile kendisine yapılan maaş ödemesine ilişkin kamu zararı oluşmayan ……. TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu ve 56 ncı maddesi gereğince beş yıl içinde Sayıştay Daireleri nezdinde yargılamanın iadesi yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Üye ……. ve …….’nin karşı oy gerekçesi:
“5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinde, uzmanlık gerektiren alanlarda istihdam edilecek sözleşmeli personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımalarının şart olduğu belirtilmiştir. Bu şartlar da 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda düzenlenmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin tetkikinden, idarenin, 49 uncu maddenin uygulanmasındaki yetkisini herhangi bir sınıra bağlı olmaksızın kullandığı ve ilgili personelin taşıması gereken şartlar aranmaksızın sözleşmeli personel istihdam ettiği görülmüştür. Başından itibaren hukuka aykırı olan bu istihdam dolayısıyla personele yapılan ödemenin hukuki bir gerekçesi olmadığından, rapora konu edilen kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar verilmesi gerekir”
C) Belediye Kanununun 49 uncu maddesinde tanımlı olmayan kadrolardan ekonomist kadrosunda sözleşmeli personel olarak istihdam edilen …….’nin istihdam edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile kendisine mevzuata aykırı olarak maaş ödenmesi neticesinde ……. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
5393 sayılı Belediye Kanununun “Norm Kadro ve Personel İstihdamı” başlıklı 49 uncu maddesinde,
“Norm kadro ilke ve standartları İçişleri Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir. Belediyenin ve bağlı kuruluşlarının norm kadroları, bu ilke ve standartlar çerçevesinde belediye meclisi kararıyla belirlenir.
Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur.
Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. Bu fıkra uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edileceklere ödenecek net ücret, söz konusu kadro unvanı için birinci derecenin birinci kademesi esas alınmak suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre tespit edilecek her türlü ödemeler toplamının net tutarının yüzde 25 fazlasını geçmemek üzere belediye meclisi kararıyla belirlenir. Genel hükümlere göre birinci dereceden kadro ihdas edilemeyen kadro unvanları için ise o kadro unvanından ihdası yapılmış en yüksek kadro derecesinin birinci kademesi esas alınır ve yapılacak ödemenin azami tutarı yukarıda belirtilen usûle göre tespit olunur. Bu fıkra hükümlerine göre çalıştırılacak personel için İçişleri Bakanlığı unvanlar itibarıyla sınırlama getirebilir.
…
Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır.
…” hükümlerine yer verilerek, Belediyelerde sözleşmeli personel istihdamının unvanlar itibariyle genel çerçevesi çizilmiştir. Ayrıca, istihdam edilecek personelin yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımalarının şart olduğu ifade edilmiştir.
Denetçi Raporunda, her ne kadar “ekonomist” kadrosunun mevzuatta yer almadığı, dolayısıyla bu kadroda sözleşmeli olarak personel istihdam edilemeyeceği iddia edilmişse de, madde hükmünde unvanlar sayılırken “… gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir” ifadesine yer verilerek, unvanların maddede sayılan kadrolarla sınırlı olmadığı, belirtilen kadrolar gibi uzmanlık gerektiren alanlarda sözleşmeli personel istihdam edilebileceği ifade edilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre sözleşmeli olarak çalıştırılan …….’nin istihdam edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığı görüldüğünden, kamu zararı oluşmayan ……. TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu ve 56 ncı maddesi gereğince beş yıl içinde Sayıştay Daireleri nezdinde yargılamanın iadesi yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
D) Şube Müdürü kadrosunda çalışmakla birlikte, kadroya atama için gerekli şartları taşımayan personele, kadro için öngörülen maaş farklarının ödenmesi suretiyle ...........TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan devlet memurlarından, 5 inci maddede sayılan kadrolara görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar” denilmiş, 5 inci maddesinde ise “Yönetim Hizmetleri Grubu” nda yer alan Müdür ve Şube Müdürü kadrolarının görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi olduğu belirtilmiştir. Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Suretiyle Atanacaklarda Aranacak Genel Şartlar” başlıklı 6 ncı maddesinde görevde yükselme sınavında başarılı olmak şartı ilk şart olarak sayılmıştır.
Son olarak aynı Yönetmeliğin “Hizmet Grupları Arasında Geçişler” başlıklı 20 nci maddesinin (1) inci fıkrasının (c) bendinde “Bu Yönetmelik kapsamı dışında bulunan daha üst görevlerde, en az altı ay süreyle çalışmış olanlar, aranan şartları taşımaları kaydıyla, bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan “yönetim, araştırma, planlama ve savunma hizmetleri” hizmetleri gruplarında gösterilen kadrolara sınavsız atanabilir. Bu Yönetmelik kapsamındaki diğer kadrolara sınavsız atanmak için altı ay çalışmış olmak şartı aranmaz” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu hüküm uyarınca Daire Başkanlığı kadrosunda en az altı ay süre ile çalışanların, Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yönetim hizmetleri grubunda sayılan müdür ve şube müdürü kadrolarına kadrolar için aranan özel şartları taşımaları kaydıyla sınav şartı aranmaksızın atanmaları mümkündür.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin tetkikinden, …….’ın Daire Başkanı kadrosuna ……. tarihinde atandığı, bu kadroda 5 gün daire başkanı olarak çalıştıktan sonra Şube Müdürü kadrosuna atandığı, aynı şekilde …….’in Daire Başkanı kadrosuna ……. tarihinde atandığı, bu kadroda 13 gün daire başkanı olarak çalıştıktan sonra Şube Müdürü kadrosuna atandığı görülmüştür. Her iki atama da Yönetmeliğin 20 nci maddesi gereği en az 6 aylık süre geçmeksizin mevzuata aykırı olarak gerçekleştirildiğinden, söz konusu personele, işgal ettikleri kadrolar ile atandıkları şube müdürlüğü kadrolarına dair ek ödeme ve özel hizmet tazminatı farklarının ödenmesi mümkün değildir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Şube Müdürü kadrosunda çalışmakla birlikte, kadroya atama için gerekli şartları taşımayan personele, kadro için öngörülen maaş farklarının ödenmesi suretiyle oluşan ……. TL kamu zararının,
……. TL’sinin, Belediye Başkanı ……., Harcama Yetkilisi ……., Gerçekleştirme Görevlisi ……. ve ahizin … yılında şube müdürlüğüne atanmasını onaylayan ……., ……. ve ……. ve …….’a,
……. TL’sinin, Belediye Başkanı ……., Harcama Yetkilisi ……., Gerçekleştirme Görevlisi ……. ve ahizin … yılında şube müdürlüğüne atanmasını onaylayan ……., ……. ve ……. ve …….’e,
Müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu ve 56 ncı maddesi gereğince beş yıl içinde Sayıştay Daireleri nezdinde yargılamanın iadesi yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Üye …….’in karşı oy gerekçesi:
“Daire Başkanlığı görevini ifa ettikten sonra şube müdürü olarak atanan personel de işgal ettikleri kadronun gerektirdiği hizmeti yerine getirmiş ve karşılığında kadronun maaşını almıştır. Maddede iddia olunan hususta kamu zararı oluşmadığına karar verilmesi gerekir”