Vekalet aylığı
Destek Hizmetleri Müdürlüğü kadrosuna vekaleten atanan …………………’a asaleten atanma şartlarına haiz olmadığı halde vekalet aylığı ödenmesi suretiyle …………………. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik ile mahalli idarelerde görev yapan devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Bahse konu Yönetmelik’in “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” başlıklı 5 inci maddesinde müdür kadrosunun görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolardan olduğu ifade edilmiş olup 6 ncı maddesinde ise görevde yükselme suretiyle atanacakların ilgili sınavda başarılı olması gerektiği belirtilmiştir.
Yine aynı Yönetmelik’in “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinde;
“(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
3) Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,
…”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda müdürlük kadrosuna atanmak için gerekli olan genel ve özel şartlara yer verilmiş olup “vekalet” ve “vekalet aylığına” ilişkin hukuki düzenlemeler ise mevzuatta şöyle düzenlenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86 ncı maddesinde; bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekaletin asıl olduğu belirtilmiş olup aynı kurumdan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için vekalet aylığı ödeneceği ifade edilmiştir.
Yine aynı Kanun’un 174 üncü maddesinde vekalet aylıklarının ödenebilmesi için görevin fiilen yapılması şart olduğu belirtilmiş olup 175 inci maddesinde ise bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte birinin verileceği ancak vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşımasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile aynı Kanunun ek geçici 9 uncu maddesi kapsamına giren kurumlardan aylık alanlara hangi miktarda zam ve tazminat ödeneceği 05.05.2006 tarih ve 26159 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiştir.
Söz konusu Karar’ın “Vekalet” başlıklı 9 ncu maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 9 uncu maddesinde; vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, bir görevin vekaleten yürütülmesi durumunda aylıksız vekaletin asıl, aylık ödenmesinin ise istisnai bir durum olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bir görevin vekaleten yürütülmesi dolayısıyla vekalet aylığı veya zam ve tazminat farkının alınabilmesi için asilde aranan şartların sağlanmasının zorunlu olduğu ilgili mevzuatta hüküm altına alınmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; …………………..’ın ………………..Belediyesi’nde “Bilgisayar İşletmeni” kadrosunda iken ………………….. tarih ve ………………. sayılı yazı ile Destek Hizmetleri Müdürlüğü’ne vekaleten görevlendirildiği ve söz konusu vekalet görevi dolayısıyla vekalet aylığı aldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşımasının zorunlu olduğu, Destek Hizmetleri Müdürlüğünün Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’e ekli -II- sayılı listede yer aldığı, II sayılı listede yer alan müdürlüklere atabilmek için ilgili Yönetmelikte belirtilen diğer şartların yanında son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak gerektiği de belirtilmiştir. Ancak, söz konusu destek hizmetleri müdürlüğü görevini vekaleten yürüttüğü anlaşılan ……………………’ın söz konusu görevden önce “Bilgisayar İşletmeni” olarak görev yaptığı, bahse konu göreve atanmadan önce iki yıl uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrolarında çalışmadığı yani asilde aranan şartları sağlamadığı halde ilgili mevzuata aykırı olarak vekalet aylığı aldığı anlaşılmıştır.
Diğer taraftan sorumluların göndermiş oldukları savunmalarında sorguda belirtilen hususlarda, 5018 Sayılı yasanın 71 inci maddesi tanımı dâhilinde bir kamu zararı söz konusu olmadığını, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kuralının kapsamının, mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararı şeklinde anlaşılması gerektiğini, Danıştay Kararına göre kamu görevlilerine yapılan yersiz ödemelerin kamu zararı olarak nitelendirilemeyeceğini, dolayısıyla kamu zararına ilişkin tespitlerin yerinde olmadığını ifade etmişler ise de; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un 71 inci maddesinde kamu zararı; kamu görevlilerin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımıştır. Kamu zararının belirlenmesinde ise;
“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
g-) mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması”.
denilmektedir.
Maddede sayılan kriterlerden bazıları münhasıran mal ve hizmet alımlarına ilişkindir. Ancak, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kriterinin yalnızca mal ve hizmet alımı ile ilgili olduğuna dair herhangi bir ifade mevcut değildir. Bu nedenle kamu zararının yalnızca mal ve hizmet alımları sonucu kamu kaynağında artışa engel veya azalışa neden olunması şeklinde sorumluların savunmaları yerinde görülmemiştir.
Yine savunmalarda; 2018 yılında …………………….'ın Destek Hizmetleri Müdürlüğüne vekalet etmesi sebebiyle vekalet aylığı aldığı hususu sorgu haline getirilirken 2011 yılında ………………. Sendikası ile Belediye arasında yapılan memur toplu sözleşmesinin 28 inci maddesinin 6 ıncı fıkrasında yer alan “Başkanlık tarafından müdürlük görevini fiili yürüten (Müdürlüğe vekalet edilipte yasal olarak özel hizmet ve yan ödeme farkı alan kişiler madde dışında kalır) Müdür vekilleri her ayın 15. günü maaşlarına ek olarak net ………………….TL. Ödenir.” hükmünün göz ardı edildiğini, 2011 yılında Belediye ile ………………….. arasında imzalanan sözleşmede yer alan aylık net ……………….TL’nin brüt tutarının ………………. TL olduğunu, yine söz konusu sözleşmenin 28 inci maddesinin 5 inci fıkrasında sözleşmenin 2012 yılından sonra %15 iyileştirileceğinin karara bağlandığını, 4688 sayılı Kanun’a 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesiyle eklenen geçici 14 üncü maddesi, “2015-2016 yıllarını kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşme”, ve “2017-2018 yıllarını kapsayan 4 üncü Dönem Toplu Sözleşme” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; 2011 yılında imzalanan sözleşmede yer alan ……………….TL’lik aylık brüt bedelin iyileştirilme oranları dâhilinde 2018 yılındaki karşılığının brüt …………………. TL olduğunu, dolayısıyla sorgu maddesinde 2011 yılı Memur Toplu Sözleşmesi 28 inci maddesinin 5 inci ve 6 ncı fıkraları uyarınca mahrum kalınan aylık ………………….. TL’nin göz ardı edildiği ifade etmişlerdir.
Sorumluların savunmalarında bahsettikleri ………………… Sendikası ile ………………….. Belediyesi arasında imzalanan 14.04.2011 tarihli toplu sözleşmenin “Yürürlük ve İmza” başlıklı 31 inci maddesinde sözleşmenin yürürlüğünün 14.04.2014 tarihinde sona ereceği düzenlenmiştir. Yine aynı sözleşmenin 8 inci maddesinde de bu sözleşmenin süresinin 3 yıl olduğu hüküm altına alınmış ve yeni sözleşme düzenleninceye kadar sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu ifade edilmiştir. 2014 yılından sonra Belediye ile bahse konu Sendika arasında yeni sözleşmeler imzalanmış olup bu kapsamda imzalanan en güncel sözleşmenin 01.01.2018-01.01.2019 dönemini kapsayan sözleşme olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu sözleşmede ise vekil müdürlere ek mali hak verilmesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Yine savunmalarda; “4688 sayılı Kanun’un geçici 14 üncü maddesi ile 2015-2016 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme, 2017-2018 yıllarını kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde 2011 yılında imzalanan sözleşmenin 2018 yılı içinde uygulanabilir olduğu” belirtilmektedir. Ancak söz konusu toplu sözleşmeler eski sözleşmenin yürürlük tarihini uzatmamakta sadece (şartları sağlıyorsa) sosyal denge tazminatı açısından eski sözleşmeye göre hesaplanan tavan tutarın baz alınabilme süresini değiştirmektedir.
Neticeten, sorguda bahsedilen husus Destek Hizmetleri Müdürlüğü görevini vekâleten yürüten ………………………’ın asilde aranan şartları sağlamadığı halde vekâlet aylığı almasına ilişkindir. Vekâlet aylığının kapsamı ve hangi şartlar altında ödenebileceği 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86, 174 ve 175 maddeleri ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 9 uncu maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, vekâlet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması gerekmektedir. Destek Hizmetleri Müdürlüğü, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’e ekli -II- sayılı listede yer almaktadır. II sayılı listede yer alan müdürlüklere atabilmek için ilgili Yönetmelikte belirtilen diğer şartların yanında son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak gerekmektedir. Nitekim, ilgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararname’de ödenebilme şartları açıkça düzenlenmiş olan “vekalet aylığı”nın sözleşmeye hüküm koymak suretiyle herhangi bir şarta tabi olmadan ödenmesi de mevzuata aykırı olduğundan sorumluların savunmalarına itibar edilmemiştir.
Bu itibarla, Destek Hizmetleri Müdürlüğü kadrosuna vekaleten atanan ……………….’a asaleten atanma şartlarına haiz olmadığı halde vekalet aylığı ödenmesi sonucu oluşan ………………… TL kamu zararının;
………………… TL’sinin Harcama Yetkilisi ………………… ve Gerçekleştirme Görevlisi …………………..’e,
……………….. TL’sinin - Harcama Yetkilisi ………………. ile Gerçekleştirme Görevlisi .………………..’a,
Müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla,
karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Üye ………………………’in karşı oy gerekçesi;
“Vekaleten gördürülen görevlerde 657 sayılı Kanun gereklerinin karşılanması yeterli olup Görevde Yükselme Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmemesi gerekir. Dolayısıyla ödemelerin yasal mevzuatına uygunluğuna karar verilmesi gerekir.”