Mahkeme kararı gereğince yapılan tazminat ödemesinin hatalı hesaplanması
………. Belediyesine ait ………. Şehirlerarası ve İlçeler Otobüs Terminalinin, işletilmek üzere, yıllık ………. -TL +KDV ve giriş çıkış ücretinin %20’ si bedelle 18.02.2009- 18.02.2013 tarihleri arasındaki (üç) yıl süre ile ………. Şirketi’ne kiralanması işinde, sözleşmenin ilk bir yıllık süresinin bitimine rastlayan 09.02.2010 tarihinde, Kiracı ………. Şirketi’nin, ilçelerden ………. merkezine sefer yapan toplu taşıma araçlarının otobüs terminaline yönlendirilmediği, bu nedenle Kiracı Şirketin zarara uğradığı, diğer bir ifade ile, Kira Sözleşmesinin eki İdari Şartnamenin 1 inci maddesinde yer alan “Otogar sınırları içinde bulunan şehirler arası ve ilçeler arası” şartının Kiralayan İdare tarafından yerine getirilmediği iddiası ile ………. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu 19.09.2009 - 09.02.2010 tarihleri arasındaki 2009 yılı zararının Kiralayan ………. Belediyesi tarafından tazmin edilmesi talepli tazminat davasının Kiracı Şirket lehine sonuçlanması üzerine, söz konusu mahkemenin ………. esas, ………. karar nolu kararı ile 19.09.2009 - 09.02.2010 tarihleri arasındaki 2009 yılı zararı karşılığı ………. -TL tutarındaki tazminat ile ilave faiz ve diğer masrafların ödenmesi esnasında, bu defa Kiracı Şirketin yazılı bir talebi olmaksızın ve herhangi bir yargı kararına dayanmaksızın kiracı şirketin 2010, 2011, 2012 yıllarına ilişkin (18.02.2013 tarihine kadar) zararında hesap edilerek toplam ………. TL’nin Kiralayan Şirkete ödenmesi ve bu ödemenin, ilgili ödeme emri belgesinde, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunun ilgili hükmüne aykırı olarak, Gerçekleştirme Memurunun ödemeyi gerçekleştirdiğine ilişkin isim ve imzası olmadan tek başına Muhasebe Yetkilisinin imzası ile yapılmış olması sonucunda ………. TL tutarında kamu zararına neden olunduğu,
………. TL tutarındaki ödemenin tamamı kamu zararı olmakla birlikte, söz konusu kamu zararının, 31.12.2012 tarihine kadar olan süre için hesaplanması gerekirken, 18.02.2013 tarihine kadar olmak üzere, 2013 yılı için yersiz olarak 48 günlük ………. -TL tutarında ve ayrıca ………. İlçesinden gelen otobüslerin kiralanan yer olan ………. Otobüs Terminaline giriş-çıkış yapmaması nedeniyle kiracının uğradığı zararın ………. -TL tutarında olmak üzere, (……….)………. -TL fazla hesaplandığı ve bu hatalı hesaplama esas alınarak ödemede bulunulduğu,
Konularıyla ilgili olarak,
………. Şehirlerarası ve İlçeler Otobüs Terminalinin işletilmesine ilişkin 18.02.2013 tarihine kadar olan 3 yıl süreli kira sözleşmesi, yapılan ihaleyi takiben, 18.02.2009 tarihinde ………. Belediyesi adına ………. ile söz konusu ihaleyi kazanan ………. Şirketi arasında imzalanmıştır. Yıllık kira bedeli ………. -TL + KDV ve terminale giriş-çıkış yapan otobüslerden alınan ücretlerin toplamından oluşan hasılatın %20’si olarak belirlenmiştir. İhale idare şartnamesinin “Tanımlar” başlıklı 1 inci maddesinde, “Kiralanan Yer”, “Şehirlerarası ve ilçeler otobüs terminali ile bunlara ait otopark dükkanlar ve her türlü eklentileri” olarak tanımlanmıştır. Kiralayan şirket tarafından, sözleşme devam ederken, sözleşme tarihinin üzerinden bir yıl gibi bir süre geçmiş olmasına rağmen, ilçeler arası çalışan otobüslerin ………. Terminaline giriş yapmaları için Belediye tarafından yönlendirilmediği ve bu nedenle de ………. otobüslerinin terminale girişi sağlanamadığından bu otobüslerin her giriş ve çıkışta ödedikleri ücretlerin toplamından oluşacak kardan Kiracı Şirketin mahrum olduğu ve bu zararın ………. -TL’ye ulaştığı, ve bu zararın otobüslerin terminale girmemesi sebebiyle sürekli arttığı, aynı zamanda söz konusu otobüslerin giriş-çıkış yapmaması sebebiyle terminalin işlerlik kazanamadığı ve bu sebeple de terminal içerisinde bulunan dükkanların kiraya verilemediği, bununda katlanılan zararı artırdığı, diğer bir ifade ile, Kira Sözleşmesinin eki İdari Şartnamenin 1 inci maddesinde yer alan “Otogar sınırları içinde bulunan şehirler arası ve ilçeler arası” şartının Kiralayan İdare tarafından yerine getirilmediği gerekçesiyle, 09.02.2010 tarihinde ………. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde-belirtilen zararların Davalı İdare tarafından karşılanması talepli tazminat davası açılmıştır.
Mahkeme tarafından, dava dosyası bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından, 19.02.2009-09.02.2010 tarihleri arasında 1 yıllık süre de, ………. otobüslerinin ………. Otobüs Terminaline giriş-çıkış yapmaması sebebiyle gelir kaybının toplam ………. -TL olduğu yönünde bir hesaplama yapılmıştır. Aynı bilirkişi raporunda, ………. -TL tutarındaki gelir kaybının, Kira Sözleşmesindeki hüküm doğrultusunda olmak üzere, %20 sinin (………. -TL) Davalı Belediyenin, %80’inin ise Davacı Şirketin gelir kaybı olduğu (………. -TL) yönünde kanaat belirtilmiştir.
Sonuç itibari ile, söz konusu tazminat davası Davacı Şirket lehine sonuçlanmıştır. Mahkeme, şirketin gelir kaybının, bilirkişi raporunda belirtilen ………. -TL olduğuna hükmetmiş ve bu tutar üzerinden %20 hakkaniyet indirimi (………. x%20=………. -TL) yapılmak suretiyle ………. -TL’nin-kararda belirtilen faiz ve diğer masrafların ayriyeten ödenmesi belirtilmek suretiyle-Davalı Belediye tarafından Davacı Şirkete ödenmesine karar vermiştir.
Belirtmek gerekir ki, her ne kadar, ………. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ………. esas, ………. karar nolu kararı Belediye aleyhine olmuş ve Davalı Belediye tazminat ödemeye mahküm edilmiş ise de, söz konusu Karar, bilirkişi raporu ve mahkeme sürecinin bir bütün olarak değerlendirilmesinde görüleceği üzere, Davalı Belediyenin söz konusu Kira sözleşmesindeki dava konusu yükümlülüklerini yerine getirdiği görülmektedir. Öncelikle, ilçeler arasında çalışan otobüslerin ………. Belediyesi tarafından terminale yönlendirilmesi gerektiği hususunda herhangi bir düzenleme sözleşme ve şartnamede bulunmamaktadır. Diğer taraftan ise, Davalı Belediyenin mahkemeye verdiği cevap dilekçesinden anlaşılacağı üzere, söz konusu otobüslerin güzergahının belirlenmesindeki yetkili merciinin İl Trafik Komisyonu olduğu, otobüslerin yeni yapılacak terminale yönlendirilmesi ile ilgili teklifin İl Trafik Komisyonu tarafından reddedildiği, bu işlem üzerine ………. İdare Mahkemesinde ………. esas sayılı dosya ile İl Trafik Komisyonunun kararının iptali için, iptal davası açıldığı, ancak, ………. İdare Mahkemesinin 02.09.2008 tarih ve ………. karar sayılı ilamı ile bu talebin reddedildiği ve karar aleyhine Danştaya temyiz başvurusu yapıldığı ve halen Danıştayda görüşüldüğü, bunun üzerine İl Trafik Komisyonuna tekrar başvurulduğu, ancak bu başvurunun da geri çevrildiği anlaşılmaktadır. Buradan anlaşılacağı üzere, ………. Belediyesi ile Davacı Şirket arasında söz konusu kira sözleşmesinin imzalandığı 18.02.2009 tarihinden önce, söz konusu araçların ………. Terminaline yönlendirilmesi yetkisinin ………. Belediyesinde değil, İl Trafik Komisyonunda olduğu bellidir ve yine aynı İl Trafik Komisyonu tarafından, ilçelerden gelen otobüslerin ………. Terminaline yönlendirilmesi talebi de söz konusu kira sözleşmesinin imzalanmasından önce reddedilmiştir. Dolayısıyla, ihale idare şartnamesinin “Tanımlar” başlıklı 1 inci maddesinde, yer alan, “Şehirlerarası ve ilçeler otobüs terminali ile bunlara ait otopark dükkanlar ve her türlü eklentileri” şeklindeki “Kiralanan Yer” tanımlamasından, “söz konusu otobüslerin Belediye tarafından ………. Terminaline yönlendirilmesi gerektiği” kanaatine varılması mümkün görünmemektedir. Bu sebeple de, ………. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ………. esas, ………. karar nolu kararında belirtilmiş olan “ davalı idarenin ilçelere ait yolcu taşıyan araçlarıda şehirlerarası terminale yönlendirmeyi planlayarak ihaleye çıktığı, davacı şirketinde bu duruma güvenerek ihaleyi aldığı” ifadesinin çokta isabetli olmadığı görülmektedir. Belirtildiği üzere, ilgili Kiralama Sözleşmesinin imzalanmasının çok daha öncesinden hem Davalı Belediye hem de Davacı Şirket tarafından, otobüslerin terminale yönlendirilmesi yetkisinin ………. Belediyende olmadığı, bu yetkinin İl Trafik Komisyonunda olduğu ve İl Trafik Komisyonu tarafından da, otobüslerin terminale yönlendirilmesi talebinin reddedildiği bilinmektedir. Dolayısıyla, gerek ihale gerekse sözleşme aşamasında, ilçelerden gelen otobüslerin terminale yönlendirilme yetkisinin Belediye de olmadığı ve aynı zamanda da bu yetkiyi kullanan organ tarafından da otobüslerin terminale yönlendirilmesinin uygun görülmediği açık bir şekilde bilinmektedir. Diğer taraftan, Belediye aleyhine tazminat davası açılmasından önceki süreçte, Yüklenicinin zarar ettiğinden bahisle Belediyeye yaptığı müracaat üzerine, davacı şirketin zararının telafisi için, Belediye tarafından, kira sözleşmesindeki artırım hükmüne aykırı olarak, 2 nci yıl kira bedelinde %1 oranında olmak üzere minumum bir oranda artırım yapıldığı ve sözleşmeye göre Belediyeye peşin ödenmesi gereken kira bedelinin 4 taksitte tahsiline karar verilmesi gibi, Yüklenici lehine uygulamalar yapıldığı da, söz konusu mahkeme kararından anlaşılmaktadır. Bütün bunlar, ………. Belediyesinin, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini, Yüklenici Şirket lehine olmak üzere, fazlasıyla yerine getirdiğini göstermektedir.
Ancak, verilen karar çok isabetli olmamış olsa bile, ………. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ………. esas, ………. karar nolu kararı Belediye aleyhine olduğundan, hükmedilen tazminatın Belediye tarafından ödenmesi gerekmektedir. Akabinde ise, 2009 yılı zararı karşılığı olarak tespit edilmiş olan ………. liralık asıl alacağın ilaveten faiz ve diğer ödemeleri ile birlikte davacı şirkete ödenmesi esnasında, bu defa kiracı şirketin yazılı bir talebi olmaksızın ve herhangi bir yargı kararına dayanmaksızın kiracı şirketin 2010,2011,2012 ve 2013 yılı 18 Şubatına kadar olan sürelere ilişkin zararı hesap edilerek, Gerçekleştirme Memurunun ve Harcama Yetkilisinin imzası olmadan tek başına Muhasebe Yetkilisinin imzası ile davacı şirkete toplam ………. TL ödenmiştir.
Denetçi iddiasında,
“-Kiracı ………. Şirketi’nin 2010, 2011, 2012 yılları (18.02.2013 tarihine kadar) kira dönemlerine ilişkin uğramış olduğu zararın hesaplanarak ödenmesi yönünde herhangi bir yazılı talebi bulunmadan yapılan ………. -TL ve diğer faiz ve mahkeme giderlerinin, herhangi bir yargı kararına dayanmaksızın, belediye meclis kararı olmaksızın ve gerçekleştirme memurunun imzası olmaksızın tek başına Muhasebe Yetkilisinin imzası ile ve yapılmış olması ve 2009 yılı için mahkeme kararına dayanılarak yapılan ………. -TL ve diğer faiz ve mahkeme giderleri ödemesinin de gerçekleştirme memurunun imzası olmaksızın tek başına Muhasebe Yetkilisinin imzası ile yapılmış olması dolayısıyla ödemelerin tamamı olan ………. -TL’nin ………. -TL + faiz ve mahkeme giderleri ………. -TL) kamu zararı olduğu,
-………. -TL tutarındaki ödemenin tamamı kamu zararı olmakla birlikte,
1-2010, 2011, 2012 yılları (18.02.2013 tarihine kadar) kira dönemlerine ilişkin zararın hesabı sırasında, ………. İlçesinden gelen otobüslerin kiralanan yer olan ………. Otobüs Terminaline giriş çıkış yapmaması nedeniyle kiracının uğradığı zararın gerçekte ………. TL olması gerekirken ………. TL hesap edilmesi suretiyle ………. TL) ………. -TL tutarında fazla hesaplama yapıldığı,
2- Kiracı ………. Şirketi’nin uğramış olduğu zararın Belediye Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından tespiti sırasında henüz işlememiş olan 2013 yılı 16 şubatına kadar 409-365=44 günlük süreye ilişkin zararında hesaba dahil edilmesi suretiyle, hesabı ekli listede gösterildiği üzere, ………. TL tutarında fazla ödemede bulunulduğu,
Dolayısıyla, yapılan ödemenin ………. -TL değil, ………. -TL (……….) = ………. -TL) olması gerektiği,”
İleri sürülmüştür.
2013 Yılındaki 44 Günlük Ödemeye İlişkin Zarar Hesabına Ait Liste
İlçe Fazla Ödeme TL
………. ……….
………. ……….
………. ……….
………. ……….
………. ……….
TOPLAM ……….
Ancak, denetçi tarafından iddia olunan hususların tamamına katılmak mümkün görünmemektedir. Şöyle ki,
1-) Öncelikle, Gerçekleştirme Memurunun imzası olmadan ödeme yapılmaması gerektiği yönündeki tespitin doğru olduğunun belirtilmesi gerekmektedir. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun “giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde ki, “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine, işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” hükmü uyarınca, bir giderin yapılabilmesi için öncelikle görevlendirilmiş olan Gerçekleştirme Görevlisi tarafından gerçekleştirilmesi ve bu hususla ilgili olarak hazırlanan gerçekleştirme ve harcama evraklarının imzalanması, devamında ise, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle harcamanın tamamlanması gerekmektedir. Dolayısıyla, bir harcamaya ilişkin prosedürün eksiksiz olarak yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, ilgili ödeme emri belgesini, sadece gerçekleştirme görevlisinin değil, aynı zamanda harcama yetkilisinin de imzalaması gerekmektedir. Söz konusu ………. -TL tutarındaki ödemenin yapıldığı ödeme emri belgesinde sadece gerçekleştirme görevlisinin değil aynı zamanda harcama yetkilisinin de imzası bulunmamaktadır. Aynı zamanda, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin (h) bendindeki, “Vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin YTL'den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar vermek.” hükmü gereğince, 2010, 2011 ve 2012 yılı zararlarına ilişkin olarak hesaplanmış meblağların ödenmesi için belediye meclisi tarafından karar alınması gerektiği halde, böyle bir meclis kararı olmaksızın ödeme yapılmıştır. Ancak, harcama yetkilisinin ve gerçekleştirme görevlisinin imzası olmadan tek başına Muhasebe Yetkilisinin imzası ile ödemede bulunulmuş olması ve bahsedilen meclis kararının alınmamış olması, idari açıdan bir eksiklik olmakla birlikte, yapılan ödemenin hukuken geçerli olmayacağı ve kamu zararı hükmünde olduğu anlamına gelmez. Öncelikle, belirtmek gerekir ki, 2009 yılı zararına ilişkin ödeme mahkeme kararı ile öngörüldüğünden, ödenmesi zorunludur. 2010 2011, ve 2012 yılı (18.02.2013 tarihine kadar) zararlarına ilişkin olan ödeme ise, sorumlu muhasebe yetkilisi tarafından belirtildiği üzere, 2010,2011,2012 yıllarında aynı hususla ilgili olarak açılması muhtemel olan davalar dolayısıyla daha fazla dava harcı vekalet ücreti vb. masrafların ödenmesinin önüne geçilerek Belediyenin daha fazla zarara uğramaması amacına yönelik olarak, ………. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ………. esas, ………. karar nolu kararı göz önünde bulundurulmak suretiyle, ilgili şoför odalarından 2010, 2011 ve 2012 yıllarında belirtilen ilçelerden gelen otobüslerin kaç sefer yaptıklarını yazılı olarak istenmesi sonucunda otobüslerin sefer adetlerine göre ve otobüs kapasitelerine göre belediye meclis tarifesi üzerinden yapılan hesaplamaya göre yapılmış olması sebebiyle, 2009 yılı mahkeme kararının diğer yıllara etkisinden kaynaklanan ödeme mahiyetindedir. Belediye bütçesinden daha fazla ödeme yapılarak kamu zararına neden olunmaması (faiz ve diğer mahkeme giderleri) amacıyla yapılan ödemenin kamu zararı olarak düşünülmemesi gerekmektedir. Dolayısıyla, idari yönden bir takım eksiklikler ihtiva eden ( Harcama yetkilisinin ve gerçekleştirme görevlisinin imzası olmadan tek başına Muhasebe Yetkilisinin imzası ile ödemede bulunulmuş olması ve meclis kararının alınmamış olması gibi) ………. -TL tutarındaki ödemenin tamamının, belirtilen eksiklikler sebebiyle, kamu zararı olarak değerlendirilmesi mümkün görünmemektedir. Ödeme hukuken geçerli bir ödemedir ve bu ödemeden, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 61 nci maddesindeki düzenlemeye göre, ödeme emri üzerinde yetkililerin imzasını aramayan ve ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını sağlamayan, muhasebe yetkilisi tek başına sorumludur.
2-2010, 2011, 2012 yılları (18.02.2013 tarihine kadar) kira dönemlerine ilişkin zararın hesabı sırasında, ………. İlçesinden gelen otobüslerin kiralanan yer olan ………. Otobüs Terminaline giriş çıkış yapmaması nedeniyle kiracının uğradığı zararın gerçekte ………. TL olması gerekirken ………. TL hesap edilmesi suretiyle (………. TL) ………. -TL tutarında fazla hesaplama yapıldığı hususunda ise, denetçi iddiasının yerinde olduğu görülmektedir. Sorumlular tarafından yapılan savunmalarda, ………. İlçesiyle ilgili olarak yapılan hesap hatasından kaynaklanan fazla ödeme için, ………. ilçesine çalışan otobüslerin sefer sayısı üzerinden yapılan hesaplamanın toplam ………. TL olduğu ifade edilmiş olmakla birlikte, herhangi bir haklı gerekçe ileri sürülmemiş sadece savunma ekinde gönderilmiş olan yeniden hesaplamada tablosunda, .......İlçesinden 28 aracın günde 5 sefer yaptığı esas alınmıştır. Oysaki, İlişikli Ödeme Emri ekleri arasında bulunan ve savunma ekleri arasında da tekrar gönderilmiş olan “Şoförle ve Otomobilciler Odası Başkanlığı”nın vermiş olduğu 27.11.2012 tarihli yazıda 28 aracın günde 4 sefer yaptığı açıkça belirtilmektedir. Dolayısıyla, Davacı Şirkete ………. -TL tutarında yersiz ödeme yapıldığı hususundaki tespitin doğru olduğu görülmektedir.
3-) Kiracı ………. Şirketi’nin uğramış olduğu zararın Belediye Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından tespiti sırasında 2013 yılı içinde (16.02.2013 tarihine kadar) 44 günlük zarar hesap edilmek suretiyle Davacı Şirkete ………. -TL tutarında (hesaplanan kamu zararına dahil edilmemesi gerektiği halde) yersiz ödemede bulunulduğu iddiasının ise yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. ………. Belediyesine ………. işine ilişkin olarak ………. Şirketi ile ………. Belediyesi arasında akdedilen sözleşmenin 4 üncü maddesine göre üç yıl süreli sözleşmenin bitiş tarihi 18.02.2013 olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, Davalı Şirketin zararı hesaplanırken 18.02.2013 tarihine kadar 48 gün için de hesaplama yapılması (Denetçi tarafından 44 gün olarak hesaplanmıştır.) gerekmektedir. Bu sebeple, ………. -TL’nin yersiz olarak ödendiği iddiası yerinde görülmemiştir.
4- Diğer taraftan ise, 2010, 2011 ve 2012 yılları (18.02.2013 tarihine kadar) kira dönemlerine ilişkin Davacı Şirketin uğradığı zararın, Belediye Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından tespiti yapılırken, hatalı hesaplama yapılarak ödemede bulunulması suretiyle ………. -TL tutarında kamu zararına neden olunmuştur. ………. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde sonuçlanmış olan 2009 yılı zararına ait tazminat davası sonucunda, Mahkemenin ………. esas, ………. karar nolu kararı ile 2009 yılı zararı karşılığı olarak ………. -TL tutarındaki tazminat ile ilaveten bu tazminata ilişkin faiz ve diğer masrafların Davacı Şirkete ödenmesine hükmedilmiştir. Mahkeme Kararında, ………. -TL tutarındaki tazminat hesaplanırken, bilirkişi raporundaki hesaplamanın esas alındığı görülmektedir. Dava konusu olayla ilgili bilirkişi raporunda, ………. terminaline giriş-çıkış yapmayan otobüsler dolayısıyla, sözleşme başlangıç tarihi olan 19.09.2009 tarihi ile 09.02.2010 tarihleri arasındaki, gelir kaybının ………. -TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu mahkeme Kararında tespit edilmiş olan (faiz ve diğer masraflar hariç) ………. -TL tutarındaki tazminatında, bilirkişi raporunda belirlenmiş olan ………. -TL tutarındaki gelir kaybı üzerinden hesaplandığı görülmektedir. ………. -TL tutarındaki gelir kaybının %20 si olan ve sözleşme hükmü gereğince Belediye hissesi olan ………. -TL’nin düşülmesinden sonra kalan ………. -TL’nin Davacı Şirketin, 19.09.2009 - 09.02.2010 tarihleri arasındaki gelir kaybı olduğu belirtilmiş ve “Zarar miktarının kesin olarak belirlenebilir olmaması, davalı belediyenin de kendi payını alamaması sebebiyle zarar gördüğü anlaşılmakla, bilirkişice belirlenen zarar miktarı üzerinden %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak ………. -TL’nin davalı belediyeden tahsiline” denilmek suretiyle ………. Belediyesi tarafından Davavı Şirkete, 19.09.2009 - 09.02.2010 tarihleri arasındaki gelir kaybı karşılığı olmak üzere (faiz ve diğer masraflar hariç) ………. -TL tutarındaki tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla, 2010, 2011 ve 2012 yılları için (18.02.2013 tarihine kadar) hesaplanan tazminatında, 19.09.2009 - 09.02.2010 tarihleri arasındaki gelir kaybına karşılık olarak ödenmesine karar verilen ………. -TL tutarındaki tazminatın hesaplama usulüne uygun olarak yapılması gerekmektedir. Uygulamada ise, 2010, 2011 ve 2012 yılları için (18.02.2013 tarihine kadar) yapılan tazminat hesabında, hesaplanan tutarlardan, bilirkişi raporu esas alınarak tazminat belirlemesi yapılmış olan mahkeme kararında zikredilmiş olan, % 20 belediye hissesi ile %20 hakkaniyet indiriminin yapılmadığı ve Davacı Şirkete de bu şekilde ödemede bulunulduğu tespit edilmiştir. Oysa, 2010, 2011, 2012 yılları için (18.02.2013 tarihine kadar) yapılan tazminat ödemesinin gerekçesi “2010,2011,2012 yıllarında daha fazla dava harcı vekalet ücreti vb. ücretleri ödemesi sebebiyle Belediyenin daha fazla zarara uğramaması için ………. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ………. esas, ………. karar nolu kararı göz önünde bulundurulmak suretiyle 2010, 2011 ve 2012 yılları için (18.02.2013 tarihine kadar) yapılan tazminat ödemesi” olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, 2011, 2011 ve 2012 dönemleri için yapılan ödeme, 2009 yılı mahkeme kararının diğer yıllara etkisinden kaynaklanan bir ödeme mahiyetindedir. Bu durumda, 2010, 2011 ve 2012 yılları için (18.02.2013 tarihine kadar) yapılan tazminat hesaplamasının da aynı mantıkla yapılması gerekmektedir. Çünkü, 2010, 2011 ve 18.02.2013 tarihine kadar olan 2012 yıllarına ilişkin kira dönemlerinde de, 2009 yılı zararına ilişkin Mahkeme ilamında belirtilmiş olan “Zarar miktarının kesin olarak belirlenememesi ve davalı Belediyenin de kendi payını alamaması sebebiyle zarar görmesi” hususları mevcuttur. Bu durumda, Davacı Şirkete yapılması gereken tazminat ödemesi ………. -TL değil, ………. ilçesi için yapılan ………. -TL tutarındaki hatalı hesaplamanın da düzeltilmesi suretiyle hesaplanması gereken tutar olan ………. -TL’dir. Dolayısıyla ………. -TL olarak yapılan hatalı ödeme ile, hesabı aşağıda gösterildiği üzere, ………. -TL tutarında kamu zararına neden olunmuştur.
Bu itibarla, mahkeme kararı gereğince yapılan tazminat ödemesinin hatalı hesaplanmasından kaynaklanan ………. -TL tutarındaki kamu zararının Muhasebe Yetkilisi ……….’a (……….) münferiden,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
Başkan ………. ile Üye ……….’un, “Muhasebe Yetkilisi önüne gelen tamamlanmış evrak üzerine ödeme yapabilir. Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkilisinin imzası olmadan ve ayrıca ödeme evrakları tamam olmadan yapılmış olan ödemenin tamamı kamu zararıdır. Dolayısıyla, ………. -TL tutarındaki ödemenin tamamının tek başına muhasebe yetkilisine tazmin ettirilmesi doğrultusunda karar verilmesi gerekmektedir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşın oyçokluğuyla,
Üye ……….’ın, “………. Belediyesi 2012 yılı Hesabı ile ilgili Raporun 7. Maddesine temel teşkil eden ………. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Esas No: ………. ve Karar No: ……….) İlamında, Davalı İdarenin yüklenicinin açmış olduğu davanın haksız olduğu ve reddedilmesi gerektiğine ilişkin cevap dilekçesindeki iddialarından birisi de,
Yüklenicinin zarar ettiğinden bahisle belediyeye yaptığı müracaat üzerine, davacı şirketin zararının telafisi için kira sözleşmesindeki artırım hükmüne aykırı olarak %1 oranında artırım yapıldığı ve sözleşmeye göre peşin ödenmesi gereken kira bedelinin 4 taksitte tahsiline karar verildiği yönündedir. (Mahkeme İlamı/ sahife no: 2),
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme Kararıyla belediyenin bu sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi neticesi yüklenicinin uğradığı zarar telafi edildiğinden, sözleşmeye aykırı olarak alınan karara istinaden ayrıca bir ödeme yapıldı ise bu hem sözleşmeye aykırı olduğundan ve hem de zararın telafisi adı altında yapılan mükerrer ve dolayısıyla kamu zararına neden olan bir ödeme olacağından söz konusu işlemin mahiyetinin araştırılmasını teminen konunun Grubuna yazılması gerekir.” şeklindeki önerisinin reddine oyçokluğuyla,
Karar verildi.