Personel atama
............................ Belediyesinde çalışan ...........................’nun mevzuata aykırı olarak İtfaiye müdürlüğü kadrosuna atanması suretiyle ....................... TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin, “Zabıta ve itfaiye personeli” başlıklı 21 inci maddesinde, “Zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.” denilmiştir.
21.10.2006 gün ve 26326 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin,
“Görevde Yükselme Esasları” başlıklı altıncı bölümünün “Görevde yükselme şartları” başlıklı 19 uncu maddesinde;
“(1) Bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve itfaiye müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır.
a) İtfaiye şube müdürlüğüne atanabilmek için;
1) Meslekle ilgili yükseköğrenimi bitirmiş veya en az 4 yıllık yükseköğrenim mezunu olmak,
2) En az iki yıl itfaiye amiri olarak çalışmış olmak,
3) 1-4 dereceli kadrolara atanmak için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak,
4) Son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olmak,
5) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,
6) Kadro durumu elverişli olmak,
…
gerekir.
(2) Belediyeler, atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerini, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendi hükümlerine göre değerlendirerek kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerini dikkate alarak belirler. Bu sürelerin en az iki yılının itfaiye teşkilatında geçmiş olması şarttır. Ancak, yeni kurulan belediyeler ile görevde yükselmeyle ilgili ilanlara yeterli sayıda başvuru olmaması halinde en az iki yıl çalışmış olmak şartı aranmaz.”
“Yönetmelikte hüküm bulunmayan haller” başlıklı 47nci maddesinde;
“(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde;
f) 15/3/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik,
hükümleri uygulanır.”
düzenlemeleri yapılmıştır.
18.04.1999 gün ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin “Görevde Yükselmeye İlişkin Esaslar” başlıklı ikinci bölümünün “Öğrenim düzeyi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Devlet memurlarının bu Yönetmelik kapsamındaki görevlere atanabilmeleri için gerekli olan öğrenim düzeyleri kurumları tarafından çıkarılacak yönetmeliklerinde unvanlar itibariyle gösterilir.
Devlet memurlarının;
a) Müdür, Şube Müdürü, Başmühendis, (…) (1), Araştırmacı, Eğitim Uzmanı, Uzman, Müdür Yardımcısı, Çözümleyici ve bu düzeyde bulunan görevler ile daha üstü görevlere atanabilmeleri için en az dört yıllık yükseköğrenimim,
b) Programcı, Şef, Amir ve bu düzeyde görevlere atanabilmeleri için en az iki yıllık yükseköğrenimim,
c) Memur, Muhasebeci, Bilgisayar İşletmeni, Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni, Şoför ve bu düzeydeki görevlere atanabilmeleri için en az orta öğrenim,
görmüş olmaları şarttır.
Ancak, kurumların kendi yönetmeliklerinde düzenlemeleri kaydıyla, sadece hizmet alanına ilişkin olarak iki yıllık yükseköğrenimim görenlerin müdür ve daha alt görevlere, orta öğrenim üzerine kurumlarınca açılan en az iki yıl süreli mesleki kursları bitirenlerin ise müdür yardımcısı ve daha alt görevlere atanabilmeleri için bu maddede öngörülen öğrenim şartı aranmaz.”
düzenlemeleri yapılmıştır.
Yukarıda yer alan düzenlemelere göre itfaiye müdürüne ilişkin atama Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğe tabi değildir. İtfaiye müdürü 21.10.2006 gün ve 26326 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin “Görevde yükselme şartları” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrasına tabi olmadığı için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesine göre atanacaktır. Ancak aynı Yönetmeliğin 47 nci maddesinde; bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 15.03.1999 günlü ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağı belirtildiği için 18.04.1999 gün ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümlerine bakılması gerekir. Yönetmeliğin “Görevde Yükselmeye İlişkin Esaslar” başlıklı ikinci bölümünün “Öğrenim düzeyi” başlıklı 5 inci maddesinde; müdür ve şube müdürü görevlerine atanabilmeleri için en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş olmaları gerektiği, ancak, kurumların kendi yönetmeliklerinde düzenlemeleri kaydıyla, sadece hizmet alanına ilişkin olarak iki yıllık yükseköğrenim görenlerin müdür ve daha alt görevlere atanabilmeleri için bu maddede öngörülen öğrenim şartının aranmayacağı belirtilmiştir. İtfaiye yönetmeliğinde itfaiye müdürü olarak atanacak kişilerin bitirmesi gereken okula ilişkin bir düzenleme olmadığına göre itfaiye müdürü olarak atanacak kişinin 657 sayılı Kanun’un 68/B maddesinde belirtilen şartları sağlamasının yanında en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş olması gerekir.
Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, “Belediyeler, atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerini, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendi hükümlerine göre değerlendirerek kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerini dikkate alarak belirler. Bu sürelerin en az iki yılının itfaiye teşkilatında geçmiş olması şarttır. Ancak, yeni kurulan belediyeler ile görevde yükselmeyle ilgili ilanlara yeterli sayıda başvuru olmaması halinde en az iki yıl çalışmış olmak şartı aranmaz.” yer alan hükme göre itfaiye müdürlüğüne atanma anında hizmet süresinin en az iki yılının itfaiye teşkilatında geçmiş olması şarttır.
11/04/2007 günlü, 26490 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 9, 17, 40 ve 49 uncu maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun Esas no.2010/2799 ve Karar No.2013/4540 sayılı kararında;
“Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 17 maddesinin 1 fıkrasında. "Bu Yönetmeliğin 6ncı maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır" hükmüne yer verilerek, zabıta şube müdürü, zabıta amiri ve zabıta komiserinden ayrı olarak zabıta daire başkanı ve zabıta müdürü görevde yükselmenin dışında tutulmuştur. Ancak aynı maddenin son fıkrasında. "Belediyeler, atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerini. 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendi hükümlerine göre değerlendirerek kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet surelerini dikkate alarak belirlerler Bu sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması şarttır." ibaresine yer verilmiş, böylece zabıta daire başkanı ya da zabıta müdürü olarak atanacak kişilerin de hizmet süreleri yönünden 657 sayılı Yasanın 68. maddesinin (B) bendinde yer alan şartları taşımaları yanında ayrıca en az iki yıl zabıta teşkilatında çalışmış olmaları gerektiği düzenlendiğinden davacının bu iddiasına da itibar edilmemiştir.”
denilmiştir. Gerek Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Belediyeler, atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerini, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendi hükümlerine göre değerlendirerek kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerini dikkate alarak belirler. Bu sürelerin en az iki yılının itfaiye teşkilatında geçmiş olması şarttır. Ancak, yeni kurulan belediyeler ile görevde yükselmeyle ilgili ilanlara yeterli sayıda başvuru olmaması halinde en az iki yıl çalışmış olmak şartı aranmaz.” yer alan hüküm ve gerekse Zabıta Yönetmeliğinin iptal talebini görüşen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun Esas No.2010/2799 ve Karar No.2013/4540 sayılı kararındaki gerekçeye göre itfaiye müdürlüğüne atanma tarihinde “en az iki yıl itfaiye teşkilatında çalışmış olması” gerekmektedir. Hizmet cetvelinde yapılan incelemede söz konusu kişinin itfaiye müdürlüğüne atanma sırasında gerekli en az iki yıl itfaiye teşkilatında çalışmış olma şartını sağlamadığı görülmüştür.
01.10.1993 tarihinde açıktan zabıta memuru olarak atanan ........................., 07.11.2013 tarihinde görevde yükselme sınavı sonucu zabıta komiserliği kadrosuna, 22.09.2016 tarihinde itfaiye müdürü kadrosuna atanmış, 28.07.2013 tarihinde Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirmiştir.
İtfaiye müdürlüğüne atanmak için gerekli “en az iki yıl itfaiye teşkilatında çalışmış olma” şartını taşımayan ..............................’un müdürlüğe atanmadan önceki kadrosu zabıta komiseri olduğu için fazla ödemenin hesabında müdür ile zabıta komiseri arasındaki fark alınmıştır.
Sorumluluk yönünden yapılan inceleme;
Yukarıda esası yönünden değerlendirilen hukuki işlemi 5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesinde düzenlenen kamu zararının unsurları ile fiil ve netice arasındaki illiyet bağı çerçevesinde değerlendirilecektir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde, kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır, şeklinde tanımlanmıştır. Mevzuata aykırı işlem veya eylemlerin neticesinde ortaya çıkan bu zararı; kamu zararının objektif unsuru olarak kavramsallaştırılabiliriz. Kamu görevlilerinin varlığı, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin varlığı ve kusur derecesinin belirlenmesine ilişkin hususları da kamu zararının sübjektif unsurları kapsamında değerlendirmek gerekmektedir.
Nitekim, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.” denilerek sorumluların tazmin yükümlülüğü kamu zararı ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri arasında illiyet bağının varlığına bağlanmıştır.
Bahse konu mevzuat hükümlerini birlikte değerlendirdiğimizde; hesap yargılamasında kamu zararına birden fazla sorumlunun sebep olduğunun tespiti halinde oluşan bu zarardan söz konusu sorumluların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği de açıktır.
Kural olarak bir mali karar, işlem veya eylemin yapılmasında görev alanlardan her birinin işlemi diğer işlemlerin nedeni olduğu takdirde herkes ortaya çıkan zarardan sorumlu tutulacaktır. Bu kapsamda, somut olayda atama işleminin gerçekleştirilmesi sürecince yer alan; zabıta komiseri olarak çalışırken itfaiye müdürü kadrosuna atama işlemini teklif eden Başkan yardımcısı ............................ ile onaylayan Belediye Başkanı ........................... hatalı atamadan dolayı sorumlu olduğu gibi atama tarihindeki İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü .............................. hatalı atama işlemi kendilerine geldiğinde gerekli yazıyı yazarak atama yapan Belediye Başkanını uyarmadığından dolayı sorumludur.
Diğer taraftan mevcut Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisine sorumluluk atfedilip sorgu tebliğ edilmiş ise de, Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi olarak maaşlara imza atan kişilerin mevzuata aykırı atamadan haberdar olmalarının ancak sorgunun tebliği ile olduğu, mevzuata aykırı yapılan işlemi, sorgu tebliğ edilene kadar bilmedikleri değerlendirildiğinden yapılan ödemelerden kaynaklanan kamu zararından da sorumlu tutulamayacaktır. Yine, kamu görevlisinin kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için, kamu görevlisinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemi ile meydana gelen kamu zararı arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiği ifade edilmişti. Somut olayda gerçekleşen mevzuata aykırı atama işleminin mevcut Belediye Başkanı .............................’ın görevde bulunduğu dönemde gerçekleşmediği ve kamu zararına neden olan süreçte de bulunmadığı anlaşıldığından Belediye Başkanı .................................’a sorumluluk atfetmek 6085 sayılı Kanunun 7 inci ve 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi kapsamında mümkün değildir.
Bu itibarla, ............................ Belediyesinde çalışan ............................’nun mevzuata aykırı olarak İtfaiye müdürlüğü kadrosuna atanması sonucu oluşan ve ayrıntılı hesabı tabloda gösterilen ........................... TL kamu zararının;
İtfaiye müdürü kadrosuna atama işlemini teklif eden Diğer Sorumlular; Başkan yardımcısı .......................... ile onaylayan Belediye Başkanı .......................... ve hatalı atama işlemi kendilerine geldiğinde gerekli yazıyı yazarak atama yapan Belediye Başkanını uyarmayan atama tarihindeki İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü .................................’e
Müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Üye ...............................’in karşı oy gerekçesi;
“Atama işleminin usulüne uygun olup olmadığını bilmesi gereken kişiler, düzenledikleri ödeme emirleriyle ödeme işlemini gerçekleştiren gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkilileridir. Bu kişiler ödeme işlemini gerçekleştirirken, ödemenin mevzuata uygunluğunu gözetmek ve aksi durumda gerekli düzeltme işlemini yapmakla yükümlüdür. ............................Belediyesinin çok büyük bir kurum olmaması sebebiyle bu atamalardan habersiz oldukları düşünülemez. Bu kişiler ödeme işlemlerini gerçekleştirirken gerekli uyarıları yapmadıklarından sorumludurlar. Uyarılarına rağmen Belediye Başkanları ödemede ısrar etmiş olsaydılar Başkanlar tek başlarına sorumlu olurlardı. Anayasamıza göre alt konumda olan görevliler ancak yazılı olarak kanunsuz emirleri yerine getirmeye zorlanmaları durumunda sorumlu tutulamazlar. Açıklanan nedenlerle ödeme emirlerinde imzaları bulunan gerçekleştirme görevlileri ile harcama yetkilileri yapılan mevzuata aykırı ödemeden sorumlu oldukları değerlendirilmektedir.”