Maaş ödemesi
..................... A.Ş.’de Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan ve Belediyeye ait görevi yapmayan ancak, Belediyede sözleşmeli makine mühendisi olarak görünen ...................’in maaşının Belediye bütçesinden karşılanması suretiyle .......................... TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
5393 sayılı Kanunu’nun "Norm kadro ve personel istihdamı" başlıklı 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası;
“Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. …”, beşinci fıkrasında, “Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır.”
şeklindedir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; 5393 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesine göre belediye ile makine mühendisi ........................... arasında sözleşmenin imzalandığı anlaşılmıştır.
Sorumlular savunmalarında, sözleşmeli personel makine mühendisi ........................’in İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığına ....................... tarih ve ....................... sayılı olur ile görevlendirildiğini ve adı geçen daire başkanlığı bünyesinde teknik koordinatör olarak çalışmaya devam ettiğini, belediye şirketlerin tamamının İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığına bağlı olduğunu, ilgili kişinin bu şirketlerin hiçbir kademesinde görevli olmadığını, ........................... A.Ş’nin bünyesindeki ekmek fabrikasının kurulum aşamasında teknik destek koordinesinde bulunduğunu, ........................ A.Ş’de genel müdür yardımcısı olarak görevlendirilmediğini ifade etmişler ise de; denetim sırasında yapılan araştırma ve 2019 yılı ...................... A.Ş’den şirketin yönetimine ilişkin bilgi istenilmesi üzerine ......................... A.Ş tarafından verilen ....................... gün ve ................. sayılı cevabı yazıda; genel müdür yardımcısının ......................... olarak göründüğü anlaşılmaktadır.
Hal bu olmakla birlikte, raporda bu kişinin her iki yerden de aylık ve ücret aldığına ilişkin her hangi belge ve bilgi bulunmadığı gibi ilgilinin şirkette fiilen görev yaptığına, karar ve ilgili belgelerde imzasının bulunduğuna ilişkin her hangi bir tespit de yapılmamıştır.
Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun “Çalışma Saatleri” 99 uncu maddesi; “Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. Bu süre Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir. Ancak bu kanuna, özel kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine veya bunlara dayanılarak çıkarılacak yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir. Cumhurbaşkanı, yurt dışı kuruluşlarda hizmetin gerektirdiği hallerde, hafta tatilini Cumartesi ve Pazardan başka günler olarak tespit edebilir.”
şeklindedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 99 ve devam eden maddelerinde Devlet memurlarının çalışma saatleri ile günlük çalışma saatlerinin başlama ve bitme saatlerinin tespitine yönelik düzenlemelere yer verilmiş olmakla birlikte, kamu görevlilerinin mesaiye devam durumlarının kontrolü konusunda ayrıntılı bir yasal düzenleme mevzuatımızda bulunmamaktadır.
Nitekim Yargılama Esas Raporda “...Sözleşmeli personel olarak istihdam edilen .........................’in sözleşmesinde belirtilen kuruma ait görevi yapacağı, çalışma gün ve saati olarak Devlet memurları için belirlenen gün ve saate uymak zorunda olduğu dikkate alındığında ...................Büyükşehir Belediyesinden farklı şirket olan ....................... A.Ş.’de çalışan ve Belediyeye ait görev yapmayan bu kişinin ücretinin Belediye tarafından ödenmemesi gerekir.” denilmiş olsa da gerek söz konusu kişinin mesaiye devam edip etmediğinin tespit edilmemesi gerekse de ...................... A.Ş ve Belediyeden aynı anda aylık veya ücret aldığına ilişkin her hangi belge ve bilgi de bulunmaması ayrıca ilgilinin şirkette fiilen görev yaptığına, karar ve ilgili belgelerde imzasının bulunduğuna ilişkin tespitin de yapılmamış olması karşısında sorumlular tarafından yapılan savunmaya itibar edilmesini gerekli kılmıştır.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan gerekçelerle kamu zararı oluşmayan ................... TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle,
karar verildi.