Personel atama
Büyükşehir Belediyesinde şube müdürü olarak görünen .........................’in atamasının mevzuata aykırı yapılması suretiyle ............................... TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,
5302 sayılı İl Özel idaresi Kanunu’nun “İl özel idaresi teşkilâtı” başlıklı 35 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “İlçelerde, özel idare işlerini yürütmek amacıyla kaymakama bağlı ilçe özel idare teşkilâtı oluşturulabilir.”, “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Norm kadro ilke ve standartları İçişleri Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir. Bu ilke ve standartlar çerçevesinde norm kadro çalışmasını il özel idaresi yapar veya yaptırır. İl özel idaresi personeli, vali tarafından atanır ve ilk toplantıda il genel meclisinin bilgisine sunulur.”
10.06.2007 gün ve 26548 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin “İlçe özel idaresi kurulması” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 35 inci maddesi çerçevesinde ilçelerde özel idare teşkilatı kurulması durumunda, ildeki ilçe sayısını geçmeyecek sayıda ilçe özel idare müdürü kadrosu bu Yönetmeliğin Ek 4’ünde yer alan (I) sayılı Özel İdareler Memur Kadro Kütüğüne uygun olarak ihdas edilerek özel idarenin kadrolarına eklenir.”
düzenlemeleri yapılmıştır.
Norm kadro yönetmeliği kadrolarda standardı getiren hangi kadroların kullanılacağını, kullanılacak kadroların en üst ve alt derecelerinin belirlendiği düzenlemedir. Norm kadro yönetmeliğinde belirtilen kadrolara yapılacak atamaların nasıl olacağı ile ilgili düzenleme bulunmamaktadır.
Kadrolara nasıl atama yapılacağı Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik ile 04.07.2009 gün ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte belirtilmiştir. 04.07.2009 günlü Yönetmeliğin 5/1/a-1 maddesinde müdürler görevde yükselmeye tabi tutulacak kadrolar arasında sayılmıştır.
............................... 30.07.2009 tarihinde açıktan.................................. Belediyesine özel kalem müdürü olarak, 26.08.2009 tarihinde özel idare memurluğuna atanmış, 03.06.2013 tarihinde ....................... Üniversitesi önlisansı, 25.05.2015 tarihinde .......................... Üniversitesi İktisat Fakültesi dört yıl süreli Kamu Yönetimi Bölümünü bitirmiş, memur olarak çalışırken 15.11.2013 tarihinde sınava girmeden ilçe özel idare müdürü olarak atanmış, 01.06.2016 tarihinde ........................... Valiliği İl Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğüne, 11.08.2016 tarihinde ......................... Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Şube Müdürlüğüne ve 25.07.2018 tarihinde ..............................Büyükşehir Belediyesi şube müdürlüğüne atanmıştır.
Bu noktada idari/atama işlemin ilk ayağını oluşturan ilçe özel idare müdürlüğüne yapılan atamasının geçerli olup olmadığı ile bunun kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığı ve böylece şube müdürlüğü şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu nedenle ilçe özel idare müdürlüğüne yapılan atamanın incelenmesi gerekir. Atamanın dayanağı 31.08.2013 gün ve 28751 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06.05/2013 tarihli ve 2013/4957 sayılı sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Yönetmeliğin 1 inci maddesiyle yapılan “ilçe idare şube başkanlıkları ile bunlarla aynı düzeydeki diğer görevlere” şeklindeki hükümdür.
Yönetmelikte yer alan düzenlemelere göre kişinin müdürlüğe atanabilmesi için dört yıllık okul mezunu olması, belirli görevlerde belirli sürede bulunması ve yazılı sınavda başarılı olması gerekir. İdare/kamu hukukunda atama/görevlendirme belli şart ve niteliklere bağlanmıştır. Belirtilen kadrolara atanma veya görevlendirme ancak şartların sağlanmasıyla mümkündür. Atamanın yapıldığı tarihte atanacak kadro için öngörülen duyuruya çıkılma, başvurular alınma ve eğitime katılma ile sınav şartı yerine getirilmemiştir.
İlçe özel idare müdürü kadrolarına atanabilmek için Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikteki görevde yükselme ve unvan değişikliği için gerekli hizmet süreleri, eğitim düzeyi, sınav ve sınav sonrası eğitim gibi hususlarda yapılan düzenlemelerde gereken şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. 02.02.2000 gün ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelikte ilçe özel idare müdürü yer alırken 04.07.2009 gün ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte yer almamasının ilçe özel idare müdürlüğüne yapılacak atamanın görevde yükselme sınavına tabi olmadığı anlamına gelmediği açıktır. 04.07.2009 günlü Yönetmelikte “ilçe özel idare” müdürü yer almasa da “müdür” yer aldığı için ve ilçe özel idare müdürü de “müdür” olduğundan sınava tabidir.
Diğer taraftan 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 8 inci maddesinde; “İlçe idare kurulu, kaymakamın başkanlığı altında tahrirat katibi, malmüdürü, Hükümet hekimi, milli eğitim memuriyle tarım memuru ve veterinerden teşekkül eder.” denilmekte olup, ilçe özel idare müdürü “ilçe idare şube başkanlıkları ile bunlarla aynı düzeydeki diğer görevlere” kapsamında değildir.
Sınava girmeden ilçe özel idare müdürlüğüne atanıp buradan naklen şube müdürlüğüne geçilmesi mümkün değildir. 657 sayılı Kanun’un 68/B maddesine göre yapılan atama sonucu bu müdürlüğün kazanılmış hak kabul edilerek naklen şube müdürlüğüne atanabileceğini kabul etmek de mümkün değildir. İlçe özel idare müdürlüğüne atanmış olma herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gibi şube müdürlüğüne atanmanın basamağı da değildir.
Kamu görevlilerinin ilk kez bir göreve atanırken ya da görevde yükselme suretiyle üst göreve atanırken söz konusu görevin gerektirdiği nitelikleri taşıması zorunludur. Bu zorunluluk atama tarihi bakımından geçerli olduğu gibi görevin sürdürüldüğü süre zarfı yönünden de taşınması gereklidir. Bu çerçevede ilgilinin Büyükşehir Belediyesindeki şube müdürü kadrosuna atanırken bu kadroya atanabilmek için gereken şartı taşımadığı açıktır. Bir görev için öngörülen koşulların taşınmaması halinde bu görevin belirli bir süre yürütülmüş olması ilgili lehine kazanılmış hak oluşturmaz. Söz konusu koşulların atama süresince de taşınması zorunlu olduğundan bu koşulun taşınmadığının daha sonra tespit edilmesi bu kişinin bu kadroda çalışmasına hukuki engel oluşturur. İlgilinin gerekli koşulları taşımadan şube müdürlüğüne atandığı anlaşıldığında bu görevi yürütebilmesine olanak da bulunmamaktadır. İdari yargı, istikrarlı olarak koşullarını taşımadığı halde yapılan atamanın açık hata kapsamında olduğu ve bu nedenle yapılan ödemelerin her zaman geri alınacağına dair kararlar vermektedir.
Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarında belirtildiği üzere kazanılmış hak, hakkın elde edildiği tarihteki düzenlemelere (mevzuata) uygun edilmesi halinde geçerlidir. Hakkın elde edildiği tarihteki düzenlemelere (mevzuata) uygun elde edilmeyen hak, kazanılmış hak olarak değerlendirilemez.
İlçe özel idare müdürlüğüne atandıktan sonra bu atamanın esas alınması hatalı olup, şube müdürlüğüne yapılan atamasının atama tarihindeki yönetmeliğe uygun olmaması nedeniyle bu kişinin ilçe özel idare müdürü öncesi kadrosuna atanması gerekir. Şartları tutmayan veya atama tarihindeki mevzuata uygun yapılmayan atamaların ödüllendirilmesi anlamına gelen işlem tesis edilmesi yukarıda belirtilen yargı kararlarına ve mevzuata aykırılık oluşturur. Bu kişinin atama tarihindeki Yönetmeliğe uygun atamasının olmadığı anlaşılmıştır. Çünkü bu kişi sınavla müdür olması gerektiği halde herhangi bir sınava girmemiştir.
Diğer taraftan savunmalarda ilgilinin 657 sayılı Kanunun 68/B maddesi kapsamında da hizmet süresini tamamladığı ifade edilmiş ise de; ................................’in 657 sayılı sayılı Kanun’un 68/B maddesi kapsamındaki hizmet süresinin 6 yıl 7 ay 27 gün olduğu rapordan anlaşılmaktadır. Bu bağlamda 3’üncü dereceli İlçe Özel İdare Müdür kadrosuna atanmak için gerekli 10 yıl hizmet süresini de sağlanmadığı dikkate alındığında yapılan atamanın 657 sayılı sayılı Kanun’un 68/B maddesine de uygun olmadığı açıktır
Yine savunmalarda .......................................' in özel kalem müdürlüğü kapsamında istisnai memurlukta çalışması olduğu, bu durumun Mahalli İdareler açısından geçerli olduğu, mahalli idareler dışındaki bütün müdürlükler kapsamında devam ettiği, her ne kadar ilçe özel idare müdürlüğünden sonra İçişleri Bakanlığı bünyesinde müdürlük kadrosuna atansa da, kanun kapsamında özel kalem müdürlüğünden dolayı kazanılmış hakkının YİKOB atanmasında da kullanabileceği, dolayısıyla atamanın hukuksuzluk olmadığı, atamaların atama yapıldığı tarihteki yürürlükte bulunan mer'i mevzuat kapsamında gerçekleştirildiği, herhangi bir hukuksuzluktan söz edilemeyeceği için atamaların tamamının hukuki olduğu, kişinin sanki İl Özel İdaresi'nden ................................... Büyükşehir Belediyesi'ne atanmış gibi değerlendirildiği, diğer atamalardaki kazanılmış haklardan hiç söz edilmediği ifade edilmiş ise de;
04.07.2009 gün ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, “İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir.” hükmünün yürütmesinin durdurulması Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01.04.2010 tarih ve 2010/70 sayılı kararı ile durdurulduğundan uygulama imkânı bulunmamaktadır. Danıştay 5 inci Dairesi 2009/4677 Esas ve 2011/6294 sayılı kararıyla 04.11.2011 tarihinde bu fıkranın iptaline karar verilmiştir. Dairenin 2009/4677 Esas ve 2011/6294 sayılı kararına yapılan temyiz talebi İdari Dava Daireleri Kurulunun 2012/1672 Esas ve 2014/2742 sayılı kararıyla 19.06.2014 gününde reddedilmiştir. Bu fıkra hükmü 07.05.2014 gün ve 28993 sayılı Resmi Gazete ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bu kapsamda, ................................’in gerek ilçe özel idare müdürlüğüne atandığı 15.11.2013 gerekse de .....................................Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına atandığı 31.03.2014 tarihinde şube müdürlüğüne atandığı tarihte anılan Yönetmeliğin 20/ç maddesi yürürlükte olmadığı için, özel kalem müdürlüğünü kazanılmış hak kabul edilerek diğer müdürlüklere atama yapılması da mümkün değildir.
Savunmalarda, 6360 sayılı kanun kapsamında ................................ Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına 26.12.2013 tarihli atamanın gözükmediği, bu noktanın önemli olduğu, İçişleri Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin “Devredilen veya özelleştirilen kuruluşlardan atama” başlıklı 23 üncü maddesinden bahsedilerek İl Özel İdaresinden geçen personelin yönetmeliğe ve sınava tabi olmadığı, ilçe özel idare müdürü olmasa bile görevde yükselme sınavına girmeden müdür atamasının yapılabileceği ifade edilmiştir. Bu kapsamda; .................................’in hizmet cetveli incelendiğinde .................................... Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı şube müdürlüğüne 31.03.2014 tarihinde atandığı görülmektedir.
İçişleri Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğinin "Devredilen veya özelleştirilen kuruluşlardan atama" başlıklı 25 inci maddesinin (b) fıkrasında; “12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile büyükşehirlerde tüzel kişilikleri sona eren İl Özel İdarelerinden Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonlarınca atanan ya da belediye ve bağlı kuruluşlara devredilen norm kadro ve ihtiyaç fazlası personelden aynı Kanununun geçici 1 inci maddesi kapsamında Bakanlığa ilk defa atanacaklarda” bu yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Savunmada ifade edildiği gibi bu hüküm görevde yükselme sınavına girmeden müdür atamasının yapılabileceği anlamına gelmemektedir. Nitekim devredilen personelin bu yönetmeliğe tabi olması halinde, yönetmelikte istenen şartları sağlayarak müdür kadrolarına atanması mümkün değildir. 6360 sayılı Kanun tüzel kişiliği kaldırılan özel idare, belediye ve diğer tüzel kişiliklerin personelinin devriyle ilgili düzenlemelere yer vermiştir. 6360 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesi gereği devredilen personel kadro ve müktesebiyle devredilecektir. Bu madde, tüzel kişilikleri sona eren İl Özel İdarelerinden Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonlarınca atananlar kendi kadro ve unvanı ile devredileceği için, ortaya tereddüt çıkmasını engellemek için diğer bir ifadeyle ilgililerin hangi kadroya atanacağı tereddüdünü ortadan kaldırmak için getirilmiş bir düzenlemedir. Diğer bir ifadeyle bu madde şartları taşımayan ve bu hakkı daha önce kazanmamış birinin İçişleri Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamındaki müdür kadrosuna atanabileceğini göstermemektedir.
İçişleri Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğinin 28 inci maddesinde bu yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 18.04.1999 gün ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
18.04.1999 gün ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 2 nci maddesinde; bu Yönetmeliğin belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelere ait memur kadrolarında, müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme mahiyetindeki asaleten atanmalarında uygulanacağı, “Görevde Yükselmeye İlişkin Esaslar” başlıklı ikinci bölümünün “Öğrenim düzeyi” başlıklı 5 inci maddesinde; Devlet memurlarının Müdür ve Şube Müdürlüğüne atanabilmesi için en az dört yıllık yükseköğrenim, şef kadrosuna atanabilmesi için en az iki yıllık yükseköğrenim görmüş olmaları gerektiği, 11 inci maddesinde; Görevde yükselme eğitiminde başarılı olanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumlarınca çıkarılacak görevde yükselme yönetmeliğine uygun olarak yapılacak sınava katılarak başarılı bulunmalarının şart olduğu, kurumların bu yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak şartıyla kendi yönetmeliklerini çıkarabilecekleri düzenlenmiştir.
18.04.1999 gün ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin Ek 1 inci maddesinde, “Kurumlar aynı unvana veya bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara veya daha alt unvanlara naklen atama yapabilir. Diğer personel kanunlarına tabi olanların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlere atanmalarında ihraz ettikleri unvanlar, aynı unvanın olmaması halinde öğrenim durumu ve ihraz ettiği unvanla birlikte atanacağı unvan ve Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü dikkate alınır. İlk defa açıktan atamalarda bu Yönetmelik hükümleri uygulanmaz.” denilmektedir.
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme sınavına tabidir. Mahalli idarelerde ve diğer kamu/kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir.” ile “Naklen atamalar” başlıklı Ek 2’nci maddesinde, “Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlardan, bu Yönetmelikte belirtilen aynı unvana, bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara genel hükümlere göre naklen atama yapılabilir. Ancak; müdür, şube müdürü ve aynı düzeydeki diğer görevlere atanacaklarda ilgili unvan için belirtilen öğrenim şartı aranır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda sıralanan madde hükümlerinden naklen atamanın aynı veya eşdeğer kadroya yapılabileceği anlaşılmakla birlikte, ilçe özel idare müdürlüğünün kazanılmış hak kabul edilerek 6360 sayılı Kanunla ................................Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı şube müdürlüğüne ve takip eden diğer müdürlüklere atamasının yapılacağı anlamına gelmemektedir.
Neticeten, tüm kamu kurumlarının Yönetmeliklerinde müdür kadrosuna atanma görevde yükselme sınavına tabidir. Gerek 18.04.1999 günlü Genel Yönetmeliğin gerekse kurumların bu Yönetmeliğe uygun çıkardıkları Yönetmeliklerde görevde yükselmeye tabi kadrolara atamada sınavına girilmesi esas olarak yer almıştır. Bunu istisna eden düzenleme bulunmamaktadır.
Bu kapsamda; .....................................’in; ilçe özel idare müdürlüğüne atandığı 5.11.2013 tarihinde 657 sayılı Kanun’un 68/B maddesinde istenen hizmet şartını sağlamadığı, gerek ilçe özel idare müdürlüğüne atandığı 15.11.2013 tarihinde, gerekse de ................................ Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına atandığı 31.03.2014 tarihinde, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 20/ç maddesinin iptaline 04.11.2011 tarihinde karar verildiğinden yürürlükte olmadığı, bu bağlamda özel kalem müdürlüğünün kazanılmış hak kabul edilerek diğer müdürlüklere atama yapılmayacağı, 6360 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesinin dördüncü ve altıncı fıkrası istinaden tüzel kişiliği kaldırılan .............................İl Özel İdaresinde ilçe özel idare müdürü kadrosunda olan ilgilinin 31.03.2014 tarihinde ............................ Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı şube müdürlüğüne atanmasının naklen atama olduğu, İçişleri Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelikte 6360 sayılı Kanun gereği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına atananlara bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiş olmasının, şartları taşımayan veya bu hakkı daha önce kazanmamış birinin İçişleri Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamındaki müdür kadrosuna atanabileceği anlamına gelmediği, 18.04.1999 gün ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğe göre Görevde yükselme eğitiminde başarılı olanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumlarınca çıkarılacak görevde yükselme yönetmeliğine uygun olarak yapılacak sınava katılarak başarılı bulunmalarının şart olduğunun belirtildiği, ilçe müdürlerinin görevde yükselme sınavına girmeden atanmasının dayanağı olan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin “Kapsam” maddesinde yapılan değişiklikler 657 sayılı Yasa'nın temel ilkeleri olarak belirlenmiş olan kariyer ve liyakat ilkesine ve Genel Yönetmeliğin amacına aykırı olduğundan, kamu yararı ve hizmet gereklerine, üst hukuk normu olan 657 sayılı Yasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle idari yargı kararlarıyla aykırı bulunduğu, 04.07.2009 günlü Yönetmelikte “ilçe özel idare” kelime olarak yer almasa da “müdür” yer aldığı için ve ilçe özel idare müdürü de “müdür” olduğundan sınava tabi olduğu, Yönetmeliğe göre ister unvanlı isterse unvansız olsun her hangi bir müdür kadrosuna atamanın görevde yükselme sınavına tabi olduğu, atamalarda 04.07.2009 gün ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğinin esas alınması gerektiği ve burada müdür kadrosunun yer aldığı, İlçe özel idare müdürü kadrosuna atamaların yapıldığı tarihte Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde istisna edilen yani uygulanmayacak hükümler kısmına 31.08.2013 gün ve 28751 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06.05/2013 tarihli ve 2013/4957 sayılı sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Yönetmeliğin 1 inci maddesiyle eklenen “ilçe idare şube başkanlıkları ile bunlarla aynı düzeydeki diğer görevlere” şeklinde var olan düzenlemenin ilçe özel idare müdürünü kapsamadığı, kaldı ki bu düzenlemenin Danıştay kararlarıyla yürütülmesinin durdurulduğu, atamanın ilk ayağını oluşturan ilçe özel idare müdürlüğüne yapılan atamanın mevzuata aykırı olması nedeniyle bunun kazanılmış hak kabul edilerek diğer şube veya müdür kadrosuna yapılan atamaların uygun olmadığı anlaşıldığından sorumluların savunmalarına itibar edilmemiştir.
Sorumluluk yönünden yapılan inceleme;
Yukarıda esası yönünden değerlendirilen hukuki işlem 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71 inci maddesinde düzenlenen kamu zararının unsurları ile fiil ve netice arasındaki illiyet bağı çerçevesinde değerlendirilecektir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde, kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır, şeklinde tanımlanmıştır. Mevzuata aykırı işlem veya eylemlerin neticesinde ortaya çıkan bu zararı; kamu zararının objektif unsuru olarak kavramsallaştırılabiliriz. Kamu görevlilerinin varlığı, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin varlığı ve kusur derecesinin belirlenmesine ilişkin hususları da kamu zararının sübjektif unsurları kapsamında değerlendirmek gerekmektedir.
Nitekim, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.” denilerek sorumluların tazmin yükümlülüğü kamu zararı ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri arasında illiyet bağının varlığına bağlanmıştır.
Bahse konu mevzuat hükümlerini birlikte değerlendirdiğimizde; hesap yargılamasında kamu zararına birden fazla sorumlunun sebep olduğunun tespiti halinde oluşan bu zarardan söz konusu sorumluların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği de açıktır.
Kural olarak bir mali karar, işlem veya eylemin yapılmasında görev alanlardan her birinin işlemi diğer işlemlerin nedeni olduğu takdirde herkes ortaya çıkan zarardan sorumlu tutulacaktır. Bu kapsamda, somut olayda; 24.07.2018 gün ve .................................. sayılı onay ile Büyükşehir Belediyesi şube müdürlüğüne naklen atanan .................................’in şube müdürlüğüne atamasının mevzuata uygun olup olmadığı konusunda gerekli araştırmayı yapmayarak atamasını olura arz eden İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı ............................... ile olur veren Genel Sekreter ............................... hatalı atamadan dolayı Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlileri ile birlikte sorumludur.
Nitekim, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur” denilmekle birlikte,
“Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler”
hükümlerine yer verilmiştir.
5018 sayılı Kanun uyarınca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar.
Bu itibarla,
Konuyla ilgili olarak bakanlığına yazılmasına gerek bulunmadığına,
Büyükşehir Belediyesi şube müdürlüğünde görünen ....................................’in atamasının mevzuata aykırı yapılması sonucu oluşan ............................ TL kamu zararının;
................................. TL’sinin Harcama Yetkilisi ..........................., Gerçekleştirme Görevlisi .............................. ile Diğer Sorumlular; şube müdürlüğüne yapılan naklen atamanın mevzuata uygun olup olmadığı konusunda gerekli araştırmayı yapmayarak atamasını olura arz eden ................................. ile olur veren .......................................’a,
.................................... TL’sinin Harcama Yetkilisi ............................, Gerçekleştirme Görevlisi .............................ile Diğer Sorumlular; şube müdürlüğüne yapılan naklen atamanın mevzuata uygun olup olmadığı konusunda gerekli araştırmayı yapmayarak atamasını olura arz eden ................................ ile olur veren .......................................’a,
.................................. TL’sinin Harcama Yetkilisi ................................, Gerçekleştirme Görevlisi .............................. ile Diğer Sorumlular; şube müdürlüğüne yapılan naklen atamanın mevzuata uygun olup olmadığı konusunda gerekli araştırmayı yapmayarak atamasını olura arz eden ........................................ ile olur veren ....................................’a,
............................. TL’sinin Harcama Yetkilisi ................................, Gerçekleştirme Görevlisi ...........................ile Diğer Sorumlular; şube müdürlüğüne yapılan naklen atamanın mevzuata uygun olup olmadığı konusunda gerekli araştırmayı yapmayarak atamasını olura arz eden .................................ile olur veren ............................’a,
Müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla,
karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Üye .......................................’in karşı oy gerekçesi;
“İçişleri Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğinin “Devredilen veya özelleştirilen kuruluşlardan atama” başlıklı 25 inci maddesinin (b) fıkrasında; “12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile büyükşehirlerde tüzel kişilikleri sona eren İl Özel İdarelerinden Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonlarınca atanan ya da belediye ve bağlı kuruluşlara devredilen norm kadro ve ihtiyaç fazlası personelden aynı Kanununun geçici 1 inci maddesi kapsamında Bakanlığa ilk defa atanacaklarda” bu yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Söz konusu personelin atamasının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinden konunun mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.”