Fazla ödeme
…. tarih ve …. sayılı ilamın …. nci maddesinde, …. Belediyesi tarafından …..Tic. Ltd. Şti. tarafından yüklenilen …. Konseri Hizmetinin karşılığı olarak ilgili sözleşmede belirtilen tutardan fazla ödeme yapılması sonucu oluşan kamu zararı tutarı ile ilgili olarak; söz konusu ödeme Belediye Başkanının talimatı ve Hukuk İşleri Müdürlüğü tarafından imzalanan protokol ile gerçekleştirildiğinden Belediye Başkanı ve protokolde imzası bulunan kişilerin savunmaları alınıp sorumluluğa dahil edilerek ek rapor düzenlenmesi için … TL’lik bir adet ödeme emri belgesinin hüküm dışı bırakılmasına karar verilmişti.
Belediye Başkanı ve ilgili protokolde imzası bulunan Belediye Başkan Yardımcısının savunmaları alınması üzerine Uzman Denetçi …. tarafından …. tarihli ek rapor düzenlenmiş, …. tarihinde yapılan yargılama sonucunda ….karar sayılı tutanağa uygun olarak düzenlenen … tarih ve ….sayılı ek ilam ile …. tarih ve …. sayılı ilamın ….’nci maddesi ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılmasına ve raporda yer verilen kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine karar verilmişti.
Bu defa, Muhasebe Yetkilisi (…..) … adına Av…..’ın tazmin hükmü ile ilgili temyiz talebinde bulunması sonucunda Sayıştay Temyiz Kurulunun …. tarih ve …. tutanak sayılı kararında; yapılan faiz ödemesinin kamu zararı oluşturup oluşturmadığı hususunun sorumluların kasıt, kusur veya ihmalinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında eksilme oluşması sonucu ortaya çıkması gereken bir durum olduğu, ….sayılı ilamın …..inci maddesinde sorumluların eylemleri ile kamu kaynağında oluşan eksilme arasında kurulması gerekli olan illiyet bağının tam olarak ortaya konmadığı, dolayısıyla sorumluların mevzuata uygun olarak belirlenmediği gerekçeleriyle tazmin hükmünün bozularak Dairemize tevdiine karar verilmiştir.
Diğer yandan, Harcama Yetkilisi (….) …. tarafından verilen temyiz dilekçesi üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunun …. tarih ve …. sayılı tutanak sayılı kararında ise … tarih ve ….tutanak sayılı karar ile bozma kararı verildiğinden yapılacak işlem olmadığına, ancak aynı mahiyette olduğundan dosyaların birleştirilerek Dairemize tevdi edilmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla, Temyiz Kurulunun bozma kararı üzerine … sayılı ilamın …’inci maddesinin, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesinin (7) nci fıkrası hükmü gereğince yeniden görüşülmesine karar verildi.
…. Belediyesi tarafından yeni yıl kutlama hizmetleri kapsamında …. Konseri Hizmeti adlı ihale gerçekleştirilmiş olup, buna ilişkin olarak Belediye ile …. Tic.Ltd.Şti arasında …. TL bedelli sözleşme imzalanmıştır. Hakediş ödemesinin …. tarihinde gerçekleştirileceği, ödeme yapılmaması durumunda aylık %10 gecikme faizi ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Ancak yapılan incelemelerde; yüklenici firma tarafından edimin yerine getirildiğine dair Belediye personeli tarafından ….. tarihinde mal ve hizmet alım kabul tutanağı düzenlendiği, söz konusu tutanakta alınan hizmetin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığının görüldüğü ifade edilmiş olmakla birlikte ödemenin belirtilen tarihte yapılmadığı, …. tarihli ve …. numaralı ödeme emri ile 320 nolu Bütçe Emanetleri hesabına alındığı ve …. tarihli ve …. nolu muhasebe işlem fişiyle …. TL ve …. tarihli ve …. numaralı muhasebe işlem fişiyle …. TL olmak üzere yüklenici firmaya …. TL ödendiği anlaşılmıştır. Sözleşme tutarının tamamı ödenmediği için …. Belediyesi aleyhine asıl alacak ve …. gecikme faiziyle birlikte toplam …. TL tutarında icra takibi başlatılmış ve kuruma ihtarname gönderilmiştir. Söz konusu tutarın yüksek olması nedeniyle yüklenici firma ile Belediye Başkanlığı adına Başkan Yardımcısı …. arasında yapılan protokole binaen firmaya yasal faiz oranı (yıllık %9) üzerinden …. TL gecikme faizi ödenmesi kararlaştırılmıştır.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde;
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, esas alınır.”
Mezkûr Kanunun 34’üncü maddesinde ise;
“Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir.
Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.
İlgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer.
Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde, bir taahhüde ve harcama talimatına dayanmayan giderlere ilişkin olup, Maliye Bakanlığınca belirlenecek ekonomik kodlardan yapılan ve bütçede ödeneği öngörülmüş olmakla birlikte, oluştuğu yer ve zamanda ödeneği bulunmayan giderler; dayanağını oluşturan harcama belgeleri de eklenmek suretiyle usulüne göre gerçekleştirilerek ilgili hesaplara alınır ve ödeneğinin gelmesini müteakip ödenir. Bu tutarlara ilişkin ödenek gönderme belgeleri, en geç malî yılın sonuna kadar muhasebe birimine gönderilerek muhasebeleştirme işlemleri tamamlanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.” denilmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre nakit yetersizliği sebebiyle hak sahiplerine ödenemeyen tutarlar, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir, ancak gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlar var ise bu borçlara öncelik verilmesi gerekmektedir. Ödeme emrine bağlandığı halde ödeme yapılamayan bu tür borçlar, 5018 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde belirtilen ve yukarıda açıklanan esaslara göre ödenmesi gerekmektedir.
Yapılan denetimde; emanet hesaplarının incelenmesi neticesinde; …. yılsonu itibarıyla; Belediyenin mal, hizmet aldığı ya da yapım işi yaptırdığı yüklenicilere ilişkin olarak hesaplarında 2 adedi …yılından, 51 adedi ise … yılından olmak üzere toplam 53 adet bütçe emanetinin bekletildiği; buna karşın …yılında hesaplara alınan 194 adet bütçe emanetinin ise aynı yıl içerisinde ödendiği görülmüştür. Görüleceği üzere ödeme sırasına uyulmadığı gibi, idareye faiz yükü getirecek bir borç ödenmeyip, öncelik esasına da uyulmamıştır. Bunun sonucunda idare sözleşmesinde belirlenen …. TL asıl alacağın yanında herhangi bir mahkeme kararı olmamasına rağmen …. TL faiz ödemiş ve 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinde yer alan hükme göre kamu zararına sebebiyet verilmiştir. İdare, ödeme sıralamasına dikkat ederek faiz yükü getirecek ödemelerine öncelik verseydi, yüklenicinin icraya başvurma hakkı olmayacak, bunun sonucunda idarenin faiz ödemesi gerekmeyecekti.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Sorumluluk” başlıklı 5’inci maddesinde;
“Kanunun ilgili maddeleri gereğince, kamu görevlileri; kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, yönetilmesinden, kullanılmasından, korunmasından, kötüye kullanılmaması ve her an hizmete hazır bulundurulması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludurlar.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Yönetmeliğin “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinin (g) bendinde ise; kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek mali külfet getirilmesinin de kamu zararı olduğu ifade edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan protokolle; hizmet alımı sözleşmesinde yer alan ‘ödemenin tamamının … tarihinde yapılacağı, zamanında yatırılmadığı takdirde de aylık % 10 gecikme faizi uygulanacağı’ hükmüne istinaden icra takibi sonucu çıkarılan gecikme faizinin düşürülmesi amaçlanmıştır. Söz konusu protokol sözleşme serbestisi çerçevesinde yapılmış olup, mevzuata aykırı bir yönü bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu protokolü imzalayan Belediye Başkan Yardımcısı …..’in sorumluluğu bulunmamaktadır.
Ödeme tarihinden önce harcama birimi tarafından Ödeme Emri Belgesi düzenlenerek muhasebe birimine gönderilmiş, Muhasebe Yetkilisi aldığı talimat doğrultusunda bu ödemeyi 320 Bütçe Emanetleri Hesabına alarak bekletmeye almıştır. Protokol düzenlendikten sonra da muhasebe işlem fişi düzenlenerek ödeme gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte Gerçekleştirme Görevlisi (…..) …. ödeme emri belgesini düzenleyerek görevini yerine getirdiğinden dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61’inci maddesinde yer alan;
“Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
kontrol etmekle yükümlüdür.” hükmü gereğince muhasebe yetkililerinin sadece söz konusu maddede belirtilen hususlarla ilgili kontrol yükümlülüğü bulunduğundan Muhasebe Yetkilisi ….’ın sorumluluğu bulunmamaktadır.
Yukarıda da değinildiği üzere, söz konusu hizmet alımı ile ilgili olarak, hakediş bedelinin zamanında ödenmemesi nedeniyle yüklenici firmanın icraya başvurmuş olup, ilamsız icra takibinin akabinde yapılan protokol sonrası kararlaştırılan faiz ödemesinin yerine getirilmesi hukuki gerekliliktir. Dolayısıyla; hakediş ödemesinin geciktirilmesinde ve Başkanlık tarafından karar verilmiş olan faiz ödemesinin yapılmasında, Mali hizmetler Müdürlüğünde Harcama Yetkilisi olan (…..) ….’nun sorumluluğu bulunmamaktadır.
Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesi ile “Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13’üncü maddesi uyarınca yayımlanan Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik’in “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; bu Yönetmelik’in memurların kasıt, kusur, ihmal ve tedbirsizlik sonucu idareye verdikleri zararların nevi ve miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları, yapılacak işlemlerle ilgili usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlandığı ifade edilmiştir.
Anılan Yönetmelik’in 5’inci maddesinde; memurların kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile belirlenmiş görevlerini kasıt, ihmal veya tedbirsizlik sonucu gerekli dikkat ve itina ile yapmamaları sebebiyle idarenin uğradığı zararların memurlarca tazmin edileceği belirtilmiş olup, söz edilen zararlara dair amirlerin sorumlulukları Yönetmelik’in 9’uncu maddesinde; zararların takibi ve yapılacak diğer işlemler ise Yönetmelik’in 10’uncu maddesinde düzenlenmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde;
“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”
“Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde de; “…belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir…
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
…. tarih ve …. tutanak sayılı Temyiz Kurulu kararında; “Duruşmaya katılan Üst Yönetici (….) …., etkinlikte yer alan bazı eksiklikler nedeniyle hakedişin ödenmemesi yönünde talimatı bizzat kendisinin verdiğini, sonrasında kendisinin bilgisi dışında Başkan Yard. …. tarafından yüklenici ile protokol yapılarak ödeme talimatı verildiği,” ifadesine yer verilmiştir. Söz konusu karardan ve sorumlular tarafından yapılan savunmalardan; muayene kabul tutanağına yansımamasına rağmen, edimi gerçekleştirilen hizmet alımında bazı eksiklik ve kusurlar bulunduğu gerekçesiyle, hakediş ödemesinin geciktirilmesinde ve akabinde icra takibi sonucu yapılan protokole binaen kurum tarafından ek bir külfet altına girilerek faiz ödemesinin yapılmasında Belediye Başkanı …..’ın sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla; …. Belediyesi tarafından ….. TİC. LTD. ŞTİ. tarafından yüklenilen …. Konseri Hizmetinin karşılığı olarak ilgili sözleşmede belirtilen tutardan fazla ödeme yapılması sonucu oluşan …. TL kamu zararının tamamının Üst Yönetici (….) ….’a münferiden,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Daire Başkanı ….’in Karşı Oy Gerekçesi:
“…. tarafından yüklenici firmaya ödenen faizin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71’inci maddesinde tanımlanan anlamda bir kamu zararı olarak düşünülmesi mümkün görünmemektedir. Yapılan ödeme, sözleşmeye istinaden yüklenici firma tarafından icra takibine başvurulması üzerine taraflar arasında yapılan protokol doğrultusunda zorunlu olarak yapılmıştır. Diğer yandan, 320 nolu Bütçe Emanetleri hesabı incelendiğinde, belediyenin ödemeleri sıraya koyduğu ve bu sıralamaya uymadığı görülmekle birlikte, bunun ödenecek ilave gecikme cezası ya da faiz gibi unsurları arttırıcı yönde bir etkisi olmadığından, söz konusu durumun kamu zararı oluşturmayacağı açıktır.”