Huzur ücreti
Kamulaştırma işlemi kapsamında oluşturulan kıymet takdir ve uzlaşma komisyonlarında görevlendirilen Belediye personeli ile meclis üyelerine katıldıkları komisyon toplantıları için, mevzuatında öngörülmediği halde, "huzur ücreti" adı altında ödeme yapılmak suretiyle toplam ............... TL tutarında kamu zararına neden olunduğu konusuyla ilgili olarak,
04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bazı maddeleri 24.04.2001 tarihli 4650 sayılı Kanunla değiştirilmiştir.
2942 sayılı Kanunun değişiklikten önceki Kıymet Takdiri Komisyonlarına ilişkin hükümleri aşağıdaki şekilde iken,
“ Kıymet takdiri komisyonları:
Madde 10 - İl ve ilçe dahilinde görev yapmak üzere beş asıl ve beş yedek üyeden oluşacak kıymet takdiri komisyonları, her yıl Ocak ayının ilk haftasında,
a) İl kıymet takdiri komisyonu :
1. İl idare kurulunca, defterdarlık memurlarından, resmi kuruluşların ziraat mühendislerinden, yoksa ziraat teknisyenlerinden, o ildeki fen adamları arasından birer asıl ve birer yedek olmak üzere üç asıl ve üç yedek üye,
2. İl belediye encümenince taşınmaz mal sahipleri arasından iki asıl ve iki yedek üye,
b) İlçe kıymet takdiri komisyonu:
1. İlçe idare kurulunca, mal müdürlüğü memurlarından, resmi kuruluşların ziraat mühendislerinden, yoksa ziraat teknisyenlerinden, ilçedeki fen adamları, temin edilememesi halinde o ilçenin bağlı bulunduğu ildeki fen adamları arasından birer asıl ve birer yedek olmak üzere üç asıl ve üç yedek üye,
2. İlçe belediye encümenince taşınmaz mal sahipleri arasından iki asıl ve iki yedek üye,
olmak üzere seçilir.
Belediye sınırları içindeki nüfusu, son nüfus sayımına göre yüzbini geçen şehirler için aynı sınırlar içerisinde yapılacak kamulaştırmalarda kıymet takdiri komisyonu, seçilen ziraat mühendisi veya ziraat teknisyeni yerine il veya ilçe idare kurulunca Bayındırlık Bakanlığı kuruluşuna dahil teknik elemanlar arasından seçilecek bir üyenin katılmasıyla oluşur.
Seçilen komisyon üyelerine en yakın sulh mahkemesinde yemin ettirilir. Komisyon üyelerinin hizmet süresi bir yıldır. Süresi biten üye tekrar seçilebilir. Kıymet takdiri komisyonları uzmanlıkları dışında kalan konularda, kamulaştırılan malın cinsine göre uzman kimselerden danışma niteliğinde görüş alır ve bu hususu gerekçesiyle raporlarında bildirirler.
Kamulaştırılan taşınmaz malın sahipleri, bunların usul ve füruu, karı koca veya üçüncü derece dahil kan ve sıhri hısımları komisyonlara katılamaz ve görüş bildiremez. Komisyon, kamulaştırmayı yapan idarenin daveti üzerine eksiksiz toplanır. Hukuki veya fiili nedenlerle komisyona katılamayan asıl üyenin yerine, yedeği çağrılır. Komisyon başkanını kendi arasından seçer. Komisyonda kararlar çoğunlukla verilir. Azınlıkta kalan üye, karara katılmama nedenlerini yazıp imzalamak zorundadır.
Giderlerin ödenmesi :
Madde 29 - Kıymet takdiri komisyon başkan ve üyelerinin, kıymeti takdir edilen her taşınmaz mal başına kamulaştırmayı yapan idare tarafından takdir edilecek ücretleri ile gerçek yol giderleri, tapu harçları ve bu Kanunun gerektirdiği diğer giderler, idarece ödenir.”
Konuyla ilgili maddelerin 4650 sayılı Kanunla değişik yeni hali ise aşağıda belirtildiği şekilde olmuştur.
“Satın alma usulü:
Madde 8 – (Değişik: 24/4/2001 - 4650/3 md.) İdarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esastır.
Kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırmayı yapacak idare, bu Kanunun 11 inci maddesindeki esaslara göre ve konuyla ilgili uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan da rapor alarak, gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Odalarından ve mahalli emlak alım satım bürolarından alacağı bilgilerden de faydalanarak taşınmaz malın tahmini bedelini tespit etmek üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunu görevlendirir.
Ayrıca idare, tahmin edilen bedel üzerinden pazarlıkla satın alma ve trampa işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla uzlaşma komisyonunu görevlendirir.
İdare, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz mal, kaynak veya bunların üzerindeki irtifak haklarının bedelinin peşin veya bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılıyor ise, bu fıkradaki usullere göre taksitle ödenmesi suretiyle ve pazarlıkla satın almak veya idareye ait bir başka taşınmaz malla trampa yoluyla devralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazıyla malike bildirir.
Malik veya yetkili temsilcisi tarafından, bu yazının tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde, kamulaştırmaya konu taşınmaz malı pazarlıkla ve anlaşarak satmak veya trampa isteği ile birlikte idareye başvurulması halinde, komisyonca tayin edilen tarihte pazarlık görüşmeleri yapılır, tespit edilen tahmini değeri geçmemek üzere bedelde veya trampada anlaşmaya varılması halinde, yapılan bu anlaşmaya ilişkin bir tutanak düzenlenir ve anlaşma konusu taşınmaz malın tüm hukuki ve fiili vasıfları ile kamulaştırma bedelini içeren tutanak malik veya yetkili temsilcisi ve komisyon üyeleri tarafından imzalanır.
İdarece, anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren en geç kırkbeş gün içinde, tutanakta belirtilen bedel ödenmeye hazır hale getirilerek, bu durum malike veya yetkili temsilcisine yazıyla bildirilerek tapuda belirtilen günde idare adına tapuda ferağ vermesi istenilir. Malik veya yetkili temsilcisi tarafından idare adına tapuda ferağ verilmesi halinde, kamulaştırma bedeli kendilerine ödenir.
Bu madde uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz.
Anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10 uncu maddesine göre işlem yapılır.”
4650 sayılı Kanunun 5.maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesi “Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili” başlığı altında yeniden düzenlenmiştir.,
“Madde 10- Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7. maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8. madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister.(…)”
Giderlerin ödenmesi’ başlıklı değişik 29.maddesinde ise,
“ (Değişik: 24/4/2001 - 4650/16 md.): 10 uncu madde uyarınca mahkeme heyetinin harcırahları, 15 inci madde uyarınca mahkemece oluşturulan bilirkişilerin ve keşifte dinlenilen muhtarın mahkemece takdir edilecek ücretleri ile, tapu harçları ve bu Kanunun gerektirdiği diğer giderler kamulaştırmayı yapan idarece ödenir.” denilmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 24.04.2001 tarihli 4650 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki halinde Kıymet Takdiri Komisyonlarının oluşturulması ve bunlara ödenecek ücrete ilişkin düzenlemelere yer verilmişken, Kamulaştırma Kanununda 4650 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası il ve ilçe idare kurullarınca oluşturulan kıymet takdir komisyonları ortadan kaldırılmış, yeni düzenlemeyle Kamulaştırma yapacak idarenin kendi bünyesinde kıymet takdir komisyonu ile uzlaşma komisyonu adı altında bir veya birden fazla komisyon oluşturması hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda komisyon üyelerine huzur ücreti verileceğine dair bir hüküm artık bulunmamaktadır. Diğer taraftan, 5393 sayılı Belediye Kanununun komisyonlar ve huzur ücreti ile ilgili düzenlemeleri 24, 25 ve 32 inci maddelerinde işlenmiş olup, bunlar arasında kamulaştırma sürecinde görevli kıymet takdir ve uzlaşma komisyonları yer almamaktadır. Uygulamada ise, kıymet takdir ve uzlaşma komisyonlarında görevlendirilen .........Belediye personeli ile meclis üyelerine katıldıkları komisyon toplantıları için, huzur ücreti ödenmesi suretiyle ................TL tutarında kamu zararına yol açılmıştır. Ancak, sorumlular tarafından yapılan savunmalardan, ..............TL tutarındaki kamu zararının tahsil edildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, Belediye personeli ile Meclis üyelerine huzur hakkı ödemesi yapılmasından kaynaklanan ...............TL tutarındaki kamu zararı, ............. tarihinde ............... nolu tahsilat makbuzu ile ahizlerinden tahsil edildiğinden ilişilecek husus kalmadığına oybirliğiyle karar verildi.