Doğrudan temin yöntemiyle kısımlara bölünerek satın alma
.............. Belediyesi tarafından gerçekleştirilen ramazan ayı kumanyaları ve diğer erzak alımları işinde,
... Söz konusu alımların bir yılık toplam tutarının .............TL olduğu ve ihale usullerine uyulmadan Doğrudan temin yöntemiyle (tek bir firmadan) ............. Şti. firmasından kısımlara bölünerek satın alındığı, ilgili ödeme emri belgelerinin ekleri arasında piyasa fiyat araştırma tutanağı bulunmadığı, yapılan alımlara ilişkin Taşınır İşlem Fişi düzenlenmediği ve yalnızca alım yapılan firma olan .............. Şti.’den fiyat teklifi alındığı, dolayısıyla, mevzuatına uymadan yapılan alımlar ile .............. TL tutarında kamu zararına neden olunduğu,
....Konularıyla ilgili olarak,
.... 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8 inci maddesinde,
“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 3 üncü maddesinde kamu gideri,
“Kanunlarına dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri, sosyal güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, borçlanma genel giderleri, borçlanma araçlarının iskontolu satışından doğan farklar, ekonomik, malî ve sosyal transferler, verilen bağış ve yardımlar ile diğer giderleri” olarak tanımlanmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 2 nci maddesine göre, belediyeler her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalelerini bu kanuna göre yürütmekle yükümlüdürler.
Kanunun 5 inci maddesine göre İdareler, bu kanuna göre yapacakları ihalelerde, saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenilirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılamasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludurlar.
Yine aynı Kanun’un 18 inci maddesinde idarelerin mal ve hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinde açık ihale, belli istekliler arasında ihale ve pazarlık usullerinden birini uygulayacakları hüküm altına alınmıştır. Ayrıca bu Kanun’un 22 nci maddesinde, belirli hallerde ihtiyaçların “doğrudan temin” usulüyle karşılanabileceği de ifade edilmiştir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 5, 36 ve 49 uncu maddelerine göre, ihale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak her türlü mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde, onay belgesi, ihale komisyonu kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22 nci maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda piyasa fiyat araştırması tutanağı, Muayene ve kabul komisyonu tutanağı (kabul işleminin idarece yapılması halinde ise idarece düzenlenmiş belge), kamu idareleri için belirlenen diğer belgeleri kapsayan taahhüt dosyası ve Hizmet İşleri Hakediş Raporu ödeme emri belgesine eklenecektir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 3 üncü maddesinde ise, onay belgesinin, ihale usulüyle yapılacak alımlarda kamu ihale mevzuatında standart form olarak belirlenen ihale onay belgelerini, doğrudan temin suretiyle ve kamu ihale mevzuatında belirtilen istisnai alımlarda ise alım konusu işin nev’i, niteliği, varsa proje numarası, miktarı gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usulü, avans ve fiyat farkı verilecekse şartlarını gösteren ve harcama yetkilisinin imzasını taşıyan belgeyi ifade ettiği belirtilmiştir.
4734 sayılı Kanununun “Görevlilerin ceza sorumluluğu” başlıklı 60’ıncı maddesinde ise,
“İhale yetkilisi ile ihale komisyonlarının başkan ve üyeleri ile ihale işlemlerinden sözleşme yapılmasına kadar ihale sürecindeki her aşamada görev alan diğer ilgililerin, 17 nci maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulunduklarının, görevlerini kanuni gereklere uygun veya tarafsızlıkla yapmadıklarının, taraflardan birinin zararına yol açacak ihmalde veya kusurlu hareketlerde bulunduklarının tespiti halinde, haklarında ilgili mevzuatları gereğince disiplin cezası uygulanır. Ayrıca, fiil veya davranışlarının özelliğine göre haklarında ceza kovuşturması da yapılır ve hükmolunacak ceza ile birlikte tarafların uğradıkları zarar ve ziyan genel hükümlere göre kendilerine tazmin ettirilir. (Değişik son cümle: 30/7/2003-4964/36 md.) Bu Kanuna aykırı fiil veya davranışlardan dolayı hüküm giyen idare görevlileri, bu Kanun kapsamına giren işlerde görevlendirilemezler. Bu Kanun kapsamına giren işlerden dolayı yargı organlarınca herhangi bir ceza verilmiş olanlar, bu Kanun kapsamına giren bütün kamu kurum ve kuruluşlarınca bu Kanunun ve ilgili diğer mevzuatın uygulanması ile görevli ve yetkili kadrolara atanamaz ve görev alamazlar.
5 inci maddede belirtilen ilkelere ve 62 nci maddede belirtilen kurallara aykırı olarak ihaleye çıkılmasına izin verenler ve ihale yapanlar hakkında da yukarıda belirtilen müeyyideler uygulanır.” denilmektedir.
Diğer taraftan, Taşınır Mal Yönetmeliğinin 13 üncü maddesinde de, “Taşınırlar, edinme şekline bakılmaksızın kamu idaresince kullanılmak üzere teslim alındığında giriş, tüketime verildiğinde, satıldığında, başka harcama birimlerine devredildiğinde, bağışlandığında veya yardım yapıldığında, çeşitli nedenlerle kullanılamaz hale geldiğinde, hurdaya ayrıldığında veya kaybolma, çalınma, canlı taşınırın ölümü gibi yok olma hallerinde çıkış kaydedilir. Giriş ve çıkış kayıtları Taşınır İşlem Fişine dayanılarak yapılır” hükmü bulunmaktadır.
Söz konusu gıda malzemeleri alımıyla ilgili olarak, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri esas alınarak ileri sürülen Denetçi iddiasında, “İdarelerin ihale konusundaki temel ilkeleri gözetmeleri, mal ve hizmet alımlarına ilişkin uygulayacakları ihale usullerini belirtmeleri ve bu usullere uygun olarak alım işlemlerini gerçekleştirmelerinin yasal bir zorunluluk olduğunu, Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymanın zorunlu olduğu, tek firma tespit edilerek bu firmadan ihtiyacın temin edilmesinin mümkün olmadığı, Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerektiği, ve yasal şartların yerine getirilmesinin 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluk olduğunu, oysa, Belediye tarafından satın alınan bahse konu gıda malzemelerinin piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği, ilgili ödeme emri eki belgeler arasında piyasa fiyat araştırma tutanağı bulunmadığı, sadece .............. Şti. firmasından alınan teklif yazısının bulunduğu, ayrıca yapılan alımlara ilişkin Taşınır İşlem Fişi düzenlenmediği, dolayısıyla malların alındığına ilişkin en önemli belgenin, harcama belgeleri arasında bulunmadığı ve dolayısıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun yukarıda belirtilen emredici hükümleri karşısında belirtilen ihale usullerinden biri ile temin edilmesi yerine kısımlara bölünerek doğrudan temin yöntemi ile alım yapılmasının mümkün olmadığı ve ayrıca doğrudan temin için gerekli olan harcama belgelerinin de düzenlenmemiş olduğu ve bu şekilde yapılan alımların mevzuata aykırı olmasının yanı yapılan ödemelerin tamamının kamu zararı olduğu ve sorumlulara ödettirilmesi gerektiği belirtilmiş ve ilaveten mevzuata aykırı olan hususlar için gerekli işlemlerin yapılması için konunun Bakanlığına yazılması gerektiği ifade edilmiştir.
Yapılan inceleme neticesinde, ihale konusu yapılmak suretiyle temin edilmesi gerekli olan söz konusu gıda maddelerinin ihale yapılmaksızın doğrudan temin yöntemiyle temin edilmiş olmasının mevzuata aykırı bir uygulama olduğu yönündeki Denetçi iddiasının yerinde olduğu görülmektedir. Ayrıca, mevzuatına uygun olmamakla birlikte, doğrudan temin yöntemi ile temin edilmiş olan söz konusu gıda malzemeleri alımına ilişkin kanıtlayıcı belge niteliğindeki harcama belgelerinin eksik olduğu tespiti de haklı bir tespittir. Söz konusu alımları doğrudan temin ile satın alındığına göre, doğrudan temin için gerekli olan harcama belgelerinin de tamamlanarak Yüklenici Firmaya yapılan ödemelere ilişkin ödeme emri belgeleri arasına konulması gerekmekte idi. Dolayısıyla, bu konuda yapılan Denetçi tespitlerinin haklı gerekçelere dayandığı anlaşılmaktadır. Ancak, gıda maddeleri alımları için yapılan ödemelerin tamamının kamu zararı olduğu ve sorumlulara ödettirilmesi gerektiği yönündeki Denetçi iddiası ise yerinde görülmemiştir. Öncelikle, ilgili faturaları karşılığında yapılmış olan mal alımlarına ilişkin ......-TL tutarındaki ödemenin tamamının kamu zararı olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, herhangi bir kamu zararı mevcut olsa bile, tutarının yapılan ödemelerin tamamı olduğunun kabul edilmesine imkan bulunmamaktadır. Diğer taraftan, .....-TL tutarındaki ödemenin ne kadarının kamu zararı olduğuna dair mevzuata dayanan bir tespitte de bulunulmamıştır. Dolayısıyla, yapılan gıda malzemeleri alımları dolayısıyla kamu zararına neden olunduğu görüşünün isabetli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla,
... Kamu zararı oluşmayan ..............TL tutarındaki gıda malzemesi alımıyla ile ilgili olarak, kamu zararı açısından ilişilecek husus bulunmadığına,
Üye .............. ’un, “5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 33 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında,
“ Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. “
Aynı Kanunun 50 nci maddesinde ise,
“Bir ekonomik değer yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirilir. Bütün malî işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve her muhasebe kaydının belgeye dayanması şarttır.“
Denilmektedir.
Buna göre bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmesi şarttır. Bu şartlar yerine getirilmeden bir harcamanın gerçekleştirilmesi mümkün değildir.
Rapor konusu olayda .............. Belediyesince ramazan kumanyası alımı işinde, mevzuatta belirlenmiş usul ve esaslara uyulmamış ve bunlara ilişkin gerçekleştirme belgeleri de düzenlenmemiştir. Şöyle ki,
•Alınan mal için yapılan ödeme tutarı itibariyle açık ihale usulü yöntemi uygulanması gerekirken iş kısımlara bölünerek, doğrudan temin yöntemiyle alınmış,
•Piyasa araştırması yapılmamış, piyasa araştırma tutanağı düzenlenmemiş, tek firmadan teklif alınarak aynı firmadan alım yapılmış,
•Alınan mallar taşınırlara kaydedilmemiş ve Taşınır İşlem Fişi düzenlenmemiş,
•Muayene ve kabul komisyonu tutanağı düzenlenmemiş,
•Ayrıca alınan tüketim malları muhasebeleştirilmemiştir.
Buna göre bedeli ödenen malların belediyece teslim alındığını ve dağıtıldığı yerleri gösteren belge ve kayıtlar bulunmamaktadır.
Ayrıca ödeme emri eki belgelerden sadece kumanya alındığı belirtilmekte, kumanyanın kapsamında neler olduğuna ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Yukarıda yer verilen 5018 sayılı Kanununun 33 üncü maddesinin 1 inci fıkrası hükmü uyarınca yetkili kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığına veya gerçekleştirildiğine ilişkin gerçekleştirme belgeleri olmadan bir giderin yapılması mümkün değildir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin 2. Fıkrasındaki,
“Kamu zararının belirlenmesinde,
…
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.“ hükmü gereğince söz konusu işlemde kamu zararına neden olunmuştur.
Bu itibarla, raporda konu edilen kamu zararının sorumlulara ortaklaşa ve zincirlemen olarak ödettirilmesine karar verilmesi ve ayrıca mevzuata aykırı uygulamaların incelenmesi için konunun İçişleri Bakanlığına yazılması gerektiği şeklinde karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı, oyçokluğuyla,
.....
Karar verildi.