Kesinleşen mahkeme ilamlarının gereğinin yerine getirilmesi
………. Belediyesinin 2012 yılı hesap ve işlemlerinin denetlenmesi sonucu Kıdem tazminatına ilişkin belediyenin aleyhine sonuçlanıp açık hata ile neticelenen ve temyiz edilmesinde belediyenin ciddi menfaati bulunan davanın belediye üst yönetiminden izin de alınmaksızın temyiz edilmemesi sonucunda ………..-.-TL kamu zararında bulunulmasıyla ilgili olarak,
………. Belediyesi Personel Müdürlüğünden alınan belgelere göre ilgili ………. isimli işçi 24.02.1994 tarihinde işe girmiş 14.01.2011 tarihinde 18 Yıl 5 Ay 6 Günlük Kıdem tazminatına esas hizmet süresi ile ………. TL Kıdem tazminatı alacağı ile Belediyeden emekli olmuştur. ……….’ın itirazı davasında da söz konusu olan 01.01.1990 - 01.06.1992 tarihleri arası çalışması ile ilgilidir.
Dava davacının Belediye ..........Bünyesinde 25.12.1990 tarihinde başlayan ve 14.01.2011 tarihine kadar devam eden çalışmasının yaşlılık aylığı bağlanmak üzere işyerinden ayrılması nedeniyle davalı işverence kıdem tazminatı süresi hesabından hesaplama dışı tutulan 01.01.1990 – 01.06.1992 tarihleri arasındaki 2 yıl 4 ay 21 günlük kıdem tazminatına talebine ilişkindir.
Davacı davalı işverenin aynı işyerinde 25.12.1989 tarihinde çalışmaya başlamış 01.06.1992 tarihine kadar çalıştıktan sonra 24.02.1994 tarihine kadar çalışmaya ara vermiş ve 24.02.1994 tarihinde emekli olana kadar yeniden çalışmaya başlamıştır. Kıdem tazminatını ödeme koşullarını düzenleyen 4857 sayılı kanunun 120. Maddesi ile yürürlükte bırakılan Mülga 1475 sayılı iş kanunun 14. Maddesinin 4447 sayılı kanunla değişik 4. Fıkrasının 3. Paragrafında işçilerin kıdemleri hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik iş yerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır şeklinde hüküm bulunmaktadır. Yasa koyucu aynı işverene ait işte fasılalı çalışmayı fasılasız çalışmadan ayırmamış tüm sürenin kıdem tazminatının alınmasına hükmetmiştir.
Davacın emekliliğe ayrıldığı tarihteki son aylık brüt ücreti ………. TL. dir ilgili dönemde kıdem tazminatı tavanı ise ………. TL olduğundan hesaplamada esas alınacak ücret ………. TL dir. Dava konusu olan 2 yıl 4 ay 21 gün için ………. TL kıdem tazminatı hesap edilmiştir. Bilirkişinin kıdem tazminatında haklı bulduğu işçiyi ………. TL brüt kıdem tazminatı ödenmesi gerektiği Brüt kıdem tazminatına bankaların 1 yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranın uygulanmasını gerektiği hususundaki kanaatine aynen uyan mahkeme ………. TL brüt kıdem tazminatı alacağının akdi fesih tarihi olan 01.06.1992 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulana en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine Yargıtay da temyiz yolu açık olmak üzere 26.01.2012 tarihinde karar vermiştir.
Yapılan incelemede kararın süresi içinde temyiz edilmediği anlaşılmıştır.
Sorumlu Avukat ………. hukuki bilgileri ve uygulamaya yön veren Yargıtay kararlan çerçevesinde usul ve yasaya hukuka uygun olduğu düşünülerek ve vekaletteki yetkiye dayanılarak kararı temyiz etmediğini bildirmiştir.
Bu itibarla, ………. Belediyesinin 2012 yılı hesap ve işlemlerinin denetlenmesi sonucu Kıdem tazminatına ilişkin belediyenin aleyhine sonuçlanan davanın belediye üst yönetiminden izin de alınmaksızın temyiz edilmemesi hususunda savunmada Belediye Avukatı kararın temyiz edilmesinde hukuki bir yarar görmediğini ve vekaletten kaynaklanan yetkisiyle kararı temyiz etmediğini belirtmiş olup kesinleşen mahkeme ilamlarının gereğini yerine getirmek kanuni bir zorunluluk olduğundan yapılan ödeme ile ilgili kamu zararı oluşmadığından ilişilecek bir husus bulunmadığına,
Üye ……….’ un “Mahkeme kararının temyiz edilmesinde açık bir hukuki yarar olduğu halde temsil ettiği Belediye Yönetiminin de haberi olmadan kararı temyiz etmeyen Belediye Sözleşmeli Avukatı ……….’ un oluşan kamu zararından tek başına sorumlu tutulması gerekmektedir.” Şeklindeki ayrışık görüşüne karşın oyçokluğuyla karar verildi.