Rücu işlemleri
.......... Belediyesi personeli .......... ’in karıştığı kazada oluşan zararın tazmini talebiyle açılan davada, Belediye tarafından ödenmesine hükmedilen .......... TL’nin bütçeden ödenmesine rağmen rücu işleminin başlatılmaması suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi hususu ile ilgili olarak,
Anayasa’nın “Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında,
“Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır”,
Yine Anayasa’nın “Görev ve Sorumlulukları, Disiplin Kovuşturulmasında Güvence” başlıklı 129 uncu maddesinin beşinci fıkrasında,
“Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir”
hükümleri yer almaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişilerin Uğradıkları Zararlar” başlıklı 13 üncü maddesinde,
“Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar (…)”
ifadesi yer almaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükmünden anlaşılacağı üzere, kamu görevlilerin üçüncü kişilere zarar vermeleri halinde, zarara uğrayan kişi, zarara neden olan kamu görevlisi aleyhine değil ilgili idare aleyhine dava açmaktadır. Dava neticesinde zararın tazminine karar verilmesi durumunda tazminat tutarı ilgili görevliye rücu edilmek kaydıyla bütçeden ödenmektedir.
Sorgu konusu ödendiği iddia edilen .......... TL içinde Belediye lehine ödenen vekâlet ücretinin de bulunduğu, aslında dava sonucu kişiye .......... TL ödendiği, ödenen .......... TL kamu zararının da Belediye personeli .......... ’den ........... tarih ve ........... sayılı tahsilat makbuzu ile tahsil edildiğinden ilişilecek husus kalmadığına oy birliğiyle karar verildi.