Yönetim Kurulu Üyeliği Ücreti
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, ..da yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirilen ...ye yönetim kurulu üyeliklerinden dolayı ödenen ücretlerin mevzuatında belirtilen tutardan yüksek olması suretiyle .. TL kamu zararına neden olunduğu görülmüştür.
23/11/1981 tarihli ve 17523 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun, “Yönetim Kurulu” başlıklı 7’nci maddesinde aynen,
“Yönetim Kurulu bir başkanla beş üyeden oluşur.
Büyük Şehir Belediye Başkanı Yönetim Kurulunun başkanıdır. Belediye Başkanının bulunmaması halinde, Genel Müdür Yönetim Kuruluna başkanlık eder.
Genel Müdür ile genel müdür yardımcılarından hizmette en eski olanı, hizmette eşitlik halinde yaşlı bulunan Yönetim Kurulunun tabii üyesidirler. Yönetim Kurulunun diğer üç üyesi İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanının teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır.
Yönetim Kuruluna atanan üyelerin hizmet süresi 3 yıldır. Süresi dolanlar yeniden atanabilirler. Bir üyeliğin herhangi bir sebeple boşalması halinde, yerine atananlar daha önceki üyenin süresini tamamlarlar. Yönetim Kuruluna atanacak olanların İSKİ'nin konusuna giren teknik işlerde, yöneticilikte veya işletmecilikte uzmanlaşmış bulunmaları ve uzmanlıklarına uygun yüksek öğrenim görmüş olmaları gerekir.
Üyeler, Devlet memurlarına ilişkin mevzuatta yer alan istisnalar dışında, özel ya da kamu sektöründe başka bir görev alamazlar. Genel, katma ve özel bütçeli idarelerin, kamu iktisadi teşebbüslerinin kadrolarından yönetim kuruluna getirilenler asıl görevlerinden maaşsız izinli sayılırlar. Bu kimselerin memuriyetleri ile buna ait her türlü hak ve yükümlülükleri saklıdır. İzinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerinde fiili hizmet olarak hesaba katılacağı gibi bunlardan izinli oldukları sıradaterfi hakkını kazananlar, başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın terfi ettirilirler.
Yönetim Kurulu üyelerinin ücretleri izinli sayıldıkları kurumlarda ellerine geçen ücretlerden daha az olursa, aradaki fark tazminat olarak kendilerine ödenir.” denilmektedir.
Mezkur Kanun'un Ek 5’inci maddesinde ise, bu Kanunun diğer Büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı hüküm altına alınıştır.
06/11/1981 tarihli ve 17506 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Kamu kuruluşları ve vakıflarda görevlendirme” başlıklı 38’inci maddesinde aynen,
"Öğretim elemanları, ilgili kurumların talebi ve kendisinin muvafakati, üniversite yönetim kurulunun uygun görmesi ve rektörün onayı ile ihtiyaç duyulan konularda, özlük işlemleri kendi kurumlarınca yürütülmek kaydıyla, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilenlerin, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim kurumlarındaki aylık ve diğer ödemeler ile öteki hakları devam eder. Yükseköğretim Kurulu, bağlı birimleri ve Üniversitelerarası Kurul ile Adli Tıp Kurumunda görevlendirilenler hariç olmak üzere bu fıkra uyarınca görevlendirilenler döner sermayeden yararlanamaz.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile dernek ve vakıfların yönetim ve denetim organlarında görev yapanlar bakımından ayrıca bir görevlendirme kararı aranmaz. Ancak bu görevler, öğretim elemanının bu Kanundan kaynaklanan mesaisini aksatmayacak şekilde yürütülür.
Yükseköğretim Kurulunun isteği ve ilgili kamu kuruluşunun onayı ile yükseköğretim kurumları veya birimleri, ilgili adli mercilerin talebi ile adli tıp mevzuatı çerçevesinde adli tıp olaylarında ve diğer adli konularda resmi bilirkişi olarak görevlendirilebilirler.
Bu madde uyarınca görevlendirilen öğretim elemanları kendi kurumlarından alacakları aylık ve ödeneklerin yanısıra, görevlendirildikleri kurumda yürüttükleri görev için birinci derecenin dördüncü kademesinde bulunan bir genel müdürün aylık ve ek gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı geçmemek üzere ilgili bakan tarafından tespit edilecek miktarı net olarak ikinci görev aylığı şeklinde ayrıca alırlar. Bunlar görevlendirildikleri kurumlarca kendilerine bu suretle yapılan ödemeleri döner sermayelere yatırmak zorunda değildirler. Bunlara görev yapacakları kurumca bu ödeme dışında başkaca bir ödeme yapılmaz." denilmektedir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu çerçevesinde yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirilen...’ye, 318 sayılı K.H.K’ nin geçici 2 inci maddesinde yer alan, “İlgili kanunlarda değişiklik yapılıncaya kadar, 233 sayılı kanun hükmünde kararname kapsamı dışında kalan ve yönetim kurulları ile idare edilen kanunla kurulu teşebbüs ve kurumların yönetim kurulu üyesi genel müdür ve genel müdür yardımcılarına kamu iktisadi teşebbüsleri yönetim kurulu üyeleri için öngörülen miktarda ücret ve ek ödeme bulunulur.” hükmü uyarınca yönetim kurulunun tabii üyeleri olan genel müdür ve genel müdür yardımcıları için öngörülen ücret tutarı ile aynı tutarda bir ücret ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.
Oysa ki, ilgili kişilere 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 38’inci maddesi uyarınca birinci derecenin dördüncü kademesinde görevli bir genel müdürün aylık ve ek gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı geçmemek üzere belirlenecek tutarda net ücret ödenmesi gerekirdi.
Her ne kadar sorumluların savunmasında, 2547 sayılı Kanun’un 06.11.1981 tarih ve 17506 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, öğretim elemanlarının diğer kamu kurum ve kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilmeleri halinde ödenecek ücretin en son 1990 tarihinde güncellendiği ve o günden bugüne değin memurların ödenen aylık kavramında değişiklikler meydana geldiği belirtilmiş ise de, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Kamu kuruluşları ve vakıflarda görevlendirme” başlıklı 38’inci maddesinde, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilen öğretim elemanlarına (özlük işlemleri kendi kurumlarınca yürütülmek kaydıyla) kendi kurumlarından alacakları aylık ve ödeneklerin yanı sıra, görevlendirildikleri kurumda yürüttükleri görev için birinci derecenin dördüncü kademesinde bulunan bir genel müdürün aylık ve ek gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı geçemeyeceği, bunlara görev yapacakları kurumca bu ödeme dışında başkaca bir ödeme yapılamayacağı çok açık bir şekilde belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurlara Ödenecek Aylık Tutarları” başlıklı 155’inci maddesinde, “Bu kanunun 36’ ncı maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, genel bütçe kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonunda bulunacak miktar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterir.” denilmektedir.
Aynı Kanun’un “Göstergeler” başlıklı 43’üncü maddesinin B bendinde, “Ek Gösterge: Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları, hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinde, “Aylık” kavramı, her derece için tespit edilen göstergeler ile görevin niteliğine göre belirlenen ek göstergeler toplamının Bütçe Kanununda saptanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan tutar olarak tanımlanmıştır.
Sorumlular aylık unsurunun yerine yeni ve ek unsurlar ilave edildiğini iddia etmişler ise de, 2560 sayılı Kanun’da buna ilişkin herhangi bir ifade olmadığı gibi, Danıştay 1. Dairesinin 06.05.1999 tarih ve 1999/81 Karar No.lu Kararında, 657 sayılı Kanun’un 155 ve 43/ (B) maddesine atıf yapılarak aylık tanımının, 657 sayılı Kanun’da her derece için tespit edilen göstergeler ile varsa görevin niteliğine göre belirlenen ek göstergeler toplamının kanunlar gereği saptanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı ifade ettiği, aylık tanımının diğer ödeme unsurlarını da kısmen ya da tamamen kapsayacak şekilde ancak yeni bir yasal düzenlemeyle değiştirilebileceği, böyle bir düzenleme yapılmadıkça 657 sayılı Kanun’da yer alan aylık tanımının diğer ödeme unsurlarını da kapsayacak şekilde yorum yoluyla değiştirilmesinin mümkün olmayacağı belirtilmiştir.
Bu itibarla, ..'da yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirilen...’ye yönetim kurulu üyeliklerinden dolayı ödenen ücretlerin mevzuatında belirtilen tutardan yüksek olması suretiyle oluşan ve ayrıntısı aşağıdaki tabloda gösterilen ...TL kamu zararının Harcama Yetkilisi ...ve Gerçekleştirme Görevlisi..’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,