Hatalı Pozdan Odeme Yapılması
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
…….. Sanayi Tic. Ltd. Şti.’nin yükleniminde bulunan ………-TL+KDV sözleşme bedelli “........ Belediye Sınırlarında Muhtelif Mahallelerin Cadde ve Sokaklarına Bitümlü Sıcak Karışım Asfalt Kaplama ve Yama Yapılması İşi”ne ait 1 – 13 nolu hakkedişlerde,
a) AS.Y.002 Poz No.lu “Asfalt Betonu Aşınma Tabakası İle Kaplama Yapılması” iş kalemi birim fiyatı ile ödenmesi gereken bazı imalatların bedelinin AS.Y.001 Poz No.lu “Asfalt Betonu Aşınma Tabakası İle Yama ve Onarım Yapılması” iş kalemi birim fiyatı üzerinden hesaplanıp ödenmesi sonucunda …….-TL tutarında kamu zararına neden olunduğu görülmüş ise de, söz konusu kamu zararı ahizi ………Sanayi Tic. Ltd. Şti.’nden …….. sıra teslimat müzekkeresiyle tahsil edildiğinden ilişilecek husus kalmadığına oy birliğiyle karar verildi.
b) Sorgunun bu bendinde, işin Sözleşme ve Şartname ile Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine uygun olarak yerine getirilmediği, kamyonlara istihap hadlerini aşan yüklemeler yapıldığı halde yükleniciden ceza kesintisi yapılmadığı belirtildikten sonra sorumlulardan yüklenicinin aşırı yük yüklemek sureti ile elde ettiği haksız kazanç tutarının teknik bir heyet tarafından hesaplanarak savunma ekinde gönderilmesi ve kamu zararı kabul edilerek gerekçesinin açıklanması, ayrıca söz konusu taşımalarla ilgili olarak cezai işlemlerin uygulanabilmesi için konu ile ilgili olarak yetkili mercilere bildirimde bulunup bulunulmadığının bildirilmesinin istenildiği görülmüş ise de,
Savunmalarda da belirtildiği üzere söz konusu iş nakliye işi olmayıp yükleniciye de nakliye veya taşıma adı altında herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Yükleniciye ait araçların yük taşıma kapasitesi ile yapılan ödeme arasında bir ilişki bulunmamaktadır. Dolayısı ile yükleniciye ait araçların karayolu azami yük taşıma sınırını aşması nedeni ile söz konusu iş kapsamında fazla ödeme yapılmamıştır.
Ayrıca yine savunmalarda belirtildiği üzere mevzuatta izin verilen azami yük ağırlığını aşanlar hakkında suç veya ceza tutanağı düzenlemek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 7’nci maddesinin (j) bendi hükmü gereğince Karayolları Genel Müdürlüğünün, bu araçların ağırlık ve boyut kontrollerini yapmak veya yaptırmak, denetlemek, aykırı görülen hususlarla ilgili olarak sorumlular hakkında idarî para cezasına dair tutanak düzenlemek ise yine aynı Kanun’un 8’inci maddesinin (c) bendi hükmü gereğince Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının görev ve yetki alanına girmektedir. Dolayısı başka kurumların görev ve yetki alanına giren bir konuda sorumlulardan işlem yapılmasının istenmesi yasal değildir.
Kaldı ki buna rağmen savunmalarda yüklenici firmanın 02.10.2012 tarihinde istihap haddini aşan yüklemeler yaptığının görülmesi üzerine yüklenici firmanın uyarıldığı ve bu tarihten sonra da istihap haddine uygun yüklemeler yapılmasının sağlandığı belirtilmiş olup Denetçi bunun aksini ispat etmemiştir.
Açıklanan gerekçelerle, sorgunun bu bendine konu edilen husus hakkında ilişilecek husus bulunmadığına oy birliğiyle karar verildi.
c) Sorgunun bu bendinde işyerinin sigortalanmasına ilişkin sözleşme ve şartname hükümlerine uyulmadığı belirtilmekte ise de, raporun sonuç kısmında belirtilen Denetçi görüşünde de belirtildiği üzere savunmalardan bahse konu iş yerinin sigortalanması ile ilgili şartname ve sözleşme hükümlerine uyulduğu anlaşıldığından, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına oy birliğiyle karar verildi.
d) Sorgunun bu bendinde ise yükleniciden kesilmesi gereken %5 kesintisinin yapılmadığının belirtildiği görülmüş ise de,
İşin Sözleşmesinin 30’uncu maddesinde, “İşin devamı sırasında kesin hesapların yapılması
30.1. Yüklenici, kesin hesapların zamanında tamamlanmasını teminen işin devamı süresince gerekli elemanı işbaşında bulundurmaya ve her kalem imalatın tamamlanmasını takiben yapı denetim görevlisiyle birlikte hesaplarını hazırlatarak peyderpey tetkik için idareye vermeye mecburdur.
30.2. Düzenlenen hakedişlerde, tamamlanmış, ancak kesin hesabı yapılıp idareye verilmemiş imalatlara ait tutarların %5’i tutulur ve kesin hesaplar yapılıp idareye verilmedikçe bu tutarlar ödenmez.”
denilmektedir.
Sözleşmenin bu hükmü ile yüklenici tarafından tamamlanmış ancak kesin hesabı yapılmamış imalatların sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun yapılmama veya eksik yapılma ihtimaline yönelik olarak idareye belli bir güvence sağlanması amaçlanmakta ve bu güvencenin işin kesin hesap aşamasına kadar devam etmesi öngörülmektedir.
Anılan hükme göre “tamamlanmış, ancak kesin hesabı yapılıp idareye verilmemiş imalatlara ait tutarların” %5’i tutulabilir. Söz konusu İş ise bitümlü sıcak karışım asfalt kaplama ve yama yapılması işi olup yapılan imalatların tamamı süreklilik arz eden imalatlardır.
Her ne kadar Denetçi görüşünde, devam eden ve kesin hesabı yapılmamış iş kalemleri için %100 oranında, bitmiş fakat kesin hesabı yapılmamış iş kalemleri için %95 oranında ödeme yapılmasının kabul edilecek bir durum olmadığı, açık bir çelişki içerdiği, tamamlanmış fakat kesin hesabı yapılmamış iş kalemleri için %5 kesinti yapılması gerekmekteyse, devam eden fakat kesin hesabı yapılmamış imalatlar için de %5 kesinti yapılmasının gerektiği belirtilmekte ise de, yukarıda da belirtildiği üzere anılan sözleşme hükmüyle yüklenici tarafından tamamlanmış, ancak kesin hesabı yapılmamış imalatların sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun yapılmama veya eksik yapılma ihtimaline yönelik olarak idareye belli bir güvence sağlanması amaçlanmaktadır. Bitmemiş bir imalatın yapımı devam ettiğinden bu imalatın eksik yapıldığından söz edilemeyeceği gibi bu tür imalatlarda güvence aranmasına da idare ihtiyaç duymamıştır.
Kaldı ki idare sözleşme hükümleri ile sınırlı olup sözleşmede kurala bağlanmayan bir alanda kıyas yöntemiyle sözleşmenin benzer hükmünün uygulanmasının istenilmesi hukukun temel ilkelerinden olan hukuk güvenliği ilkesi ile bağdaşmaz.
Sonuç olarak, yapılan işin süreklilik arz eden iş olması ve hakedişlerde ödeme yapılan imalatların iş süresince devam eden, tamamlanmamış imalatlar olması sebebiyle yapılan işlerin yüzde yüzü oranında yükleniciye ödeme yapılmasının sözleşmenin 30.2’nci maddesine aykırılık teşkil etmediği ve bu sebeple de oluşmuş bir kamu zararı bulunmadığından konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına oy birliğiyle karar verildi.