Kira Bedellerinin Tahsil Edilmemesi
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
Yap-işlet-devret yöntemi ile yüklenici ....ya kiraya verilen ...Akaryakıt ve LPG istasyonu yap-işlet-devret işi ile ilgili kira tahsilâtının yapılmaması nedeniyle (Denetçi sorgusunda belirtilen toplam ...TL kamu zararı tutarının 2013 yılına isabet eden tutarın çıkarılması nedeni ile revize edilen) toplam ...TL kamu zararına sebep olunduğu iddiası ileri sürülmüşse de,
2011 yılında tahsil edilmesi gereken kira bedeli toplam ... TL tutarın, ..TL tutarlık kısmı tahsil edildiğinden, kalan ve tahsil edilmeyen ...TL tutarlık kısmı tahakkuka bağlandığından,
2012 yılında tahsil edilmesi gereken kira bedeli toplam...TL tahsil edildiğinden,
2011 yılı için tahakkuka bağlanan miktar ve ayrıca tahsil edilen tüm miktarlar için ilişilecek bir husus kalmadığına,
(Üye...’in “5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinde, “Kamu Zararı”, “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Kamu zararı hesaplanırken, çalışanların kasıt, kusur veya ihmalinin belirlenmesi ve bu eylemin mevzuata aykırı olması gerekmektedir. Raporda bu konuda herhangi bir tespit söz konusu değildir. Raporda bu konuda herhangi bir tespit yer almadığı gibi afaki bir kamu zararı belirlenmiştir.
Sayıştay Denetim Yönetmeliği’nin “Kamu Zararının Tespiti” başlıklı 43’üncü maddesinde, “Yargılamaya esas raporlar düzenlenirken kamu zararının tespiti ile kamu görevlilerine sorumluluk yöneltilmesinde aşağıdaki şartların oluşup oluşmadığı aranır:
a) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin varlığı,
b) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemden bir kamu zararı oluşması,
c) Bu zararın oluşmasına neden olan kamu görevlilerinin belirlenmesi,
ç) Kamu zararının, belirlenen kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinden kaynaklandığına ilişkin illiyet bağının kurulması.”
Aynı Yönetmeliğin 44’üncü maddesinde,
“(1) Denetim sırasında mevzuata uygun bulunmayan işlemlerden kamu zararına yol açtığı tespit edilen işlemlerin yer aldığı belgeler ayrılır. Kamu zararına neden olan kamu görevlilerinin sorumlulukları belirlenerek sorgu konusu yapılır.
…
(6) Sorgularda, kamu zararının hangi mevzuat hükümlerine aykırılık sonucu oluştuğu, kamu kaynağındaki artışa engel ya da eksilmeye neden olan durum ve kamu görevlilerinin kamu zararına yol açan karar, işlem veya eylemlerinin neler olduğu açıklanarak konu hakkında sorumluların savunmaları istenir.
(7) Sorgularda denetim ekibi ile grup başkanı arasında ifade ve şekil açısından oluşan görüş farkı, grup başkanının görüşü doğrultusunda giderilir. Esasa ilişkin oluşan görüş farklarında ise grup başkanı aykırı görüşünü yargılamaya esas raporda belirtir.”
Hükümleri yer almaktadır.
Gerek 5018 sayılı Kanun’un 71’inci madde hükmü gerekse Sayıştay Denetim Yönetmeliği’nin 43 ve 44’üncü madde hükümleri göz önünde bulundurulduğunda, iddia edilen kamu zararı tutarının tam olarak belirlenmesi ve hesaplamasının ayrıntılı ve anlaşılır tablolarda gösterilmesi, Sayıştay Denetçisinin görevidir.
Bu gerekçelerle, kamu zararı tutarının tam olarak tespiti için konunun yeniden incelenmesi ve sorgu konusu yapılması ve sonrasında düzenlenecek ek raporun Dairemize intikal ettirilmesine değin Denetçisine iade edilerek konunun hüküm dışı bırakılması uygun olur” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı)
Oy çokluğuyla,