Kamulaştırma Bedelinin Yeterli Araştırma Yapılmaksızın Belirlenmesi
Denetçi sorgusunda yer alan, ....Belediyesince gerçekleştirilen kamulaştırmalarda, kıymet takdir komisyonunca kamulaştırma bedeli belirlenirken yeterli araştırmanın yapılmaması sonucu kamulaştırma bedellerinin olması gerektiğinden yüksek tespit edildiği iddiasına ilişkin olarak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde,
“Bu Kanun, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.
…”
“Satın alma usulü” başlıklı 8’inci maddesinde,
“ İdarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esastır.
Kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırmayı yapacak idare, bu Kanunun 11 inci maddesindeki esaslara göre ve konuyla ilgili uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan da rapor alarak, gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Odalarından ve mahalli emlak alım satım bürolarından alacağı bilgilerden de faydalanarak taşınmaz malın tahmini bedelini tepit etmek üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunu görevlendirir.
…”
“Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları” başlıklı 11’inci maddesinde,
“15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın,
a) Cins ve nevini,
b) Yüzölçümünü.
c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,
d) Varsa vergi beyanını,
e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,
f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini,
g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,
h) Yapılarda, (…)(2) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,
ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,
Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.
…”
denilmektedir.
Anılan hükümler uyarınca, idarelerce gerçekleştirilen kamulaştırmalarda, öncelikle satın alma usulü uygulanacak ve bu amaçla idare bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunu görevlendirilecektir. Bu komisyon veya komisyonların kamulaştırma bedelinin tespitinde kullanacakları objektif ölçütler anılan Kanun’un 11’inci maddesinde belirtilmiştir. Komisyon veya komisyonlar söz konusu ölçütleri esas almanın yanında, konuyla ilgili uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan da rapor alarak ve gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Odalarından ve mahalli emlak alım satım bürolarından alınacak bilgilerden de faydalanmak suretiyle taşınmaz malın tahmini bedelini tespit edeceklerdir.
Bahse konu olayda ise, ...Belediyesince gerçekleştirilen ve satın alma usulü uygulanan kamulaştırmalarda, görevli komisyon tarafından taşınmaz malın tahmini kamulaştırma bedelini tespit edilirken sadece mahalle muhtarı ve mahalle sakinlerinin beyanları ile emlak vergi değerinin göz önüne alındığı, anılan Kanun hükümlerinde belirtilen diğer yöntem ve ölçütlere başvurulmadığı görülmüştür.
Bununla beraber, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesi uyarınca kamu görevlilerinin eylem ve işlemleri sonucunda kamu zararı oluştuğunun söylenebilmesi için bu eylem ve işlemlerin mevzuata aykırı olması yanında, bu eylem ve işlemler neticesinde kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunduğunun ortaya konulması gerekmekte olup bahse konu kamulaştırma işlerine ilişkin olarak ise Denetçisince bu yönde bir tespit yapılmamıştır.
Bu itibarla, bahse konu rapor maddesinde ele alınan kamulaştırmalarla ilgili olarak, Denetçisince herhangi bir kamu zararı tespiti yapılmadığından, ilişilecek bir husus bulunmadığına oy birliğiyle karar verildi.