Gelir Vergisi Kanunu’nun 42 ve 94’üncü Maddeleri Gereğince Yapılması Gereken Tevkifatın Yapılmaması.
…. Ltd. Şti.’ne 28.09.2010 tarihinde ihale edilen ….. TL sözleşme bedelli “…. Pafta, …. Parsele Hayvan Pazarı Yapım İşi”nde, 2, 3, 4 ve 5 nolu hakediş ödemelerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 42 ve 94’üncü maddeleri gereğince yapılması gereken tevkifatın yapılmadığı görülmüştür.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri” başlıklı 42’inci maddesinde,
“Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir......”
“Vergi Tevkifatı” başlıklı 94’üncü maddesinde,
“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar…
......
3. 42'nci madde kapsamına giren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara (kurumlar dahil) ödenen istihkak bedellerinden,
......
% 25 vergi tevifatı yapılır.
......
Bakanlar Kurulu, bu maddede yer alan tevkifat nispetini, her bir ödeme ve gelir için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkilidir......”
hükümleri yer almaktadır.
20.12.2006 tarih ve 2006/11449 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nda ise, 42’nci madde kapsamına giren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara ödenen istihkak bedellerinden %3 oranında stopaj yapılması kararlaştırılmıştır.
Söz konusu yapım işinin sözleşmesi 03.11.2010’da imzalanmış, işyeri teslimi ise 08.11.2010’da yapılmıştır. Sözleşmeye göre işin süresi 200 takvim günü olup, işin bitim tarihi 27.05.2011’dir. Bu durumda bahse konu yapım işi yıllara sari olduğundan yükleniciye yapılacak hakediş ödemelerinden yukarıda yer alan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 42 ve 94’üncü maddeleri uyarınca %3 oranında vergi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Öte yandan Denetçi tarafından Muhasebe Yetkilisinin de Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi ile birlikte sorumlu tutulduğu görülmüştür. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61’inci maddesinde “… kontrol etmekle yükümlüdür” denilmek suretiyle, Muhasebe Yetkilisinin sorumlu olacağı hususlar tahdidi bir şekilde sayılmıştır. Hangi hususların maddi hata sayılacağı ise “Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi İle Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 29’uncu maddesinde açıkça ortaya konulmuştur. Buna göre gelir vergisi kesintisi yapılmaması hususunun maddi hata olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Yine bahse konu gelir vergisinin tahsil edildiğine ilişkin belgelerin ödeme aşamasında bulunmasını öngören bir mevzuat hükmü de mevcut değildir. Diğer taraftan 5018 sayılı Kanun’un “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümde ödemeden bağımsız, ayrıca tarh, tahakkuk ve tahsili yapılan vergilerin toplanmasından bahsedilmektedir. Maddede konu edilen gelir vergisi ise ödemeye bağlı, ödeme emri belgesi üzerinden tevkifatı yapılmak suretiyle tahsilatı gerçekleştirilen türde bir gelirdir. Anılan Kanun hükümleri çerçevesinde Muhasebe Yetkilisinin gelir vergisi tevkifatının yapılmaması hususunda sorumluluğu bulunmamakta, kamu zararı tutarının ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisine ödettirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, ….. Ltd. Şti.’ne 28.09.2010 tarihinde ihale edilen …. TL sözleşme bedelli “…. Pafta, …. Parsele Hayvan Pazarı Yapım İşi”nde, 2, 3, 4 ve 5 nolu hakediş ödemelerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 42 ve 94’üncü maddeleri gereğince yapılması gereken tevkifatın yapılmaması suretiyle neden olunan …. TL kamu zararının,
…. TL’sinin Harcama Yetkilisi (Müdür Vekili) ….. ile Gerçekleştirme Görevlisi (İnş. Müh.) ….’a,
…..TL’sinin Harcama Yetkilisi (Müdür Vekili) …. ile Gerçekleştirme Görevlisi (İnş. Müh) …..’a,
Müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
(Daire Başkanı ….. ve Üye …..’ın “Madde konusu vergi tevkifatı, beyan ve ödeme dönemlerinde kesinleşecek vergi miktarına karşılık mahsuben yapılmakta, dönem sonunda ödenecek nihai/kesin vergi tutarından daha önce yapılan tevkifatlar düşülerek kalan tutar alacaklı vergi dairesine yatırılmaktadır. Dolayısıyla tevkifat yapılmamışsa, dönem sonunda kesinleşen vergi miktarının tamamı, yapılmışsa aradaki fark vergi dairesine yatırılmakta, her iki halde de beyan ve ödeme döneminde ödenen toplam vergi aynı tutarda olmakta, söz konusu vergilerin tam ve zamanında beyan edilip edilmediğinin, mahsubun gecikmesinden doğan gecikme cezalarının tespit edilmesi, ödenip ödenmediğinin takip ve kontrolü ile belirlenen esas ve usullere uymayan, tevkifatları yapmayan vergi sorumlularına ait müeyyidelerin uygulanması vergi dairelerinin yetki, görev ve sorumluluklarında bulunmaktadır.
Ayrıca tevkifatın yapılmamış olması, hesabı denetlenen ve yargılanan idare açısından fazla ödemeye, dolayısıyla bu idare için tazmini gereken kamu zararına da yol açmamaktadır. Kesinti tutarına tazmin hükmolunması, mükellef tarafından beyan edilmiş ve ödenmiş bulunan verginin tazminine neden olunur.
Diğer taraftan tazmin kararı, bu süreç içerisinde mükellef tarafından ödenmiş olması ihtimal dahilinde bulunan tutarın, sorumlulardan (veya ahizden) mükerrer tahsiline yol açacaktır.
Bu nedenlerle konu hakkında tazmin kararı verilemeyeceği, gerekli işlemlerin yapılması için konunun Maliye Bakanlığı’na yazılması gerektiği” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı)
oy çokluğuyla karar verildi.