Kasko sigortası yaptırılması ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırılması.
Denetçi sorgusunda,
a)Belediye ait bazı araçlara mevzuata aykırı olarak kasko sigortası yaptırılması suretiyle toplam.... TL,
b)Belediyeye ait iki adet otobüse Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırılmak suretiyle de toplam .... TL kamu zararına sebebiyet verildiği görülmüş ise de,
(A) bendi ile ilgili olarak: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun “Devlete ve Kamu Kuruluşlarına Ait Araçlar” başlıklı 106’ncı maddesinde:
“Genel bütçeye dâhil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler”, hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ncı maddesi (h) bendindeki,
“h) Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri.” ifade ile sigorta giderleri de belediyelerin yapabilecekleri harcamalar arasında sayılmıştır.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinde kasko sigortası bedellerinin ödenmesini engelleyici bir hüküm bulunmamaktadır.
Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na bağlı (E) cetvelinde ise, sigorta giderleri ile ilgili kısıtlayıcı hüküm yer almış olsa da belediyenin bu konuda, mahalli idare olarak Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa tabi olmadığı da açıktır.
Dolayısı ile yapılan ödemelerde mevzuata aykırı bir ödeme bir yön bulunmamaktadır.
(B) bendi ile ilgili olarak ise: 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun l’ inci maddesinde,
“Bu Kanunun amacı, karayolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek, taşımada düzeni ve güvenliği sağlamak, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarını belirlemek, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerini, haklarını ve sorumluluklarını saptamak, karayolu taşımalarının, diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır.” hükmü,
Aynı kanunun 2’nci maddesinde de, "Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini, taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar.
Ancak, özel otomobillerle ve bunların römorklarıyla yapılan taşımalar, genel ve katma bütçeli dairelerle, il özel idareleri, belediyeler, üniversiteler ve kamu iktisadî teşebbüslerine ait otomobillerle yapılan taşımalar, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait motorlu taşıt ve bunların römorkları ile yapılan taşımalar, lastik tekerlekli traktörlerle çekilen römorklarla yapılan taşımalar bu Kanun hükümlerine tâbi değildir.
İl sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların düzenlenmesi il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklere, belediye sınırları içerisindeki şehir içi taşımalar belediyelere bu Kanuna göre düzenlenecek yönetmelik esasları dâhilinde bırakılabilir.
Uluslararası anlaşmalar ile savaş hali, sıkıyönetim, olağanüstü hal ve doğal afet durumlarında uygulanacak hükümler saklıdır.” hükmü yer almaktadır.
Bu mevzuat hükümleri çerçevesinde, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun l’ inci maddesinde kanunun amacının, karayolu taşımacılığında güvenliği sağlamak olduğu açıktır.
Ayrıca aynı Kanun’un 2’nci maddesinin 2’nci fıkrasında sayılan sınırlamaların genel ve katma bütçeli dairelerle, il özel idareleri, belediyeler, üniversiteler ve kamu iktisadî teşebbüslerine ait sadece otomobillerle yapılan taşımaları kapsam dışı bıraktığından, belediyeye ait otobüslerde oluşabilecek risklerin Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırılmasında mevzuata aykırı bir durum görülmemiş ve kamu zararı oluşmadığı anlaşılmıştır.
Yine 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ncı maddesi (h) bendinde “sigorta” giderleri belediye bütçesinden karşılanabilecek harcamalar arasında sayılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle, Denetçi sorgusunun (A) ve (B) ve bentlerine konu edilen toplam … TL için ilişilecek bir husus bulunmadığına,
[Üye … ve Üye …’in, “Mevzuat gereği Devlet malının bazı istisnalar dışında sigorta edilmemesi esastır. Sayılan istisnalar arasında (112 acil ambulansları ve dış temsilcilik araçları dışında) devlete ait araçların kasko gideri bulunmamaktadır. Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte, malları “devlet malı” niteliğindedir. Her ne kadar belediyelerin genel bütçeden ayrı bütçeleri ve devletten ayrı tüzel kişilikleri bulunmakta ise de, 5393 sayılı Kanuna göre, belediye malına karşı işlenmiş suçlar, devlet malına karşı işlenmiş sayıldığından ve bu malların haczedilmesi mümkün olmadığından, Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu’nun yukarıda belirtilen hükmü, belediye malları açısından da hüküm ifade eder. Bu nedenlerle ve Denetçi sorgusunda belirtilen yasal dayanaklarla, (A) bendinde belirtilen belediye araçlarına kasko sigortası yaptırılması ve bedelinin belediye bütçesinden ödenmesi dolayısıyla oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi gerekir.” Şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı]
Oy çokluğuyla,