İç Denetçi Ücreti
Denetçi sorgusunda yer alan, …Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi …Genel Müdürlüğü Genel Kurulunca 2560 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesine istinaden görevlendirilen denetçilere ilişkin olarak,
A) Bu kişilerin aynı zamanda …Büyükşehir Belediyesinde iç denetçi olarak görev yaptıkları ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca …Genel Müdürlüğünde denetçi olarak görevlendirilemeyecekleri, dolayısıyla, bunlar için 2013 yılında ödenen toplam …TL denetçi ücretinin tümüyle kamu zararı oluşturduğu iddiasına ilişkin olarak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “İç denetçinin nitelikleri ve atanması” başlıklı 65’inci maddesinde,
“ …
…İç denetçilerin kamu idareleri itibarıyla sayıları, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar İç Denetim Koordinasyon Kurulunca hazırlanarak, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
12.7.2006 tarih ve 26226 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İç Denetçilerin Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin,
“İç denetçilerin güvencesi” başlıklı 27’nci maddesinde,
“(1) İç denetçilere bu Yönetmelik ve iç denetim birim yönergelerinde belirtilen görevler dışında hiçbir görev verilemez ve yaptırılamaz.
(2) İç denetçiler 24 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü saklı kalmak kaydıyla, hiçbir şekilde istekleri dışında başka bir göreve atanamazlar.”
“Tereddütlerin giderilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması” başlıklı 55’inci maddesinde,
“(1) Kurul, bu Yönetmeliğin uygulanması, iç denetim faaliyeti sürecinde ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla gerekli düzenlemeleri yapmaya yetkilidir.”
denilmektedir.
Anılan hükümler uyarınca, İç Denetim ve Koordinasyon Kurulu iç denetim faaliyeti sürecinde ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla gerekli düzenlemeleri yapmaya yetkili kılınmıştır. Anılan Kurulca yayımlanan, “İç Denetçilerin Görev Kapsamı ve Görevlendirilmeleri Hakkında” 23.06.2011 tarih ve 11 sayılı Karar’da ise, iç denetçilerin istekleri dâhilinde idareleri içinde denetim kurulu üyeliği, idareleri dışında ise gerek yönetim kurulu gerekse denetim kurulu üyeliği yapabilecekleri belirtilmiştir.
Büyükşehirlere bağlı olarak kurulan su ve kanalizasyon idarelerinin kuruluş kanunu olan 2560 sayılı İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3’üncü maddesi uyarınca bu idarelerin organları, “Genel Kurul”, “Yönetim Kurulu”, “Denetçiler” ve “Genel Müdürlük” şeklinde sayılmıştır. Bu durumda, Genel Kurulca iki yıllığına seçilen ve anılan Kanun’da “Denetçiler” olarak isimlendirilen organın denetim kurulu niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kamu idarelerinde iç denetçi olarak görevlendirilen kişilerin, kendi istekleri dâhilinde, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinde denetçi olarak da görevlendirilmeli mümkündür.
Bahse konu olayda da, …Büyükşehir Belediyesi İç Denetçileri … ve …, …Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Genel Kurulunca 2560 sayılı Kanunun 10’uncu maddesi kapsamında …Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde denetçi olarak görevlendirilmiş olup söz konusu görevlendirmede mevzuatına aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, bahse konu Rapor maddesinin (A) şıkkında sorgu konusu edilen …TL için, (A) şıkkında ele alınan mevzuat hükümleri bakımından, ilişilecek husus bulunmadığına, oy birliğiyle,
B) Bahse konu denetçiler için belirlenen ücrete memur taban aylığının da dâhil edilmesi suretiyle toplam …TL kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
23.11.1981 tarih ve 17523 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Denetçiler” başlıklı 10’uncu maddesinin son fıkrasında, “Denetçilerin ücretleri, Devlet memurlarına verilen birinci derecenin son kademesi aylık tutarını (Ek Gösterge hariç) aşmamak üzere Genel Kurulca kararlaştırılır.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurlara ödenecek aylık tutarları” başlıklı 155’inci maddesinde, “Bu kanunun 36 ncı maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, genel bütçe kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonunda bulunacak miktar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterir.”
Anılan hükümler uyarınca, …denetim kurulu üyelerine 657 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesine göre belirlenen gösterge rakamı ve 2013 Mali Yılı Bütçesiyle belirlenen memur aylık katsayısı esas alınarak, 01.01.2013-30.06.2013 dönemi için aylık …TL, 01.07.2013-31.12.2013 dönemi için ise …TL ücret ödenebilecektir. Ancak uygulamada, bahsi geçen denetçilere 2013 yılında yapılan ödemelerde memur taban aylığının esas alındığı ve bu suretle, hesabı aşağıda gösterildiği üzere, toplam …TL kamu zararına neden olunduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar sorumlularca yapılan savunmalarda, anılan Kanun maddesi uyarınca belirlenen aylık tutarın günümüz ekonomik şartlarına uygun olmadığı ve bu nedenle memur taban aylığının esas alındığı ileri sürülmekte ise de, Kanun’un açık hükmü karşısında farklı bir uygulamanın yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla, …Genel Müdürlüğü denetçilerine anılan mevzuat hükümlerine aykırı olarak ücret ödenmesi sonucu neden olunan kamu zararı tutarı …TL’nin, sorumlulara müştereken ve müteselsilen. 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
(….’in, “ 2560 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinde denetçi ücretlerinin Devlet memurlarına verilen birinci derecenin son kademesi aylık tutarını (Ek Gösterge hariç) aşmamak üzere belirleneceği hüküm altına alınmış ise de, 657 sayılı Kanun uyarınca salt aylık gösterge rakamına göre belirlenecek memur aylık tutarlarının, güncel ekonomik koşullar göz önüne alındığında, oldukça düşük kaldığı görülmektedir. Bu itibarla, denetçi ücretlerinin …Genel Kurul Kararıyla memur taban aylığı esas alınarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)
oy çokluğuyla,