Damga Vergisi Kesintisi Yapılmaması.
Belediye tarafından yapılan ihalelerde çalıştırılan yükleniciler ile alt yükleniciler arasında imzalanan sözleşmelerden damga vergisi kesintisi yapılmaması hususu ile ilgili olarak,
Denetçi raporunun sonuç kısmında, sorgu konusu yapılan … TL’den tahsilatı yapılan toplam … TL’nin ilamda gösterilmesi,
Tahsil edilmeyen ve ilişiği de giderilmeyen toplam … TL kamu zararının ise … dışındaki sorumlulara ödettirilmesi ifade ve iddia edilmişse de,
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun “Konu” başlıklı 1’inci maddesinde,
“Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtlar Damga vergisine tabidir. Bu kanundaki kâğıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.
…” hükmü,
Aynı Kanunun “Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinde,
“Damga Vergisinin mükellefi kâğıtları imza edenlerdir.
Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kâğıtların Damga Vergisini kişiler öder.
…” hükmü,
Aynı Kanun’un “Resmi daire” başlıklı 8’inci maddesinde,
“Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir.
…” hükmü,
Aynı Kanun’un “Makbuz karşılığı ödemelerde ödemenin zamanı” başlıklı 22’nci maddesinde (Değişik: 30.12.2004-5281/3 md.),
“Makbuz karşılığı ödemelerde Damga Vergisi,
a) Maliye Bakanlığınca belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir ay içinde düzenlenen kâğıtların vergisi, ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve yirmialtıncı günü akşamına kadar ödenir.
b) (a) bendi dışındaki hallerde, kâğıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve aynı süre içinde ödenir.
Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye, lüzum göreceği işlemlere ilişkin kâğıtlara ait verginin yukarıdaki sürelere bağlı kalmaksızın ve beyanname aranmaksızın kâğıdın düzenlenmesinden önce veya noterlerce işleme tâbi tutulması sırasında ödenmesi zorunluluğunu getirmeye, vergiyi işlem anında ilgili kamu kurum veya kuruluşuna makbuz karşılığı ödettirmeye yetkilidir.” hükmü,
Aynı Kanun’un “İstihkaktan kesinti şekliyle ödemelerde ödeme zamanı” başlıklı 23’üncü maddesinde,
“Genel bütçeli daireler dışında kalan ve istihkaktan kesinti yapmak durumunda bulunan daire ve müesseseler tarafından bir ay içinde kesilen Damga Vergisi, ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar ödemenin yapıldığı yer vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve 26’ncı günü akşamına kadar yatırılır.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlere göre, damga vergisi özel bütçeli kamu kurumu olan Belediyenin değil, genel bütçe geliridir. Çünkü “damga vergisi” adı altında tahsil edilen tutarlar, geçici olarak belediye hesaplarında tutulması ve mevzuatta belirlenen sürelerde genel bütçe gelirlerine kaydedilmesi gereken meblağlardır.
Beyannameleri kabul ve tahsilata yetkili olan kamu kurumu (taşra birimleri, vergi daireleri aracılığı ile) Maliye Bakanlığıdır. Genel bütçeli daireler dışında kalan ve istihkaktan kesinti yapmak durumunda bulunan daire ve müesseseler, örneğin belediyeler tarafından bir ay içinde kesilen Damga Vergisi tutarları, ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar ödemenin yapıldığı yer vergi dairesine beyanname ile bildirilecek ve 26’ncı günü akşamına kadar yatırılacaktır.
Ayrıca Denetçi sorgusu ve Yargı Raporunda, “Belediye tarafından yapılan ihalelerde çalıştırılan yükleniciler ile alt yükleniciler arasında imzalanan sözleşmelerden” bahsedilmektedir. Yani sorguya konu edilen sözleşmelerin taraflarından biri resmi daire yani Belediye değildir.
… Belediyesi bütçesi ve kurum hesabı açısından kamu zararı oluşmaması nedeniyle konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına,
(Üye … ve Üye …’ nun, “Ana yüklenici ile alt yüklenici arasında imzalanmış dahi olsa, bu belgelere dayanılarak iş ve işlem yapıldığından, sözleşme tutarlarının damga vergisine tabi olması gerekmektedir. 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde tanımlanan “kamu zararı” kavramında, “kamu kaynağında artışa engel” ifadesindeki “kamu kaynağı” tabiri için, kamu kurumları ve/veya bütçe türlerine göre bir ayrıma gidilmemiştir. Bu nedenle Belediye işleri için de, sözleşme tutarlarından damga vergisi kesilmemesi kamu zararı olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden, tahsil edilen tutarın İlam’ da gösterilmesi, kalan ve tahsil edilmemiş olan tutarın da sorumlularına ödettirilmesi uygun olur. Ancak, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun “Resmi dairelerin mecburiyeti” başlıklı 26’ncı maddesinde, “Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kâğıtların Damga Vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar.” hükmü yer aldığından ve bu hükümle özel bir sorumluluk hali düzenlendiğinden, muhasebe yetkilisinin de sorumluluğa dâhil edilmesi gereklidir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)
Oy çokluğuyla,