Eğlence Vergisinin Süresinde Tahsil Edilmeyerek Zamanaşımına Uğratılması
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, Denetçi sorgusunda, …. Belediyesi’nin 2013 Mali Yılı Yönetim Dönemi Hesabının ve Belediye Yönetim Bilgi Sistemi incelenmesi neticesinde, 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında yer alan 2008 yılında tahakkuk etmiş Eğlence Vergisinin, 2013 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması suretiyle kamu zararına neden olunduğu görülmüştür.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanunun şümulü" başlıklı 1’inci maddesinin birinci fıkrasında,
"Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile, bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.",
"Cebren tahsil ve şekilleri" başlıklı 54’üncü maddesinde,
" Ödeme müddeti içinde ödenmiyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbikı suretiyle yapılır:
1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi,
2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi,
3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi.",
"Ödeme emri" başlıklı 55’inci maddesinde,
"Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir "Ödeme emri" ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.
Belediye hududu dışındaki köylerde bulunan borçlulara ödeme emirleri muhtarlıkça tebliğ olunur. Ödeme emirlerinin muhtarlığa tevdii tarihinden itibaren 15 gün içinde tebligat yapılmadığı takdirde ödeme emirleri tebliğ edilmemiş olan borçluların isimleri ödeme emri hüküm ve mahiyetindeki bir "ödeme cetveline" alınarak borçlular borçlarını ödemeye ve mal bildiriminde bulunmaya çağırılırlar. Ödeme cetveli köy ihtiyar kurulu kapısına bir örneği de köyde herkesin görebileceği umumi bir mahalle 10 gün müddetle asılmak suretiyle tebliğ olunur ve cetvelin asıldığı Köy muhtarlığı münadi vasıtasiyle ilan olunur. Cetvel asılırken
ve indirilirken keyfiyet muhtarlıkça zabıt varakasıyle tesbit edilir. Cebren tahsil ve takip ödeme emrinin tebliği veya ödeme cetvelinin indirilmesi tarihinde başlamış olur.
Borcunu vadesinde ödemeyenlere ait malları elinde bulunduran üçüncü şahıslardan bu malları 7 gün içinde bildirmeleri istenir.",
"Teminatlı alacaklarda takip" başlıklı 56’ ncı maddesinde,
"Karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı vadesinde ödenmediği takdirde, borcun 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerle cebren tahsil devam olunacağı borçluya bildirilir. 7 gün içinde borç ödenmediği takdirde teminat bu kanun hükümlerine göre paraya çevrilerek amme alacağı tahsil edilir.",
"Mal bildirimi" başlıklı 59’uncu maddesinde,
"Mal bildirimi, borçlunun gerek kendisinde, gerekse üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın, nevini, mahiyetini, vasfını, değerini ve her türlü gelirlerin veya haczi kabil mal veya geliri bulunmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödiyebileceğini yazı ile veya sözle tahsil dairesine bildirmesidir.
Köylerde mal bildirimi, Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler dışında kalan amme borçlan için köy muhtarlığına da yapılabilir.
Sözle bildirim halinde keyfiyet bir zabıtla tesbit edilir. Her iki halde bildirimin yapıldığına dair amme borçlusuna pulsuz makbuz verilir.",
"Mal bildiriminde bulunmayanlar" başlıklı 60’ıncı maddesinde,
"Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 7 günlük müddet içinde borcunu ödemediği ve mal bildiriminde de bulunmadığı takdirde mal bildiriminde bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik olunur.
Hapisle tazyik kararı, ödeme emrinin tebliğini ve 7 günlük müddetin bitmesini mütaakıp tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine icra tetkik mercii hakimi tarafından verilir.
Bu kararlar Cumhuriyet Savcılığınca derhal infaz olunur.
İcra tetkik mercii hakimi tarafından verilen hapsen tazyik kararları her türlü harç ve resimden muaftır.",
"Tahsil zamanaşımı" başlıklı 102 nci maddesinde,
"Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvimi yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi
kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.",
"Zamanaşımının işlememesi" başlıklı 104 üncü maddesinde,
"Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez.
Zamanaşımı, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder." hükümleri bulunmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine karşın, ….. Belediyesince, 2008 yılında tahakkuk etmiş eğlence vergisi için gerekli cebren tahsil yollarından olan haciz ve satış işlemlerinin yapılmaması sonucu olarak savunmada getirilen rakamın kabul edilmesi sonucunda ………TL tutarındaki kamu gelirinin zamanaşımına uğrattığı görülmüştür.
Her ne kadar sorumlular savunmalarında, tahakkuk eden ancak tahsil edilmeyen eğlence vergisi için mükelleflere ödeme emri belgesi gönderildiğini, ödeme emri belgesinin tebliği üzerine zamanaşımının duracağını belirtmek suretiyle tahakkuk eden eğlence vergilerinin zamanaşımına uğratılmadığını belirtmekteyseler de,
Eğlence vergisi için tahsil zamanaşımı, verginin vadesinin rastladığı takvimi yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmemesi halinde alacağın ortadan kalkmasını ifade etmektedir. Zamanaşımını kesen nedenlerin olması halinde de, olayın vuku bulduğu takvim yılından sonraki takvim yılının başından itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi yeniden başlayacaktır. Vadesinde ödenmeyen eğlence vergisi için, vadeyi müteakip 7 gün içerisinde ödeme emri ile mükelleften vergiyi ödemesi veya yeterli tutarda teminat göstermesi istenecektir. Verginin ödenmemesi üzerine, mükellefin sahip olduğu taşınmaza tapu kaydına haciz konulması sağlanmışsa, haczin yerine getirilmesi gerekmektedir. Yani taşınmaz haczedilerek paraya çevrilmesi gerekmektedir. Bu işlemin de aynı şekilde 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde yapılması zorunludur. Aksi halde 5 yıllık sürenin bittiği tarihten sonra, tahakkuk eden eğlence vergisinin tahsil imkanı ortadan kalkmaktadır.
Zira, ödeme emri tebliği ve haciz işleminin yapılması halleri zamanaşımını kesen sebeplerden olup zamanaşımını durduran sebeplerden değildir. Her iki durum birbirinden farklı sonuçlar doğurmaktadır. Zamanaşımının kesilmesi halinde, kesilme olayının vuku bulduğu tarihi takip eden yılın başından itibaren 5 yıl içerisinde cebren de olsa tahsil edilmeyen vergi zamanaşımına uğrarken, zamanaşımının durması (işlememesi) durumunda ise, durduran sebeplerin devamı süresince zamanaşımı işlememektedir. Nitekim, 6183 sayılı Kanunun "Zamanaşımının işlememesi" başlıklı 104 üncü maddesinde,
"Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez.
Zamanaşımı, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder." denilmektedir. Bu hükümden, sorumluların savunmalarında belirttiği, ödeme emri gönderilmesi, işlemi zamanaşımını durduran durumlardan olmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, savunmalarda, mükelleflere her yıl ödeme emri gönderildiği için kamu alacağının zamanaşımına uğratmadığı belirtmektedir. Oysa, vadesinde ödenmeyen eğlence vergisi için mükellefe 7 gün içerisinde bir defaya mahsus olmak üzere ödeme emri gönderilir ve sonrasında cebren tahsil yoluyla verginin tahsili sağlanmalıdır. İlk ödeme emrinden sonra gönderilmiş olan ödeme emirleri hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Hukuki dayanağı bulunmadığı halde tekrar tekrar gönderilen ödeme emirlerinin, zamanaşımı açısından da hukuki sonucu bulunmamaktadır.
Öte yandan Muhasebe Yetkilisi ……….’nun savunmasında kamu zararından sorumlu tutulmaması gerektiği ileri sürülmüş ise de,
Muhasebe yetkilisinin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nu 34’üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 61 ve 62’nci maddeleri uyarınca sorumlu olduğu, savunma eki Belediye Meclis Kararları uyarınca mali sorumluluğun devredilemeyeceği, deruhtei mesuliyet uygulamasının açık bir yetki devrine ilişkin olmadıkça tali düzenlemelerden çıkarımsal olarak yorumlanarak sorumluluğun devredilemeyeceği sebepleri ile savunmasının kabulü mümkün değildir.
2008 yılında tahakkuk etmiş Eğlence Vergilerinin, 2013 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması ve tahsil imkanının belediyece kanunen ortadan kalkmış olmasından dolayı, gecikme faizi dahil yapılan savunmaların kabul edilmesi neticesinde geriye kalan toplam ….TL kamu zararının, Muhasebe Yetkilisi ………. (Mali Hizm. Md. V.) ve Diğer Sorumlu Gerçekleştirme Görevlisi (İşletme Müdürü) ……….’a,
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
Her ne kadar söz konusu kamu zararından Üst Yönetici sıfatıyla Belediye Başkanı ……….’ın da sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülmüş ise de, bahse konu kamu zararının oluşmasından dahli bulunmadığından Belediye Başkanı ……….’ın sorumlu tutulmamasına,
(Üye ……….’un muhasebe yetkilisi ile ilgili olarak, yaptığı savunma uyarınca, muhasebe yetkilisinin sözü edilen husustan dolayı kurumu kamu zararına uğratması ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığı, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, Belediyelerinde sertifika sahibi bir muhasebe yetkilisinin bulunmadığı, kendisinin Mali Hizmetler Müdürlüğü görevini yürüttüğü için muhasebe yetkilisi görevlerini de yerine getirdiği, yasal mevzuat uyarınca usulüne uygun muhasebe yetkilisinin atanması gerektiği, 06.04.2007 tarih ve 31 sayılı …. Belediyesi Meclis Kararı ile Su İşleri Müdürlüğünün kurulduğu, 04.02.2011 tarih ve 20 sayılı …. Belediyesi Meclis Kararı ile Su İşlerinin iptal edildiği, Mali Hizmetler Müdürlüğü bünyesindeki gelir kalemleri ve Su İşleri Müdürlüğü iş ve işlemleri ihdas edilen İşletme Müdürlüğüne devredildiği, 09.03.2011 tarihli ve 149 ile 151 sayılı Üst yönetici imzalı yazılar uyarınca 04.02.2001 tarih ve 20 sayılı meclis kararına istinaden görev ve yetki alanlarının belirlendiği, dolayısıyla hem bahse konu meclis kararının hem de üst yönetici görev ve yetki yazılarının, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için deruhte hükmü taşıdığı, bu suretle muhasebe yetkilisine atfedilebilecek herhangi bir sorumluk bulunmadığı, yapılan savunmalar uyarınca muhasebe yetkilisinin kamu zararından sorumlu tutulmamasına karar verilmesi gerekir) şeklindeki,
(Üye ………. ve Üye ……….’ın, Belediye Başkanı ile ilgili olarak, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri” başlıklı 38 inci maddesinin (f) bendi uyarınca, Belediye Başkanının Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek gibi önemli bir görevinin olduğu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst Yöneticiler” başlıklı 11 inci maddesinde de, “…belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir…
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana, mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” Denildiğinden kamu zararından Belediye Başkanının da sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)
oy çokluğuyla,