Kira Alacaklarının Süresinde Tahsil Edilmeyerek Zamanaşımına Uğratılması
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, Denetçi sorgusunda, …. Belediyesi 2013 Mali Yılı Yönetim Dönemi Hesabının incelenmesi neticesinde…. Belediyesinin mülkiyetinde bulunan ve kiraya verilen gayrimenkullerine ilişkin 2008 yılında tahakkuk etmiş olan kira alacaklarının 2013 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması suretiyle kamu zararına neden olunduğu görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Zamanaşımının durumu” başlıklı 153’üncü maddesinde,
“Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur:
1. Velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için.
2. Vesayet süresince, vesayet altında bulunanların vasiden veya vesayet işlemleri sebebiyle Devletten olan alacakları için.
3. Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için.
4. Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için.
5. Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece.
6. Alacağı, Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece.
7. Alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek sürece.
Zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür.” denildikten sonra 154’üncü maddesinde,
“Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:
1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.
2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.” denilmektedir. Anılan hükümler uyarınca ve sorumlular tarafından gönderilen ek belgeler incelendiğinde, söz konusu belgelerin tamamının, zamanaşımını durduracak veya kesecek bir mahiyette olmadıkları görülmüştür.
Öte yandan Muhasebe Yetkilisi ……….’nun savunmasında kamu zararından sorumlu tutulmaması gerektiği ileri sürülmüş ise de,
Muhasebe yetkilisinin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nu 34’üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 61 ve 62’nci maddeleri uyarınca sorumlu olduğu, savunma eki Belediye Meclis Kararları uyarınca mali sorumluluğun devredilemeyeceği, deruhtei mesuliyet uygulamasının açık bir yetki devrine ilişkin olmadıkça tali düzenlemelerden çıkarımsal olarak yorumlanarak sorumluluğun devredilemeyeceği sebepleri ile savunmasının kabulü mümkün değildir.
2008 yılında tahakkuk etmiş kira alacakları tutarlarının, 2013 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması ve tahsil imkanının belediyece kanunen ortadan kalkmış olmasından dolayı, gecikme faizi dahil yapılan savunmaların kabul edilmesi neticesinde geriye kalan toplam ………. TL kamu zararının, Muhasebe Yetkilisi ………. (Mali Hizm. Md. V.) ve Diğer Sorumlu Gerçekleştirme Görevlisi (İşletme Müdürü) ……….’a,
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
Her ne kadar söz konusu kamu zararından Üst Yönetici sıfatıyla Belediye Başkanı ……….’ın da sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülmüş ise de, bahse konu kamu zararının oluşmasından dahli bulunmadığından Belediye Başkanı ……….’ın sorumlu tutulmamasına,
(Üye ……….’un muhasebe yetkilisi ile ilgili olarak, yaptığı savunma uyarınca, muhasebe yetkilisinin sözü edilen husustan dolayı kurumu kamu zararına uğratması ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığı, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, Belediyelerinde sertifika sahibi bir muhasebe yetkilisinin bulunmadığı, kendisinin Mali Hizmetler Müdürlüğü görevini yürüttüğü için muhasebe yetkilisi görevlerini de yerine getirdiği, yasal mevzuat uyarınca usulüne uygun muhasebe yetkilisinin atanması gerektiği, 06.04.2007 tarih ve 31 sayılı ….Belediyesi Meclis Kararı ile Su İşleri Müdürlüğünün kurulduğu, 04.02.2011 tarih ve 20 sayılı ….Belediyesi Meclis Kararı ile Su İşlerinin iptal edildiği, Mali Hizmetler Müdürlüğü bünyesindeki gelir kalemleri ve Su İşleri Müdürlüğü iş ve işlemleri ihdas edilen İşletme Müdürlüğüne devredildiği, 09.03.2011 tarihli ve 149 ile 151 sayılı Üst yönetici imzalı yazılar uyarınca 04.02.2001 tarih ve 20 sayılı meclis kararına istinaden görev ve yetki alanlarının belirlendiği, dolayısıyla hem bahse konu meclis kararının hem de üst yönetici görev ve yetki yazılarının, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için deruhte hükmü taşıdığı, bu suretle muhasebe yetkilisine atfedilebilecek herhangi bir sorumluk bulunmadığı, yapılan savunmalar uyarınca muhasebe yetkilisinin kamu zararından sorumlu tutulmamasına karar verilmesi gerekir) şeklindeki,
(Üye ………. ve Üye ……….’ın, Belediye Başkanı ile ilgili olarak, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri” başlıklı 38 inci maddesinin (f) bendi uyarınca, Belediye Başkanının Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek gibi önemli bir görevinin olduğu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst Yöneticiler” başlıklı 11 inci maddesinde de, “…belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir…
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana, mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” Denildiğinden kamu zararından Belediye Başkanının da sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)
oy çokluğuyla,