Taşınmaz Satışı
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yapılan duruşmada hazır bulunan sorumlularca yapılan sözlü savunmalarının dinlenmesi sonucunda,
Denetçi tarafından, …. Belediyesinin %99 oranında ortaklık payı olduğu …. A.Ş.’nin sermayesinin kamu kaynağını zarara uğratacak şekilde artırıldığı ve bu artışın belediyenin mülkiyetinde bulunan ve …ada … parsel sayılı 3.559 m2’lik taşınmazın şirkete devredilmek suretiyle karşılandığı ve söz konusu taşınmazın Meclis Kararı olmadan şirket tarafından satışının yapılması sonucu da kamu zararına neden olunduğu iddia edilmişse de,
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun, “Meclisin Görev ve Yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinin (i) bendinde, bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermenin meclisin görevleri arasında olduğu belirtildikten sonra “Belediyenin Giderleri” başlıklı 60’ncı maddesinin (f) bendinde ise Belediyenin kuruluşuna katıldığı şirket, kuruluş ve katıldığı birliklerle ilgili ortaklık payı ve üyelik aidatı giderlerinin belediye bütçesinden ödenebileceği hüküm altına alınmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun,
“Ayni sermaye konulabilecek malvarlığı unsurları” başlıklı 342’nci maddesinde, “1) Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz.
…”,
“a) Çağrı ve bildirim yükümü” başlıklı 376’ncı maddesinde, “….
(2) Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.
(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/16 md.) Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur.”
denilmektedir.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un “Mahalli İdarelerde Özelleştirme Uygulamaları” başlıklı 26’ncı maddesinde, “Belediyeler ve diğer mahalli idareler ile bunların kurdukları birlikler tarafından ticari amaçla faaliyette bulunmak üzere ticari kuruluşlar kurulması, mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye katılımında bulunulması, Bakanlar Kurulu'nun iznine tabidir.” hükmü ile belediyelerdeki şirket ilişkileri hükme bağlanmıştır. Söz konusu Kanunun uygulanması ile ilgili İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 07.02.2007 tarih ve 2007/18 sayılı, 21.04.2008 tarih ve 2008/31 sayılı genelgelerde belediyelerin hissedarı olduğu şirketlerin sermaye artırımına katılabilmeleri için Bakanlar Kurulu Kararı alınması gerektiği düzenlenmiş, ancak söz konusu genelgeler Danıştay 8. Dairesinin 21.09.2007 gün ve E: 2007/2384 sayılı kararı ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29.11.2007 gün ve YD. İtiraz No:2007/881 sayılı kararındaki “belediyeler için ortak oldukları şirketlerin sermaye artırımına gitmeleri halinde Bakanlar Kurulu izni gerekmeyeceği, sadece belediye meclisi kararı yeterli olacağı” gerekçesi ile iptal edilmiştir. Dolayısıyla belediyenin hissedarı olduğu şirketlerin sermaye artırımında bulunması durumunda belediye meclisi kararı ile belediyeler sermaye artırımına katılabilecektir.
…. Belediyesi tarafından 49 yıllığına “…A.Ş” ye tapuda intifa hakkı tesis edilen ve üzerinde … benzin istasyonu ve LPG istasyonunun yer aldığı … İlçesi, …. Mahallesi, …ada … parselde kayıtlı … m2’lik taşınmazın, …Asliye Ticaret Mahkemesinin belirlemiş olduğu …. TL bedel üzerinden Belediye Meclisince …. A.Ş.’ye ayni sermaye olarak devredilmesine karar verilmiştir.
5393 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinde sermaye artışına Belediye Meclisinin karar vereceği ve 60’ncı maddesinde belediyenin kuruluşuna katıldığı şirketlerle ilgili ortaklık payı ve üyelik aidatı giderlerini bütçelerinden ödeyebilecekleri hükme bağlanmış olup bu konuda belediye meclisince gerekli kararlar alınmıştır
6102 sayılı Kanun’un yukarıya alınan maddelerinde de sermaye artırımına şirket genel kurullarının karar vereceği, yapılan artışlara genel kurul üyelerinin uymak zorunda oldukları da belirtilmiştir.
Ayni sermaye olarak şirkete devredilen gayrimenkulün şirket tarafından satışı için ayrıca belediye meclisinden izin alınması ile ilgili bir mevzuat hükmü de bulunmamaktadır.
Yapılan işlemlerde belediye açısından bir kamu zararı bulunmadığından ilişilecek husus bulunmadığına ve konunun tekrar incelenmesi için bilirkişi atamasına da gerek olmadığına,
oy birliğiyle,