Fiyat Farkı, İzin Ücreti, Yemek ve Yol Ücretinin yanlış hesaplanması.
A) Kısa vadeli sigorta prim oranı düşürülmesine rağmen fiyat farkı hesabında bu hususun dikkate alınmaması dolayısıyla kamu zararına neden olunduğu anlaşılmıştır.
İdare ile … arasında imzalanan sözleşmenin “Fiyat Farkı Ödenmesi ve Hesaplanması Şartları” başlıklı 14.2 maddesinde,
“Bu sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkı hesaplanacaktır.
İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla,
a) Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark,
b) İhale (son teklif verme) tarihi itibariyle işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda, asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,
c) 506 sayılı Kanunun 77’nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark,
(a), (b) ve (c) bentleri toplamı, 506 sayılı kanun gereğince işveren nam ve hesabına hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu esasların 7’nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” hükmü yer almaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81’inci maddesinde bu kanun uyarınca alınacak Prim oranları tespit edilmiştir. Kanunun bu maddesinin (c) bendiyle ise kısa vadeli sigorta kolları prim oranını belirlenmektedir. Bu oran, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre % 1 ilâ % 6,5 arasındadır.
19.01.2013 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanan 6385 sayılı Kanun ile sözü edilen madde hükmü yeniden düzenlenmiştir. Buna göre “5510 sayılı Kanunun 81’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 6385 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi ile aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“c) Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının
%2’sidir.”
6385 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin (b) bendiyle ise 9 ve 10. maddelerinin 01.09.2013 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği düzenlendiğinden, 2013 yılı Eylül ayı (dönemi) için verilecek SGK bildirgelerinde %2’lik oran uygulanacaktır.
İdare ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmede kısa vadeli sigorta prim oranı % 3 olarak belirlenmiştir. Ancak yapılan yasal düzenleme ile bu oranın % 2’ye düşürüldüğü açıktır. Dolayısıyla asgari ücret fiyat farkı hesaplanırken kısa vadeli sigorta prim oranındaki bu değişikliğin dikkate alınması, kanuni zorunluluktur.
Açıklanan gerekçelerle mevzuat değişikliği sonrası asgari ücret fiyat farkı hesaplanırken kısa vadeli sigorta prim oranının % 1 fazla alınması sonucu … TL kamu zararına neden olunmuştur.
Savunmalarda … TL’lik kamu zararının yükleniciden tahsil edileceği belirtilmişse de, tahsilata ilişkin herhangi bir belge gönderilmemiştir.
Bu itibarla, tahsil edilmeyen ve ilişiği de giderilmeyen … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine oybirliğiyle,
B) İzin kullanmayan personelin izin günü ücretlerinin ödenmesi dolayısıyla kamu zararına neden olunduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu hizmet alımına ait Teknik Şartnamenin 11.4. maddesinde,
“Şartname kapsamında hizmet veren personelin aylık ücretleri, yıllık izinleri, SSK primleri, işçi ve işverenin ödemekle yükümlü olduğu her türlü vergi, kesinti, tazminat, masraf vb. yüklenicinin sözleşme hizmetlerini yürütmek üzere kullanacağı büro giderleri yüklenici tarafından karşılanacaktır.” hükmü yer almaktadır.
Dolayısıyla işçilerin yıllık ücret izinleri de sözleşme tutarına dâhildir. Çalışan personelin yıllık izinleriyle ilgili sorumluluk yüklenici firmaya ait olup İdarenin her hangi bir yükümlülüğü söz konusu değildir. Ancak, emekli olup yıllık izin hakkı bulunan …’ a ve istifa eden …’ a kullanmamış oldukları yıllık izinler için ödemede bulunulmuştur.
İdarelerin, ihale konusu işte çalıştırılması istenen personel sayısını izin sürelerini de dikkate alarak belirlemeleri gerektiği Kamu İhale Genel Tebliğinin 78.25. maddesinde açıkça belirtilmiştir. İdare, çalışan personel sayısını izin sürelerini de dikkate alarak belirlediğinden sözleşmesi sona eren kişilerin çalışırken izin almış olması İdarenin aldığı hizmetin niteliğini değiştirmeyecektir. Çünkü personel sayısı izin süreleri dikkate alınarak belirlenmiştir.
Açıklanan gerekçelerle, yıllık izin hakkı bulunan personel için ödeme yapılması dolayısıyla oluşan … TL kamu zararının kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine oybirliğiyle,
C) Temmuz ayı hak edişinde yemek ve yol ücretinin 22 gün yerine 23 gün üzerinden ödenmesi suretiyle kamu zararına neden olunduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu hizmet alımına ait Teknik Şartname’ de, “Şartname kapsamında görevli personele aylık 22 gün üzerinden brüt günlük 12,28 TL yemek ve brüt 13,23 TL yol bedeli ödenecektir. Yol ve yemek bedelleri teklif fiyata dâhil olup, ücret tahakkuk bordrosunda gösterilecektir.” hükmü yer almaktadır.
Şartname hükmünde, iş kapsamında çalışan personele her ay 22 gün üzerinden brüt günlük 12,28 TL yemek ve 13,23 TL yol bedeli ödenmesi öngörülmüştür. Bu tutarlar sözleşme bedeline dâhildir.
Hak edişlerde yemek ve yol ücreti SGK primleri de dâhil edilerek birim fiyattan düşülüp, çalışılan gün sayısı üzerinden ödenmektedir. Ancak, Temmuz ayı hak edişinde 298 çalışana yemek ve yol ücretinin 22 gün yerine 23 gün üzerinden ödeme yapılması dolayısıyla kamu zararına sebebiyet verilmiştir. Çünkü Şartnamede açıkça belirtildiği üzere her personel için aylık 22 gün üzerinden yemek ve yol bedeli ödenmesi gerekmektedir. Gün hesabında, fiili iş günü veya tatil günü ayrımına gidilmemiştir.
Açıklanan gerekçelerle, yemek ve yol ücretinin 22 gün yerine 23 gün üzerinden ödeme yapılması sonucu oluşan … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine,
(Üye …’ ın, “Bu bentte yapılan tespitin, 2013 yılında diğer aylarda da olup olmadığının anlaşılabilmesi ve muhtemel daha yüksek rakamlı kamu zararının tam olarak belirlenebilmesi bakımından, Raporun bu maddesi (c) bendinin hüküm dışı bırakılıp Denetçisine iade edilerek, sonucun ek raporla Dairemize intikali, yönünde karar verilmesi uygun olur” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı) oy çokluğuyla,