Belediyenin yapı denetim fon hesabının, mevzuat hükümlerinin öngördüğü usul ve şartlar dışında kullanılması.
Belediyenin yapı denetim fon hesabının, mevzuat hükümlerinin öngördüğü usul ve şartlar dışında kullanıldığı, ayrıca ilgili İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne gönderilen yapı denetim firmaları hak ediş ödemelerinde, ödemeler-hak edişler ile ilgili firmaların hangi ada-parseldeki (Bir firmanın, aynı ada-parselde, birden fazla yapı denetim hizmeti vermesi de söz konusu olabilmektedir) hangi yapı denetim hizmet işi için ödeme yapıldığı hususları arasında bağlantı kurulamadığı, iddiasına yer verilmişse de,
Yapı denetim fon hesabıyla ilgili olarak, her bir ödemeye ait yapı ruhsat tarihi, numarası, ada parseli, yapı sahibi, yapı denetim kuruluşu ile yapı denetim hizmet bedeli olarak yatırılan dekont miktarları ve hak ediş ödeme miktarlarına ayrı ayrı verildiği, Mali Hizmetler Müdürlüğü’nce yapılan ödeme miktarının hangi hak edişlere ait olduğunun belirtildiği, ayrıca hak edişin incelenmesi ve ödemesinin gerçekleştirilmesi sırasında görevli olan personelin de açıkça yazılı olduğu tabloların savunma ekinde sunulduğu,
Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından 333 Emanetler Hesabında yer alan 02-99-01 kodunda bulunan Yapı Denetim Emanet Hesabındaki tutarla ve Yapı Denetim Banka Hesabındaki tutar arasında her hangi bir fark olmadığı ve ilgili hesabın yardımcı defterinin savunma ekinde sunulduğu,
Sehven yapılan maddi hataların gerek banka gerekse Mali hizmetler Müdürlüğü tarafından düzeltildiği ve Banka Ekstreleri ile Muhasebe İşlem Fişlerinin savunma ekinde sunulduğu,
2012 – 2013 yıllarına ait Yapı Denetim Hesabından elde edilen faiz gelirleri ile ilgili Yardımcı Defter dökümü ve Muhasebe İşlem Fişleri ayrıca yine savunma ekinde sunulduğu, anlaşılmaktadır.
Yapı Denetimi Uygulama Usul ve Esasları Yönetmeliğinin 13 ve 15’inci maddelerine göre Yapı Denetim Hesabının, ilgili idarelerin kendi muhasebe sistemlerine göre tutulması gereklidir ve Yapı Denetim Hesaplarına ilişkin ödemelerde üst yöneticinin onayının bulunma zorunluluğu söz konusu değildir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde,
“(Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde,
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.
…” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükme göre, mali iş ve işlemlerin sonucunda “kamu zararı” olarak nitelenebilecek durumlar açıkça belirlidir.
Bu itibarla, Fon ve buna benzer hesaplarda yapılan işlemler kapsamında, bir takım tablo veya belgelerin yerinde denetim aşamasındaki mevcut hallerinden çok daha detaylı bir içerikle talep edilerek sorgu konusu edilmesi ve konunun yargı raporuna alınması mutlak gereklilik değildir.
Açıklanan gerekçelerle, sorgu konusuyla ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına oy birliğiyle,