2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu Hükümlerine Aykırı Davranılması, Sözleşme Damga Vergisi Alınmaması, Kira Bedelinin Alınmaması.
…. Genel Müdürlüğü’ne ait …. bulunan 14 adet doğalgaz satış ve tahsilat bürolarının …A.Ş.’ne Kiraya Verilmesi İşine ilişkin olarak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
A) Denetçi sorgusunda 2007 Yılı ve sonraki yıllarda 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine uyulmaması iddia edilse de savunmalarda da belirtildiği üzere, sözkonusu işin Kuruluş yasası olan 4325 sayılı yasa ve o tarihte geçerli olan alım satım yönetmeliğine (4768) uygun olup, kira sözleşmesinin revize edilen 8’inci maddesinin kuruluş açısından bağlayıcı olduğundan kredi borçları bitinceye kadar sözleşmenin uzatılmasının hukuki bir zorunluluk olduğu ve bu nedenle kredi borçları bitmediği için de sözleşme hükümleri gereğince kiralama işleminin uzatıldığı anlaşıldığından ilişilecek bir husus bulunmadığına oy birliğiyle karar verildi.
B) Denetçi sorgusunda … Genel Müdürlüğü ile Kiracı …. arasında bu iş için düzenlenen sözleşmenin iki nüsha düzenlendiği halde, sözleşme damga vergisinin 1 nüsha üzerinden alındığı (sonraki sözleşme uzatımlarında da aynı hatanın tekrarlandığı), 1 nüsha için sözleşme damga vergisinin alınmadığı iddia edilse de Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 18.01.2011-32792 ve 17.04.2012-34810 sayılı kararında,
“Damga Vergisi Kanunu’nun resmi dairelerin mecburiyeti başlığını taşıyan 26’ncı maddesinde, resmi dairelerin ilgili memurlarının kendilerine ibraz edilen kağıtların damga vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere ,vergi dairesine göndermeye mecbur oldukları ifade edilmiştir. Dolayısıyla, anılan işte her ne kadar sözleşme iki nüsha düzenlenmişse de, resmi daireye bir nüshası ibraz edildiğinden ve ibraz edilen belgeye ait damga vergisinin de tahsil edildiği anlaşıldığından, ibraz edilmeyen nüshalar dolayısıyla tazmin hükmü verilmesi mümkün değildir.” ifadesi yer aldığından,.sözleşmenin ikinci nüshasından damga vergisi alınmaması konusunda ilişilecek bir husus bulunmadığına,
(Üye … ve Üye …’nun “Vergi Usul Kanununun 114’üncü maddesinde, ‘Alacağın doğduğu takvim yılını takip eden yıldan başlayarak 5 yıl içinde tarh ve mükellefine tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar. Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde, mezkur evraka ait vergi alacağı yeniden doğar.‘ hükmü gereğince, halen yürürlükte bulunan ve hükümleri uygulanan sözleşmeye ait damga vergisi tutarının 2011 yılı için, denetçi görüşü doğrultusunda tazminine, önceki yıllara ait damga vergilerinin Hazine adına tespit ve tahsilinin sağlanması için konunun Maliye Bakanlığı’na yazılması gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla karar verildi.
C) Denetçi sorgusunda kiracıdan Mart 2003 ayı kira bedelinin alınmadığı iddia edilse de kira başlangıç tarihi sözleşmenin imzalandığı tarih değil işyeri teslim tarihi olması gerektiğinden, işyeri teslim tarihi esas alınmalı ve buna göre işlem yapılmalıdır. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147’inci maddesi gereği kiralar beş yılık zamanaşımı süresine tabi olduğundan konu hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına oy birliğiyle karar verildi.
D) Denetçi sorgusunda …Genel Müdürlüğü ile Kiracı … arasında bu iş için düzenlenen sözleşme çerçevesinde alınması gereken kira bedelinin eksik alındığı iddia edilse de, sözleşmeye göre kira artışı tarafların takdir yetkisinde olup, tarafların yazılı müracaatına bağlanmıştır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (h) bendi gereği katma değer vergisi mükellefi, Gelir Vergisi Kanunu’nun 70’inci maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenlerdir, yani … Genel Müdürlüğü’dür. Bu nedenle … Genel Müdürlüğü açısından kamu zararı yoktur. Açıklanan nedenlerle yapılan işlemlerin yasal düzenlemelere uygun olduğu anlaşıldığından ilişilecek bir husus bulunmadığına,
(Üye … ‘ın “KDV ile ilgili olarak … Genel Müdürlüğü adına kamu zararı bulunmadığı, ancak vergi mevzuatı açısından konunun değerlendirilmesi ve gereğinin yapılması için konunun Maliye Bakanlığı’na yazılması” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı) oy çokluğuyla karar verildi.