121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında yer alan idari para cezalarına ilişkin 2007 yılında ve öncesinde tahakkuk etmiş alacakların 2010 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması
Asıl İlamın ……..’nci maddesi ile tazminine hükmolunan konu ile ilgili olarak Temyiz Kurulunun …….. tarihli ve ……….tutanak numaralı bozma kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.
Asıl İlamın ……’nci maddesiyle ..... Büyükşehir Belediyesine ait gelirlerden takipli alacakların izlendiği 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında yer alan idari para cezalarına ilişkin 2007 yılında ve öncesinde tahakkuk etmiş alacakların 2010 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması sonucunda kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle toplam ……….-TL’nin tazminine karar verilmişti.
Bu tazmin hükmüne karşı sorumlulardan Muhasebe Yetkilisi ……..tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine anılan Kurulca ………. tarihli ve ………. tutanak numaralı kararın 2’nci maddesiyle, dilekçi tarafından bildirilen hüküm tarihinden önce yapılan ……….. TL’lik tahsilat ile zamanaşımına uğramayan tutarlara ilişkin belgelerin ibrazı nedeniyle anılan tazmin hükmü bozularak dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Muhasebe Yetkilileri …………. ve ………… tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine ise anılan Kurulca …….. tarih ve ……….. tutanak sayılı kararların 2’nci maddeleriyle, “……. sayılı İlam’ın ……. maddesi ile verilen ……… TL’nin tazminine dair hüküm, aynı tazmin hükmünde Muhasebe Yetkilisi sıfatı ile iştiraki bulunan ………. başvurusu üzerine düzenlenen ……… tarih ve ………..utanak sayılı Temyiz Kurulu İlamı ile BOZULMUŞ bulunduğundan dilekçinin işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, ancak aynı mahiyette olan bu dosyanın sözü edilen dosya ile birleştirilerek gereği yapılmak üzere kararı veren Daireye TEVDİİNE” karar verilmiştir.
Temyiz Kurulunun anılan kararları üzerine Dairemize tevdi edilen söz konusu dosyalar kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda gereği düşünüldü:
Bilindiği üzere zamanaşımına ilişkin düzenlemelerden tarh zamanaşımı, düzeltme zamanaşımı ve ceza kesme zamanaşımı süreleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda, tahsil zamanaşımı ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir.
Tahsil zamanaşımı 6183 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinde 5 yıl olarak düzenlenmişse de anılan maddede, “Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.” denilmektedir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20 ve 21’inci maddelerinde de idari para cezalarının yerine getirme zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlendiğinden, idari para cezaları için 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri esas alınması gerekmektedir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 21’inci maddesinde,
“(1) Yerine getirme zamanaşımının dolması halinde idarî para cezasına veya mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar artık yerine getirilemez.
(2) Yerine getirme zamanaşımı süresi,
(…)
d) Onbin Türk Lirasından az idarî para cezasına karar verilmesi halinde üç,
Yıldır.
(…)
(4) (Değişik: 23/7/2010-6009/37 md.) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.
(5) Kanun hükmü gereği olarak idarî yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi halinde zamanaşımı işlemez.” denilerek onbin Türk Lirasından az olan idari para cezalarının yerine getirme zamanaşımı süresinin üç yıl olduğu belirtilmiştir.
Yine aynı Kanun’un 17’nci maddesinde de mahalli idareler tarafından verilen idari para cezalarının, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunacağı açıklanmış olup 5326 sayılı Kanun’da idari para cezalarının ödeme süresine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir. 6183 sayılı Kanun’un 37’nci maddesinin iki ve üçüncü fıkrasında da,
“Hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir.
Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür.” denildiğinden 5326 sayılı Kanun’a göre verilen para cezasının ödeme süresi bir ay olup, bu bir ayın son günü idari para cezasının vade günüdür. Bu süre içerisinde cezanın yatırılmaması halinde 6183 sayılı Kanun’un 55’inci maddesine göre belediyece bu kişiye ödeme emri gönderilmelidir. Bu ödeme emiri gönderilmeden Danıştay ………….’üncü Dairesinin ……… Karar No.lu kararında da belirtildiği üzere belediye tarafından cebri icra işlemlerine başlanamaz.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrasının 4’üncü bendi hükmü uyarınca anılan vade tarihinin rastladığı takvim yılını takip edecek olan takvim yılının başı zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak esas alınacaktır. Buna göre verilen para cezası miktarına göre 21’inci maddede belirtilen süreler işletilecektir. Olaya konu para cezalarının tümü 10.000-TL’den az olduğundan tahsil zamanaşımı 3 yıldır.
Ancak ……….. tarihli ve ………….sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren …………Seri No.lu Tahsilat Genel Tebliği'nin “İdari para cezalarının tahsil zamanaşımı” başlıklı V’inci bölümünde,
“Kabahatler Kanunu kapsamındaki idari para cezalarının tahsil zamanaşımı süresi, Kanunun 21 inci maddesine göre tespit edilecektir.
Ancak, 6183 sayılı Kanunun 103 ve 104 üncü maddelerinde düzenlenen tahsil zamanaşımını kesen haller ile tahsil zamanaşımının işlememesi halleri ayrıca dikkate alınacaktır.
5326 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan ‘Kanun hükmü gereği olarak idarî yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi halinde zamanaşımı işlemez.’ hükmü, idari para cezalarının kesinleşme sürecinde geçen sürenin zamanaşımını durduran bir neden olarak düzenlendiğinden, bu hükmün de tahsil zamanaşımının işlemeyeceği haller olarak dikkate alınması gerektiği tabiidir.” denilmektedir.
Bu durumda, anılan Tebliğin zikredilen hükmü ve 5326 sayılı Kanun’un 17 ve 21’inci maddelerinin yukarıda yer verilen hükümleri gereği, idari para cezalarının kesinleşme sürecinde geçen sürenin tahsil zamanaşımının işlemeyeceği haller olarak, 6183 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesinde düzenlenen tahsil zamanaşımını kesen hallerin de 5326 sayılı Kanun’a göre verilen idari para cezalarının zamanaşımını kesen haller olarak dikkate alınması gerekmektedir.
6183 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesinde,
“Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:
1. Ödeme,
2. Haciz tatbikı,
3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,
4. Ödeme emri tebliği,
5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbikı veya bunlar tarafından yapılması,
7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,
8. Amme alacağının teminata bağlanması,
9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,
10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.
11. (Ek: 25/12/2003-5035/5 md.) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.
Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rastladığı, amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı, takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.” denilerek zamanaşımının kesilmesi halleri düzenlenmiştir.
Anılan hüküm gereği zamanaşımının kesilmesi halinde daha önce işlemiş olan süre ortadan kalkacağından, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından üç yıl sonra idarî para cezasına ilişkin karar yerine getirilemeyecektir.
Yine 6183 sayılı Kanun’un “Ödeme emrine itiraz” başlıklı 58’inci maddesinde, “Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir.” hükmü yer aldığından 7 gün içinde anılan itirazın yapılmaması, yani 2576 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesine göre yetkili vergi mahkemesine dava açılmaması halinde zamanaşımına uğramış borcun ödenmesi zorunlu hale gelmektedir.
Bu çerçevede dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde,
Sorumluların Temyiz Kuruluna sunmuş olduğu dilekçe ve eki belgelerde ……… ve ………. Tic. Ltd. Şti’den olan alacağa ilişkin hiçbir açıklama ve talebe yer verilmediği,
……….’dan olan idari para cezası olacağına ilişkin olarak, ……….. tarih ve ………..tutanak sayılı Temyiz Kurulu kararının 22’nci maddesinde, ………. tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğinden anılan tarihte zamanaşımının kesildiği ve bu nedenle alacakların halen zamanaşımına uğramadığı gerekçesi ile bozma kararı verilmiş ise de, söz konusu alacağının ………. tarihinde zamanaşımına uğradığı, bu nedenle bu tarihten sonra ………. yapılan ödeme emri tebligatının zamanaşımını kesmesinin söz konusu olamayacağı,
- ………. Şti’den olan alacağa ilişkin yapılan açıklamalarda, ………td. Şti.’ne ……….. tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bankalar ile İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne yazılar yazılarak borçlunun mal varlığına haciz şerhinin işlendiği ve takibin devam ettiğinin belirtildiği, bu bilgi ve belgelerden adı geçen kişiden olan alacak için hesap yılı olan 2010 yılı itibarı ile zamanaşımına uğrama durumunun söz konusu olmadığı,
- ……… Ltd. Şti’den olan alacağa ilişkin yapılan açıklamalarda, ……….Ltd. Ş ödeme emri ………. tarihinde tebliğ edildikten sonra ……….. tarihinde haciz işlemlerine başlanacağının son kez tebliğ edildiği, bankalar ile İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne borçlunun mal varlığına haciz konulması için yazılar yazılarak haciz şerhinin işlendiği ve takibin devam ettiği belirtilmiş ise de, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 103’üncü maddesinin ikinci fıkrasında tahsil zamanaşımı kesilmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı hükme bağlandığından, bahse konu alacak ile ilgili olarak ilk ödeme emrinin tebliğ tarihi olan …………. tarihini takip eden takvim yılı başından itibaren de üç yıllık tahsil zamanaşımı süresinin 2010 yılı sonu itibariyle dolduğu,
- ………. Ltd. Şti’den olan alacağa ilişkin yapılan açıklamalarda, idari para cezası için ………….. tarihli Encümen Kararı ile tarhiyatın yapıldığı, ancak İBB Gelir Modülünde tahakkuk etmiş gözükse de Encümen Kararının ilgili firmaya halen tebliğ edilemediği için tahakkuk etmiş ve kesinleşmiş bir alacağın söz konusu olmadığının ifade olunduğu, gönderilen bu bilgi ve belgelerden söz konusu alacakla ilgili olarak hesap yılı olan 2010 yılı itibarı ile zamanaşımına uğrama durumunun söz konusu olmadığı,
- ……….. Şti.’den olan ……….-TL idari para cezası alacağının ………. tarih ve D-………. tahsildar alındısı ile, ………. olan ait idari para cezası alacağının ……..TL’sinin ….. tarih ve ……… tahsildar alındısıyla, …….-TL’sinin ………. tarih ve ………. tahsildar alındısı ile, ………….. İşletmesin’den olan ……….-TL idari para cezası alacağının ………. tarih ………. tahsildar alındısı ile tahsil edildiği,
- …….. Şti’den olan alacağa ilişkin yapılan açıklamalarda, ……….. Tic. Ltd. Ş ……….. tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bankalar ile İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne borçlunun mal varlığına haciz konulması için yazılar yazılarak haciz şerhinin işlendiği ve takibin devam ettiğinin bildirildiği, bu bilgi ve belgelerden bahse konu alacak ile ilgili olarak hesap yılı olan 2010 yılı itibarı ile zamanaşımına uğrama durumunun söz konusu olmadığı,
- ……... Ltd. Şti’den olan alacağa ilişkin yapılan açıklamalarda, ilgili firmaya 2007 yılında ödeme emri tebliğ edildiği, bankalar ile İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne borçlunun mal varlığına haciz konulması için yazılar yazılarak haciz şerhinin işlendiği ve takibin devam ettiği bildirilmiş ise de, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 103’üncü maddesinin ikinci fıkrasında tahsil zamanaşımı kesilmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı hükme bağlandığından, bahse konu alacak ilgili olarak ilk ödeme emrinin tebliğ tarihini takip eden takvim yılı başından itibaren de üç yıllık tahsil zamanaşımı süresinin 2010 yılı sonu itibariyle dolduğu,
- ....Ltd. Şti’den olan alacağa ilişkin yapılan açıklamalarda, ilgili firmaya ………. tarihli Encümen Kararının ancak ……… tarihinde tahakkuk fişi ile tebliğ edilebildiği, ………… tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği, ………. tarihinde haciz işlemlerine başlanacağı son kez tebliğ edildiği, bankalar, ve İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne borçlunun mal varlığına haciz konulması için yazılar yazılarak haciz şerhinin işlendiği, …….. tarih ve ……… tahsildar alındısı ile ………-TL tahsilat yapıldığının bildirildiği, bu bilgi ve belgelerden bahse konu alacak ilgili olarak hesap yılı olan 2010 yılı itibarı ile zamanaşımına uğrama durumunun söz konusu olmadığı,
- ………. Ltd. Şti’den olan alacağa ilişkin olarak …….. tarihli Encümen Kararının ………. tarihinde tahakkuk fişi ile tebliğ edildiği, ………. tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği ve ………. tarihinde de haciz işlemlerine başlanacağının son kez tebliğ edildiği, bankalar, tapu ve İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüklerine borçlunun mal varlığına haciz konulması için yazılar yazılarak haciz şerhinin işlendiği ve takibin devam ettiğinin bildirildiği, bu bilgi ve belgelerden bahse konu alacak ilgili olarak hesap yılı olan 2010 yılı itibarı ile zamanaşımına uğrama durumunun söz konusu olmadığı,
anlaşılmıştır.
Bu gerekçelerle, bahse konu idari para cezası alacağı tutarı ……….. TL’nin,
……….-TL’si için zamanaşımına uğrama durumu söz konusu olmadığından ilişilecek hususu bulunmadığına,
………-TL’si aşağıda yer alan tahsilat tablosunda tarih ve numaraları gösterilen belgelerle ahizlerinden tahsil edildiğinden, bu tutar için ilişilecek husus kalmadığına,
Geriye kalan ve ………. tarihi itibariyle zamanaşımına uğrayıp henüz tahsil edilmeyen, ………..-TL’sinin ise, tahakkuk etmiş belediye gelirlerine ilişkin takip ve tahsil işlemlerini yerine getirmekle sorumlu Muhasebe Yetkilileri: ………… ve ………… ile ………..’e müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
...oy birliğiyle karar verildi.