Avukatlık Vekâlet Ücreti
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
Hukuk Müşavirliğinde, adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla dava takip ve duruşmalara katılma yetkisi olmayan Hukuk Müşavirliği idari personeline mevzuata aykırı olarak avukatlık vekâlet ücreti ödendiği iddia edilmekte ise de,
Belediyeler 659 sayılı KHK’nin kapsamında yer almadığından ve Belediyelerde çalışan avukatlar ve memurlar açısından öncelikle uygulanacak olan mevzuat hükmü 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 82’nci maddesi hükmü olduğundan, bu madde hükmüne göre, mülga 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümlerinin Belediyede çalışan avukatlar ve memurlar açısından sadece kıyas yolu ile dağıtılmasına ilişkin atıf bulunmaktadır. Bu düzenleme çerçevesinde gerek 659 sayılı KHK gerekse 666 sayılı KHK ve gerekse de 666 sayılı KHK’nin ilgili hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesi kararı ile oluşan yasal boşluk nedeniyle, belediyede çalışan avukatlara dağıtılan % 95’lik payın dışında kalan % 5’lik payın belediyenin hukuk servisinde çalışan memurlara dağıtılmasında herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır.
Ayrıca sorumluların savunmalarından, tüm kazanılan vekâlet ücretinin Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı denetiminde bulunan vekâlet ücreti emanet hesabında toplanmakta olup, limite yetecek miktarda birikmesi halinde tüm avukatlara eşit olarak ödenmekte olduğu, vekâlet ücretinden artan kısmın limit dahilinde memurlara eşit olarak ödenerek, limitten artan kısım ise bir sonraki yılda ödenmek üzere emanete alınmakta olduğu, Avukatların hepsinin vekâlet ücretinden yararlanmasının sağlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ilgili personele kurum lehine hükmedilen ve emanete alınan avukatlık vekâlet ücretinden yapılan ödemeler yasal düzenlemelere uygundur.
Bu itibarla, Hukuk Müşavirliğinde görevli personele, tahsil edilen avukatlık vekâlet ücretinden ödeme yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, bahse konu ……….. TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına,
(Üye ……….. ve Üye …………., “5393 sayılı Kanun’un Avukatlık ücretinin dağıtımı başlıklı 82’nci maddesinde, ‘Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin, avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.’ denilmektedir.
659 sayılı KHK’nın Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar başlıklı 18’inci maddesinde ise, ‘(1) 2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır’ denilmektedir.
Yine, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol .............nün avukatlık vekalet ücretine ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler .............ne vermiş olduğu ‘B.07.0.BMK.0.15.115465-38 31.05.12* 6105’ sayılı danışma görüşünde aynen,
“Mahalli idarelerin 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında olup olmadığı hususundaki görüş istemini içeren ilgi yazı ve eki incelenmiş olup, Bakanlığımız görüşü aşağıda belirtilmiştir.
Bilindiği üzere, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Kanun’un 82 nci maddesi ile 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 18 inci maddesinin birinci fıkrasında sırasıyla,
“Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin, avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.”
“2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.”
denilmektedir.
Buna göre, 5393 sayılı Kanunda Belediye lehine sonuçlanan davalarda karşı taraftan tahsil olunan vekalet ücretlerinin dağıtımı ile ilgili olarak 1389 sayılı Kanun Hükümlerinin uygulanması gerektiğinden ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle anılan Kanun yürürlükten kaldırılmakla birlikte diğer Kanunlarda bu Kanuna yapılan atıfların 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılacağı hükme bağlandığından, 5393 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinde düzenlenen avukatlık vekalet ücretinin dağıtımında, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanması gerekmektedir” denilmiştir.
Bu itibarla her ne kadar 659 ‘un kapsam maddesinde Belediyeler yer almasa da 5393 sayılı Kanun’un 1389 sayılı Kanun’a yapmış olduğu atıf ve 659 sayılı KHK’nın ise Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır hükmünde anlaşılacağı üzere, Belediyeler lehine hükmedilen avukatlık vekâlet ücretinin dağıtımının 659 sayılı KHK’ya göre yapılması gerekmektedir.
659 sayılı KHK’nın memurlara vekâlet ücreti ödenmesi hükmünde değişiklik yapan 666 sayılı KHK’nın ilgili maddeleri, Anayasa Mahkemesinde açılan dava sonucu iptal edilmiştir. Sorumlular, 659 Sayılı KHK’nin 14’üncü maddesinde yer alan, “hukuk biriminde görev yapan diğer personele %5’i” ve “diğerleri için 6000 ek gösterge” ibarelerini yürürlükten kaldıran 666 Sayılı KHK’nin Ek 12’nci maddesinin 2’nci bendinin (dd) fıkrasının, derhal yürürlüğe girecek iptal hükümleri arasında yer aldığını belirtmiş olmalarına rağmen Anayasa Mahkemesinin Kararında böyle bir hüküm yoktur.
Anayasa Mahkemesi Kararının VI- İptal Hükmünün Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu başlıklı bölümde memurlara ödenecek avukatlık vekâlet ücretini değiştiren maddenin iptaline ilişkin kararın yürürlüğünü resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonraya ertelenmiştir. Ertelenme amacı ise Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümeyeceği için doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte olduğunun düşünülmesi ve boşluğu giderecek düzenlemelerin yapılması için yasa koyucuya zaman tanınmasıdır. Ancak geçen süre zarfından konuya ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi İptal Kararlarının Geriye Yürümeyeceği İlkesi gereği, 659 sayılı KHK’da değiştirilen hükümler kendiliğinden tekrar yürürlüğe girmeyecektir. Savunmada yer verilen ..........sayılı kararı temyiz edilmiş ve Danıştay 2. Dairesi tarafından bozulmasına, ilgili dosyanın tekrardan mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Danıştay 2. Dairesinin kararı, sorgunun yasal mevzuat yönünden doğruluğunu göstermektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mevzuata aykırı bir şekilde dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukat olmayan diğer personele avukatlık vekâlet ücreti ödenmesi sonucu oluşan toplam ……….TL kamu zararının, sorumlulara ortaklaşa ve zincirleme ödettirilmesine karar verilmesi uygun olur.”şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,) oy çokluğuyla karar verildi.