İlan ve Reklam Vergisi Tarifesi
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
Belediye gelir evrakları üzerinde yapılan incelemede, .......................... toplu taşıma otobüslerinin ilan ve reklam alanlarına ilişkin İlan ve Reklam Vergisi tarifesinin, Belediye Meclisince belirlenen motorlu taşıt araçlarının içine ve dışına konulan ilan ve reklamlara uygulanan vergi tarifesinden farklı belirlendiği iddia edilmekte ise de,
Söz konusu otobüslerde bulunan reklam alanlarının, ihale sureti ile kullanılmak ve işletilmek üzere kiraya verilmesi sonucunda ise,
1.Belediyenin 2014 yılı içerisinde ……. TL kira bedeli ve …….. TL İlan ve Reklam vergisi tahsil ettiği,
2.Otobüslerde bulunan reklam alanlarının, bakımı, onarımı ve tadilat masraflarının yüklenici firma tarafından karşılanması,
3.Otobüslerde bulunan reklam alanlarının, temizliği, reklam asarken veya takarken olabilecek zarar ve hasarın, yüklenici tarafından karşılanması Belediyeyi mali yükten kurtardığı ve kamu yararı sağlandığı,
4.Ayrıca söz konusu bakım, onarım, temizlik ve tadilatların yüklenici firma tarafından karşılanması, Belediyece bu işler için personel istihdam etme görevlendirme ihtiyacının ortadan kalktığı, dolayısı ile personel özlük haklarının maliyet yükünden kurtulduğu,
5...........................nün toplam ............. adet toplu taşıma otobüslerinin............. iç ve dış yüzeylerini (taban ve tavan hariç) reklam alanı olarak ihale suretiyle kullanılmak ve işletilmek üzere kiraya verilmesi ile ayrı ayrı kiraya verilmesi ve ayrı ayrı İlan ve Reklam Vergisi mükellefiyetlerinin oluşturulması halinde, binlerce ayrı ayrı ihale yapılması ve binlerce mükellefiyet vergi sicil dosyalarının oluşturulması gerekeceğinden, binlerce mükelleften ayrı ayrı vergi tahsil edilmesi ve vergisini ödeme-yenlerin ayrı ayrı takibe alınması gibi iş ve işlemlerimizde iş yükünü artırarak, çok sayıda personel istihdam edilmesine ve görevlendirilmesine sebebiyet verebileceği, ayrıca binlerce mükelleften zamanında gerek kira, gerekse İlan ve Reklam Vergisi tahsilatının ve takibinin sağlıklı yapılamayacağı ve bu durumda da kamu zararına sebebiyet vereceğinin açık olduğu,
Bu nedenle, Belediyenin gerek kira gelirleri, gerekse reklam alanlarından tahsil edilen İlan ve Reklam Vergisi gelirlerimizin tahakkuk, tahsilat iş ve işlemlerinin, tek mükellefiyet olması nedeniyle tek seferde ve zamanında yapılabilmesine imkan sağladığı ve kamu zararı oluşmasının engellendiği,
6.Söz konusu otobüslerde bulunan reklam alanlarının tek firmaya ihale suretiyle kiralanması, kaçak, gelişigüzel, mevzuatça getirilen kısıtlamalara, Hükümet ve Bakanlıkların kararlarına, ahlak ve adaba aykırı, ahlaki ve etik değerlere uygun olmayan ilan ve reklamların asılmasını, yapıştırılmasını, takılmasını engellemiş olup, dolayısıyla hem vergi kaçağını önlediği, hem şehir ekonomisine katkı sağladığı, hem de Belediye Zabıta personelinin kontrol, denetim, takip gibi iş ve işlemlerinde iş yükünü azalttığı,
7.Söz konusu otobüslerde bulunan reklam alanlarının, ihale suretiyle işletilmek üzere kiraya verilmesinin, bütünlüğü, sadeliği ve benzerliği sağlayarak çevre ve görüntü kirliliğini engellediği ve bu durumda da şehirleşme ve gelişmeye katkı sağladığı,
8.Ayrıca, söz konusu otobüslerde bulunan reklam alanlarına asılan reklamlarda tüketicinin korunması, insan güvenliği açısından tehlike oluşturmaması, tecrübe ve bilgi eksikliğini giderici nitelikte olması vatandaşların güvenliğine katkı sağladığı ve otobüslerde teknik görünümü bozmayacak görüntü ve estetiğe uygun şekilde reklamlar asılması suretiyle bütünlük ve estetiğin sağlandığı,
anlaşılmıştır.
Bu itibarla yukarıda yapılan açıklamalar ve yer verilen mevzuat hükümleri gereği, konuya ilişkin olarak alınan .............karar sayılı Belediye Meclis kararının yasal düzenlemelere uygun olduğu, kamu zararına sebebiyet verilmediği, kamu yararı gözetilerek konunun birçok açıdan bütünüyle değerlendirildiği ve kamu yararı esas alınarak karar alındığı anlaşılmış olduğundan, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına,
(Üye ….. ve Üye ………., “Bahse konu ihale ile reklamların gelişi güzel yayınlanmasının önlenmesi, bütünlüğün sağlanması ve tek elden mükellefiyet ile vergi kaybının önlenmesinin Belediyenin faydasına olduğu açıktır. Ancak hedeflenen amaçların hiçbirisi Belediye meclislerine 2464 sayılı Kanun’un uygulanması bakımından reklamların türü ve niteliğine göre aynı gruptan vergilendirilmesi gereken mükelleflerin farklı gruplarda ve/veya aynı gruptaki mükellefler için farklı tarife belirlenerek mükellefler arasında ayrım yapma yetkisi vermemektedir. Dolayısıyla hangi amaç gözetilirse gözetilsin kanuni dayanağı olmayan bir yetkinin kullanılması, hukuka uygun değildir.
Belediye Meclisince belirlenen ücret ve tarifeler cetveli her yıl duyurulmakta ve yüklenici ihaleye teklif verirken, sözleşme ve şartname gereği ödeyeceği kirayı, katlanacağı maliyeti ve tarife cetveli gereği ödemesi gereken ilan ve reklam vergisini bilerek teklif vermektedir. Verilen teklif miktarını da elde edebileceği geliri göz önüne alarak belirlemektedir. Yüklenicinin katlandığı maliyetler, reklam alanlarının yüklenici tarafından üçüncü şahıslara kiralanması sebebiyle elde edeceği gelirin karşılığıdır.
Her basiretli tüccar gibi yüklenici de gelir elde etmeyeceği bir işin maliyetine katlanmayacaktır. Katlandığı maliyetler ise kendisi tarafından kullanılan ilan ve reklam alanlarına ilişkindir. Dolayısıyla Belediyece kazanılan faydaların yüklenici tarafından karşılıksız sağlanıyormuş algısının oluşmaması gerekir. Belediye otobüslerinin ilan reklam ihalesi ile elde edilen kazanımlar ve mükellefin yükümlülükleri gerekçe gösterilerek, ilan reklam ihalesini alan mükellefin vergi tarifesinin diğer mükelleflere göre daha düşük bir oran belirlenmesi mevzuata açıkça aykırılık teşkil etmekte ve kamu zararına neden olmaktadır.
Yasal düzenlemeler gayet açık ve anlaşılırdır. 2464 sayılı Kanun’un 15’inci maddesi ilan ve reklamların motorlu taşıt araçlarının içine ve dışına konulmasından bahsetmekte, motorlu taşıt araçlarının içine ve dışına konulan reklam materyallerinin yapısını dikkate almamakta, aksine kanun koyucu motorlu taşıtlar için reklamın takıldığı, asıldığı veya yapıştırıldığı motorlu taşıtları baz almaktadır. Önemli olan reklamın motorlu taşıt araçlarının içine veya dışına konulmasıdır. Dolayısıyla 2464 sayılı Kanun bakımından motorlu taşıt araçlarının içine veya dışına konulan reklam materyalinin ne olduğunun hiçbir önemi yoktur.
Aslında Belediye Meclisi, sorguda yer verilen .............sayılı karar ile yasal mevzuat bakımından herhangi bir karışıklık yaşamadığını ortaya koymaktadır. Çünkü anılan kararın, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 15’inci maddesinin 2. fıkrasına göre alındığı karar metninde açıkça ifade edilmiştir. Bu nedenle mevzuat konusunda karışıklık yaşandığı iddiasının 2464 sayılı Kanuna uyarlığı bulunmamaktadır.
Belediye Gelirleri Kanunu, reklam alanlarının sabit yapı olması veya ayrıca kiraya verilmesi nedeniyle mükellefler arasında ayrım yapmaya izin vermemektedir. Sadece 2464 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinde sayılan istisna ve muafiyetler verginin ödenmemesine gerekçe olabilir. Dolayısıyla, 2886 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak gerçekleştirilen bir ihale nedeniyle vergi mükelleflerinin bir kısmına farklı tarife uygulanacağı kararı alınamaz. Nitekim sorumlular duruşma sırasındaki sözlü savunmaları sırasında, mükellefler arasında ayrım yapmanın, mükellefe göre ayrı ve farklı tarife belirlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu kabul etmişlerdir.
Kamu zararının, Meclisin yetkisini aşarak mükellefler arasında ayrım yapmasından ve kendisi tarafından 2014 yılı için belirlenen genel ücret ve vergi tarifesinin yükleniciye uygulanmamasından kaynaklandığı açıktır. Uygulanması gereken tarifenin Belediye Meclisince 2014 yılı için karara bağlanan genel ücret ve tarifeler cetveli olduğu çok açık bir hükümdür.
.............otobüslerinin kamu hizmeti görmesi, reklam alanlarının tek bir firmaya kiraya verilmesi, ancak halk otobüslerinin bireysel mülkiyete tabi olması ve reklam almaları halinde ayrı ayrı mükellefiyeti ve takibi gerektiriyor olması, Belediye Meclisi’nin mükellefler arasında ayrım yapmasının gerekçesi olamaz. Mükellefiyet sayısının çoğalması sonucu iş yükünün artacak olması, ihalenin tek bir firmaya verilmesiyle sağlanacak mali ve ekonomik kazanç, bütünlük, güven ve estetik gibi nedenler de 2464 sayılı Kanun’un uygulanması bakımından ilan ve reklam vergisi mükellefleri arasında ayrım yapmanın gerekçesi olamaz. Bahse konu fayda ve tasarruflar 2886 sayılı Kanuna göre ihale yapılarak elde edilmiş iken kamu zararına sebep olacak ve sayılan faydalara katkısı olmayacak nitelikte kişiye özel Belediye Meclis Kararı alınmasının hukuka uyarlığı bulunmamaktadır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’na 6527 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi ile eklenen Geçici 7’nci maddesi uyarınca, “2013 yılında uygulanmak üzere belediye meclislerince belirlenmiş olan, bu Kanunun 15 inci maddesinde, … yer alan maktu vergi ve harç tarifeleri, Kanunun 96 ncı maddesinin (A) fıkrasının ikinci paragrafı gereğince Bakanlar Kurulunca tespit edilecek karar yürürlüğe girinceye kadar uygulanmaya devam edilir.” Hükmü uyarınca 2014 yılında 2013 yılındaki tarifelerin aynen uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Kaldı ki, toplam ............. adet toplu taşıma otobüslerinin............. iç ve dış yüzeylerini (taban ve tavan hariç) reklam alanı olarak ihale suretiyle kullanılmak ve işletilmek üzere kiraya verilmesi ile ilgili yapılan ihale 09.01.2012 tarihli olup bu tarihte belediye meclisinin belirlediği tarife üzerinden ilan ve reklam vergisi alınması gerekir iken ve belediye meclisi bu konuda genel bir ilan ve reklam vergisi tarifesi düzenlemiş iken 16.08.2012 tarihinde yani ihale tarihinden 8 ay sonra toplanarak ihaleye verilen yerlere mahsus olarak yeni tarife düzenlenmiş ve bu tarifeye göre farklı uygulama yani eksik vergi alınmasına sebep olarak belediye zarara uğratılmıştır.
Sorumlular savunmalarında her ne kadar “Söz konusu otobüslerin iç ve dış yüzeylerinde bulunan reklam alanlarına belli zamanlarda bez, naylon veya kâğıttan oluşan reklam materyallerinin asıldığı, takıldığı, yapıştırıldığı, zaman zaman değiştirildiği bilinmektedir. Buna göre değerlendirildiğinde bu duruma uygun herhangi bir yasal düzenleme olmadığı, yukarıda da belirtilen ilgili yasa hükümlerinin hiçbirinin bu durumu tam olarak karşılamadığı görülmektedir.” İfadelerinde bulunsalar da 2464 sayılı Kanun’un 15’inci maddesinin “d” bendinde “Vergi tarifesinin 1, 2 ve 4 üncü bentlerinde belirtilen ilan ve reklamların süresi 6 aydan … az olursa vergi miktarının yarısı alınır. 6 ayı geçen süreler 1 yıl, hafta kesirleri de tam hafta sayılır.” Hükmü yer almaktadır. Buna göre 6 aydan az süreli ilanlarda alınacak ilan bedeli vergi miktarının yarısı kadardır. Denetçinin ise Kanun’un bu hükmünü raporunda dikkate almadığı görülmüştür. Bu nedenle konunun bu yönüyle hüküm dışı bırakılarak denetçisine iade edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca sorumlulardan ............. ve ............. Meclis grubu üyesi Belediye meclis üyeleri, kamu zararına neden olan meclis kararları alındığı sırada, siyasi parti gruplarınca alınan grup kararı gereği, ret oyu kullandıklarını savunmalarında belirtmişlerdir. Ancak Denetçisi tarafından bu husus dikkate alınmaksızın, alınan meclis kararlarında hangi üyelerin ret oyu kullandığının tespitinin mümkün olmaması ve muhalefet şerhi düşülmemiş olması nedeniyle konuya ilişkin savunmaları yeterli görülmediği gerekçesiyle, ilgili meclis üyelerinin de sorumluluğa dahil edildiği anlaşılmıştır. Ancak ilgililerin savunmaları dikkate alınarak, Belediye Meclisi görüşme tutanak ve görüntülerinin incelenmesi yoluyla, ilgili meclis üyelerinin ne yönde oy kullandıklarının ve sorumluluklarının tespiti için konunun hüküm dışı bırakılarak denetçisine iade edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mevzuata aykırı bir şekilde .............otobüslerine alınan ilan ve reklamlar için diğer mükelleflere uygulanan tarifeden daha düşük tutarda, yükleniciye özel Belediye Meclis kararı ile tarife belirlemesi ve uygulanması sonucu kamu zararı oluştuğu anlaşılmaktadır. Bahse konu Meclis Kararının aleyhinde oy kullandığını belirten meclis üyelerinin sorumluluğunun tespiti ve kamu zararının 2464 sayılı Kanun’un 15’inci maddesine göre ilan ve reklam süreleri dikkate alınarak yeniden hesaplanması için ek sorgu düzenlenerek savunma alınması ve sonucun ek raporla Dairemize intikaline değin konunun hüküm dışı bırakılmasına ve gereği için Denetçisine iade edilmesine karar verilmesi uygun olur.”şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla karar verildi.