Memuriyet Mahalli İçinde Bir Yere Görevlendirilen Memura Geçici Görev Yolluğu Ödenmesi.
…Belediyesinde görev yapmakta iken geçici olarak …Belediyesine ölçü ve tartı aletlerinin kontrolü için görevlendirilen memura geçici görev yolluğu ödendiği görülmüştür.
6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 3 üncü maddesinin (g) fıkrasında memuriyet mahalli, “Memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde ise il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller ve kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerler” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanun’un “Harcırahın Sureti Tediyesi “başlıklı 57’nci maddesinde de, harcırahın hizmetin taallük ettiği kurum bütçesinden ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
… Belediyesinde ‘Ölçü ve Ayar Memuru olarak görev yapmakta olan…, ….Belediyesine bağlı …, …, …, … hizmet birimlerine ölçü ve tartı aletlerinin kontrolü için geçici olarak görevlendirilmiştir.
Denetçi tarafından, yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile bu yerlerin devamı niteliğinde olan yerlerin memuriyet mahalli olarak değerlendirilmesi gerektiği ve 6245 sayılı Kanun’un 39’uncu maddesi gereğince memuriyet mahalli içinde görevlendirilenlere gündelik verilemeyeceği gerekçesiyle kamu zararına neden olunduğu belirtilmişse de, ….Belediyesi ile … Belediyesi yerleşim özelliği bakımından birbirinin devamı niteliğinde yerler değildir. Bu nedenle her iki yerin memuriyet mahalli bakımından başka yer olarak değerlendirilip harcırah ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Ancak Kanun’un 57’nci maddesi gereğince yapılan söz konusu hizmet için harcırah ödemesinin geçici olarak görevlendirildiği kurum bütçesinden ödenmesi gerekmekte olup kamu zararının harcırahın hizmetin yapıldığı kurum bütçesinden ödenmemesi nedeniyle kamu zararına sebep olunmuştur.
Bu itibarla, ….Belediyesine bağlı yukarda belirtilen ilçelerde ölçü ve tartı aletlerinin kontrolü için geçici olarak görevlendirilen …’na yapılan geçici görev yolluğu ödemelerinin hizmetin yerine getirildiği kurum bütçesinden ödenmesi gerekirken …Belediyesi bütçesinden ödenmesi sonucunda neden olunan kamu zararı tutarı … TL’nin,
…. TL’sinin Harcama Yetkilisi (Zabıta Müdür V.) … ile Gerçekleştirme Görevlisi (Memur) …’na,
…. TL’sinin Harcama Yetkilisi (Zabıta Müdür V.) …. ile Gerçekleştirme Görevlisi (Memur) …’na,
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,
(Üye ….’in “6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) işaretli bendinde ifade edilen “memuriyet mahalli”nin tanımı 11.09.2014 tarihli ve 29116 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6552 sayılı Kanun’un 89’ncu maddesi ile değiştirilmiştir.
Anılan bendin uygulaması ile ilgili olarak Maliye Bakanlığınca çıkarılan 39 seri Nolu Harcırah Kanunu Genel Tebliği 27.11.2014 tarih ve 29188 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Raporda ödemeye konu iki adet ödeme emrinin tarihi anılan Kanun’un Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten öncesine ait olduğu, bir adet ödeme emrine konu işleminde Yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayımlanmasından öncesine rastladığı görülmektedir. Dolayısıyla Kanun’un ve Yönetmenliğin yürürlükte olmadığı tarihlerde yapılan işlemlerden ötürü işlemi yapan görevlilere herhangi bir kusur, kasıt ve ihmal yüklenmesi mümkün değildir.
Zira, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda kamu zararı kavramı tanımlanmakta ve kamu zararının unsurları belirlenmektedir. Kanun’un 71’inci maddesinde kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmaktadır. Söz konusu tanım çerçevesinde, kamu görevlilerinin varlığı, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin bulunması, mevzuata aykırılığın kamu görevlisinin kasıt, kusur ve ihmalleri sonucu ortaya çıkması ve kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması kamu zararını unsurlarını oluşturmaktadır.
5018 sayılı Kanun’a yapılan atıf nedeniyle Sayıştay Hesap yargısı sonucu verilecek kararlar “kamu zararı” kavramı esas alınarak tesis edilecektir. 5018 sayılı Kanun’da kamu zararı kavramı 818 sayılı Borçlar Kanunu’ndaki haksız fiil sorumluluğuna paralel bir şekilde düzenlenmiştir. Haksız fiil sorumluluğunun unsurlarını hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı oluşturmaktadır. 5018 sayılı Kanun’da mali sorumluluk için illiyet bağı sayılmamakta, illiyet bağı kavramı kamu zararının bir unsuru olarak Sayıştay hesap yargısı açısından 6085 sayılı Kanun’da düzenlenmektedir. 6085 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinde “Sorumlular, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür” denilmek suretiyle illiyet bağı Sayıştay hesap yargısında kamu zararının önemli bir unsuru olarak ele alınmaktadır.
Öte yandan 17.12.2011 tarih ve 28145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sayıştay Denetim Yönetmeliği’nin “Kamu Zararının Tespiti” başlıklı 43’üncü maddesinde “(1) Yargılama esas raporlar düzenlenirken kamu zararının tespiti ile kamu görevlilerine sorumluluk yönetilmesinde aşağıdaki şartların oluşup oluşmadığı aranır:
a) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin varlığı,
b) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemden bir kamu zararı oluşması,
c) Bu zararın oluşmasına neden olan kamu görevlilerinin belirlenmesi,
ç) Kamu zararının, belirlenen kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinden kaynaklandığına ilişkin illiyet bağının kurulması.” düzenlemesi yer almıştır.
Bu düzenlemeye göre kamu zararı ile ilgili sorumluluğunun kamu görevlilerine yöneltilebilmesi için yukarıya alınan Yönetmeliğin ilgili maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde ifade edilen unsurların birarada gerçekleşmesi gerekir. Aksi takdirde kamu görevlilerine herhangi bir sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir.
Öte yandan ….sayılı ödeme emrine konu harcırah işlemi de memuriyet mahalliyle bütünlük oluşturmadığından konu hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki,
Üye ….’in “6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 39 uncu maddesinde, Resmi bir görevle memuriyet mahalli içinde bir yere gönderilenlere gündelik verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun’un 3’üncü maddesinin (g) fıkrasında memuriyet mahallinin tanımı “Memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde ise il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller ve kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerler” şeklinde yapılmıştır.
27.11.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 39 Seri No’lu Harcırah Kanunu Genel Tebliği’nde “…30/03/2014 tarihinden sonra yapılan görevlendirmelere ilişkin olarak, idarelerce yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile bu yerlerin devamı niteliğinde olan yerlerin belirlenmesinde, yerleşim özellikleri bakımından konut, işyeri, meydan, okul, kamu binaları gibi resmi ve özel bütün yapıların topluca bulunduğu ve insanların yerleşmek amacıyla bir arada yaşadığı aralarında boşluk bulunmayan yerler ile bu bütünlüğün kesintisiz olarak devam ettiği yerlerin dikkate alınması ayrıca bu yerlerin dışında kalmakla birlikte kurumlarınca sağlanan servis araçları veya bu mahiyetteki taşıt araçları ile ulaşım sağlanan (her gün gidiş dönüş olmak üzere) yerlerin de memuriyet mahalli olarak belirlenmesi gerekmektedir.” denilmiştir.
Büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde görev yapan memur ve hizmetliler il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla görev yaptıkları ilçe belediyesinin dışında bir yere geçici olarak görevlendirildiklerinde, görevlendirildikleri yerin yerleşim özellikleri bakımından görev yaptıkları ilçe sınırlarının devamı sayılan yer olması halinde bu memura gündelik verilemeyecektir.
Gönderilen savunmalardan … Belediyesi …Mahallesi hariç diğer yerlerin … İlçesi ile bütünlük oluşturmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle … TL için ilişilecek husus bulunmadığına, kalan … TL’nin de sorumlularına ödettirilmesine karar verilmesi gerekir.” şeklindeki,
ayrışık görüşlerine karşı)
oy çokluğuyla karar verildi.